Yeşilay Haftası Dosyası

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda Wish tarafından 16 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Yeşilay Haftası Dosya örneği
    Yeşilay haftası ile ilgili yazılar,şiirler
    yeşilay haftası dökümanları

    Yeşilay Haftası İle İlgili Genel Bilgi

    Yurdumuzda alkollü içki ve uyuşturucu madde kullanmaya karşı olanlar 5 Mart 1920 tarihinde Hilâli Ahdar Derneğini kurdular. Hilâl – ay , ahdar – yeşil anlamındadır. Hilâli Ahdar, daha sonra Yeşilay adını aldı. Yeşilay Derneğinin kuruluş tarihini içine alan 1 – 7 Mart arası ülkemizde Yeşilay Haftası olarak kutlanır. Yeşilay Haftasında alkollü içkilerin, uyuşturucuların topluma, aileye, bireye zararları anlatılır.
    Uyuşturucu denilince esrar, afyon, kokain, LSD gibi uyuşturma özelliği olan maddeler akla gelir. Alkollü içkiler ise içildiğinde insanı sarhoş eden her tür içkilerdir. Alkollü içki veya uyuşturucu alanlar önce rahatlık, baş dönmesi duyar, sonra sarhoş olurlar. Sarhoşlar doğru düşünüp doğru karar veremezler. Kolay suç işlerler, içkili iken araç sürenler taşıt kazalarına neden olurlar. Alkollü içkiler, uyuşturucular insanda zamanla alışkanlık yaratır. Alkol almayı alışkanlık haline getirenlere alkolik denir. Alkolikler kazançlarını içkiye verirler. Çevrelerini rahatsız ederler. Bu yüzden alkolikler toplum içinde sevilmezler, sayılmazlar. İçki ve uyuşturucu kullanımı aile düzenini bozar.
    Uyuşturucu ve alkollü içkiler sağlığa da zararlıdır. Vücudumuzda önemli görevler yapan beyin, mide, kalp, akciğer gibi organlar içki ve uyuşturucudan etkilenir. Ülser, siroz, felç gibi hastalıkların nedeni uyuşturucu ve alkollü içkilerdir.
    Sigara : Toplumumuzda kullanımı yaygın olan bir keyif maddesidir. Sigara iştahı keser, sindirimi güçleştirir, dişleri sarartır, ülsere sebep olur. Akciğerde bronşları doldurur, öksürmeye yol açar. Sigaranın kansere de neden olduğu ileri sürülüyor.
    Ülkemizde uyuşturucu maddelerin yapımı, satışı, kullanılması, taşınması, bulundurulması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar suç işlemiş olur. Suç işleyenlere ağır hapis cezaları uygulanır.
    Uyuşturucu maddelerin bir bölümü ilaç yapımında kullanılır. Bu amaçla bazı uyuşturucu maddelerin hükümet belirli koşullarla izin verir.
    Topluma, aileye, bireye zararlı olan içki ve uyuşturucuların kullanımını eğitim yoluyla engellemek için kurulan Yeşilay Derneği'nin simgesi; beyaz üstünde yeşil bir aydır. Yeşilay Derneği Genel Merkezi, Yeşilay adlı aylık bir dergi yayınlıyor. Bu dergi düzenli olarak alkollü içkilerin, uyuşturucuların, sigaranın topluma ve sağlığa olan zararlarıyla ilgili yayın yapıyor.
    Yeşilay Haftası boyunca öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım. Kötülüklerin anası olan uyuşturucu ve alkollü içkilerden uzak duralım.
     



  2. Cevap: Yeşilay Haftası Dosyası

    Yeşilay Haftası İle İlgili Şiirler

    YEŞİLAY


    Düşmanların içinde
    İçki en korkunç olanı!
    Bin dokuz yüz yirmide
    Yeşilay Derneği’ni
    Kurmuştur Mazhar Osman.

    Zehir çabuk öldürür,
    İçkiler yavaş yavaş.
    Kimi zehir öldürür,
    Kimi gözden döker yaş.
    Sofrada tek içkiye
    Yer ayırma arkadaş!

    M.Necati ÖNGAY


    SAĞLIĞA ZARAR


    Sigara, içki ve kumar,
    Hepsi sağlığa zarar.
    Kendini, keseni düşün,
    İnsan canına mı kıyar?

    Eroin, kokain, esrar
    Gençliğini tüm yıkar.
    Aileni, kendini düşün,
    İnsan bir kez doğar.
    Kazım SAYMALI


    YEŞİLAY

    Yeşil bir ay bembeyaz,
    Bayrağının tek süsü.
    Sağlığımız, canımız,
    Yeşilay’ın ülküsü.

    Korumaya çalışır,
    Yurttaşları içkiden.
    İnsanlıktan sıyrılır,
    Çünkü sarhoş bir beden.

    Vatanını sevenler,
    Korumalı milleti.
    Ocakları söndüren,
    İçki, kumar illeti.
    İ. Hakkı TALAS


    SAĞLIK DÜŞMANLARI

    Sağlığının düşmanları:
    İçki, sigara, kumar.
    Bunlara alışanlar,
    Görürler pek çok zarar.

    İçkinin kötülüğü,
    Saymakla bitmez her an.
    Katil bile olur da,
    Hatırlayamaz insan.

    Vücuduna, kesene.
    Zararı çoktur onun.
    Tütün ömrü kısaltır,
    Çabucak gelir sonu.

    Hazineyi eritir,
    Cebinde kalmaz para.
    Kumar kötü bir illet,
    Alışan düşer dara,

    Sağlık düşmanlarından
    Korun, her an uzak ol.
    Yaşamak istiyorsan,
    Kendine bul başka yol

    İbrahim GÜNGÖR
     



  3. Cevap: Yeşilay Haftası Dosyası

    Yeşilay Haftası İle İlgili Güzel Sözler,Yeşilay Haftası Sloganları


    İçki güldürür, süründürür, öldürür.


    İçki sağlığın düşmanıdır.


    İçki kötülükler doğurur.


    İçki aile bütçesini eritir.


    İçki sinir ve sindirim sistemlerini bozar.


    Alkol almak, gönüllü çılgınlıktır.


    İçkinin girdiği yerden akıl, ahlak ve utanma kaçar.
     



  4. Cevap: Yeşilay Haftası Dosyası

    Yeşilay Haftası İle İlgili resimler,afişler

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     



  5. Cevap: Yeşilay Haftası Dosyası

    ALKOL, ALKOLÜN ZARARLARI


    Alkol, kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım düzenini bozar, damarların sertleşmesine, tansiyonun artmasına, felç ve anî ölümlere sebep olur.


    Aşırı alkol geçici hafıza kaybına neden olur.


    Hazımsızlık, dolayısıyla iştahsızlığa sebep olur. Fakat bunun yanında kişinin vücudu günden güne şişer.



    Damar kireçlenmesine yol açar.



    İçki mide iç zarında yanma hissi meydana getirir, mideyi bozar, ağrı yapar, mide hastalıklarından olan gastrit ve ülsere sebep olur.



    Beyin ve sinir hücrelerinin zarlarını zehirler veya uyuşturarak kullanılmaz hale getirir.



    Tepki refleksleri azalır, beynin düşünme ve karar verme düzeni zayıflar.



    İçki beyni uyuşturur, yürümekte zorluk çekilir, kol ve bacak çekilmelerine, yüz ifadesinde bozukluklara sebebiyet verir.



    İnsan, irade ve dengesini kaybeder.



    Alkol göze giden görme sinirlerine de tesir eder. Sulanma ve görme bozukluklarına neden olur. Netcede ameliyat kaçınılmaz olur. Körlüğe neden olabilir.



    Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez hale getirir. İçki, böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal cisimlerin meydana gelmesine yol açar.



    Terleme ve kanın akışını hızlandırır. Kanı sulandırır. Yaralanmalarda, yaralı bölgenin geç iyileşmesine neden olur.



    Alkol kullanımından bir gün sonra baş ağrısı ve ağız kuruluğu çok sık görülür.



    Erkeklerde sertleşme olmamasına neden olabilir. Kadınlarda ise adet bozukluğuna sebep olabilir. Anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.



    Alkoliklerde kalp-damar hastalıklarından sonra en sık ölüm nedeni kanserdir. Alkol kullanmayanlara göre kansere yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir (özellikle gırtlak, yemek borusu, mide ve pankreas kanserleri



    Kıskançlıklar ve unutkanlık meydana getirir. İrade kuvvetini azaltır, ne yaptığını - ne söylediğini bilmez bir hale getirir. İşte kişi bu durumlarda asla düzeltemeyeceği hatalar ve yanlışlıklar yapabilir.
     



  6. Cevap: Yeşilay Haftası Dosyası

    SİGARA, SİGARANIN ZARARLARI



    Her yıl dünyada 3 milyon dolayında kişi sigaraya bağlı rahatsızlıklardan dolayı ölüyor. Bu da her 10 saniyede 1 kişinin sigaraya kurban gitmesi anlamına geliyor. İçilen her sigara ömürden 55 dakika çalıyor



    Sigaranın, vücudun çeşitli organlarında yaptığı tahribat ve kanserin yanında cilt sağlığı ve güzelliğinize de zararları vardır. İşte sigaranın zararları:



    Ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.



    Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur. Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan ya da tütün çiğneyenlerde de ağız için kanserleri görülür.



    Dilde, tat alma duyusunda bozulmalar olur.



    Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama görülür.



    Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta sebep olur.



    Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık oluşur. Selülitlere sebep olur.



    Burunda koku alma duyusu azalır.



    Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar.



    Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.



    Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.



    Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok çeşit kanserin oluşmasına neden olur.



    Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açar.



    Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte gelişme geriliğine neden olur.


    Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.



    Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol açar.



    Kemik erimesine neden olur.



    Burger hastalığına sebep olur. Bu hastalık, el ve ayaklardan başlayarak tıkanıklığa yol açar ve uzuvların kesilmesi gerekir.



    Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalma görülür.


    Pankreas kanseri riski artar.



    Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.



    Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.



    Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en önemli sebeplerindendir.



    Çocuklarınız kanseri önleyen genlerden yoksun hayata gelir.


    Hamilelerde %10-15 eksik kiloda doğuma ve bebek zekâ eksikliğiyle doğar.



    Çevrenizdekileri de bu zararları verirsiniz. Çocuğunuzun sigaraya başlama oranı daha fazladır.
     



  7. Cevap: Yeşilay Haftası Dosyası

    UYUŞTURUCU MADDE NEDİR, TANIMI, ANLAMI, AÇIKLAMASI

    - Belirli dozda alındığı zaman;

    - Kişinin sinir sistemi üzerinde etki ederek,

    - Akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan,

    - Fert ve toplum içerisinde iktisadi ve sosyal çöküntü meydana getiren,

    - Alışkanlık ve bağımlılık yapan,

    Kanunların kullanılmasını, bulundurulmasını ve satışını yasakladığı narkotik ve psikotrop sözcükleriyle de tanımlanan maddelere "UYUŞTURUCU MADDE" denir.

    Milattan 1550 yıl önce yazılmış Papürüs'lerde afyon, ağrı, sızı dindirici, uyuşturucu özellikleri olan bir ilaç olarak tanımlanmıştır. Esrar ve afyonun uyuşturucu etkisini ilk keşfedenlerin Sümerler olduğu bilinmektedir. Asuriler dönemine ait kabartmalarda haşhaş resimleri bulunuşu, afyonun bu devirlerde kullanıldığı ve bilindiğini göstermektedir.

    Mezopotamya'dan dünyaya yayıldığı düşünülen afyonu Sümerlerden sonra İranlılar ve Mısırlılar kullanmaya başlamış, özellikle Mısırlılar tarafından afyonun Avrupaya yayıldığı ve ilk olarak Yunanlıların bu maddeyi öğrendikleri anlaşılmıştır. Eski Yunan rüya tanrısı Murpheusun sembolü afyon meyveleridir.

    Milattan bir asır sonra yaşayan müellif Dioskoridis afyonun hammaddesi olan haşhaşın yaprak ve kellerinin uyku getirdiğini, sütünün ağrı ve sızıları kestiğini, hazmı kolaylaştırdığnı, ancak fazla oranda alındığında baygınlık ve ölüme yol açtığını belirtmiştir. Homeros Odyssciasında afyonun etkisini anlatırken; "Kim bu ilacı içerse artık gözyaşı dökmez. Hatta babasının, dostunun ya da sevgili oğlunun gözlerinin onünde öldüklerini bile görse umursamaz" demiştir. Hippokrates, afyon üstüne yazdığı kitabında bu bitkinin mesane hastalıklarında, histeride ve ishallerde kullanılmasının faydalı olduğundan, ağrıları, sızıları giderici etkilerinden bahsetmiştir.

    Morfin ilk kez 1803 yılında afyonun terkibi analiz edilerek bulunmuştur. Eczası kalfası olan 21 yaşındaki Adam Sertürner 1817 yılında bulduğu maddeye morfin adını vermiş ve morfini önce kendi üzerinde denemiştir.

    Morfin saf halde hemen hemen hiç kullanılmaz, çünkü suda erimez, kullanılan onun çeşitli asitlerle yaptığı tuzlardır. Saf kristal morfine "Baz morfin" adı verilir.

    Morfinin uyuşturucu madde olarak yayılmasında deri altı şırınga aletinin 1853 yılında icat edilmesi büyük rol oynamıştır.

    Afyonun morfin gibi alkaloitlerinden biri olan eroin Prof. Dr. Heinrick Dresser isminde bir Alman tarafından morfinmanların tedavisinde önemli bir madde olarak keşfedilmiştir.

    Marka adı olarak eski Yunancadan Tanrısal kahramanlara verilen addan esinlenilmiş, 31650 F 2456 numaralı patent dosyasına Eroin adıyla 27 Haziran 1898de kaydedilmiştir. Aynı yıl Alman Bayer firması bu maddeyi harika bir buluş olarak piyasaya sürmüştür.

    Avrupa ve Amerikada kısa sürede yayılan bu maddenin alışkanlık yapmayacağı zannedilirken, kısa sürede alışkanlık yaptığı ve zehirlenmelere yol açtığı görülerek yasak-lanması yoluna gidilmiştir.

    Esrarın tarihçesi konusunda yapılan araştırmalarda, bu maddenin Asuriler tarafından kullanıldığı, bu maddeye (kunu-bu) ismini verdikleri tespit edilmiştir. Eski Yunan�da Herodot, kenevirin lifinden elbise dokunup, reçinesinin ateşe atılarak buğusundan teneffüs edilerek sarhoş olunduğunu ifade etmiştir. Sicilyalı Diodore, Teb şehrinde Mısırlı kadınların kederlerini unutmak için esrar içtiklerini belirtmiştir.



    Esrarın Hindistan, İran ve Suriyede dini merasimlerde kullanıldığı anlaşılmıştır. Özellikle Hindistanda dini ayinlerin bakire kızlara içirilen esrarın tesirini gösterip, bunların neşelenmeleri ve şarkı söylemeleri ile başladığı, bir müddet sonra mabetlere getirilen bu kızların, orada esrarın etkisi geçtikten sonra sakin bir şekilde mabetten ayrılıp tekrar ayin yerine getirildiklerinde halk, mabetlerin kızların içlerindeki şeytanı kaçırdığı ve kendilerini teskin ettiğine inanırlardı.

    Inkaların Peruda koka adı verilen bitkiyi yetiştirip yapraklarını yaralarda kullandıkları, Güney Amerikada yerlilerin koka yapraklarını çiğneyerek yorgunluklarını giderdikleri bilinmektedir. Kokaini ilk keşfeden 1859 yılında Alman kimyager Niemann Goetingendir. Menşei Guney Amerika olan bu uyuşturucu madde daha sonra, kullanılması taşınması ve gizlenmesi eroin gibi kolay olduğundan süratle diğer ülkelere yayılmıştır.

    Yakın tarihlere kadar uyuşturucu madde konusunda insanlar için en büyük tehlikenin dogal biçimdeki afyon, esrar, eroin ve kokain olduğu zannedilmiş ve uluslararası çalışmalar bu yönde yoğunlaştırılmışsa da son yıllarda bir çok ülkelerde sentetik uyuşturucu maddelerin ortaya çıkması ve bunların serbest ilaç piyasasında kolayca ucuza satılması, çok çeşitlerinin bulunması nedeniyle, dikkatler bu yöne çekilmiştir.

    Önceleri tedavi amacıyla 1920 yılında laboratuarlarda elde edilen amphetamin Ve türevleri nezleye karşı kullanılmış, 1938 yılında İsveçte piyasaya sürülmüş aşırı yorgunlara, yaratan işlerde çalışanlara tavsiye edilen bu sentetik ilaç, 1944 yılından sonra alışkanlık yaptığı ve zararlı etkilerinin görülmesi ile, uyuşturucu maddeler listesine alınmıştır.

    1938 yılında Albert Hofman tarafından elde edilen LSD adlı madde insanda hayal gücünü arttıran, zekayı takviye eden, cinsel gücü arttıran bir ilaç olarak piyasaya sürülmüşse de, daha sonra alışkanlık yaptığı ve kişiyi çıldırtma, intihar ve ölümlere sürüklediği görülmüş ve yasaklanmıştır.