Yemek yerken midemde yukarı doğru çıkan bi ağrı hissediyorum. nedenleri

Konusu 'Soru Sor Cevap bul' forumundadır ve misafir tarafından 30 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. misafir

    misafir Ziyaretçi


    mrb bnm bi mide sorunum var midemde yanma ve agrı var . gülerken, ağlarken ve sinirliyken rahatsızlık oluyo midemi hissedebiliyorum . yemek yerken midemde yukarı doğru çıkan bi ağrı hissediyorm. acaba sorun ne?
     
  2. Ezlem

    Ezlem Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2008
    Mesajlar:
    11.377
    Cevap: Yemek yerken midemde yukarı doğru çıkan bi ağrı hissediyorum. nedenleri

    Mide ağrısı özellikle Türk toplumunda son derece sık görülen bir rahatsızlık. Bu kadar sık görülmesinin

    2 temel sebebi var:

    1. Yanlış beslenme

    2. Bilinçsizlik


    Neden midemiz ağırır?

    Şöyle bir düşünün, midemiz yıkanmış ya da yıkanmamış tüm yiyecekleri içine alıyor. Mide öyle bir organ ki hem yediklerimizi ayırıyor hem de ayırdıklarını öğütütüyor. Hal böyle olunca, dışardaki ajanlarla bu kadar muhatap olan bir organın tabii ki hastalıkları çok olur.

    Mideye farkında olmadan nasıl zarar veriyoruz?

    Bunların başında sıcak şeyler yemek geliyor. Halbuki biz, sıcak yiyeceklerin mideye iyi geldiğini düşünür, soğuk gıdalardan kaçınırız. İnsanların en büyük hatalarından biri de bu. Sıcak vücudun düşmanıdır zira sıcak kanlanmayı arttırır. Bu da dolaşımı bozar ve vücutta ödem oluşturur. Mesela, ülserli bir kişi çok sıcak yediği zaman ödeminini artırmış olur. Söz gelimi Japonlar’da ve Çinliler’de yemek borusu ve mide kanseri daha çok görülüyor. Çünkü onlar yemekleri çok sıcak yiyorlar.

    Halbuki dondurma veya ona benzer soğuk gıdalar yediğimiz zaman midemi üşüttüm, deriz.
    Bu son derece yanlış, soğuk mideye zarar vermez. Yediklerinizin ılık ya da soğuk olmasına özen göstermelisiniz.

    Kimi ülserden, kimisi de gastritten yakınır. Ülserle gastrit arasındaki fark nedir?
    mide ağrısı

    mide ağrısı

    Ülser midenin veya on iki parmak bağırsağının herhangi bir yerinde “mukoza” adını verdiğimiz, yani midenin ya da bağırsağın içini örten örtünün zarar görmesidir. Orada mukoza zarar gördüğü için yoktur artık; ülseri ağzınızda çıkan aft gibi düşünün. Bu gelip geçici bir yara da olabilir, arada sırada da oluşabilir. Gastrit öyle değildir, gastrit mukozanın iltihaplanmasıdır. Mukoza yerindedir ama sulanmış bir yara gibidir, yani iltihaplıdır.

    Peki ülser ve gastritin oluşmasında stresin etkisi var mı?

    Eskiden “Stres eşittir ülser”deniliyordu. Bunun sebebi stresli olan insanlarda mide asitinin çok salgılanmasıdır. Bu bir nebze doğru olsa da, yanlış bilinen bir şey var: stresli insanlarda mide ülseri değil, 12 parmak bağırsağı ülseri olur. Midesi sapasağlamdır. Sakin, içine kapanık insanlarda mide ülseri çok daha sık görülür.

    Mide ve bağırsak ülserinde şikayetler aynı mıdır, hangi ülsere yakalandığımızı nasıl anlayacağız?

    Burası ayırıcı teşhis yönüyle çok önemli: Birisi tokluk, diğeri açlık ağrısı yapar. 12 parmak bağırsağı ülserinde korkunç açlık ağrıları olur. Ama mide ülseri varsa, tam tersine yemek yenildiği zaman ağrılar başlar, tokluk ağrısı. Mide ülseri olanlar bir şey yemedikleri sürece çok daha rahattır.

    Çoğu kişi açlığın ağrıyı tetiklediğini zannediyor…

    Mide ülseri fakiri, yani açlığı; 12 parmak ülseri ise zengini, yani tokluğu sever.

    Peki ya kıvrandıran gaz sancıları, onlar nasıl oluşuyor?

    Gaz, bağırsaklar kasıldığında, bir yerden bir yere geçerken ağrı yapar. Konuşurken, yemek yerken içimize bir miktar gaz girer. Sonra geğirerek bir kısmını çıkartırız; bir kısmı da aşağı, anüse kadar gider. Bazı insanlar konuşup, yemek yerken çok gaz yutar… Bazılarında da bakterilere bağlı olarak kalın bağırsaklarında gaz oluşur. Gaz ağrısı bazen doğum sancısı gibidir, aralıklı olarak gelir gider.

    Diyelim, gün ortasında aniden midemiz ağrımaya başladı ya da gaz sancımız tuttu. O anda ne yapmalıyız?

    En doğrusu bir bardak ılık su içip, rahat bir pozisyon almak. Çünkü bu bir safrakesesi ağrısı da olabilir, karın ağrısı da. Bir şey yemek mideyi de, safrakesesini de yoracaktır. Ilık su gazınızı da dağıtacağından hepsine iyi gelir.

    Bağırsaklarınının düzenli çalışmamasından şikayet eder insanlar. Normal düzeni ne olmalıdır?

    İnsanlar her gün büyük abdeste çıkmak istiyor. Çıkabilir de, çıkmayabilir de… Herkesin bağırsak yapısı ve biyolojik ritmi aynı değildir. Kiminin daha uzun ve daha kalındır bağırsağı. Posanın çıkabilmesi için daha uzun zamana ihtiyaç vardır. Kimi insan günde 2 kez, bazısı da 2 günde 1 çıkar büyük tuvaletine. Bu, o insanın bağırsağı çalışmadığı anlamına gelmez. Yani “bir insan her gün büyük abdeste çıkmalıdır”, diye bir kural yok. Fakat sizi rahatsız eden sancı, kusma gibi bir durum varsa hekime gitmelisiniz.

    Beslenme alışkanlıkları da bağırsakları tembelliğe götürür mü?

    Tabii, mutlaka.. Örneğin şişmanlar çok yemek yedikleri için zaman içinde bağırsakları genişler. O kadar genişler ki ancak üç günde bir tuvalete çıkarlar. Posalı yiyecek tüketmeyenler de öyledir. Mesela köylülerin böyle bir sorunu yoktur çünkü hep doğal sebze, meyve ve dolayısıyla posalı yiyeceklerle beslenirler. Şehirlerde yaşayan insanlar sürekli ayak üstü hazır yiyecek ve sıvı şeylerle beslendikleri için zorluk çekerler.

    Kayısı, incir, kuru erik gibi meyvelerin bağırsağı çalıştırdığı bilinir. Bunları yemenin gerçekten yararı var mı?

    Kayısı ve incir potasyum bakımından çok zengindir. Bağırsak hareketlerine de potasyum çok iyi gelir. Ama bir insanın vücuttaki potasyum seviyesi normalse, ekstra kayısı, incir yemenin anlamı yok. Sağlıklı bir vücut potasyum fazlasını hemen atacaktır.

    Peki ya vitamin ve mineralleri? “Vitamin depoluyorum” derken kendimizi mi kandırıyoruz?

    Normal beslenen herkesin potasyum, protein, vitamin vb. değerleri normaldir. Siz isterseniz her gün C vitamini alın, vücudun alacağı miktar bellidir. Örneğin, sigarayı bırakamayanlar durmadan portakal suyu içiyor. C vitamini dokulara iyi geliyor diye, sigaranın verdiği zararı nötürleştiriyor kendince. C vitamini eksiği yok ki, yararı olsun…

    Hangi besinler midenin düşmanıdır? Ne yiyip, ne içmeliyiz?

    Eskiden, mide ağrısı şikayetiyle bir hekime gidildiğinde, hemen süt tavsiye edilirdi. Oysa süt ülseri azdırır. Biz 15 senedir ülseri olan hastalara süt vermiyoruz. Süt, gaz yapıcı bir elemandır. Midenin diğer iki düşmanı ise sarımsak ve soğandır. Ayrıca sindirimi zor olan tüm çiğ gıdalar… Sigara ve mayalı içkiler de mideye iyi gelmez.

    Acı yemek mideye zararlı mı?

    Acının ülser üzerinde büyük bir tesiri yok. Soğan sarımsağın yanında acının sözü dahi olmaz. Örneğin acı biber çiğ yenirse, sindirimi zor olduğundan ağrı yapabilir. Ama yemeğin içersinde yoğrulmuş bir acı zarar vermez.

    Bütün çiğ sebze ve meyveler ağrı yapar mı?

    Hayır, yalnızca kabuğuyla beraber sindirimi zor olan, çok asit salgılayan meyve ve sebzeler. Mideniz sağlam değilse kabuksuz yiyin yiyecekleri. Ama ülserli insanın her zaman ağrısı yoktur. Yani ülser bir yerde yerleşen ve kalan bir hastalık değil. Ülser aft gibidir demiştik. Kapanır ama yeniden oluşabilir. Hastalara sorarsanız “10 yıldır ülserim var” der. Öyle bir şey olmaz, o zaman ne ağrıdan durabilirsiniz, ne de istediğinizi yiyip içebilirsiniz.

    Mevsim değişikliklerinde mide şikayetlerinin artması doğal mı?

    Doğal çünkü gıdalar değişiyor. Bir de bahar ve yaz aylarında insanın uyku düzeni de değişiyor. Daha geç saatlerde yatıyor kışa göre, daha çok yiyip içiyor. Bunlar da mide rahatsızlıklarının artmasına sebep oluyor.