Yaşanmış Dini Başarı Hikayeleri

'Dini Konular' forumunda Yasemin tarafından 2 Mart 2013 tarihinde açılan konu


  1. Yaşanmış Dini Başarı Hikayesi



    Yaşanmış gerçek Dini hikaye örnekleri..

    Nuhun Gemisi

    Her peygamber bir medeniyetin öncüsüdür.Beşerin bunalım geçirdiği her devirde,bu bunalımı önleyecek bir peygamberi allah göndermiş ve inanan insanlara hidayet vermiştir.Asi kavrimlere gelen musibetler çeşitli olmuş ve kur an da bunlar yer yer anlatılmıştır.

    Bütün mükaddes kitaplarda yer aldığını bildiğimiz nuh un tufanı bir kavmin başına gelen en evim olaylardan biridir.

    Belkide en büyüğüdür.Bu yönüyle mevzu çok dikkatimizi çekmiş ve beşer tarihi boyuncada da dikkatleri üzerine çekmeyi becerecektir.Bu konu üzerine küçük bir çaptaki çalışmalarımızın hedefi bu gemi üzerine dikkatleri çekmekten ibarettir.Nuh tufanı ile alakalıçalışmaların zaman zaman yayınlanmış,bu uğurda filmler çevrilmiş ve pek çok mecmualarda ilmi sayılabilecek çapta makaleler neşredilmiştir.Bu konu ile alakalı çalışmaların farkı nuh un gemisi diye adlandırdığımız kütleye ışık tutmak ve ve gün yüzüne çıkmakta çıkmasında çaba sarfetmektir

    Allah'ın Beratı

    Rufaî tarikatına mensup müridlerden biri bir gün kendisine çok güvenerek cezbe halindeyken şöyle dua etti:

    - Ya Rabbi Cehennemden azat olduğuma dair bu aciz kuluna bir belge gönder.

    Aradan çok geçmedi, gök yüzünden beyaz bir kâğıt geldi. Alıp baktılar ki, kâğıtta hiçbir yazı yok. Kâğıdın geldiğini görerek sevinen o mürid, içinde bir yazı olmadığını görünce çok üzüldü, mükedder bir vaziyette durumu şeyhine anlatmak üzere kâğıdı Ahmed Rufai Hazretlerine götürdü.

    Ahmet Rufaî Hazretleri kâğıdı eline alıp bakınca kendinden geçti ve şükür secdesine vararak:

    - Ey bari Hûda, sana hamd ü senalar olsun. Bu zayıf kulunun müridlerinden bir kimseye böyle bir berat göndermek şerefine eriştirdin, dedi.

    Müridler:

    - Efendim dediler. Biz orada bir yazı görmüyoruz, siz ise bu şahsın cehennemden azat olduğunu nasıl anlıyorsunuz? dediler.

    O:

    - Ey benim müridlerim ve sadık dostlarım, kudret eli siyah yazmaz, siz buradaki yazıyı göremiyorsunuz, bu kâğıdın üzerindeki yazı nurdan kalemle yazılmıştır, buyurdu


    Alın Teri
    İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce:

    - Kurban olayım, niçin bu işi başkalarına bırak mıyorsun? diye sordu.

    - Niçin başkalarına bırakayım? Halbuki benden daha üstün kişiler bile, daima bu gibi işlerle meşgul olmuşlardır.

    - Allah'ın elçisi, Emirülmü'minin ve bütün ecdadım. Esasen tarlada çalışmak ve ziraatla meşgul olmak Peygamberlerin, peygamber vasilerinin ve Allah'ın seçkin kullarının başta gelen, en önemli adetlerinden biridir.
    Bihar ul-Envar
     



  2. Cevap: Yaşanmış Dini Başarı Hikayeleri

    4 MAHALLELi KASABA

    Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede Evetama"lar yaşıyormuş. Evetama"lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.

    İkinci mahallede Yapıcamlar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış.

    Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş. Üçüncü mahallede yaşayan Keşkecilerin, hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama, her şey olup bittikten sonra. Keşke'cilerin de başları kanarmış hep, duvarlara vurmaktan!

    Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise İyikiyaptım'lar otururmuş. Keşkeci"ler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış.

    Yapıcam'lar Keşkecilerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış. Evetama'lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş.

    İyikiyaptım mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmayışıymış!.