Yağmur atında

'En Güzel Şiirler' forumunda Filiz tarafından 22 Mayıs 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Yağmur Altında...

    Kaç gündür yağmur altındayım… yüreğime çiseleyip duruyor... bir güz yeşilinde bir seher esintindeyim sanki… günlerdir yağmurda kalmış gibiyim… biraz da üşüyorum herhalde… yağmurun damlalarında hatıralarım kırık tebessümle hüzün dağıtıyor içimin ülkesine.

    Ve bu üşümüşlüğümde düşünüyorum.
    Bilmiyorum yüreğimi kime açayım… hani sen diye başlayacağım cümlelerimi ,kimin için kurayım.. kimin için ha!.. söyleyin bana ;şu yağmur yüklü halimle ,şu gözyaşımla şu.. şu halimle kime gönlümü açayım…

    Annem var dı, Sibirya dönüşlerinde sımsıkı sarılan… hatırlıyorum da bir ilk bahar gecesinde günlerce yağmur altında kalmıştım perişan yaylasında, ve kurtlar dalmıştı sürümüze.. üşümüşlüğümle gece koyunları ancak getirebilmiştim.. annem kapıyı açıp halime ağlamıştı ve sarılmıştı en yürekten ve derin den gözyaşları ile.. bütün yorgunluğumu almıştı… şimdi ise annem yataklarda asırlık yorgunluğumu alamayacak kadar yorgun..

    Kardeşlerim ..yiğit kardeşlerim dünyaya güzel güller dikmek için yollara çıkmış kardeşlerim şimdi içimin kuru gülleri ile sizi meşgul edemem ki..

    Elimden kayarak giden gençliğim.. at koşturmacası ile dağları denizleri aştığım gençliğim sen de yalancı safak gibi elimden kayıp gidiyorsun… sana ne anlatayım ki..

    Ve sen yürek çırpıntım.. içimin alazını alan, hatırıma geldikçe nisan yağmurun da çiçek acan, yağız atları içimde koşturan, ilk gençliğimi her hatıra da bana veren… Sibirya soğuklarından güz yaprak dökümüne ruh hayalimin tuvaline bin bir renk senfonisini sunan… ya sen sana anlatabilirmiyim….

    Nerelerdesin nereye gittin.. yüreksiz yaşanır mı.. işte tam yüreğimde yaşadığım boşluğu bir sorsan yüreğine… kalakalmışlık sanki benimkisi çöl ortasında..

    Yakup yusufuna kavuştu, nuhun gemisi karayı gördü..mecunun Kenan ilinde uzaktan da olsa leylayı gördü.. gece sabahı, her kış bahara ulaştı.. ya ben umutsuz milatsız bir gönül seferinde hüzün yudumlamaktan başka ne yapabilirim ki..

    Ne yapabilirim ki… tutsak bir gönülle sevgiyi içime haram ettiğimi nereden bileceksin.. seherlerde öten her kuşa hıçkırdığımı,, giden her turna katarına gözlerimle, gözlerimden akan gözyaşlarımla baka kaldığımı nerden bileceksin… kaderin emrine rızadayım… ama içimi biliyorum ki gülmeyi haram ettim kendime..

    Yağan yağmurda ıslanırken ben… üşümüşlüğüm ayaz seherlerde artarken… kimsesizlik denizinde biraz daha yanlızlığa doğru yolculukta iken, bildim bildim yüreğime visali serpecek hiçbir fani yok… yok hiçbir sevgiliden içimin acılarına merhem.. yok dallarımdan dökülen yaprakların yerine filizler dikecek.. yada kuruyan hayal güllerimin yerine yeni gül kokuluları saçacak..

    Yok yanık yüreğime sonsuzluk suları dökecek.. belki hani bir ümit belki… bir gün gençliğimiden arta kalan bir güz gününde ölümün kollarında yol alırken kabire ben , sen uzaktan gözlerinde yaşla kalakalırken… dinlenir ruhum..

    Neyleyeyim… tutsak düştüm… ve ölümü yar seçtim… beni bir o anlar… bekliyorum seni.. gel sımsıkı sar.. kabirin ötesinde belki de sevgiliye kavuşmak var.. işte ozaman bin asırdır devam eden hayallerimden süzülen bir sevdayı bütün dünya görecek, sen de içimi göreceksin ve ölümü benim kadar çok seveceksin..

    Oturdum şimdi mezarlığa yağan yağmur altın da yüreğimin acılarını ölüme pay ediyorum.


    Alıntı
     


  2. Eco

    Eco


    Paçiiiii emeğine sağlık harika bir yazı :f40: :f118: :f118:
     



  3. emeğine sağlık güzel bir yazı
     



  4. bu güzel paylaşımına teşekkürler filiz emeğine sağlık
     



  5. filizcim ellerine yüreğine sağlık