Yedi meşaleciler kimdir, Yedi meşaleciler hakkında bilgi

'Sözel Dersler' forumunda HazaN tarafından 1 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Yedi meşaleciler nedir,
    Yedi meşaleciler kimlerdir,
    Yedi meşalecilerin özellikleri

    Cumhuriyet Devri Edebiyatı - Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı - Türk Edebiyatında Yedi Meşaleciler Kimlerdir

    Türk edebiyatında, başlıca amaçlarının canlılık, içtenlik ve yenilik olduğunu savunan yedi sanatçının oluşturduğu topluluk

    İlk ürünlerini kapsayan Yedi Meşale (1928) adlı kitaptan ötürü Yedi Meşaleciler diye anılan topluluğun üyeleri Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi Bahsi, Ziya Osman Saba, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret ve Kenan Hulusi Koray'dır


    Yedi bölümden oluşan Meşale adlı kitabın her bölümü ilk parçanın adını taşımaktadır: Sabri Esat "Kukla Oyunu", Yaşar Nabi "Şairin Bahçesi", Muammer Lütfi "Dante'nin Ölümü", Vasfi Mahir "Dağların Derdi", Ziya Osman "Sebil ve Güvercinler", Cevdet Kudret "Cenaze İlahisi", Kenan Hulusi "Denizin Zaferi" Bunlardan yalnızca Kenan Hulusi'ninkiler düzyazı türündedir


    Yedi Meşale'nin önsözünde kendilerini yeni bir edebiyat topluluğu olarak kamuoyuna tanıtan Yedi Meşaleciler, taklitten uzak olduklarını belirterek, benimsedikleri ilkeleri ve programı şöyle dile getirdiler: "Bu kitapta ne son zamanların renksiz ve dar Ayşe, Fatma terennümünü bulacaksınız Biz, her şeyden evvel duygularımızı başkalarının manevi yardımına muhtaç kalmadan ifade etmeye çalıştık, mevzularımızı da kabil olduğu kadar genişletmeye de çalıştık 'Hep aynı vefasız sevgiliden başka bahsedecek bir eser neşrine teşvik eden fikirlerimizi bu suretle izah edebiliriz" Yedi Meşaleciler Yedi Meşale adlı kitaptan sonra Meşale adlı bir dergide yazmaya başladılar Yusuf Ziya Ortaç'ın yönetiminde çıkmaya başlayan Meşale (1 Temmuz 1928; 15 günlük) dergisi 8 sayısında yayımına son verdi (15 Ekim 1928)

    Yedi Meşaleciler de hece ölçüsünü kullanarak, eleştirdikleri Beş Hececilerin çizgisini çıkış noktası yaptılar Ne var ki, koşma, mani gibi geleneksel biçimler yerine Batı şiiri kaynaklı sone, terza rima gibi nazım biçimlerini daha çok yeğleyerek, önsözde belirttikleri ilkelere de pek uymadılar Bir yandan bireysel duygulara, aşka ilişkin eskileri anımsatan şiirler yazdılar, öte yandan yabancı (alafranga) öğeleri şiire soktular Kenan Hulusi' nin düzyazı şiirleriyse, Edebiyat-ı Cedidecilerin "mensur şiir" geleneğinin bir uzantısı niteliğindeydi Yedi Meşale topluluğu, oldukça kısa ömürlü oldu İlkelerine sıkı sıkıya bağlı olmayışları, topluluk dağıldıktan sonra başka başka alanlarda çalışmaya başlamaları, daha sonraki dönemlerde belirleyici bir rol oynamalarını engelledi