Yağ Lipid Metabolizması

'Ders notları' forumunda Violet tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Yağ Lipid Metabolizması
    Yağ Metabolizması - Lipid Metabolizması - Yağ Metabolizması Bozukluğu - Yağ Metabolizması Nedir



    Besinlerle alınan yağ moleküllerinin büyük kısmını trigliserid adı verilen moleküller oluşturmaktadırBunun yanında fosfolipid, ve kolestrol molekülleri yağlı besinlerde daha az miktarlarda bulunular

    Lipidler yapı itibariyle gliserin ve yağ asitlerinin teşkil ettiği moleküllerdirLipid molekülleri hidrofobik özellik göstermelerine karşın organik eriticilerde çözünürlerÖrneğin alkol, eter, aseton ve klorofom gibi uçucu sıvılar içerisinde çözünebilir

    Yağ molekülleri çok uzun bir yapıya sahip olup, biri " Hidrofobik " diğeri " Hidrofilik " iki kutuba sahiptirYağlar, vücudun ince bağırsağında pankreas ve safra kesesinden gelen enzimlerle küçük parçalara ayrılırlarYağların parçalanması ise " Lipaz " adı verilen bir enzim ile olur

    Yağlar parçalanıp yağ asitlerine kadar ayrıştırıldıktan sonra ince bağırsaklardan emilir ve kana karışırYağ asitleri hücreler tarafından enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılırlarYağ asitleri bazı hücrelerde sitoplazma içerisinde okside olarak ATP üretimine katılırken, çoğu hücrede mitokondri içerisine girerek ATP sentezlenmesini sağlar

    [​IMG]


    Yağ asiti moleküllerinin yapısını gösteren şekilde, molekülün hidrofilik ve hidrofobik kısımları görülmektedir
    Yağlar vücuda girip yağ asitlerine kadar ayrıştıktan sonra ya depo edilirler yada enerji ihtiyacı için kullanılırlar

    Yağ asitleri vücutta fazla miktarlarda bulunduğu zaman trigliserid şekline dönüştürüldükten sonra yağ dokularında depo edilirlerİnsanların şişmanlamasının nedenide budurFakat aksine, kaslar fazla çalıştığı zaman kas hücrelerindeki mitokondriler ATP üretmek için ortamda bulunan yağ asitlerini, depo edilmesine fırsat bırakmadan kullanırak enerji ihtiyaçlarını karşılarlar

    Şişman bir kimse elinden geldiğince spor yapıp hareket ederse, yağ dokularındaki trigliserid molekülleri, enerji gereksinimi olduğu için yağ asitlerine kadar parçalanacak ve mitokondrilere ulaştırılacaktır

    Yağ asitlerinin mitokondriye girişi direk değildirÖncelikle Asetil CoA ile bileşik kurarak " Yağ Asil - CoA " kompleksini kurarBu aşamadan sonra hücre içerisinde bulunan ve " Kornitin " adı verilen bir enzim eşliğinde mitokondri membranından geçerek mitokondri matrix ' ine ulaşır

    Yağ asidi + CoA + ATP <---------------> Yağ asil - CoA + AMP + PPi

    Denklemde yağ asitinin CoA (Koenzim A) ile komleks oluştururken ATP harcamaktadırATP enerjisi kullanılınca ATP (Adenin trifosfat) AMP (Adenin monofosfat) ' a dönüşmektedir





    Yağların kan sıvısında taşınması ise ortak çalışan iki protein ile gerçekleşmektedirBu proteinlerden birisi
    " Lipoprotein " diğeri ise " Apolipoprotein " adını alır Yiyeceklerle alınan yağ ve kolestroller önce lipoprotienler ile paketlenirlerLipoprotinlerin üzerilerinde ise apolipoprotein molekülleri vardırApolipoprotein ise ise lipide bağlanan kısımı oluşturmaktadırYani Lipoprotein apolipoproteini taşır, apolipoprotein ise yağa bağlanırBöylelikle yağ molekülü dokulara kan yolula taşınmış olur

    Yağların yıkımı :

    Yağların yapıtaşlarının yağ asitleri olduğunu belirtmiştikYukarıdaki şekilde görülen yağ asiti molekülünün hidrofilik ve hidrofobik uçları, yağların suya döküldüklerinde misel oluşturmalarına neden olur

    [​IMG]


    Şekilde yağ asitlerinin su içerisinde oluşturdukları micel yapısı görülmektedir

    Yağ asitleri, hidrofilik uçları dışa, hidrofobik uçları ise iç tarafa gelecek şekilde dizilirlerMavi bölge yağ asitinin hidrofilik bölgesi, kırmızı ince bölge ise molekülün hidrofobik kuyruğunu temsil etmektedir

    Besinlerle alınan büyük yağ molekükleri, bağırsakta sindirilirken önce misellerine kadar ayrıştırılmakta ve daha sonra bu miselleri parçalayan enzimler iş görmektedir




    İnce bağırsağa gelen büyük yağ molekülleri, öncelikle safra kesesinden salgılanan tuzlarla etkileşime girerek kendilerinden daha küçük yapıya sahip misellere dönüşürlerBu şekilde küçültülüp misele dönen yağ molekülleri daha sonra pankreastan salgılanan lipazlar vasıtasıyla parçalanmaya ve yağ asitlerine kadar ayrışmaya başlarAyrışan yağ asitleri difüzyon yolu ile bağırsak mikrovilluslarından emilirFakat emilim esnasında yağ asitlerinden trigliseridler sentezlenerek bu haliyle kana karışır ve lipoproteinler vasıtasıyla paketlenerek gerekli yerlere ulaştırılır

    Dokulara ulaşan trigliseridler genel olarak 3 aşamada yıkılarak enerji ihtiyacı için kullanılırlar

    * Trigliseridlerin hidrolizi
    * Alfa - oksidasyonu
    * Beta - oksidasyonu

    1-) Trigliseridlerin hidrolizi :
    Trigliseridler Lipaz enziminin etkisiyle digliserid, monogliseridserbest gliserol ve yağ asitlerine kadar ayrışırlar

    2-) Alfa - oksidasyonu :
    Trigliseridlerin hidrolizi ile serbest kalan yağ asitleri, alfa - oksidasyon kimyasal reaksiyonlarına girerek yıkılmaya başlarAlfa - oksidasyonunda yağ asitleri, hücrenin Endoplazmik Retikulumunda aktive olmadan direk olarak parçalanırlar

    3-) Beta - oksidasyonu :
    Beta - oksidasyonu, yağ asitlerinin parçalandığı diğer bir kimyasal reaksiyon basamaklarıdırParçalanma mitokondride gerçekleşmekte ve aynı zamanda yağ asitinin Asetil - CoA ile kompleks oluşturup aktive olması gerekmektedir

    Vücuda alınan karbonhidratlar, fruktoz, mannoz ve sukroz gibi şekerlere, glikoz şekeri ise glikojene çevrilip depo edilirFakat karbonhidrat fazla miktarda alınırsa bu kez glikozun fazlası glikojene çevrilemeyeceğinden, öncelikle yağ asitlerine ve daha sonrada trigliseridlere dönüştürülüp depo edilir

    Hücrede aynı zamanda " Peroksizom " adı verilen yapılarda da yağ asitleri parçalanmaktadırPeroksizomlar yağ asitlerini parçalarken ürün olarak H2O2 (Hidrojen peroksit) meydana getirH2O2 nin fazlası hücre için toksik etki yapacağından, " Katalaz " enzimi ile parçalanarak H2O ve H2 ye dönüştürülürMitokondride ise yağ asiti parçalanırken direk olarak H2O meydana gelir





    ---------------------------------