Yaşlılara Haftası Şiirleri

'Karışık Şiirler' forumunda EyLüL tarafından 1 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. Yaşlılara Haftası Şiirler
    Yaşlılara Haftası İle İlgili Şiirler


    Yaşlılara Haftası Şiirleri

    Bir zamanlar o da bir bebekti
    Hokka burunlu, al yanaklı,
    Bir ömre bedel.
    Şu gördüğün kavrulmuş el,
    Pamuk gibiydi.
    Eskiler içindeki bu kambur vücut,
    Mis gibi kokan zıbınlar, fırfırlı elbiseler giydi.

    Annesi ona Gül kızım derdi,
    Sevip okşamak için sıraya girerlerdi.
    Ya babası?
    Getirdiği çikolatayı muzipçe cebinde saklardı
    Onu ağlatmayı herkese yasaklardı.
    Kızı incisi, emeliydi
    Çok mutlu olmalı, hayatı sevmeliydi.

    Ah! Hızla geçti yıllar işte
    Seksen beş yıllık koca bir ömrü
    İçiverdi bir dikişte.

    Annesinin kiraz dudaklı, kalem kaşlısı
    Şimdi huzurevinin en yaşlısı.
    Gençler ondan kaçıyor. Neden?
    Ruh aynı ruh, beden aynı beden.

    Soruyor, gözleri nemli:
    Görüntü bu kadar mı önemli?
    Oysa şimdi anlatacak ne öyküleri var
    Bir yıkılsa aradaki şu duvar!

    Çare yok. Böyle gelmiş bu, böyle gidecek.
    Şimdi bir zamanki tatlı bebek,
    Saatler boyu pencerenin önünde
    Birbirinin aynı günleri tüketmekte,
    Bir an önce yanına alması için Tanrı
    Dualar etmekte.

    Ümit Kilislioğlu Özger


    Yaşlılığa Dair

    Doğan herkes
    Çocuk,genç,orta yaşlı
    Daha sonra da
    Yaşlı olmak zorundadır.
    Çocukluğumuzu anlamadan,
    Gençliğimizi bilmeden,
    Yaşlılığımızı yapamadan yaşarız.
    Hepsinin eksiği varmış gibi gelse de
    Ayrı olmalı hepsinin,
    Çocukluğun,gençliğin,
    Hatta yaşlılığın.
    Yaşlanmamak elimizde değil,
    Geriye dönmek imkansız.
    O halde? ? ?
    Her yaşın hakkını vermeli
    Gerektiği gibi yaşamalıyız.
    Yaşlanman yaşlı olmaktansa,
    Yaşlanınca bile genç kalmasını bilmeliyiz!

    Nuray ZARALI

    Yaşlılık Şiiri

    Aynalar eski bugün
    Yıllar önce sanki dün
    Dün gece genç bakardı
    Gözlerim yaşlı bugün

    Hava yağışlı bugün
    Güneş öldü sanki dün
    Dün gece hep gülerdi
    Gözlerim yaşlı bugün

    Gözlerim yaşlı bugün
    Gözlerim yaşlı bugün

    Fevzi Tuna Ocakoğlu


    Yaşlıları Severim

    Sımsıcak gülüşlerle kucak açar herkese,
    Yüzleri buruş buruş yaşlıları severim.
    Nasıl özlem duyarlar yumuşacık bir sese,
    Elleri kırış kırış yaşlıları severim.

    Bin bir sevinç sığdırır meraklı bakışına,
    Her zaman ilgi duyar hayatın akışına,
    Sırt çevirmez yaşamın düzüne yokuşuna,
    Dosta ömür adamış yaşlıları severim.

    Yılları nasıl geçmiş, yaşamış mı doyunca
    Nice fidan büyütmüş hepsi kendi boyunca.
    Nasıl da mutlu olur bir 'teşekkür' duyunca,
    Sevgilere susamış yaşlıları severim.

    Hep dünleri anlatır, geçmişi çok özlemiş.
    Yüreğinde kim bilir ne sevdalar gizlemiş.
    Bilinmez ki kimlerin yollarını gözlemiş.
    Anılarla yaşamış yaşlıları severim.

    Koşup sarmak isterim bükülmüş bellerini,
    Tutup öpesim gelir üşümüş ellerini.
    Usanmadan dinlesem o tatlı dillerini,.
    Yüzleri buruş buruş yaşlıları severim.
    Elleri kırış kırış yaşlıları severim..

    Ah Yaşlılık…

    Aynalar yansıtır kar beyaz sakalı,
    Çamur banyosunda makyajı pahalı…
    Keli güneş gibi kırıtır havalı,
    Zaman tünelinde gezinirce sanki…

    Belinde ağrılar ayağı son gazi,
    Horca kullanılmış, bir subay gibi Nazi…
    Yinede umuttur, hüzündür fantezi!
    Kulağında çınlar, gençliktir şok yankı…

    İçine bir girsen hazan yağmurları,
    Dışını bir görsen çifte at mahmurları,
    Alaycı bakışlar, oynar su samurları!
    Oynatmak ne mümkün taşıdığı tankı…

    Safet Kuramaz