Yalnızlığın Keyfini Çıkarın..

'Kadınca' forumunda Nalan tarafından 15 Nisan 2013 tarihinde açılan konu


  1. Bireysel yalnızlığımızın keyfini çıkarmayı öğrenmenin ödülü, yaşamı iyi şeylerle yaşamaktır. Yaşam enerjimizi yenileyebilmek ve bu enerjiyi boş yere harcamamak da, bu keyfin beraberinde gelecek yeteneklerdir. Yalnızlıktaki sessizlik anında, genelde dış uyarıcılarla meşgul olan benliğimizi kendi içimize çağırma şansını yakalarız. Fakat bu sessizlik anları, lüks gibi gelir insan oğluna çoğu zaman, çünkü bu sessizliği yaşamaya pek alışık değildir. Daha da gerçeği korkar bu sessizlikten...

    İçimizin dışındaki gürültü ve kargaşaya bağımlı yaşadığımız oranda, bu sessizliğe olan ihtiyacımız günden güne artar ve içsel diyaloglarımıza daha da özlem duyar hale geliriz. Örneğin, işten döndükten hemen sonra, kendimiz için yapacağımız en keyif verici şey birkaç dakika da olsa yalnız kalmaktır. Fakat maalesef sevdiklerimiz, bitkinlikten doğan bu istemimizi çoğu zaman farketmezler ve tüm iyi niyetleriyle çay içmeyi teklif ederek, bizi günümüz hakkında soru yağmuruna tutarlar. En azından biz bu soruları yorgunluktan dolayı bardaktan boşalırcasına yağan yağmur gibi algılarız.

    Örneğin, yaşlı dul annesine bakmak için çalışmak zorunda olan bir arkadaşımdan bahsetmek istiyorum. Annesini çok sevmesine ve ona çok iyi bakmasına rağmen, iş çıkışından hemen sonra alışverişe koşturmak, eve vakitli dönmek gibi yaşamsal sorunlardan boğulur bu genç kadın.. Bütün gün evde yalnız kalmış anne ise doğal olarak, kızıyla konuşmaya ihtiyaç duya, zira genç kadın gün boyunca iletişim halinde olduğundan dolayı biraz sessizliğe ihtiyaç duymaktadır. Eşdeyişle bütünüyle ayrı istek içerisindeler. Bu durum nasıl çözüme kavuşur? Sadece biraz sessizliğe ihtiyaç duyan genç kadın u istemini dile getirdiğinde, farklı bir nesilden ve yetiştirilme tarzından gelen anne, bu istemi genç kadının tüm iyi niyetine rağmen yanlış algılayarak reddedildiğini sonucuna varabilir ve öfkelenerek kendi odasına kapanabilir. Oyse ki, böyle bir durumda suçlanacak hiç kimse yoktur.

    Yapılabilecek en iyi şey, genç kadının banyo yapmak istediğini söyleyerek geri çekilmesi olacaktır. Çoğumuzun bildiği gibi, telefona ya da kapı ziline yanıt verilemediği durumlarda, ''banyodaydım, duş alıyordum'' gibi mazeretler çok geçerli sayılabilecek mazeretlerdir ve olumsuz kanıya neden olmazlar. Genç kadın banyo yapmak istediğini söyleyerek, hem kendi ihtiyacı olan sessizliği yaşayabilir, hem de annesini incitmemiş olur.

    Kendimize gereken önemi gösterebilmek çoğu zaman, zor elde edilebilen bir beceridir - bu zorluğun kaynağı ise genelde başkalarıdır -. Kasıtlı olmasa da diğer bireyler bu önemin farkında değillerdir. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz dingin ortamı kendi kendimize yaratmamız gerekmektedir, başkalarını incitme olasılığımız olsa da! her şeyden önemlisi, başkalarının beklentilerinden önce kendi benliğimizin isteklerine cevap verebilmemiz önemlidir. Bu istemlere gereken hassasiyeti gösteremediğimiz takdirde, ruhsal depresyonların kurbanı oluruz.

    Bireysel yalnızlığımızı hergün, kendimize en azından birkaç saat zaman ayırarak yaşamalıyız ve onun keyfini çıkarmalıyız. Bu keyif, fiziksel ve ruhsal anlamda yaşadığımıztüm zorluklara karşı mücadelemizde de bize yardımcı olacaktır. Gün boyunca yaşadığımız gerginliği hafifleterek, ruhunuzu yaşamla içiçe yaşayabilir kılacaktır. Yeterince dinlendirilmemiş bir ruh, hem kendi içinde hem de yaşadığı sosyal hayatta çatışmalarla karşı karşıya kalacaktır.