World of Warcraft: The Burning Crusade

'Oyun Bölümü' forumunda ßyFeaR tarafından 16 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. World of Warcraft: The Burning Crusade

    Blizzard'ın yaptığı oyunlar, her zaman için insanları kendine bağlamasıyla ve aradan yıllar geçse bile kendilerini hala oynattırabilmeleriyle öne çıkmıştır. Aradan neredeyse 10 yıl geçmiş olmasına rağmen hala StarCraft oynayan pek çok oyuncu bulmak zor bir iş değil. Yada Diablo 2'yi arada sırada yükleyerek oyuna hiç sıkılmadan en baştan başlayan oyuncu sayısı hiç azımsanacak sayıda değil. Ama kabul edelim ki, World of WarCraft, Blizzard'ın bağımlılık yapan oyunlarının arasında, firmanın kendi başarısını da aşan bir oyun oldu.

    Şimdi ise, The Burning Crusade, WoW'un çıtasını bir adım daha ileriye taşıyor. WoW'dan artık sıkılmaya başlamış olan oyuncuları bile tekrar kendine bağlayabilecek yapıda olan bir ek paket var karşımızda.

    Normal WoW'u zaten oynadığınızı farzedecek olursak, TBC'yi yükledikten sonra yapacağınız ilk iş, hesabınızı upgrade etmek olmalı. Hesabınızı upgrade etmediğiniz sürece, expansion'ın getirdiği yenilikleri de kullanamazsınız. Upgrade işlemini ister yükleme sırasında size sorulduğunda, isterseniz de 302 Found adresinden yapabilirsiniz. Upgrade işlemi tamamlanıp oyuna girdiğinizde, eğer karakteriniz 58+ level ise yapacağınız ilk iş muhtemelen Blasted Lands'teki Dark Portal'dan ek paketteki en geniş içeriği barındıran Outland'e geçmek olacaktır.

    Ek pakedin ana teması olan Outland'e geçtiğinizde nelerle karşılaşacaksınız peki? Outland, toplam 7 bölgeden oluşuyor. Dark Portal'dan geçer geçmez kendinizi Hellfire Peninsula'da bulacaksınız. Genel olarak level 58-62 arası düşmanları içeren bu bölgede Outland'e alışmaya çalışırken, TBC'nin yeniliklerinin birçoğunu da deneme şansınız olacak. Daha Outland'e adımınızı attığınız anda Stairs of Destiny'deki muazzam savaş nutkunuzun tutulmasına neden oluyor zaten. Solda Alliance güçleri, sağda Horde güçleri ve karşılarında da devasa bir Pit Commander önderliğindeki Burning Legion savaşçıları. Sürekli devam eden bu savaşı durup izlerken etkilenmemek mümkün değil. Bu büyüleyici savaştan gözlerinizi ayırmayı başardığınızda ise, Outland'deki questlerinize başlamak üzere Alliance için Honor Hold, Horde için Thrallmar'a doğru yola çıkacaksınız. Quest'ler çoğunlukla WoW'dan zaten alışık olduğumuz tarzda. 5 tane şundan kes, 10 tane bundan kes, şu kadar ondan topla tarzı alıştığımız quest'ler Outland'de de peşimizi bırakmıyor. Ama tabi ki yeni tipte, daha komplike birçok quest de karşımıza çıkacaklar arasında. Örneğin bombardıman questleri. Zırhlı bir gryphon/wyvern'in sırtına atlayıp Area 52 yapımı bombalarımızla Burning Legion yerleşim ve askerlerini bombaladığınız görevler gerçekten zevkli olmuş örneğin.

    Blizzard'ın daha önce Eastern Plaguelands ve Silithus'da denediği ancak başarısızlıkla sonuçlanan World PVP sistemini Outland haritalarında çok daha başarılı bir şekilde canlandırdığını Hellfire Peninsula'ya adım attığınızda göreceksiniz. Çoğu bölgede bulunan PVP görevleri, kuleleri ve belli bölgeleri ele geçirmeniz karşılığında sizi özel madalyalarla ödüllendiriyor. Bu madalyaları kullanarak belli karakterlerden yeni eşyalar satın alabiliyorsunuz, ki bazı eşyalar gerçekten harcanan çabaya değecek kadar güzel.
    Hellfire, Zangarmarsh, Terokkar Forest diye gezerken Nagrand'a adım attığınızda ise, World PVP'ye gelen esas ve en büyük yenilikle karşılaşıyoruz; Halaa. Nagrand'ın ortasında bulunan bu şehir, Alliance yada Horde tarafından ele geçirilebiliyor. Ve şehri elinde tutan tarafın NPC'leri şehirde yerlerini alıyorlar. Şehirdeki vendorlar ve sattıkları eşyalara ulaşmak isteyen oyuncular Halaa şehri için sürekli bir savaş içerisinde oluyorlar. Gryphon noktalarından kalkan Gryphon'larla şehirdeki guard'ları ve oyuncuları bombalayabiliyorsunuz. Şehirdeki tüm guard'lar öldüğünde ise, şehrin ortasındaki bölgeyi ele geçirmeniz gerekiyor. Bu savaş içerisinde, karşı takımdan bir oyuncuya son vuruşu yaptığınızda kazandığınız Halaa Battle Token'ları da, yine az önce belirttiğim özel eşyaları almak için kullanabiliyorsunuz (ki bunların içerisinde Epic Talbuk binekleri de var).

    Blizzard hazır PVP'ye değinmişken olayı sadece World PVP'yle sınırlı bırakmamış, bizlere bir adet de "Eye of the Storm" isimli yeni Battleground hediye etmişler. Netherstorm'un şimşeklerle bezeli kaotik ortamında geçen bu battleground için tam olarak Warsong Gulch ve Arathi Basin karışımı diyebiliriz. Battleground içerisinde bulunan 4 adet kuleyi ele geçirip elinde tutan ve 2000 puana ilk kavuşan taraf kazanıyor. Aynı zamanda haritanın tam ortasında bulunan bayrağı kapıp kendi kontrolünüzdeki kulelerden birine getirmeyi başarabilirseniz de ek puan kazanıyorsunuz. 61-70 level'lar arasında tadını çıkarabileceğiniz bu battleground'un eski battleground'lardan sıkılanlara ilaç gibi geldiği bir gerçek. Tam TBC öncesi çılgınlar gibi PVP kasıp “Alterac Valley” adını duyunca hafif bir mide bulantısı yaşamaya başlayan ben, Eye of the Storm'dan oldukça memnun kaldım açıkçası.

    Outland içindeki her bölgede en azından bir adet Alliance, bir adet de Horde kasabası bulunsa da, tüm oyuncuların ortak buluşma noktası olan Terokkar Forest'taki Shattrath City, her iki tarafın oyuncularına da açık. Aynı zamanda Outland'deki en büyük şehir olan Shattrath, içerisinde barındırdıklarıyla ve Outland'in merkez sayılabilecek bir yerinde bulunmasıyla birçok oyuncunun Heartstone noktası olacaktır şüphesiz.

    Shattrath'ı biraz dolandığınızda, burada seçebileceğiniz iki adet faction olduğunu göreceksiniz. Eskiden bir Draenei tapınağı olan Shattrath'ın asıl sakinleri olan Aldor, ve Kael'Thas'ın en seçkin Blood Elf takımı olan ama Shattrath üzerine çıktıkları seferde taraf değiştirip Kael'Thas'a karşı dönüp A'dal'a sadakatlerini sunan Scryers. Bu iki grup birbirinden pek hoşlanmıyor ve birinden birini seçtiğinizde ve o taraf ile reputation kazanmaya başladığınızda diğer tarafla olan reputationınız azalıyor. Bu yüzden seçiminizi iyi yapmanızı tavsiye ederim, çünkü taraflardan birini bir kere seçtiğinizde, tarafınızı değiştirmek isterseniz büyük bir zahmete katlanmanız gerekiyor.

    Bu iki taraftan birini seçmeniz ve seçtiğiniz tarafla olan reputation’ınızı yüksek tutmanızın tabi ki birçok avantajlı yanı var. İki tarafın da omuzluk enchant’ları, çeşitli silah, zırh ödülleri, epic meslek tarifleri gibi ödülleri var.

    Reputation'a değinmişken, TBC öncesi WoW'da saatlerce yaratık kesmemize ve sıkıntıdan baygınlık geçirmemize neden olan reputation sistemi de değişimden nasibini almış. Artık reputation kazanmak eskisine nazaran çok daha kolay. Tabi yine de bir anda tüm faction'larla Exalted olabilmeniz mümkün değil, ama hiç olmazsa artık öldürdüğünüz mob başına 1 reputation, tekrarlanabilir questlerden 50 reputation saçmalığı ortadan kalkmış durumda. Genellikle mob başına 10 reputation, tekrarlanabilir questlerden de 250-500 civarı bir reputation (ki bazen çok daha fazla geldiği de oluyor) kazandığımız için bu konuda eskisi kadar sıkıntılı değiliz. Ama yine de bazı faction'larda bir yerden sonra işin yine tamamen grind yapmaya dönmesi biraz sinir bozucu maalesef.
    Gelelim Outland instance'larına. Blizzard, instance'larda çok kanatlı sistemi sevmiş olacak ki, Outland'deki bütün instance'ların birden çok kanadı var. Örneğin Hellfire Peninsula'da, Hellfire Citadel instance'ının ayrı ayrı tam dört kanadı var. Ramparts ve Blood Furnace, Outland'e yeni ayak basanların girebileceği, TBC'de karşımıza çıkacak ilk instance'lar. Shattered Halls ise level 70'e hitap ediyor ve içerisinde Fel Orc'ların WarChief'i Kargath Bladefist'i barındırıyor. Son kanatta ise, WarCraft 3'te Illidan'ın tahtını elinden zorla aldığı ve hapsettiği Magtheridon'un ini olan Magtheridon's Lair bulunuyor. Magtherdion's Lair haricindeki kanatlar 5 kişilik standart dungeon'lar iken, Magtheridon's Lair, Onyxia's Lair türevinde bir 25 kişilik raid instance'ı. Evet, yanlış okumadınız, 40 değil, 25 kişi dedim. Çünkü TBC ile birlikte gelen tüm yeni intance'ların kişi sınırı 40'tan 25'e düşmüş durumda. Bu aslında bir çok yönden iyi sayılabilecek bir değişiklik. Küçük guild'lerin daha kolay adam toplayarak raid yapabilmesi ve büyük guild'lerin de 2 gruba ayrılarak daha çok loot'a ulaşabilmesi adına şüphesiz yararlı bir değişiklik. Eski Azeroth instance'larına ise hala 40 kişi ile girebilmek mümkün.
    Birkaç kanattan oluşan instance'lar sadece Hellfire Citadel'den ibaret değil tabi ki. Coilfang Reservoir, Auchindoun gibi instance'lar da birden çok kısımdan oluşuyorlar ve her kısım farklı bir level grubuna hitap ediyor. Bu sayede level 70'e giden yolda neredeyse her level için farklı instance'lar bulduğunuzdan, aynı instance'ı defalarca yapıp sıkılmaktan kurtuluyorsunuz. Seçenek bol olunca, size sadece seçmek kalıyor.
    Ayrıca instance dışı bölgelerdeki görev ve event'lar da instance içi eğlenceleri aratmayacak kadar zevkli olmuş. Honor Hold'daki Exorcist göndermesi olan iblisler tarafından etkilenmiş kumandanın içinden iblisi çıkartan Draenei, Thrall'ın Outland'e gelişi derken WoW adeta bambaşka bir WoW olmuş, ve uzun süre sıkılmadan oynanacak, kolay kolay tüketilmeyecek bir içeriğe sahip bir şekle bürünmüş.
    Ama tabi Outland'deki en büyük zevklerden birini de ancak level 70'e (Druid'ler için 68) ulaştığınızda yaşayacaksınız.


    [​IMG]

    [​IMG]