Yunus Emrenin Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve YAREN tarafından 1 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye


    yunus emreden şiirler


    [​IMG]

    YUNUS EMRE GEL GİDELİM DOSTA GÖNÜL ŞİİRİ

    Bir karardan durmayalım
    Gel gidelim dosta gönül
    Hasretinden yanmayalım
    Gel gidelim dosta gönül

    Kılavuz ol gönül bana
    Gel gidelim yârdan yana
    Canım kurbandır canana
    Gel gidelim dosta gönül

    Kara haberin almadan
    Can bedenden ayrılmadan
    Azrail bizi bulmadan
    Gel gidelim dosta gönül

    Gerçek murada varalım
    Yârin hatırın soralım
    Yunus Emre'yi alalım
    Gel gidelim dosta gönül

    Yunus EMRE


    AŞKIN ELİNDEN

    Bilmem nideyim, kan da gideyim
    Aşkın elinden, aşkın elinden

    Meskenim dağlar, durmaz kan ağlar
    Gözyaşım çağlar, aşkın elinden

    Kaddim yay oldu, işim vay oldu
    Bağrım nay oldu, aşkın elinden

    Dinle zarımı, verdim serimi
    Kodum arımı, aşkın elinden

    Varım vereyim, üryan olayım
    Zevke ereyim, aşkın elinden

    YUNUS'un sözü, kan ağlar gözü
    Doğrudur özü, aşkın elinden

    Yunus EMRE


    BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE

    Bir kez gönül yıktın ise
    Bu kıldığın namaz değil
    Yetmiş iki millet dahi
    Elin yüzün yumaz değil

    Yol oldur ki doğru vara
    Göz oldur ki Hakk'ı göre
    Er oldur alçakta dura
    Yüceden bakan göz değil

    Doğru yola gittin ise
    Er eteğin tuttun ise
    Bir hayır da ettin ise
    Birine bindir az değil

    Yunus bu sözleri çatar
    Sanki balı yağa katar
    Halka metâları satar
    Yükü gevherdir tuz değil

    Yunus EMRE
    [​IMG]

    SOL CENNETİN IRMAKLARI

    Sol cennetin ırmakları
    Akar Allah deyu deyu
    Çıkmış islam bülbülleri
    Öter Allah deyu deyu


    Aydan aydındır yüzleri
    Şekerden tatlı sozleri
    Cennette huri kızları
    Gezer Allah deyu deyu


    Yunus Emre var yarına
    Koma bugünü yarına
    Yarin Hakk'ın divanına
    Çıkam Allah deyu deyu

    Yunus EMRE


    ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN

    Acep şu yerde varm'ola, şöyle garip bencileyin
    Bağrı başlı gözü yaşlı, şöyle garip bencileyin

    Gezdim Urum ile Şam’ı, yukarı illeri kamu
    Çok istedim bulamadım, şöyle garip bencileyin

    Kimseler garip olmasın, hasret oduna yanmasın
    Hocam kimseler duymasın, şöyle garip bencileyin

    Söyler dilim ağlar gözüm, gariplere göynür özüm
    Meğer ki gökte yıldızım, şöyle garip bencileyin

    Nice bu dert ile yanam, ecel ere bir gün ölem
    Meğer ki sinimde bulam, şöyle garip bencileyin

    Bir garip ölmüş diyeler, üç günden sonra duyalar
    Soğuk su ile yuyalar, şöyle garip bencileyin

    Hey Emre'm Yunus biçare, bulunmaz derdine çare
    Var imdi gez şardan şara, şöyle garip bencileyin

    Yunus EMRE
    Son düzenleyen: Moderatör: 23 Aralık 2012
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.883
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    [​IMG]

    TAŞTIN YİNE DELİ GÖNÜL

    Taştın yine deli gönül, sular gibi çağlar mısın?
    Aktın yine kanlı yaşım, yollarımı bağlar mısın

    Nidem elim ermez yâre, bulunmaz derdime çâre
    Oldum ilimden avâre, beni burda eğler misin

    Yavu kıldım ben yoldaşı, unulmaz bağrımın yaşı
    Gözlerimin kanlı yaşı, ırmak olup çağlar mısın

    Ben toprak oldum yoluna, sen aşurı gözetirsin
    Şu karşıma göğüs geren, taş bağırlı dağlar mısın

    Harami gibi yoluma, arkurı inen karlı dağ
    Ben yârimden ayrı düştüm, sen yolumu bağlar mısın

    Karlı dağların başında, salkım salkım olan bulut
    Saçın çözüp benim gibi, yaşın yaşın ağlar mısın

    Esridi Yunus'un canı, yoldaşım illerim kanı
    Yunus düşte gördü seni, sayrı mısın sağlar mısın

    Yunus EMRE


    GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ


    Ben yürürüm yane yane, aşk boyadı beni kane
    Ne deliyem ne divane, gel gör beni aşk neyledi


    Aşkın beni mest eyledi, aldı gönlüm hast’eyledi
    Öldürmeye kast eyledi, gel gör beni aşk neyledi


    Gah eserim yeller gibi, gah tozarım yollar gibi
    Gah akarım seller gibi, gel gör beni aşk neyledi


    Akar suların çağlarım, dertli ciğerim dağlarım
    Şeyhim anuban ağlarım, gel gör beni aşk neyledi


    Benzim sarı gözlerim yaş, varım pare ciğerim taş
    Halden bilen dertli kardaş, gel gör beni aşk neyledi


    Ya elim al kaldır beni, ya vaslına erdir beni
    Çok ağlattın güldür beni, gel gör beni aşk neyledi


    Ben yürürüm ilden ile, şeyh anarım dilden dile
    Gurbette halim kim bile, gel gör beni aşk neyledi


    Mecnun oluban yürürüm, o yâri düşte görürüm
    Uyanıp melül olurum, gel gör beni aşk neyledi


    Miskin Yunus biçareyim, baştan ayağa yareyim
    Dost elinde avareyim, gel gör beni aşk neyledi

    Yunus EMRE


    ELHAMDÜLİLLAH


    Haktan gelen şerbeti, içtik elhamdülillah
    Şol kudret denizini, geçtik elhamdülillah


    Şol karşıki dağları, meşeleri bağları
    Sağlık safalık ile, aştık elhamdülillah


    Kuru idik yaş olduk, kanatlandık kuş olduk
    Birbirmize eş olduk, uçtuk elhamdülillah


    Vardığımız illere, şol safa gönüllere
    Halka tapduk manisin, saçtık elhamdülillah


    Beri gel barışalım, yad isen bilişelim
    Atımız eğerlendi, estik elhamdülillah


    İndik Rum'u kışladık, çok hayır şer işledik
    Uş bahar geldi geri, göçtük elhamdülillah


    Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk
    Artık denize dolduk, taştık elhamdülillah


    Taptuğun tapusuna, kul olduk kapusuna
    Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah

    Yunus EMRE


    ÇEKE GELDİ ÇEKE GİDER



    Aşkın odu ciğerimi, yaka geldi yaka gider
    Garip başım bu sevdayı, çeke geldi çeke gider

    Kâr etti firak canıma, aşık oldum cananıma
    As zencirin dost boynuma taka geldi taka gider

    Sadıklar durur sözüne, gayri görünmez gözüne
    Bu gözlerim dost yüzüne, baka geldi baka gider

    Bülbül eder ah-ü figan, hasret ile yandı bu can
    Benim gönülcüğüm ey can, Hakk'a geldi Hakk'a gider

    Arada olmasın asi, onulmaz bağrımın başı
    Gözlerimin kanlı yaşı, aka geldi aka gider

    Miskin Yunus'un sözleri, efgan eder bülbülleri
    Dost bahçesinin gülleri, koka geldi koka gider

    Yunus EMRE


    İLİM KENDİN BİLMEKTİR



    İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
    Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır

    Okumaktan murat ne, kişi Hak'kı bilmektir
    Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru ekmektir

    Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme
    Eğer Hak bilmez isen, abes yere yelmektir

    Dört kitabın ma'nisi, bellidir bir elifte
    Sen elifi bilmezsin, bu nice okumaktır

    Yiğirmi dokuz hece, okursun uçtan uca
    Sen elif dersin hoca, ma'nisi ne demektir

    Yunus der ki ey hoca, gerekse var bin Hac’ca
    Hepisinden iyice, bir gönüle girmektir

    Yunus EMRE



    AH NİDEYİM ÖMRÜM SENİ



    Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni
    Seninle olmadım gani, ah nideyim ömrüm seni

    Geldim ve geçtim bilmedim, ağlayıp güssa yemedim
    Senden ayrılam demedim, ah nideyim ömrüm seni

    Hayrım şerim yazılacak, ömrüm ipi üzülecek
    Suret benden bozulacak, ah nideyim ömrüm seni

    Gidip geri gelmeyesin, gelip beni bulmayasın
    Bu benliğe sermayesin, ah nideyim ömrüm seni

    Hani sana güvendiğim, güveniben yuvandığım
    Kaldı külli kazandığım, ah nideyim ömrüm seni

    Miskin Yunus gideceksin, acep sefer edeceksin
    Hasret ile kalacaksın, ah nideyim ömrüm seni

    Yunus EMRE


    AĞLA GÖZÜM AĞLA GÜLMEZEM GAYRİ



    Ağla gözüm ağla gülmezem gayri
    Gönül dosta gider gelmezem gayri

    Ne gam bunda bana bin kez ölsem
    Orda ölüm olmaz ölmezem gayri

    Yansın canım yansın aşkın oduna
    Aksın kanlı yaşım silmezem gayri

    Beni irşad eden mürşid-i kamil
    Yeter ben el daha almazam gayri

    Varlığım yokluğa değişmişim ben
    Bu gün cana başa kalmazam gayri

    Fenadan bakiye göç eder olduk
    Yöneldim sol yola dönmezem gayri

    Muhabbet bahrinin gavvası oldum
    Gerekmez ceyhun'a dalmazam gayri

    Dilerim fazlından ayrılmıyasın
    Tanrı'm senden özge sevmezem gayri

    Söyle aşık dilinden bunu YUNUS
    Eğer aşık isem ölmezem gayri

    Yunus EMRE


    DOLAP NİÇİN İNİLERSİN


    Dolap niçin inilersin
    Derdim vardır inilerim
    Ben Mevlaya aşık oldum
    Anın için inilerim

    Benim adım dertli dolap
    Suyum akar yalap yalap
    Böyle emreylemiş çalap
    Derdim vardır inilerim

    Beni bir dağda buldular
    Kolum kanadım yoldular
    Dolaba layık gördüler
    Derdim vardır inilerim

    Ben bir dağın ağacıyam
    Ne tatlıyım ne acıyam
    Ben mevlaya duacıyam
    Derdim vardır inilerim

    Dağdan kestiler hezenim
    Bozuldu türlü düzenim
    Ben bir usanmaz ozanım
    Derdim vardır inilerim

    Dülgerler her yanım yondu
    Her azam yerine kondu
    Bu iniltim Hak'dan geldi
    Derdim vardır inilerim

    Suyum alçaktan çekerim
    Dönüp yükseğe dökerim
    Görün ben neler çekerim
    Derdim vardır inilerim

    Yunus bunda gelen gülmez
    Kişi muradına ermez
    Bu fanide kimse kalmaz
    Derdim vardır inilerim.

    Yunus EMRE


    GELİN EY KARDEŞLER

    Gelin ey kardeşler gelin
    Bu menzil uzağa benzer
    Nazar kıldım şu dünyaya
    Kurulmuş tuzağa benzer

    Bir pirin eteğin tuttum
    "Ana beni" deyip gittim
    Nice yüzbin günah ettim
    Her biri bir dağa benzer

    Çağla Derviş Yunus çağla
    Sen özünü Hakk'a bağla
    Ağlar isen halin ağla
    Erdem vefa yoğa benzer

    Yunus EMRE


    NİÇİN AĞLARSIN BÜLBÜL HEY


    Sen burda garip mi geldin
    Niçin ağlarsın bülbül hey
    Yorulup iz mi yanıldın
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    Karlı dağlardan mı aştın
    Derin ırmaklar mı geçtin
    Yârinden ayrı mı düştün
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    Hey, ne yavuz inilersin
    Benim derdim yenilersin
    Dostu görmek mi dilersin
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    Kal'alı şehir mi yıkıldı
    Ya nam-u arın mi kaldı
    Gurbette yârin mi kaldı
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    Gulistanlarda yaylarsın
    Taze gülleri yeğlersin
    Yavlak zarılık eylersin
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    Uykudan gözüm uyandı
    Uyandı kana boyandı
    Yandı sol yüreğim yandı
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    N'oldu şu Yunus'a n'oldu
    Aşkın deryasına daldı
    Yine baharistan oldu
    Niçin ağlarsın bülbül hey

    Yunus EMRE


    GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM

    Geldi geçti ömrüm benim,
    Şol yel esip geçmiş gibi
    Hele bana şöyle geldi,
    Şol göz yumup açmış gibi

    İşbu söze hak tanıktır,
    Bu can gövdeye konuktur
    Bir gün ola çıka gide,
    Kafesten kuş uçmuş gibi

    Miskin âdemoğulları,
    Ekinlere benzer gider
    Kimi biter kimi yiter,
    Yere tohum saçmış gibi

    Bu dünyada bir nesneye,
    Yanar içim göynür özüm
    Yiğit iken ölenlere,
    Gök ekini biçmiş gibi

    Bir hastaya vardın ise,
    Bir içim su verdin ise
    Yarın anda karşı gele,
    Hak şarabın içmiş gibi

    Bir miskini gördün ise,
    Bir eskice verdin ise,
    Yarın anda karşı gele,
    Hak libasın biçmiş gibi

    Yunus Emre bu dünyada,
    İki kişi kalır derler
    Meğer HIZIR, İLYAS ola,
    Ab-ı hayat içmiş gibi

    Yunus EMRE
  3. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.883
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri


    DURUN DURUN AŞKA SELA


    Divaneler divaneler
    Durun durun aşka sela
    Aşk esriği mestaneler
    Durun durun aşka sela

    Mest-i elestler kandaksız
    Mestane mestler kanatsız
    Saki duruptur çanaksız
    Durun durun aşka sela

    Merdaneler merdaneler
    Erlik demi bu gündürür
    Baş verüben can terkini
    Vurun vurun aşka sela

    Ey nice hamle idelim
    İşbu fenadan gidelim
    Binin binin şevk atalım
    Sürün sürün aşka sela

    Muhabbet yoluna girip
    Aşktan dava kılan kişi
    Tan eylemiş aşıklara
    Görün görün aşka sela

    Akıl ne bilir aşkı kim
    Mağrur oluptur aklına
    Aşkı bu gün bu Yunus'a
    Sorun sorun aşka sela

    Yunus EMRE
    [​IMG]

    SELAM OLSUN


    Bu dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun,
    Bizim için hayır dua, kılanlara selam olsun

    Sela verin kastımıza, gider olduk dostumuza
    Namaz için üstümüze, duranlara selam olsun

    Ecel büke belimizi, söyletmiye dilimizi
    Hasta iken halimizi, soranlara selam olsun

    Eceli gelenler gider, hepsi gelmez yola gider
    Bizim halimizden haber, soranlara selam olsun

    Tenim ortaya açıla, yakasız gömlek biçile
    Bizi bir asan vech ile, yuyanlara selam olsun

    Derviş Yunus söyler sözün, yaş doludur iki gözün
    Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun

    Yunus EMRE


    KALANLARA SELAM OLSUN

    Bu dünyadan gider olduk
    Kalanlara selâm olsun
    Bizim için hayır dua
    Kılanlara selâm olsun

    Ecel büke belimizi
    Söyletmiye dilimizi
    Hasta iken halimizi
    Soranlara selâm olsun

    Tenim ortaya açıla
    Yakasız gömlek biçile
    Bizi bir âsan vech ile
    Yuyanlara selâm olsun

    Azrail alır canımız
    Kurur damarda kanımız
    Yuyacağın kefenimiz
    Saranlara selam olsun

    Sala verile kasdımıza
    Gider olduk dostumuza
    Namaz için üstümüze
    Duranlara selam olsun

    Dünyaya gelenler gider
    Hergiz gelmez yola gider
    Bizim halimizden haber
    Soranlara selam olsun

    Miskin Yunus söyler sözün
    Yaş doldurmuş iki gözün
    Bilmeyenler neyi bilmiş
    Bilenlere selâm olsun

    YUNUS EMRE


    SELAM OLSUN


    Azrail alır canımız, kurur damarda kanımız
    Yuyıcağız kefenimiz, saranlara selam olsun

    Gider olduk dostumuza, eremedik kastımıza
    Namaz için üstümüze, duranlara selam olsun

    Sözdür söylenir araya, kimse değmez bu yaraya
    İltup bizi makbereye, koyanlara selam olsun

    AŞIK oldur HAKKI seve, HAK derdine kıla deva
    Bizim için hayır dua, edenlere selam olsun

    Aşık Yunus söyler sözü, kan yaş ile doldu gözü
    Bilmeyenler bilsin bizi, bilenlere selam olsun

    Yunus EMRE


    AŞKIN ALDI BENDEN BENİ


    Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü
    Bana seni gerek seni

    Ne varlığa sevinirim
    Ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum
    Bana seni gerek seni

    Aşkın aşıklar oldurur
    Aşk denizine daldırır
    Tecelli ile doldurur
    Bana seni gerek seni

    Aşkın şarabından içem
    Mecnun olup dağa düşem
    Sensin dünü gün endişem
    Bana seni gerek seni

    Sufilere sohbet gerek
    Ahilere ahret gerek
    Mecnunlara Leyla gerek
    Bana seni gerek seni

    Eğer beni öldüreler
    Külüm göğe savuralar
    Toprağım anda çağıra
    Bana seni gerek seni

    Cennet cennet dedikleri
    Birkaç köşkle birkaç huri
    İsteyene Ver anları
    Bana seni gerek seni

    Yunus'dürür benim adım
    Gün geçtikçe artar odum
    İki cihanda maksudum
    Bana seni gerek seni

    Yunus EMRE


    Ah Ölüm


    Yalancı dünyaya konup göçenler
    Ne söylerler ne bir haber verirler
    Üzerinde türlü otlar bitenler
    Ne söylerler ne bir haber verirler

    Kiminin başında biter ağaçlar
    Kiminin başında sararır otlar
    Kimi masum kimi güzel yiğitler
    Ne söylerler ne bir haber verirler

    Toprağa gark olmuş nazik tenleri
    Söylemeden kalmış tatlı dilleri
    Gelin duadan unutman bunları
    Ne söylerler ne bir haber verirler

    Yunus derki gör takdirin işleri
    Dökülmüştür kirpikleri kaşları
    Başları ucunda hece taşları
    Ne söylerler ne bir haber verirler

    Yunus Emre


    AŞKIN BENİ

    Gözüm seni görmek için
    Elim sana ermek için
    Bu gün canım yolda kodum
    Yarın seni bulmak için

    Bu gün canım yolda koyam
    Yarın ivazın veresin
    Arz eyleme uçmağını
    Hiç arzum yok uçmak için

    Benim uçmak neme gerek
    Hergiz gönlüm ona bakmaz
    İşbu benim zarılığım
    Değildürür bir bağ için

    Uçmak uçmağım dediğin
    Mü'minleri yeltediğin
    Vardır ola bir kaç huri
    Arzum yoktur koçmak için

    Bunda dahi verdin bize
    Ol huriyi çiftü helal
    Ondan geçti arzum tamam
    Arzum sana ermek için

    Sufilere ver sen onu
    Bana seni gerek seni
    Haşa ben terkedem seni
    Şol bir evle çardak için

    Yunus hasretdürür sana
    Hasretini göster ona
    İşin zulüm değil ise
    Dad eylegil istedi çün.

    Yunus EMRE

    ADEM OĞLU


    Miskin Adem oğlanı
    Nefse zebun olmuşdur
    Hayvan canavar gibi
    Otlamağa kalmışdur

    Hergiz ölümün sanmaz
    Ölesi günin anmaz
    Bu dünyadan usanmaz
    Gaflet önün almışdur

    Oğlanlar öğüt almaz
    Yiğitler tevbe kılmaz
    Kocalar taat kılmaz
    Sarp rüzigar olmuşdur

    Beğler azdı yolundan
    Bilmez yoksul halinden
    Çıktı rahmet gölünden
    Nefs gölüne dalmışdur

    Yunus sözü alimden
    Zinhar olma zalimden
    Korkadurun ölümden
    Cümle doğan ölmüşdür.

    Yunus EMRE

    GÖNÜL ÇALAB'IN TAHTI


    Miskinlikte buldular, kimde erlik var ise
    Merdivenden ittiler, yüksekten bakar ise
    Gönül yüksekte gezer, dem-be-dem yoldan azar
    Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise

    Ak sakallı pir hoca, bilemez hali nice
    Emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise
    Sağır işitmez sözü, gece sanar gündüzü
    Kördür münkirin gözü, alem münevver ise

    Gönül Çalab’ın tahtı, Çalap gönüle baktı
    İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise
    Sen sana ne sanırsan, ayruga da onu san
    Dört kitabın manası, budur eğer var ise

    Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş
    Aşk şarabından içmiş, kim mana duyar ise
    Yunus yoldan azuban, yüksek yerde durmasın
    Sinle sırat görmeye, sevdiği didar ise

    Yunus EMRE

    dem-be-dem : Zaman zaman
    münevver : Bilgili, aydın
    Çalap : Allah
    bedbaht : Talihsiz
    sin : Mezar
    sırat : Cennet yolu
    didar : Allah'a kavusma, hakkın yüzü


    AĞAÇ


    Giderim ben yol sıra, yavlak uzanmış bir ağaç
    Böyle lâtif böyle şirin, gönlüm aydur birkaç sır aç

    Böyl’uzamak ne manâdır, çünkü bu dünya fânîdir
    Bu fuzûllük nişânıdır, gel beri miskinliğe geç

    Böyle lâtif beziniben, böyle şirîn düzünüben
    Gönül Hakk’a uzanuban, dilek nedir neye muhtâç

    Ağaç karır devrân döner, kuş budağa birken konar
    Dahi sana kuş konmamış, ne güvercin ne hod turaç

    Bir gün sana zevâl ere, yüce kaddin ine yere
    Budakların oda gire, kaynaya kazan kıza saç

    Er sırrıdır sırrın senin, er yeridir yerin senin
    Ne yerdedir yerin senin, sana sorarım ey ağaç

    Yunus Emre sen bir nice, eksikliğin yüz bin onca
    Kur’ağaca yol sorunca, teferrüclen yoluna geç

    Yunus EMRE


    BİR DAĞ İÇİNDE

    Adım adım ileri, beş alemden içeri,
    On sekiz bin hicabı, geçtim bir dağ içinde.

    Gözler gibi görmedim, söz gibi söyleşmedim.
    Musi'leyin münacaat, ettim bir dağ içinde.

    Bir döşek döşemişler, nur ile bezemişler.
    Dedim bu kimin ola, sordum bir dağ içinde.

    Vardım ileri vardım, Levh-i elime aldım,
    Ayetlerin okudum, yazdım bir dağ içinde.

    Açtım Mekke kapısın, duydum ol dost kokusun,
    Erenlerin hepisin, gördüm bir dağ içinde

    Yetmiş bin hicab geçtim, gizli perdeler açtım,
    Ol dost ile buluştum, gördüm bir dağ içinde.

    Gökler gibi gürledim, yeller gibi inledim,
    Sular gibi çağladım, aktım bir dağ içinde.

    Ayrılmadım pirimden, ayrılmadım şeyhimden,
    Aşktan bir kadeh aldım, içtim bir dağ içinde.

    Kalpten büyük dağ olmaz, Ol Allaha doyulmaz,
    Sohbetine kanılmaz, erdim bir dağ içinde,

    Yunus eyder gezerim, dost iledir pazarım,
    Ol Allahın didarın, gördüm bir dağ içinde.

    Yunus EMRE
  4. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.883
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    GÖNÜLLER YAPMAYA GELDİM

    Benim bunda kararım yok,
    Bunda gitmeye geldim
    Bezirganım mataım çok,
    Alana satmağa geldim.

    Ben gelmedim da'vi için
    Benim işim sevi için
    Dostun evi gönüllerdir,
    Gönüller yapmağa geldim

    Dost eşruğu deliliğim,
    Aşıklar bilir neliğim
    Devşuruben ikiliğim,
    Birliğe bitmeye geldim

    Yunus Emre aşık olmuş,
    Ma'şuka derdinden olmuş
    Gerçek erin kapısında
    Ömrüm harcamaya geldim

    Yunus EMRE

    bezirgan: Tüccar
    mata : Mal,erzak
    dav'i : Dava peşinde koşmak,kavga,dava.
    sev'i : Sevgi
    eşruk : Sarhoşluk
    devşuruben : Kaldırıp
    bitmek : Kavuşmak
    maşuk : Allah (Aşık olunan)


    SEVELİM SEVİLELİM



    Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez
    Onu sen senden iste, o senden ayrı olmaz

    Dünyaya gelen geçer, bir bir şerbetin içer
    Bu bir köprüdür geçer, cahiller onu bilmez

    Gelin tanış olalım, işin kolayın tutalım
    Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz

    Yunus sözün anlar isen, mani'sin dinler isen
    Sana iyi dirlik gerek, bunda kimseler kalmaz

    Yunus EMRE



    ÇAĞIRAYIM MEVLAM SENİ


    Dağlar ile taşlar ile çağırayım mevlam seni
    Seherlerde kuşlar ile çağırayım mevlam seni
    Sular dibinde mahi ile, sahralarda ahu ile
    Abdal olup ya hu diye çağırayım mevlam seni

    Gökyüzünde İSA ile Tur dağında MUSA ile
    Elindeki asa ile çağırayım mevlam seni
    Derdi okus EYYÜP ile, gözü yaşlı YAKUP ile
    Ol MUHAMMED mahbub ile çağırayım mevlam seni

    Hamd u şükrullah ile, vasf-ı kulhuvallah ile
    Daim zikrullah ile çağırayım mevlam seni
    Yunus okur diller ile, ol kumru bülbüller ile
    Hakkı seven kullar ile çağırayım mevlam seni

    Yunus EMRE

    mahi : Balık
    ahu : Ceylan
    abdal : Derviş
    ya hu : Allah
    okus : Çok
    mahbub: Sevgili


    Dervişlik Dedikleri


    Dervişlik dedikleri hırka ile tac degil
    Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil
    Durmuş marifet söyler, erene Yunus Emrem
    Yol eriyle yoldadır, yolsuza yoldaş değil

    Yunus EMRE


    HİÇ BİR KİŞİ BİLMEZ BİZİ

    Hiç bir kişi bilmez bizi,
    Biz ne işin içindeyiz
    Ne hırsımız baydır bizim,
    Ne nefsimiz içindeyiz

    Bir kimsenin devletine,
    Ta'nediben biz gülmeyiz
    Ne munkiriz alimlere,
    Ne tersanın hacındayız

    Yunus eydur hey sultanım,
    Özge şahım vardır benim
    Ko dünya altın gümüşün,
    Ne bakır-u tacındayız

    Yunus EMRE

    bay : Zengin
    ta'netmek : Yermek, kınamak
    özge : Başka
    tersa: Hıristiyan
    munkir : İnkar eden


    AH NEFİS


    Girdim Aşkın denizine bahrılayın yüzer oldum
    Geştediben denizler Hızır'layın gezer oldum

    Cemalini gördüm düşte çok aradım yazda kışta
    Bulamadım dağda taşta denizleri süzer oldum


    Sordum deniz malikine ırak değil salığına
    Girdim gönül sınığına gönülleri düzer oldum

    Viran gönlüm eyledim şar bunculayın şar nerde var
    Haznesinden aldım gevher dükkan yüzün bozar oldum

    Ben ol dükkan-dar kuluyum gevherler ile doluyum
    Dost bağının bülbülüyüm budaktab gül üzer oldum

    Ol budakta biter iman iman bitse gider güman
    Dün gün isim budur heman nefsime bir tatar oldum

    Canım bu tene gireli nazarım yoktur altına
    Düştüm ayaklar altına topraklayın tozar oldum

    Tenim toprak tozar yolca nefsim iltir beni önce
    Gördüm nefsin burcu yüce kazma aldım kazar oldum

    Kaza kaza indim yere gördüm nefsin yüzü kara
    Hümeti yok resul'lere bentlerini bozar oldum

    Bu nefs ile dünya fani bu dünyaya gelen hanı
    Aldattın ey dünya beni işlerinden bezer oldum

    Yunus sordu girdi yola kamu gurbetleri bile
    Kendi ciğerim kanıyla vasf-ı halim yazar oldum

    Yunus EMRE

    BE HEY KARDAŞ


    Be hey kardaş Hakk'ı bulam mı dersin,
    Hakk'a yarar amel işlemeyince
    Tarikat sırrına erem mi dersin,
    Kamil mürşid sana söylemeyince.

    Özenirsen gardaş, tevhide özen.
    Tevhiddir nefsinin kal'asın bozan
    Hiç kendi kendine kaynar mı kazan
    Çevre yanın ateş eylemeyince.

    Değme kişi gönül evin düzemez
    Hakk'ın taktirini kimse bozamaz.
    Tarikat ummandır dalıp yüzemez,
    Aşkın deryasını boylamayınca.

    Aşkım galip geldi yüreğim harlar
    Aşık olan ar-ı namusu neyler
    Behey yunus sana söyleme derler
    Ya ben öleyim mi söylemeyince.

    Yunus EMRE


    AŞIKLAR ÖLMEZ

    Ya Rab bu ne derttir derman bulunmaz
    Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
    Aşık ki cana kaldı aşık olmaz
    Canın terketmeyen, ma'şukun bulmaz

    Aşk pazarıdır bu canlar satılır
    Satarım canımı kimseler almaz
    Aşık, bir kişidir, bu dünya malın
    Ahiret korkusun bir pula saymaz

    Bu dünya ol ahiretten içeri
    Aşıkın yeri var kimseler bilmez
    Yunus öldü diye sala verirler
    Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez

    Yunus EMRE


    LA ŞERİKE


    La şerike okursun, sonra şerik katarsın
    Bire iki demegil, fitne kimden tutarsın
    Çün Kuran gökten indi, Onu Allah buyurdu
    Ondan haber ver bana, ha kitaptan ötersin

    İlim okumaktan gerek kendözünü bilmektir
    Kendözünü bilmezsen bir hayvandan betersin
    Kılarsın riya namaz, günahın çok hayrın az
    Dinle neye varır söz, Cehennemde bitersin

    Halka fetva verirsin, Ne için sen tutmazsın
    İhlas ile gelirsen bizden nesne utarsın
    Sen fakihsin ben fakir, sana hiç tan'umuz yok
    İlmin var amelin yok, günahlara batarsın

    Yunus EMRE

    utarsın : Kazanırsın
    tan : Kınama


    SUFİYİM HALK İÇİNDE

    Sufiyim halk içinde, tesbih elimden gitmez
    Dilim marifet söyler gönlüm hiç kabul etmez
    Söylerim marifeti, saluslanırım katı
    Miskinliğe dönmeye gönlümden kibir gitmez

    Görenler elim öper, tac u hırkaya bakar
    Söyle sanırlar beni, zerrece günah etmez
    Dışımda ibadetim sohbetim hoş taatım
    İç pazara gelince bin yıllık ayyar etmez

    Dışım derviş içim boş, dilim tatlı sözüm hoş
    Amma ettiğim işi dinin değişen etmez
    Yunus eksikliğini Allah'ına arz eyle
    Onun keremi çoktur sen ettiğin o etmez

    Yunus EMRE

    saluslanmak : Hilekarlık, düzenbazlık.


    HABER EYLEN AŞIKLARA

    Haber eylen aşıklara,
    Aşka gönül veren benem
    Aşk bahrisi oluban
    Denizlere dalan benem

    Gördüm göğün meleklerin,
    Her biri bir işteymiş
    Hak Çalabın zikr-in eden
    İNCİL benem KURAN benem

    Gördüm diyen değil, gören
    Bildim diyen değil, bilen
    Bilen O'dur, gösteren O,
    Aşka esir olan benem

    Deli oldum adım Yunus
    Aşk oldu bana kılavuz
    Hazrete değin yalınız
    Yüz sürüyü varan benem

    Yunus EMRE


    ERENLER YOLU


    Canım erenler yolu inceden ince imiş
    Süleymana yol kesen şol bir karınca imiş
    Eydürler idi bana aşık avare olur,
    Geldi başıma gördüm, ol söz yerince imiş

    Dört kitabın manisin okudum hasıl ettim
    Aşka gelincek gördüm, bir uzun hece imiş
    İki kişi söyleşir Yunus'u görsem diye
    Biri eydur ben gördüm bir AŞIK koca imiş

    Yunus EMRE


    AHIR ZAMAN


    İşidün ey ulular,
    Ahır zaman olusar
    Sağ müslüman seyrekdür,
    Ol da güman olusar

    Danışman okur tutmaz,
    Derviş yolun gözetmez
    Bu halk öğüt işitmez,
    Ne sarp zaman olusar

    Gitti beyler mürveti,
    Binmişler birer atı
    Yediğü yoksul eti,
    İçtiğü kan olusar

    Ne acayip sergüzeştler,
    Bağrım dolu serzenişler
    Durmaz akar kanlı yaşlar,
    Aksa gerek şimden gerü.


    Yunus EMRE
  5. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.883
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    BU ACAİP BİR HALDİR


    Bu bir acaip haldir bu hale kimse ermez
    Alimle davi kılar, Veli değme göz görmez
    İlm ile hikmet ile, kimse ermez bu sırra
    Bu bir acaib sırdır, ilme kitaba sığmaz

    Alem ilmi okuyan, dört mezhep sırrın duyan
    Aciz kaldı bu yolda, bu aşka el uramaz
    Yunus canını terk et, bildiklerini terk et
    Fena olmayan suret, şahına vasıl olmaz

    Yunus EMRE

    davi : Savunulan şey
    veli : Amma lakin
    fena : Benliği terkedip yokluk halinde olma


    EY BENİ AYIPLAYAN


    Ey beni ayıplayan, gel beni aşktan kurtar
    Elinden gelmez ise, söyleme fasid haber
    Hiç kimsene kendinden, halden hale gelmedi
    Cümlemizin halini, maşuk eder mukarrer

    Aşıkların her hali, Maşuk katında biter
    Sözün var ona söyle, benim elimde ne var
    Her kim aşk kadehinden,içti ise bir cura
    Ona ne yad ne biliş, ona nesrik ne humar

    Dost yüzünden nikabı, her kim giderdi ise
    Hicap kalmadı ona, ayruk ne hayr u ne şer
    Şeriat edebinden korkaram söylemeye
    Yok ise eydeyidim daha ayrıksı haber
    Dost kılıcından Yunus ölürse gam değil
    Dost göğünden uyanan, Maşuk burcundan doğar

    Yunus EMRE

    fasid : Bozucu, fesat
    mukarrer : Kararlaştırılmış
    cur'a : Yudum
    yad : Yabancı
    biliş : Tanıdık
    humar : İçkinin verdiği başağrısı
    nesrik : Sarhoş
    ayrıksı : Aykırı
    nikap : Perde, yüz örtüsü


    AŞK KİTABIN OKURUZ

    Söylememek harcısı, söylemeğin hasıdır
    Söylemeğin harcısı, gönüllerin pasıdır
    Cümle yaratılmışa bir göz ile bakmayan
    Halka müderris ise, hakikatte asidir

    Şeriat haberini şerh ile eydem işit
    Şeriat bir gemidir, hakikat deryasıdır
    Ol geminin tahtası her nice muhkem ise
    Deniz mevci kat olsa, tahta uşanasıdır

    Bundan içeri haber işit, ey deyin ey yar
    Hakikatin kafiri, şer'in evliyasıdır
    Biz talib-i ilimleriz, aşk kitabın okuruz
    Çalap müderris bize, aşk hod medresedir

    Yunus EMRE

    Harcısı : Uygunu
    Has : Güzel
    Şerh : Açıklama
    Eydem : Söyleyim
    Hakikat : Kuranın gizli
    anlamlarının bilindiği makam
    Muhkem : Kuvvetli
    Mevc : Dalga
    Kat : Kesme
    Uşanmak : Kırılmak
    Şer'in : Şeriatın
    Talib-i ilim : İlim öğrenen
    Hod : Kendi, zaten



    HAK BİR GÖNÜL VERDİ


    Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur
    Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur
    Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez
    Bir dem cehalette kalır, nesne bilmez nadan olur

    Bir dem dev olur ya peri, viraneler olur yeri
    Bir dem uçar BELKIS ile sultan-ı ins u can olur
    Bir dem varır mescitlere, yüz sürer anda yerlere
    Bir dem varır deyre girer, incil okur ruhban olur

    Bir dem gelir İSA gibi ölmüşleri diri kılar
    Bir dem girer kibr evine, Firavn ile Haman olur
    Bir dem döner CEBRAİLE rahmet saçar her mahfile
    Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur

    Yunus EMRE

    hayran : Şaşkın
    şadan : Sevinçli
    giryan : Ağlayan
    beşaret: Müjdelenmek
    şerh : Açıklama
    nadan : Cahil
    deyr : Kilise
    ruhban : Rahip
    mahfil : Toplantı yeri
    gümrah : Sapmış



    Aşk Bezirganı

    Aşk bezirganı Sermaye canı
    Bahadır gördüm Cana kıyanı

    Zehi bahadır Can terkin urur
    Kılıç mı keser Himmet giyeni

    Kamusun bir gör Kemterin er gör
    Alu görmegil Palas giyeni

    Tez çıkarırlar Fevkal'ulaya
    Bin isa gibi Dünya yakanı

    Tez indirirler Tahtesseraya
    Bir karun gibi Dünya kovanı

    Aşık olanın Nişanı vardır
    Melamet olur Belli beyanı

    Yunus EMRE


    İŞİTİN EY YARENLER

    İşitin ey yarenler
    Aşk bir güneşe benzer
    Aşk olmayan gönül
    Misal-i taşa benzer

    Taş gönülde ne biter
    Dilinde agu tüter
    Nice yumuşak söylese
    Sözü savaşa benzer

    Geç Yunus endişeden
    Gerekse bu bişeden
    Ere aşk gerek evvel
    Ondan dervişe benzer

    Yunus EMRE

    yaren : Dost
    agu : Zehir
    bişe : Orman


    KİME GÖNÜL VERİR İSEM


    Kime gönül verir isem, benim ile yar olmadı
    Halim bilip derdim sorup bana vefadar olmadı
    Haktan meğer takdir idi, aşık oldu gönlüm sana
    Hiç kimseler bencileyin, aşka giriftar olmadı

    İbrahim'e Nemrud odunu, aşktır gülistan eden
    Aşktan nazar ericeğiz, gülzar oldu nar olmadı
    Aşkta kahırlar çok olur, aşıklara gayret gerek
    Yunus aşık oldun ise, aşıklarda ar olmadı

    Yunus EMRE

    giriftar : Tutkun olmak, tutulmak
    gülistan, gülzar : Gül bahçesi
    nar : Ateş
    ar : Utanma


    NİCE BESLEYESİN


    Nice bir besleyesin, bu kadd ile kameti
    Düştün dünya zevkine unuttun kıyameti
    Dürüs, kazan, ye yedir, bir gönül ele getir
    Yüz Kabeden yiğrektir, bir gönül ziyareti

    Uslu değil delidir Halka Salusluk satan
    Nefsin müslüman etsin var ise kerameti
    Yunus imdi sen dahi, gerçeklerden olagör
    Gerçek erenler imiş, cümlenin ziyareti

    Yunus EMRE

    kadd : Boy, pos
    kamet : Boy
    dürüs : Toplayıp biraraya getirme
    yiğrek : Daha iyi
    salusluk : Hilekarlık
    keramet : Olağanüstü işler, haller


    AŞIK KENDİ KANINI

    Helal kıldı ma'şuka aşık kendi kanını
    Ma'şuk nakşından okur aşk eri Kur'anını

    Yardan ayrı olunca asılıp ölmek yeğdir
    Aşık kendi bırakır boynuna urganını

    Gitmez aşık gözünden hergiz ma'şuk hayali
    Nitekim zilha verir Yusuf'un nişanını

    Dirlik budur aşıka ma'şuk yolunda öle
    Sorarlar ise aydam aşıkın burhanını

    Belkıs ile Süleyman aşka düştü bir zaman
    İsteyip bulmadılar bu derdin dermanını

    Gökteki Harut Marut aşk için indi yere
    Zühre yüzün görecek unuttu Rahman'ını

    Güzaf görmen siz aşkı kime oğradı ise
    Sultanı iltir baştan yitirir hanmanını

    Ferhat bu aşk yolunda başın külünge tuttu
    Hüsrev Şirin derdinden dosta verdi canını

    Leyli'yle Mecnun işi acebdür ( ür ) bu halka
    Abdürrezzak terk etti aşk için imanını

    Zemane vefaları cefa gelir Yunüs'a
    Bir doğru yer bulucak fidi kılar canını

    Yunus EMRE


    BİLMEDİLER

    Hakiykatin ma'nisin şerh ile bilmediler
    Erenler bu dirliği riye dirilmediler

    Hakiykat bir denizdir şeriattır gemisi
    Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar

    Bular geldi tapıya şeriat tuttu durur
    İçeri giribeni ne varın bilmediler

    Dört kitabı şerh eden asıdır hakıykatte
    Zira tevsir okuyup ma'nisin bilmediler

    Yunus adın sadıktır bu yola geldin ise
    Adın değşirmeyenler bu yola gelmediler.

    Yunus EMRE


    SENSİN KERİM

    Sensin kerim sensin rahim,
    Allah sana sundum elim
    Senden artuk yoktur emim,
    Allah sana sundum elim

    Ecel geldi vade erdi,
    Bu ömrüm kadehi doldu
    Kimdir ki içmeden kaldı,
    Allah sana sundum elim

    Gözlerim göğe süzüldü,
    Canım göğüsten üzüldü
    Dilim tetiği bozuldu,
    Allah sana sundum elim

    Geldim salacam sarılır,
    Dört yana sela verilir
    El namazıma derilir,
    Allah sana sundum elim

    Can cenazeden şeştiler,
    Üstüme toprak saçtılar
    Hep koyubeni kaçtılar,
    Allah sana sundum elim

    Yunus tap uzattın sözü,
    Allah'ına tutgil yüzü
    Didardan ayırma bizi,
    Allah sana sundum elim

    Yunus EMRE

    emim : İlacım
    salaca : Tabut taşıyan tahta
    şeşmek : Çıkarmak
    tap : Yeter, kafi
    didar : Allahın cemali, yüzü


    AŞK VER BANA

    İlahi bir aşk ver bana, kandalığım bilmeyeyim
    Yavı kılayım ben beni, isteyi ben bulmayayım
    Al gider benden benliği, doldur içime şenliği
    Diriliğimde öldür beni, varıp orda ölmeyeyim

    Bülbül olup öteyim, dost bahçesinde yatayım
    Gül oluben açılayım, ayruk dahi solmayayım
    Aşkdır derdin dermanı, aşk yoluna koydum canı
    Yunus Emre eydur bunu, bir dem aşksız olmayayım.

    Yunus EMRE

    Kanda : Nerede
    Yavı kılmak: Kaybetmek
    Ayruk : Artık, başka
    Eydur : Söylemek
    Dem : An, vakit
  6. Misafirm

    Misafirm Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    Çok kelimelerin mealini yanlış yazmışsınız.
    Bence yeniden gözden geçirmelisiniz.
    mesela:
    Gümrah : Bolluk demektir.
  7. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    Gümrah'ın farklı anlamları var bikere illa bolluk olacak değil!!!
  8. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    çok begeniyorum YUNUS EMRE nin şiirlerini hayranıyımtüm şiirlerinin
  9. misafir

    misafir Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    Bence bu şiirler çok güzel.Fakat leyla mecnun olacağına leyli mecnun yazılmış
  10. vıvııı

    vıvııı Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    Evet iyi fazla :)
  11. misafir

    misafir Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    bence çok güzel şiirleri var hele aşkkla ilgili olanları muhteşem
  12. molla

    molla Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    o bir tarih ve bu tarihin içinde bize ışık tuttuğunu farkettiriyor bana.
  13. e z ş y y

    e z ş y y Ziyaretçi

    yunus emre

    ben yunus emrenin şiirlerine hayranım çok güzel şiirleri var.hergün yunus emrenin şiirlerini okuyorum ....
  14. misafir

    misafir Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    yunus emrenin şiirlerini çok seviyorum
  15. Misafir

    Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Yunus Emrenin Şiirleri

    allah hem yunus emreden hem de sizden razı olsun işime çok yaradı...
  16. zeynep651

    zeynep651 Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2013
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    İlim ilim ilmektir
    İlim kendin bilmektir
    İlim kendin bilmezsen
    Bir nice okumaktır.
    (en sevdiklerimden birisi)