Yasemin Pulat - Sana Yazdım

'Şarkı Sözü' forumunda Cossack tarafından 26 Haziran 2010 tarihinde açılan konu




  1. Yasemin Pulat - Sana Yazdım

    Karda, kışta, zorda; baharında yazında mevsimin, sana açtım çiçeklerini içimin, hep sana soldum sonra
    Hep sana üşüdüm ayazında bu aşkın, ben bu şehrin yağmurundan hep sana aktım
    Sana doldu gözlerim şarkıların en acıklı yerlerinde;
    sana bağırdım avaz avaz, sana sustum


    Seni düşündüm yarımında, eksiğinde zamanın;
    sana küstüm kimse bilmeden, kimse bilmeden seninle barıştım.
    Ben bütün papatyaları sana yoldum! Bildiğim bütün küfürleri sana ettim.
    Sana yandım, sana soğudum, sana söndüm.
    Ben bütün yollardan sana gittim, sana döndüm
    Ben hep sana yazdım ya, bütün soru işaretlerini, bütün virgülleri, bütün ünlemleri, bütün noktaları sana koydum.
    Sana açtım bütün parantezleri, bütün parantez içlerini seninle doldurdum.
    Ben sana, ben hep sana, ben bunu da sana yazdım
    Ben sana yazarken her şeyi, sen başka baharında mevsimin, başka zamanında hayatın, başka düşlerin, başka kolların, başka acıların koynunda, yatağında en arsız sevişmelerin;
    ben sana durdum ayakta, sana düştüm
    Sana saydım yok oluşlarımı ve yeniden doğuşlarımı.
    Ben bütün yaralarını içimin, sana sardım
    Sana topladım dağılan parçalarımı dağıldıkları yerlerden; sana hastalandım sana iyileştim.
    Sana fırlattım oklarını hayallerimin; seni hedef aldım, seni ıskaladım, seni vurdum, sana kızdım, seni affettim.
    Sana içlendim, sana sabrettim; ben sana, ben hep sana, yine sana yazdım.
    Ben sana yazdım ya her şeyi; aşkı, ayrılığı, en karasını cümlelerin, en kanlısını, en ihtiraslısını, en yaralısını, en acısını hatta en ağırını.
    Ben uyutmak için bazen içimin canavarlarını, bozmak için aşkın kara büyülerini, yakmak için bazen sana ait kelimelerini dilimin, tuz basmak için tenimin senden kalan yerlerine; uyuyabilmek için, uyanabilmek için, unutabilmek için, unutamamak için, acıtmak için bazen senin de canını, sana yazdım
    Var olmakla yok olmak gibi, kaçmakla yakalanmak gibi, iyiyle kötü gibi, melekle şeytan gibi, atmak gibi kendi uçurumlarından kendini ama ölmemek gibi, ölememek gibi.
    Aşk; ne karmaşık bir şeydi