Yunan Mitolojisi Athena

'Ülkeler' forumunda EyLüL tarafından 10 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Yunan Mitolojisi Athena
    Athena Yunan Mitolojisi
    Yunan Mitolojisi Athena Zeusun Kızı

    Yunan mitolojisinde Zeka Tanrısı olarak bilinen Athena, insanlar arasında var olan el işlerini de insanlara öğretici olarak anlatılır. Kadınlara el örgülerini öğreten ve onlara en güzel işleme öğelerini aktaran biri olarak gündeme geliyor.

    Zeka Tanrısı Athena aynı zamanda Tanrılar Tanrısı Zeus’un kızıdır. Athena, kadınlar arasında gelişen ince işlemelerin ve oyalı nakışların hem öğreticisi hem de koruyucusu olduğunu her seferinde söylüyordu.

    Zeka Tanrıçası Athena, işleme alanında ki, hünerini Tanrıların kraliçesi olarak bilinen Hera’nın düğünde giyindiği gelinliği kendi elleriyle hazırlamıştı. Nakış işlerinde o denli usta ve o denli becerikliydi ki, çevresinde bulunan tüm Yunanlı, Lydia'lı kadınlar da, onun yanında yetişerek en az Athena kadar hüner sahibi olmuştular.

    Zeka Tanrıçası Athena çok iyi yürekli bir Tanrıçaydı. Ama bütün Tanrılar gibi o da kızınca çok çabuk öfkelenir ve acımasız olurdu. Bu acımasızlığı intikama dönüşünce, intikamı da korkunç olurdu.

    Ama söylenceler içinde, intikamcı bir Tanrı olarak değil, barışçı bir Tanrı olarak sürekli kendisinden söz ettirmiştir.

    El sanatları alanında Tanrıça Athena’nın çıraklığını yapan kadın ve kızların içinde, çok güzel ustalar da yetişmişti. Bu ustalıklarından dolayı kibirlenen, böbürlenen ve kendisine bu sanatı öğreten Athena’ya bile kafa tutanlar olmuştu.

    Lydia'lı bir kız işleme sanatında o denli ileri düzeye gitmiş ki, kendisine bu sanatı öğreten Zeka Tanrıçası Athena’ya bile kafa tutar olmuş. Athena’ya kafa tutan bu kızın adını söylenceler Arakne olarak veriyor. Bu kız gergef işlemekte, oya yapmakta pul dökmekte o kadar ustalaşmış ki, ustalığına çevresinde bulunan tüm insanlar hayran olduğu kadar, Zeus'un güzel kızı Nympha ve Nympha’ya arkadaşlık eden perileri bile ormandan, su başlarından ayrılarak onun sanatını seyre gelirlerdi. Bu kızın çevresine oturup, onu uzun uzun seyrederlerdi. Bir gün bu kızı seyreden periler, bu Lydia'lı kıza

    "Bu kadar güzel gergef işlemeyi, sana Zeka Tanrıçası Athena mı öğretti?" diye sordular.

    Lyrialı kız ise:
    "Athena dediğiniz de kim oluyor, ben gergef işleme sanatını herkesten, Athena dediğiniz o Tanrıçadan da güzel işlerim” diye övünmeye başladı.

    Zeka Tanrıçası Athena bütün bu konuşmaları dinliyordu. İyi yürekli, barışçıl olan Tanrıça, ihtiyar bir kadın kılığına girerek Lydia'lı Arakne'nin yanına geldi. O ünlü öğütlerinden biraz nasibini alsın dile başladı yaşlı bir kadın edasıyla genç kıza öğütler vermeye.

    Zeka Tanrıçası Atena:

    “Kızım benim gibi yaşlı bir kadının Öğütlerini yabana atma, biliyorum sen genç bir kız olarak, sanatında çok ileri gitmiş, başarılı olmuş olabilirsin. Ama, sen bir fanisin (ölümlü), sözünü ettiğin Athena ise, bir Tanrıca hem de, zeka tanrıçası. Tanrıçaların kuvvetleri ve kudretleri her şeyin üstündedir. Sen Athena ile yarışamazsın.”

    Lydia'lı Arakne Şöyle dedi:
    “Ben kibirlenmiyorum, böbürlenmiyorum, kendimi büyük falanda görmüyorum, ben sanatta olan gücümü söylüyorum. Evet bunları bana Athena öğretti ama ben onu geçtiğimi söylüyorum. Bu sözlerimde bir gerçektir. Gelsin yarışalım. Ben onu geçtiğimi kanıtlamaya hazırım”.

    Lydia'lı Arakne sözünü bitirince, yaşlı kadın kılığına giren Athena birden kılık değiştirerek, Kendi öz görüntüsüne geçti. Lydia'lı kızın ustası olduğunu çırakların ustayı hiçbir zaman geçemeyeceğini söyleyerek, yarışmayı başlattı.

    Bu alanda bildiğimiz birkaç örnek verelim. Erzurum çifte minare camisinin yapımında
    da böylesi bir anlatım yani usta çırak yarışması vardır. Yeni Asya çöllerinde, en iyi at sürme olayını içiren bir usta çırak olayı gündeme gelir. Azerbaycan sahasında var olan aşıkların arasında da böylesi bir usta çırak yarışması anlatılır.

    Gelelim söylencemize: Söylencede var olan yarışma başlamıştı. Zeka Tanrıçası Athena gergef üstüne, Olympos Dağı'nı ve Olympos dağında ki Tanrıları işlemeye başladı.

    Lydia'lı Arakne ise, gergefi üstüne Olympos Dağında ki Tanrıların yaşadığı aşk maceralarını işlemeye başladı.

    Yarışma bittiği zaman, Athena Lydia'lı Arakne’nin gergefinde hiç bir kusur bulamadı.
    Çevresinde bulunan diğer izleyiciler de gergefte kusur olmadığını ve Lydia'lı Aranke’nin bu yarışta Tanrıça Athena’yı yendiğini söylediler.

    Bu yenilgiye çok sinirlenen Athena Lydia'lı Arakne’nin gergefini buruşturarak yere vurdu. Bu olaya çok üzülen Lydia'lı Arakne üzüntüsünden intihar etmeye kalkıştı. İntihar etmesine izin vermeyen Tanrıça Athena bu kızın gergefini bir ağ şekline dönüştürdü ve kızı da üstüne örümcek olarak koydu. O gün bugündür. Ağ üstünde gezinen Lydia'lı Aranke, her ağ ördüğünde Tanrıça Athena’yı yendiğini kanıtlıyor.

    Yani kendi gergefini kendisi örüyüp duruyor. Her ağ ördüğünde tanrıça Athena’yı yendiğini bağırıyor.. Her seferinde Zeka Tanrıçası Athena’nın bu haksızlığını dile getiriyormuş.