Ve Can Dündar aşk halini anlatmış

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Dark tarafından 1 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Ve Can Dündar aşk halini anlatmış


    Banu Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin...
    Sokağa fırlayacaksın...
    Sokaklar da dar gelecek...
    Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldigi gibi...
    Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
    Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
    küçüleceksin...
    Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...



    "Önemli olan saglik."
    "Yaşamak güzel."
    "Boş ver, her şey unutulur."
    Sen hiçbirini duymayacaksin...
    Göz yaşlarindan etrafı göremez hale geleceksin...
    Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek

    isteyecek kadar çok seveceksin...
    Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
    "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
    kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksin...
    Yalnız kalmak isteyeceksin...
    Hem de kalabaliklarin arasında kaybolmak...
    Ikisi de yetmeyecek...
    Geçmişi düşüneceksin...
    Neredeyse dakika dakika...
    Ama kötüleri atlayarak...



    Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
    Gittigin yerlere gitmek...
    Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
    Ama bile bile yapacaksin...
    Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin...
    Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin...
    Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....

    Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
    Herkesi ona benzetip...
    Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
    Hiçbir şey oyalamayacak seni...
    Ilaçlara sığınacaksın...
    Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
    Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
    Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek...
    Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...



    Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
    Sabahi iple çekeceksin...
    Bazen de "Hiç günes doğmasa" diyeceksin...
    Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
    Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
    Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
    ...
    Nafile...

    Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
    Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
    Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin...
    Telefonun çalmasini bekleyeceksin...
    Aramayacagini bile bile...
    Her çaldiginda yüregin ağzına gelecek...
    Ağlamakli konuşacaksın arayanlarla...
    Yüreğin burkulacak...
    Canın yanacak...
    Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
    Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
    Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
    Defalarca aradığı günlerin kiymetini bilmedigin için kendinden nefret
    edeceksin...
    Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
    Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerleşmek...
    Ama bir umut...
    Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...
    Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
    Gel gitler içinde yasayacaksın...
    Buna yaşamak denirse...

    ****
    Razı mısın bütün bunlara...?
    Hazir mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
    O halde aşık olabilirsin

    CAN DÜNDAR