Yavuz Sultan Selim Seferleri

'Osmanlı Tarihi' forumunda EyLüL tarafından 4 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. I.Selim-Yavuz Sultan Selim


    I.Selim-Yavuz Sultan Selim Seferleri

    I. Selim ya da Yavuz Sultan Selim 9. Osmanlı padişahı ve 74. İslam halifesidir.

    Yavuz Sultan Selim 8 senelik kısa hükümdarlığı esnasında Çaldıran, Mercidabık ve Ridaniye gibi üç büyük meydan savaşı sonrasında Orta Doğu’ya 4 asır sürecek bir düzen getirmiştir.

    Fatih Sultan Mehmed 1461’de Trabzon’u alarak bölgeyi Osmanlı idaresine katmıştı. Trabzon sancağına ilk olarak Şehzade Bayezid’in büyük oğlu Şehzade Abdullah tayin edilmişti. Şehzade Abdullah, Fatih Sultan Mehmed’in vefat tarihi olan 1481’e kadar bu görevde kalmıştır. Şehzade Abdullah’tan sonra Trabzon sancak beyliğine bu görevde 29 yıl kalacak olan Bayezid’in oğullarından Şehzade Selim atanmıştır.

    Yavuz Selim’in şehzadelik devri seferlerinin en meşhurları Gürcistan taraflarına yaptığı 3 sefer ve bunlardan özellikle 1508 yılında çıktığı Kutayis seferidir.

    Trabzon ile Kutayis mevkisinin kuş uçuşu mesafesi 280 kilometre olup sarp dağlar arasından geçen karayolu ile bu mesafe neredeyse ikiye katlanmaktadır ki bu rakamlar seferin ciddiyetini göstermek açısından mühimdir.

    Gürcistan seferleri oldukça çetin şartlar altında gerçekleşmiştir. Bölgenin ne derece zorlu olduğunu Yavuz Selim devrinin tanınmış alimlerinden Kemalpaşaza Şöyle Anlatmış.

    Şehzade Selim, Trabzon’dan yaptığı üç Gürcistan Seferi ile Gürcistan’ın bir kısmını hâkimiyeti altına almıştı.1499 yılında Acem diyarında yepyeni bir şahsiyet ortaya çıktı; Şah İsmail. İsmail 1499’da başladığı mücadele neticesinde İran’da Safevi devletini kurmuştu.Artık en mühim hedefi Osmanlı Türkiyesiydi. Bunun için II. Bâyezid’den çekinmeden Şiiliği halife adı verilen dâileri vasıtası ile Anadolu Türkleri arasında büyük isyanlara ve göçlere sebep olacak derece de yaymaya çalışıyordu.

    Osmanlı Padişahı II. Bayezid karşısında yumuşak ve ılımlı bir politika izleyerek, O’na mektuplarında baba diye hitâbederek, Osmanlı ülkesinde bütün siyasi emellerini gerçekleştirmek isteyen ve adeta riyakar bir tavır sergileyen Şah İsmail’in yegane endişesi ve kaygısı, başına bir kaç defa da problem açan, Trabzon Sancak Beyi Şehzâde Selim idi.

    Nitekim Şehzâde Selim Trabzon’da valiyken, İran’daki meydana gelen saltanat değişimini, Şah İsmail’in, karakter ve şahsiyetini, emellerini çok iyi biliyordu. Şehzade Selim, Trabzon’dan yaptığı üç Gürcistan Seferi ile Gürcistan’ın büyük bir kısmını hâkimiyeti altına almıştı.

    MERCİDABIK SAVAŞI

    Osmanlılar ile Memlüklüler arasında, Fatih Sultan Mehmet devrinden beri süregelen anlaşmazlıklar bulunsa da İran Seferi, Memlük ve Safevilerin ittifak yapmalarına neden olmuştur. Ayrıca Yavuz'un Safeviler'e karşı sefere çıktığını haber alan Memlük Sultanı ordusunu Osmanlı sınırına kaydırmıştı. Yavuz Sultan Selim döneminde, Dulkadiroğlu Beyliği'ne son verilmesi, Osmanlılar ile Memlüklüler arasındaki mevcut gerginliği daha da arttırdı. 1516 yılında Sadrazam Hadim Sinan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Suriye’den geçmesine Memlüklerin izin vermemesi üzerine, Yavuz Sultan Selim 5 Haziran 1516'da Mısır seferine çıkmış, 27 Temmuz günü Osmanlı Ordusu Mısır sınırına dayanmıştır. Memlük Sultanlığına bağlı Antep (18 Ağustos 1516) ve Besni (19 Ağustos 1516) kaleleri birer gün arayla teslim olmuştur. Ancak asıl savaş 24 Ağustos 1516'da Halep yakınlarında Mercidabık'ta gerçekleşmiş, Memlük Ordusu Osmanlıların ezici top ateşi karşısında fazla dayanamamıştır. Savaş sonunda yaşlı Memlük Sultanı Kansu Gavri atından düşerek ölmüştür.

    RİDANİYE SAVAŞI

    28 Ağustos 1516'da Halep'e giren Yavuz Sultan Selim hiçbir direnmeyle karşılaşmadan şehri teslim almıştır. Hama (19 Eylül 1516), Humus (21 Eylül 1516) ve Şam (27 Eylül 1516) aynı şekilde teslim olurken, Lübnan emirleri de Osmanlı hakimiyetini kabul etmiştir. 21 Aralık, 1516'da Sadrıazam Sinan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Han Yunus Şavasında Canberdi Gazali'yi yenmiş, böylece Filistin yolu açılmıştır.

    24 Ocak 1517'de Kahire alınmıştır. 4 Şubat 1517'de Yavuz törenle Kahire'ye girmiş ve Mısır Memlükleri'ne bağlı Abbasi halifeliğine son vermiştir.

    Bu seferde çok büyük ganimet elde edilmişti ve Mısır'daki Osmanlı ordusu erzak ve muhimmat gerektiriyordu. Sultan Selim İstanbul'a gemi ile haber göndererek 80 parça yarar gemi ve 20 parça kadırgadan oluşan bir filonun İstanbul'dan acele gönderilmesini istedi.

    Destek filosu ancak 26 Mart'ta İstanbul'dan yol almaya başladı. İskenderiye limanına ulaşan filo orada Sultan Selim için çok görkemli bir donanma gösterisi sergilediler. Ele geçen hazineler ve ganimet malları bu filoya yüklenerek 15 Temmuz'da İstanbul'a gönderildi.

    Mısır Seferi sonunda Suriye, Filistin ve Mısır, Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Ayrıca Hicaz ve yöresi de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Doğu ticaret yolları tamamen Osmanlıların eline geçmiştir. Elde edilen ganimetler ve alınan vergilerle Osmanlı Hazinesi dolmuştur. 6 Temmuz 1517'de Kutsal Emanetler Osmanlı eline geçmiştir. Ayrıca Kıbrıs'taki Venedikliler Memlükler'e verdikleri vergiyi Osmanlılar'a ödemeye başlamıştır.

    Mısır'ın alınmasıyla Baharat Yolu da Osmanlı kontrolüne geçmiştir. Devrin en önemli iki ticaret yolu İpek ve Baharat Yolu'nu ele geçiren Osmanlı bu sayede Avrupa ülkeleri, ekonomik yönden Osmanlılara bağımlı duruma gelmiştir. Ancak Ümit Burnu'nun keşfi nedeniyle bu avantaj uzun süre kullanılamamıştır.

    Bunlara ek olarak, Mısır'ın Osmanlı hakimiyetine girmesi ve Tomanbay'ın ölümünden sonra; Yavuz Sultan Selim, Kansu Gavri'nin kendisine rakip olarak çıkardığı kardeşi Ahmed'in oğlu Kasım'ı ele geçirtmiş ve öldürtmüştür.

    [​IMG]