Yaşar alptekin yeniden doğuşu

'Sorularla İslamiyet' forumunda Semerkand tarafından 23 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]



    Yaşar Alptekin: Aldığım cenaze haberi hayatımı değiştirdi


    Türkiye 12 Nisan 2004 sabahına uyandığında ülkenin en büyük işadamlarından biri olan Sakıp Sabancı'yı uğurlamaya hazırlanıyordu. Ancak bu cenaze namazının bir insanın hayatını sonsuza kadar değiştireceğinden hiç kimsenin haberi yoktu.


    [​IMG]
    Merhum işadamını son yolculuğuna uğurlamaya gelen binlerce kişiden biri de sanat dünyasında dansları ve hızlı yaşamıyla tanınan manken Yaşar Alptekin'di. Ömründe ilk kez katıldığı bu cenaze namazı Alptekin'e kendi gerçekliğini tanıma ve var olma sebebini keşfetme fırsatı tanıdı.

    Yaşar Alptekin ile röportaj için sözleştiğim yere giderken içimde ekranlarda lambada dansıyla tanıdığım eski bir mankenin nasıl bir değişim geçirdiğiyle ilgili merak vardı. Diskotek işletirken kendisine bir lokanta açan Alptekin'in Üsküdar'daki yerine girerken değişimin izlerini rahatlıkla görebiliyordum. Duvarlardan yere kadar her ayrıntı sanki Alptekin'in değişimine şahitlik ediyordu. Lokantasında koydurduğu kitaplıkta bile Peygamber Efendimiz'in hayatından tutun da birçok dinî ve ilmî kitap mevcuttu. Kendi hayatını anlatan Alptekin'i dinlerken biz de bir insanın İslamiyet ile ne kadar mükemmel, samimi ve duyarlı olabileceğine tanıklık ediyorduk. Peygamber Efendimiz'in adını duyduğunda bile gözleri yaşarıp heyecanlanan 46 yaşındaki Yaşar Alptekin ile imanın bir insanın bakış açısını nasıl değiştirdiğini ve yaşadığı müthiş dönüşümü konuştuk.

    Yaşadığınız değişime sebep olan olaylardan bahseder misiniz?

    O gün yoğun bir günümdü. Eve geldim ve ses olsun diye bir müzik kanalını açtım. İlk gelen ses 'Ünlü işadamlarımızdan Sakıp Sabancı'nın cenazesi öğlen namazından sonra kaldırılacaktır' oldu. Bu cümlenin ne öncesini ne de sonrası duydum. Vücudumda müthiş bir titreme hissettim. Ve hemen içimden müthiş bir şekilde cenazeye gitmek geldi. İstiyordum, ama cenaze namazında ne yapılır, onu bile bilmiyorum. Bir arkadaşımla birlikte Fatih'e gittim. Avludan içeriye girdiğimde tamamen farklı bir havaya büründüm. Her adımımda bedenim küçülerek egomun azaldığını fark ettim. Benim kontrolümün dışında bir şeyler gelişmeye başladı. Yılanın deri değiştirmesi gibi bedenim tamamen değişmeye başladı. Etrafıma bakındım; kimileri saatine bakıp vaktin geç olduğunu düşünüyordu. Kimileri 'Meşhur birilerini görebilir miyim?' diye gelmişti. Ve ben garip bir biçimde yerimde sabit olmama rağmen sanki tek tek onların yanına gidip yaşadıklarını hissediyordum. Sonra uzağımdaki tabutu gördüm. O anda orada yatan kişinin Türkiye'nin en zengin adamlarından biri olduğunu ve sahip olduğu hiçbir şeyi götüremediğini acı bir şekilde fark ettim. En kötüsü de ne benim ne de orada bulunan hiç kimsenin bunun farkında olmadığını anlamamdı. İnsanlar sanki sinema salonunda on dakika ara verip fuaye alanında vakit geçirir gibiydiler. Sadece ellerinde bardakları eksikti. Tam o sırada çam ağacının dibinde gözlerini kapamış dua mırıldanan bir teyzeye gözüm takıldı. Sanki bütün insanların uğultusu durdu ve sadece ikimiz kaldık. Sonra ben bir uykudan uyanır gibi oldum. Arkadaşıma dönüp onun da benim de şaşırdığım bir şey söyledim. "Bana namaz kılmasını öğretir misin?" dedim. Akşam 22.00'ye kadar bana namaz kılmayı öğretti.

    Merhum Sakıp Sabancı'yı tanıdığınız için mi gittiniz cenazesine?

    Hayır, Sakıp Sabancı'yı hayatımda hiç görmedim. Uzaktan dahi görmedim. Ve o güne kadar hayatımda hiçbir zaman namaz kılmadım. Fatih Camii'nin nerede olduğunu bile bilmiyordum.

    Neler yaşadınız o gece?

    Evde tek başına saatlerce namaz kılmaya çalıştım. Arkadaşımın kâğıtlara çizdiği şekillere baka baka namaz kılmaya uğraştım. Ama bir türlü beceremedim ve ev bana dar gelmeye başladı. Camiye gitmeyi istedim. Ama ben camilerin geceleri açık olduğunu zannediyordum. Gittiğim en yakın caminin kapısının kilitli olduğunu görünce sabah namazına kadar soğukta kapıda bekledim. İçimde o kadar büyük bir korku vardı ki. Ya beni içeriye almazlar ve ya yanlış bir şey yaparsam diye çok tedirgin olmuştum. Hatta günahkâr olduğum için Allah'ın beni çarpmasından bile korkuyordum. İlk defa gerçek manada bir camiye gittim. Daha önce turistik camileri gezmiştim; ama bir Fransız turist gibi. Yani o bilinçle ve idrak ile ilk defa giriyordum. O an ezan okunmaya başladı. Ve ben o kadar irkildim ki. Her hücrem zangırdamaya başladı. Namaza durdum ve öyle bir namaz kıldım ki. Dünyadaki hiçbir şeyi değil sadece Rabb'imi düşünerek kıldım. Şimdi her namaza durduğumda "Allah'ım ne olur onun kıymetini bilemedim. Onun o güne ait olduğunu bilemedim. Bana aynı duygularla namaz kılmayı nasip et." diye yalvarıyorum.

    Böyle büyük bir değişim geçirebilmeniz için öncesinde de fikrî bir hazırlık döneminiz oldu mu?

    Ben siyahtım da beyaz olmadım, griydim zaten. Bir arayış içindeydim. Kendi iç seyahatlerim oldu. "Ben kimim? Neyim? Ne olmalıyım?" sorularını soruyordum. Seneler önce, iş hayatımın en tepe noktasında olduğum zamanda, dünyadaki starların yaşantısını araştırdım. Baktım ki, hayatları ya uyuşturucu, ya alkol ya da intiharla sonuçlanmış. Bu beni rahatsız etmeye başladı ve "böyle bir sona doğru yolculuk ediyorum" diye düşündüm. Birdenbire, kendimi hızla akan bir nehrin sularında, şelâleye doğru giden biri olarak gördüm ve derhal kıyıya çıkmam gerektiğini hissettim. Artık bende bir paronaya başlamıştı. "İnsanlar beni Yaşar Alptekin olduğum için mi, yoksa ben olduğum için mi seviyor?" diye sormaya başladım. Zor durumda kalmadıkça, kimseyle görüşmek istemiyordum. Bu sorgulamayla beraber, altı sene kadar mankenliği ve sinemayı bıraktım. Rabb'im bu arayışı görerek, hak ettiğim doğrulukları görmeyi nasip etti.

    Hayatınızdaki en büyük değişim ne oldu?


    [​IMG]


    Zaman zaman kendimi eski alışkanlıklarımdan çok farklı şeyler yaparken yakalıyorum. Eskiden trafik sıkıştığında sinirlenip bağırırdım. Şimdi yeterince zaman ayıramıyorum, fırsat buldum diyerek kitap okumaya başlıyorum. Şimdi Allah'tan sadece hakkım olanı istiyorum. Biliyorum ki en büyük hak olan Rabb'im, benim neyi hak ettiğimi çok iyi biliyor.

    Eski arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz?

    Birçok arkadaşımla görüşüyorum. Kutuplaşmaya karşıyım. Çünkü bizi bekleyen insanlar da var. Bilgilerimizi hissettiklerimizi aktarmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü günah günahla kapanmıyor. Ama şöyle bir zorluk yaşıyorum. Arkadaşlarıma yaşadıklarımı anlattığımda bana eski yaşantımı hatırlatıyorlar. Ama onlara hiç kızmıyorum. Tebessüm ediyor ve arkasından bir hüzün yaşıyorum. Ben kurtuldum; ama bunu yaşayamayanlar için çok üzülüyorum. Çünkü imanın insanı ne kadar değiştirip mutlu ettiğini çok iyi biliyorum.

    Peygamber Efendimiz neler hissettiriyor size?

    (Ağlıyor...) Efendimiz'in adını duyduğumda gözyaşlarımı tutamıyorum.

    Çok farklı bir ruh haline giriyorum. En büyük hayalim hacca gittiğimde

    onun gezdiği topraklara ayak basabilmek.
     



  2. güzel bir paylaşımdı teşekkürler mostar emeğine sağlık
     



  3. Cevap: Yaşar alptekin yeniden doğuşu

    Merhaba ben bu forumda yeniyim.Düzce-Akçakocadan aranıza katıldım.Gönüllü Akçakocalı Hanımlar Eğt.ve Yardımlaşma derneği başkanıyım.Yaşar Alptekini Akçakocaya çağırmak istiyoruz.Nasıl irtibata geçeceğimi bilmiyorum.Yardımcı olursanız sevinirim.