yıLgın türkLer..!

'Kitap özetleri' forumunda küLkedisi tarafından 9 Eylül 2009 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]



    Bülent Akyürek'in son kitabı Yılgın Türkler.

    Öncekileri hatırlayalım:

    Ve Tanrı Ağladı, Cinnetim Cennetimdir, İtin Biri, Yağmur Getiren Fırtına, Zamanın Efendisi, Kadınlar Üstüne Ahmet Abi'nin Gözünden Kaçanlar, Çöldeki Penguen, Boş Laflar Antolojisi.


    Yılgın Türkler şu cümleyle başlıyor:

    "Gerçeğin her zaman iki şahide ihtiyacı vardır.

    Birincisi benim. İkincisi siz olun.

    Yoksa bana deli diyecekler!"

    Ve ilk bahis:

    Ayaktayken bir bardak su getirsene...

    Hepimizin çok iyi bildiği bu sözün arka planını şöyle açıklıyor yazar:

    "Yatay olan her şey, dikey olana gıcık olur!

    Üç kıtaya nam salmış, onlarca ülkeyi vergiye bağlayarak geçinmiş şanlı milletimizin genlerinde başkasına iş buyurmak, terk edilmesi zor bir zaaftır."


    EVLİLİK

    Yılgın Türklerin evlenme sebebini de öğreniyoruz:

    "Kişi, bir bardak su getirenim olmazsa korkusuyla titrer, aceleyle evlenip çocuk sahibi olur."

    İster katılın, ister karşı çıkın; yazar gözlemlerini, tespitlerini, kanaatlerini kitabın sonuna kadar büyük bir serbestlik içinde dile getiriyor.

    Kanalizasyon ihtiyacı, yellenme gibi fizyolojiye dayalı konuları da es geçmeden.


    BARIŞ

    Yurtta sulh, cihanda kaos başlığı altında şöyle dalıyor muhabbete:

    "Barışı zayıflar ve yenilmişler ister.

    Türkler savaşmaktan yılmıştır."


    BEDEN DİLİ

    Türklerde beden dili bahsinde de, sıkça başvurduğu üzere, konuya bilimsel yaklaşmaktadır.

    "Sosyolog, psikolog, antropolog, soğuk ütücü ve birleşmiş overlokçuların büyük araştırmalarına göre, insanlar iletişim kurarken, yüzde doksan beden dili ve yüzde on da sözden faydalanırlar.

    Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Antik Yunan'dan beri üstünde çalışılan beden dili, vücudun diksiyonunu düzeltmeye yarayan önemli bir buluş olmuştur."


    SAVAŞ TAKTİĞİ

    Savaş stratejileri konusuna da kafa yormuş Bülent Akyürek...

    "Amerika Zibidik Devletleri; tarzını Türk tarihinden yaratmıştır. Biz ve diğer milletler şimdi aynı tarzın kurbanı oluyoruz.

    Osmanlı, yenilmek üzere olduğu birkaç savaşta, başka çadırlarda gizlediği, beyaz sakallı, yeşil cüppeli askerleriyle orduya moral vererek kazanmasını bilmiştir.

    Müslüman ülkeler, Tanrı'laşan Amerika Üfürük Devletleri yüzünden kendi kitabıyla çelişti. O kitap ki; 'Zulüm görenin yanındayız.' der."


    * * *

    İklimlerin insan üzerindeki etkisinden bahseden yazar, ülkemizde dört iklimi bir anda görebilmemizin sonuçlarını kayda geçer:

    "Türklerin fevriliği, coşkusu, ataklığı ve yılgınlığı bu cepheden çözüldüğünde daha müthiş çıkarımlar yaparız."



    SON ÇAĞRI

    Son olarak, arka kapağa göz atalım:

    Zaferlerinden değil, yenilgilerinden ders çıkarmayan milletler yok olmuşlardır.

    Şimdi, "Ya İstiklal, Ya Ölüm" parolasıyla düşmanı kazma ve kürekle yurdundan kovan milletimiz, modern dünya düzeninde hayli yorgun düşmüştür.

    Artık övgüye değil, bizi kendimize getirecek gerçeklere ihtiyacımız var.

    Bu kitap, dünya tarihinin en yorgun, en yılgın milletine agresif, hüzünlü ve trajikomik bir son çağrıdır.