Yeni doğan bebeğin giydirilmesi hakkında bilgi

'Hastalıklar' forumunda Yasemin tarafından 10 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Bebeğin Giydirilmesi

    Bebeğin altını bezlemek ve giysilerini değiştirmek oldukça basit ve alışılması kolay bir işlemdir. Ama bu işler elden geldiğince yumuşak ve özenle yapılmalıdır. Deneyimsiz anne babaların bebeklerin giydirme konusunda birçok kaygısı vardır: Bebek için en uygun giysi hangisidir? Bebeği giydirirken ve soyarken nasıl bir yol izlemeli, ona zarar verebilecek hareketlerden nasıl kaçınılmalı ?

    Yenidoğanlar kendilerine acemice dokunulduğunu hemen anlarlar. Başın arkaya kaçırılması ve bacakların boşlukta

    bırakılması gibi durumlarda hemen tepki verir, pek bir nedene bağlanamayan ağlama ve korkma davranışları gösterirler. Bebeğin beşiğinden her kaldırılışında ya da kucağa her alınışında kendisini güvenlikte hissetmesi çok önemlidir. Aynı duygu bezlerinin ya da giysilerinin değiştirildiği sırada da uyandırılmalıdır. Bez ve giysi değiştirme sırasında bebeği tedirgin eden boşlukta kalma duygusu annenin yüzünü yavrusunun yüzüne yaklaştırarak tatlı bir sesle konuşması sayesinde önlenebilir. Bebeğin sürekli güvenlikte kalma gereksinimini karşılayan temel etken annesinin sesidir. Bebeği en uygun biçimde tutabilmek için anne sol koluyla yavrusunun sırtım çevreler, sağ koluyla da kalçalarından kavrar. Bu biçimde bebeğin kafası yavaşça annenin omzuna dayanabilir. Yeniden yerine konan bebeğin sıkıca ve güvenli bir biçimde tutularak yavaşça bırakılması gerekir. Yavrusunu bırakacağı yere doğru iyice eğilen anne önce sol kolunu açarak baş ve sırtı yerleştirir, sonra bebeğin kucağından yavaşça ayrılmasını sağlayacak biçimde sağ kolunu açar.
    MEVSİME GÖRE GİYİM
    Seçilen her çeşit giyside dikkat edilmesi gereken ilk kural “hareket serbestliği” dir. Yani son derece güzel, ama birçok düğme ve kurdelelerle karmaşık ha hale getirilmiş, içinde bebeğin paketlenmiş gibi durduğu giysilerden uzak durmak gerekir. Reglan kollu, yumuşak kumaştan yapılmış basit bir zıbın ya da hırkanın seçilmesi daha uygundur.
    Mevsime uygun giysi seçimi bir kararsızlık konusu olmaktan çıkarılmalıçıkarılmalıdır. Özellikle soğuk havalarda bebeğe ağır ve kalın giysiler giydirme alışkanlığı her ne kadar eskiden beri sürdürülmekteyse de büyük ölçüde yersizdir. Bebeğin ısı düzenleme merkezlerinin tam olarak gelişmediği doğrudur, ama çocuğu daha ilk yıllardan başlayarak cam fanusta yaşatmak yanlıştır. Üstelik bebeklerin yağ dokularını yakarak ısı elde etme mekanizmaları erişkinlerden çok daha iyi çalışır. Bebeğe yün kazak ve giysiler yerine, pamuklu ve gerektiğinde biri kolayca giydirilip çıkanlabilen “birkaç katlı” giyim önerilir. Sıcaklık sıfırın altına düşmedikçe eldiven, atkı ve benzerlerinden de kaçınılmalıdır. Günümüzde uzmanlar doğumdan sonraki birkaç ay içinde vücudun belli şuurları aşmayan sert havalara karşı kendini savunabileceği konusunda görüş birliği içindedir. İstatistikler çocukların ne kadar çok giydirilirse soğuk algınlığı hastalıklarına o kadar çok yakalandıklarını göstermektedir. Gene de hava sıcaklığının çok değişken olduğu bahar aylarında hırkayı el altoda bulundurmak gerekir. Alerji kökenli
    kızarıkları engellemek için en iyi çözüm pamuklu iç çamaşırları üzerine yünlü giydirmektir. Tartışması süren konulardan biri yağışlı havalarda bebeğin dışarı çıkarılıp çıkarılmayacağıdır. Çiseleyen yağmur günlük geziden vazgeçmek için bir neden değildir. Çünkü bebek arabaları hem gölgelikleri, hem de saydam örtüleriyle yeterli korumayı sağlar. Biraz hava almak bebeğin en çok hoşlandığı haklarından biridir. Gezintiyi engelleyebilecek hava koşullan ısı kaybına yol açan kuvvetli rüzgâr ve yoğun sistir. Kentlerde yoğun sis aynı zamanda duman ve toz taneciklerini de içerir. Bunlar bebeğin duyarlı akciğer ve solunum yollarını örseleyebilir. Bebek kuru sıcağa nemli sıcaktan çok daha dayanıklıdır. Havadaki nem oram yükseldikçe terleme artar ve fazla ısı dışarı atılırken vücudun dış katmanları da serinler. Terleyen bebeğe doğal liflerden yapılmış giysiler giydirilmelidir. Böylece terleme engellenmemiş olur. Sıkı ve yapay lifli giysiler derinin havalanmasını önler, derinin kapalı kalan yerlerinde
    ter birikmesine ve çeşitli deri iltihaplarına yol açar.

    BEBEĞİ GİYDİRME VE SOYMANIN EVRELERİ

    İşte birkaç pratik öneri. Tulum gibi aşağıdan çıkarılan giysiler ve bezler için bebeği düz bir yere yatırın. Yukarıdan çıkarılan giysilerle uğraşmak bebeğin baş, kol ve bacaklarım sürekli oynatması yüzünden daha zordur. İşi kolaylaştırmak için bebeği kucağınıza alın. Bacak bacak üstüne atın ve bebeği yerleştireceğiniz yere yumuşak bir örtü koyun. Çıkaracağınız kazağı koltukaltına kadar sıyırın. Sol elinizle bebeğin sağ kolunu yukarı kaldırın ve kazak kolunu sağ elinizle çıkarın. Aynı işlemi öbür kola da uygulaym. Kazağı baştan sıyırıp almak için yakasım sağ elinizle genişletin; sol elinizin başparmağıyla giysinin burun ve kulaklara takılmasını önleyin. Annesinin kollarında her bebek kendini güvenlikte ve korunmuş hisseder. Bebeği giydirmek için aynı yolu tersinden izleyin. Önce kazağın yakasını bebeğin başından geçirin. Sonra kollan ayrı ayrı giydirin. Kollan giydirmek için sol elinizle kazağm kolunu geçirirken, sağ elinizle bebeğin kolunu destekleyin. Bebeğin giysilerini değiştirmek “sıradan” bir olay değildir, soyup giydirme süreci anne babayla bebek arasında iletişimin geliştiği değerli anlardır. Bu işlemler sırasındaki dokunuşlar bebeğe sevgi iletir ye benzer duyguların bebekte gelişmesini sağlar.