Warhammer Online: Age of Reckoning

'Oyun Bölümü' forumunda ßyFeaR tarafından 16 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Warhammer Online: Age of Reckoning

    Ultima Online ismiyle başlayan başarılı serüvenlerini Dark Age of Camelot’un potansiyel sahibi ve zengin alt yapısı ile sürdürmeyi başaran Mythic Entertainment, uzun soluklu bir yapım aşaması ve erteleme süreçlerinden geçen, milyonlarca hayranın tepkilerini görme ihtimali söz konusu olsa da Warhammer Online: Age of Reckoning’i sonunda piyasaya çıkardı. Devasa Online yapımlarının hiç azımsanmayacak derecede çok olduğu bu günlerde, özellikle Warhammer ismini temel alan bir oyunun hayata geçirilmesi, hem cesaret, hem de büyük tecrübe isteyen bir iş. Piyasaya çıkar çıkmaz GB boyutundaki yamalar ile düzeltilmeye çalışılan yapımlar ve yapımcıların olduğunu düşünürsek, devasa online oyunlarının nasıl büyük bir yük altında olduklarını tahmin etmek hiçte zor değil. İşte tüm bu olabilitelerin gölgesinde, Mythic’in göz bebeği Age of Recknoning, adına yakışır bir şekilde ‘aç’ Warhammer takipçilerinin gönüllerini fethetti. Birçok yönüyle özgü, sanatsal ve neredeyse sorunsuz işleyen alt yapısı, henüz birkaç haftasını yaşayan bir yapım için gerçekten takdir toplayan bir durum haline geldi. Piyasadaki en iyi devasa online oyunlarından biri olma amacı ile emin adımlarla ilerleyen WAR Online’ı bir de biz derinlemesine inceleyelim.

    Bir yapımın başarılı olma ihtimali, oyuncularda yaratılan beklentilerde ve bunların ne kadarının karşılandığında saklı aslında. Mythic, WAR projesinin açıklanmasından itibaren, yapımda göreceğimiz en can alıcı noktanın Player vs Player (PVP) sistemi olacağını yineliyordu. Karakterler arasındaki dengesizlikler, lag sorunları, haritalardan kaynakalanacak buglar vs gibi birçok olumsuz etmenin PVP sisteminde çoğu zaman baş rol oynayabildiğini biliyoruz. Bunların gölgesinde ne kadar sorunsuz veya kendine has olabilir diye düşünürken, aslında Mythic’in hiçte yanılmadığını oyunun ilerleyen seviyelerinde anlıyor ve takdir ediyorsunuz. Bu takdiri nelerin, neden topladığını daha detaylı ve anlaşılır bir şekilde anlatmak için, başlıklar altında incelemeyi uygun görüyorum.
    Karakter ve Sınıf seçimi

    Karakter seçimi ekranı birçok yönden tanıdık gelse de, zengin ve açıklayıcı olarak düzenlenmiş. Bir oyunda PVP sisteminin mantıklı ve ilgi çekici olarak oturtulması için birbirine düşman iki topluluğun olması gerekir ki bu aslında Warhammer dünyasının bir parçası. Order ve Destruction olarak iki topluluktan birini seçerek, bize sunulan karakterlere göz atmaya başlıyoruz. İyiliğin korunması için birleşmiş Dwarf, Empire (insanlar) ve High Elf, onların varlığını yoketmeyi amaçlayan Greenskin (Orcs), Chaos ve Dark Elf ırklarından, savaş içerisinde ‘tank, melee dps, support (healer), ranged dps ‘ görevlerini yerine getirebilecek 20 farklı sınıftan, kendimize uygun olanı beğenerek Warhammer dünyasına ayak basıyoruz. İşte bu kısımda WAR’ın kendine has özelliklerinden biri devreye giriyor. Oyundaki topluluklar arası savaşın temelinde ırklar arası bir çekişme söz konusu. Bu çekişmeye de seçtiğimiz ırk ile katkıda bulunuyoruz. Eğer Dwarf isek Greenskin ile, Empire isek Chaos ile, High Elf isek Dark Elf ile 40 seviyelik bir savaş içerisinde görev ediniyoruz. Oyunun teması ‘War is Everywhere’, yani Savaş Heryerde cümlesi de aslında buradan geliyor. Yaptığınız görevler ve izlediğiniz hikaye süresince, sürekli bir savaş içerisinde olduğunuzu WAR size çok açık bir şekilde hissettiriyor. Her ırk savaşı için özel olarak ayrılmış haritalarda görev yapabildiğimiz gibi, diğerlerini de ziyaret etme imkanımız var tabii ki. Bu konuya karakter gelişimi konusunda değineceğim.
    Karakter gelişimi

    Age of Reckoning’de sahip olduğunuz karakterin gelişimi birçok temele dayanabilir. Nedir bunlar peki:

    Personal Quests: Kişisel görevler olarak adlandırabileceğimiz bu bölüm, birçok oyundan alışık olduğumuz, tek başımıza tamamlayabildiğimiz, sonucunda da bir miktar deneyim puanı, altın ya da silah, giysi veya aksesuar kazandığımız görevler zinciri. Gerek hikaye takibi, gerekse keşfetmeyi seven oyuncular için iyi bir seçim olacaktır. Özellikle yeni ayak bastığınız bir alanın anahtar bölgelerindeki görevlerin yapılması, sizi gitmeniz gereken yerlere yönlendiren NPC’lerin varlığından ötürü çok önemli. O yüzden bunları görmezden gelmemenizi tavsiye ederim.

    Public Quests: İlk kez WAR Online’da karşımıza çıkan bu sistem, Personal Quests’lerden ayrı olarak yer alan, herhangi bir NPC takibi gerektirmeyen, o alanda bulunan herkesin katılabildiği ve birkaç seviyeden oluşan görevler. Yukarıda bahsettiğim ırklar arası savaşı konu alanların yanında, bulunduğunuz bölgenin tehlike oluşturan kısımlarında da yer alabilen bu halka açık görevler, size seviyenizi yükselten deneyim puanları dışında ‘Influence Points’ adı altında bir seri puan da kazandırıyor. Bu puanlardan oluşan barın doluluk seviyesine de göre, Public Quest’in yakınlarındaki kampta bulunan satıcıdan, Personal Quests’lerden elde ettiklerinizden daha güçlü silah, giysi veya aksesuar kazanmanız mümkün.(Tamamladığınız her Public Quest’in sonunda, Influence ödüllerinin dışında, grupta ne kadar efektif olduğunuza da bağlı olarak, alanın ortasına düşen sandıktan ufak bir ödül çantası da elde ediyorsunuz). Irklar arası savaşı destekleyen hikayenin (şu an için her ırk için 22 Chapter mevcut) sürekliliğini de destekleyen bu Public Quest’ler, alternatif yollar arayan oyuncular için birebir.

    PVP,RVR: Order ile Destruction arasındaki savaşa ortak olduğunuz anda, WAR’ın kendine özgü Realm vs Realm sistemine de dahil olmuş oluyorsunuz. Bu sistem, sizi Level 1’den itibaren içine çeken, en basit bayrak tutmadan, onlarca oyuncuyla gerçekleşebilen şehir kuşatmalarına kadar sürükeleyen bir sürece sahip. Seçtiğiniz ırkın savaşına dahil olduğunuz andan itibaren dört bölüme ayrılmış (Tier 1,2,3 ve 4) bir harita karışılıyor sizi. Her bölümün belli bir level aralığı için ayrıldığı bu haritada, seçtiğiniz ırkın ve biz oyuncuların gelişim sürecini desteklemesi açısından ele geçirilmesi gereken yerler mevcut. Bunlar Tier 1’de basit kamplar, Tier 2’de kaleler iken, Tier 4’de uzun süreçli bir savaş sonrasında büyük şehirler haline geliyor. Daha da ayrıntılı olarak anlatmak gerekirse; Bulunduğunuz haritanın PVE kısmının dışında, özel olarak RVR için de ayrılmış bölümler mevcut. İsterseniz RP (Role Playing), ister Open (özgürce PVP) bir sunucuda bulunun, o alana girdiğiniz anda otomatik olarak ‘Unflagged’, yani PVP ve RVR’ye açık bir duruma geliyorsunuz. İdeal bir ‘healer, dps ve tank’ grubu ile ziyaret edilebilecek (en azından ilk iki Tiear için geçerli bu) bu noktalar (Battlepoints), size Renown Points dışında, Realm puanı da kazandırıyor. Bu kazandığınız Realm puanları, ekranın sağ üst köşesinde gösterilen barda belirtilerek, karşı realm’e göre ne kadar üstün olduğunuzu güncel olarak belirtiyor. Bu üstünlüğün sonucunda ise, bulunduğunuz haritada normale göre daha fazla Renown, INF (Influence), deneyim puanı kazanıyor ve satıcılara sattığınız/aldığınız ürünlerden daha fazla kar ediyorsunuz.

    Ele geçirilen bölgelerin korunması da yine size ait. Her ne kadar tutulan noktaların NPC koruyucuları ortaya çıkıyor olsa da, arkadaşlarınız ile ufak bir gezintiye çıkmak çoğu zaman eğlenceli oluyor. Tüm bu bahsettiklerim dışında, yine size ihtiyacınız olan Renown puanlarını kazandıran bir başka seçim daha mevcut, o da Scenarios. WAR dünyasının herhangi bir noktasından, istediğiniz zaman girebilidiğiniz bu haritalarda, 15 dakikalık süreler ile sınırlanmış 10’u aşkın Order vs Destruiction görevlerinde, PVP’nin zevkine varıyorsunuz. Bayrak tutmaca, özel bir eşyayı kaçırma gibi(Capture the flag, Capture and hold, King of the hill vs..) klasik görevlerin dışında, Age of Reckoning’in kendine has haritalarına ister tek, isterseniz grubunuz ile dahil olmak mümkün. Günün sonunda kazandığınız tüm bu Renown puanları ile de, Renown Gear Merchant olarak geçen satıcılardan, eğer gerekli Renown ve karakter leveline sahipeseniz, belli bir miktar ücret karşılığında istediğiniz silah, giysi veya aksesuarı almak mümkün.


    [​IMG]


    [​IMG]