Yaşlanmanın Moleküler Temelleri

'Sağlık bilgisi' forumunda HazaN tarafından 3 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde ''Yaşlanmanın moleküler temelleri'' konulu konferans düzenlendi.
    Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Akman, Biyoloji Bölümü tarafından düzenlenen konferansta, yaşlanma ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi verdi.
    Yaşlanmanın çok popüler bir konu olduğunu söyleyerek, öğrenci ve akademisyenlerden bu konuda çalışma yapmalarını isteyen Akman, dünyada konuyla ilgili bilimsel çalışma yapan bilim adamlarının sayısının çok fazla olmadığını ifade etti.
    Yaşlanma konusundaki çalışmaların ABD ve Avrupa'nın bazı ülkelerinde yoğunlaştığını anlatan Akman, ''Türkiye'de yaşlanmayı önleyici ürünler çok fazla talep görüyor. Yaşlanmayı önleyici olduğu söylenen (anti aging) ürünler için Türkiye adeta deneme tahtası gibi oldu. Hiçbir bilimsel uygunluğu olmayan ürünlere çok fazla paralar harcanıyor. Bunlara harcanan para araştırmalara ayrılsa, yaşlanma konusunda önemli aşamalar kaydedebiliriz'' diye konuştu.
    Yaşlanmanın bilimsel olarak hücre yaşlanması ve organizmal yaşlanma olarak ikiye ayrıldığını bildiren Akman, şu bilgileri verdi:
    ''Yaşlanma konusundaki bilimsel çalışmalar yaşlanmanın neden olduğu, geciktirilebilmesi veya durdurulmasının mümkün olup olamayacağı konusunda yoğunlaşıyor. Yaşlanmanın nedenleri konusundaki görüşler ikiye ayrılıyor. Bunlardan birincisine göre, organizmanın üreme periyodunu tamamlamasından sonra devamına bir neden olmadığı fikrinde birleşiyor. İkinci görüş ise erken evrede organizmaya yararlı olan genlerin geç devrede zararlı hale gelmesinin yaşlılığın nedeni olduğu fikrini savunuyor. Eskiden, bilim adamları yaşlanmanın genetik olarak programlanma sonucu meydana geldiğini düşünürlerdi. Günümüzde bu inanıştakilerin sayısı azaldı. Artık, yaşlanmanın zamana bağlı bir aşınma olduğu görüşü günümüzde daha yaygın hale geldi.''
    Japonya'nın Okinava kenti ile İtalya'nın Sicilya adalarında insanların 100 yıldan fazla yaşadıklarının tespit edildiğini hatırlatan Akman, bu insanların fiziksel olarak küçük yapılı ve yağ seviyelerinin düşük olduğunu, bu bilgilerin yaşlanma ile ilgili çalışmalarda kullanıldığını sözlerine ekledi. (AA)