Yazının icadı hakkında bilgi

'Ev ve Dekorasyon' forumunda Blue tarafından 11 Nisan 2009 tarihinde açılan konu


  1. En önemli buluş ne diye düşündüğümüz zaman kuşkusuz bir çoğumuzun aklına ilk olarak “yazının icadı” gelmekte. Yazıyı ilk olarak M.Ö 3500’lü yıllarda Sümerler bulmuştur. Azınlıkta olsa bazı kesimler yazıyı icad edenlerin Sümerler değil de Mısırlılar olduğu yönünde düşünceye sahipler.
    Yazı; duygu ve düşüncelerin belirli işaret veya semboller ile kağıda, taşa, toprağa, tahtaya v.s dökülmüş biçimine denir. Yazının daha kısa bir tanımını yapacak olursak, yazı; belli bir düzen içersinde, görsel sembollerin kullanıldığı bir iletişim aracıdır.
     



  2. Hayatımızın en önemli buluşlarından birisi olduğunu açıkçası kimse inkar edemeyeceğini söyleyebiliriz.Bilim adamlarını yaptıkları açıklamalara göre yazının icadı insanlık tarihinin en büyük dönemeci ve büyük bilgi devrimi olarak söylenmektedir.

    Yazıyı tarihte ilk MÖ 3500'lerde Mezopotamyalı Sümerler halkı tarafından kullanılmıştır.İlk yazılar ise şekiller üzerine dayalı olup yaşanan olaylar figürler ile taşlar üzerinde anlatılmaktaydı. Yazı ilk olarak yukarıda da dediğimiz gibi taşların ve bitkilerin üzerine ayrıca toprak yüzeylerine de kazımaktaydılar.Bu şekilde şekiller ilerleyerek büyük bir yazı devrimi yaşanmış oldu.
     



  3. Yazının icadı, bir kişi tarafından, kısa bir zamanda olmamıştır. Yazı; insan topluluğunun ortak eseridir ve binlerce yıllık bir gelişme sonunda bugünkü şeklini almıştır.
    Yazı ihtiyacı, Yontma Taş Çağı insanlarından itibaren başlar. Bu çağda yaşayanlar da, başarılarını dile getirip yaşatmak, dini ya da sosyal ihtiyaçlarını belirtmek, uzaktaki kimselerle haberleşmek lüzumunu duyuyordu. O zaman için meramı ifadeye en yakın şekil, şüphesiz, resim olacaktı. Nitekim ilk yazılar, ilkel resimlerden başka bir şey değildir, ilk yazıların bazı resimlerden meydana gelmiş olmasına paralel olarak, ilk sayılar da iplere yapılan düğümler, ağaç dallarına vurulan çentikler, taşlara kazılan oyuntularla belirtilmiştir. Bilgi ve ihtiyaç çoğaldıkça eşyayı ve kavramları ifade eden resimlerde de pratikleşme yoluna gidilmiş; bunun sonucu olarak yalnız somut şeyler değil, soyut şeylerin de ifade edilmesine çalışılmıştır.

    İlk çağların ilkel yazılarına “resim-yazı” denmektedir. Resim-yazının görülüp geliştiği ilk uluslar Mısırlılar, Sümerler, Asur ve Kaideliler, Çinliler ve bir iddiaya göre de Amerika’daki ilk kızılderililerdir. Çin, Mısır ve Mezopotamya’daki resim-yazıların tarihi, Milâttan 3000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Resim-yazı motifinin en tipik örneği Mısır Hiyeroglifi’dir. Hiyeroglifin lügat anlamı, “kazmak suretiyle meydana getirilmiş kutsal yazı”dır. Eski Mısırlılar’da bu yazı, çeşitli yazıtları (kitabeler) ölümsüzleştirmek için başvurulan bir yoldan ibaretti. Önceleri yalnız taşlara kazılan hiyeroglifler, zamanla, tahtalara, eşyaya da uygulanmış; bir süre sonra da boyalarla papirüs yapraklarına çizilmeye başlanmıştır. Hiyerogliflerin, bir çeşit kalem ve boyalarla papiruslara çizilmesi, resimden daha çok şekle kaçan “Hiyeratik” yazısını doğurmuş; bunun daha basitleştirilip pratikleştirilmesinden de “Demotik” yazı meydana çıkmıştır.
    Resim ve resim-yazının evrimleşmesi Sümerlerde de “çivi yazısı”na doğru yönelmiştir. Çivi yazısı, ucu sivri özel araçlarla, tabletler üzerine kazılarak meydana getirilen ve ana çizgileri çiviye benzeyen bir yazı sistemiydi. Bunda eşya ve kavramlar birleşik, çivimsi, çizgi gruplarıyla anlatılıyordu. Medler’in, Persler’in ve Hitit’lerin kullandığı çivi yazısı, hiyeroglifte olduğu gibi hiçbir zaman harf ve alfabe niteliğine ulaşamamıştır.
    Resim-yazının geliştirilmiş ilk örneklerini meydana getiren uluslardan biri de, Çinliler’ dir. Resimden gelişmiş olan şekil yazısı Çin’de ilk çağlarda son derece evrimleştirilıniş, her kavram için, harf yerine bir şekil tesbit edilmişti. Ancak, şurası dikkate değer bir noktadır ki resim-yazıyı o zaman bu dereceye kadar inceltip ilerleten Çinliler; daima bu noktada kalmışlardır. Bu yüzden, vaktiyle zamanının en ileri yazısı olan Çin alfabesi, bugün dünyannı en zor ve nispeten en ilkel yazısı niteliğindedir.