veda hutbesinin önemi özet

'Soru Cevap' forumunda EyLüL tarafından 4 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. veda hutbesinin önemi özet

    Veda hutbesi; Hz. Muhammed(sav) efendimizin insanlara son mesajıdır. 8 mart 632 yılında, cuma günü zevalden sonra kasva adlı devesi üzerinde 140000 müslümana irad edilmiş bir hutbe olarak tanımlayabiliriz.

    Veda Hutbesi her ne kadar tek bir hutbe imiş gibi kabul edilmekteyse de, gerçekte bu hutbe, Arafatta, Minada ve bir gün sonra yine Mina'da olmak üzere arife günü ile bayramın 1. ve 2. günlerinde parça parça irad edilmiştir. Değişik yer ve zamanlarda irad edildiği için de hutbe, birçok kişi tarafından birbirinden farklı şekillerde rivayet edilmiştir.

    Veda Hutbesinin Önemi Veda Hutbesi birçok yönden ehemmiyet taşır:

    Herşeyden önce Hz. Peygamber (sav)'in hayatının sonlarında irad edilmiştir. Malum olduğu üzere Veda Haccı Hicret'in 10. yılında cereyan etmiştir. Hz. Peygamber (sav) ömrünün son aylarını yaşamaktadır ve birkaç ay sonra vefat edecektir.Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip-beğendim..." (Maide Suresi, 3) mealindeki ayet de bu hac sırasında nazil olmuştur.

    Hutbe muhteva olarak çok ehemmiyetlidir. Çünkü ciddi meselelere temas etmekte, o güne kadar ele alınmamış olan birçok cahili tatbikata son vermektedir. Kan davasının, faizin kesinlikle kaldırılması, karı-koca arasındaki hukukun açığa kavuşturulması, hac kaidelerinin tesbiti gibi konuların hepsine bu hutbede yer verilir.

    Günümüz müelliflerinden bazıları Veda Hutbesi'ni İslam'ın "insan hakları" veya "kadın hakları" beyannamesi olarak değerlendirir. Gerçekten de insanların "mal, can, ırz" dokunulmazlığının teyidi (kayıt altına almak, garanti etmek) tarihte ilk defa meydana gelen bir hadisedir. 20. asırda Birleşmiş Milletlerce benimsenen insan hakları beyannamesi çok daha fazla detaya yer vermektedir. Ancak, bu beyannamedekiler hep kağıt üzerinde kalmıştır. Burada Veda Hutbesi'nde ise alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber (sav)'in tebliği olarak vicdanlara, ruhlara, akıl ve fikirlere nakşolma söz konusudur.

    İnsanlık, Müslümanların en güçlü ve gösterişli olduğu devirlerde bile, dili, dini, rengi ne olursa olsun İslam topraklarında kanından, malından, ırzından emin olmuş ve hürriyet içinde yaşamıştır.

    İnsan hakları anlayışı tarih boyunca yavaş yavaş gelişmiş olmakla birlikte en mütekamil şekliyle İslam'la gerçekleşmiştir. Hz. Peygamber (sav)'in Veda Hutbesi ilk insan hakları beyannamesi olarak önemlidir. İslami devletler tarafından gittikçe olgunlaştırılıp geliştirilen insan haklarının Batıdaki gelişimi ancak 18. ve 19. yüzyıllarda (13 asır sonra) olmuştur.