Vakıa Suresinin sırları

'Ayetler ve Hadisler' forumunda eftelya tarafından 8 Şubat 2012 tarihinde açılan konu



  1. vakıa suresinin fazileti

    Vakıa Sûresi 56. sûredir,Mekkede nâzil olmuştur.Vâkıa anlamı; olay, savaş, çarpışma ve belâ demektir. Ayette ise, kıyâmet olayı, sayhası, hadisesi anlamındadır.
    Kıyâmet olayında çeşitli şiddetler meydana geleceği için Vakıa diye anılmıştır.

    Vakıa suresi sırları

    [​IMG]

    Vakıa Suresi okunuşu anlamı;

    Allahümme yâ ğaniyyu yâ hamîîdu yâ mübdiu yâ mûîdu yâ rahîmû yâ vedûd. Eğninî bi halâlike an harâmike ve bi-fadlike ammensivâk.
    "Ey zengin olan bütün hamdler kendisine ait olan Ey yoktan yaratan ve tekrar iade edecek olan ey çok acıyan ve (dostlarını) çok seven 'ım! Beni helalinle haramından ve fazl-u kereminle senden başkaların(a muhtaç olmam)dan müstağnî kıl!"

    Ayrıca; "Yâ Mâlik'el-Mülk" ism-i celiline devam edenler fakirlikten kurtulur. İkiyüzer defa okuyanlar herkes tarafından dinlenir.
    Lâ ilâhe illallâhül melikül hakkul mübîn" Bu zikri gündüz yüz defa okuyanların rızkı genişler işleri kolaylaşır ve fakirlikten halas olur.
    "Hasbiyallahu la ilahe illahu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym." Her muradın halli için sabah ve akşam yedişer defa okunur. Ayrıca karı-koca arasında huzur olması için de okunur.
    Vakıa Sûresinin Fazileti ve esrarı hakkında Sevgili Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyorlar ki;
    "Her gece Sure-i Vakıa'yı okuyan kimse ebediyyen fukaralık görmez. Gündüzleri de okuyanı Allah (c.c) hiç kimseye muhtaç etmez."
    Her gece Sures-i Vâkıa'yı okuyan fakirlik görmez. Sure-i Vakıa zenginlerin suresidir. Onu okuyunuz ve evladlarınıza da öğretiniz."
    Sure-i Vakıa zenginlerin suresidir. (yani bu sure-i celileyi okuyan maddi ve manevi terakki eder ve fakirlikten kurtulur) O'nu kadınlarınıza da öğretiniz."
    Bu sureyi okumaya devam eden kimse fakirlikten emin olur. Dünya kendiliğinden ayağına gelir.
    Abdestli olarak her gün sabah akşam ayrı ayrı iki defa bu sureyi okuyan kimse hayatı boyunca açlık ve susuzluk acısı nedir bilmeden dünyadan göçer.
    Hayatı boyunca hiç bir tehlike yüzü de görmez.

    Sûreye Vakıa yani kıyâmet hadisesi ile giriş yapılmaktadır:
    “Olacak vâki olduğu (kıyâmet koptuğu) zaman, onun olduğunu (şimdi olduğu gibi) yalanlayacak kimse çıkmaz! (Vakıa 1, 2) Ondan sonraki ayetlerde, kıyâmet olayı kısa bir şekilde anlatılmış, ardından da insanların üç sınıf olduğu haber verilmiştir:
    Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman, sağın adamları (amel defterleri sağ tarafından verilenler), ne uğurlulardır onlar! Solun adamları (amel defterleri sol tarafından verilenler) ne uğursuzlardır onlar! Ve o sâbıklar, (o inançta ve amelde duraklamadan) ileri geçenler! (7-10)
    Bu âyetlerde ifâde edilen amel defterleri sol tarafından verilenler, tevhid inancını kabul etmeyen, İlâhî emirlere karşı çıkan ve her türlü kötülüğü işlemekten çekinmeyen inançsızlardır.
    Amel defterleri sağ tarafından verilenler ise, tevhid inancına sahip olan, ameli salih ve imânı bütün olan müminlerdir.
    Sâbıklar da, ALLAH’a en yakın olan, hiçbir şüpheye kapılmadan imân ve salih amelde ileri giden, imân sahibi kişilerdir. Ondan sonra gelen âyetlerde, amel defteri sağ tarafından verilecek müminlerle, imân ve salih amelde önde giden sâbıklara cennette verilecek nimetlerle mükâfatlar ve ALLAHın emirlerine muhalefet eden kâfirlere cehennemde verilecek cezalar geniş bir şekilde açıklanmıştır.

    Bilhassa küfür ehlinin inkâr ettiği ölümden sonraki diriliş için detaylı açıklamalar yapılmış, insanın acizliği ve yüce ALLAH’ın (celle celâluh) üstün kudret ve iradesi dile getirilmiştir.
    Ulemadan bazısı da Cumadan sonra bu duayı yapan bir kişinin bir daha ki Cuma'ya kadar kılmış olduğu her farzın arkasından bu duaya devam ederse bir daha ki Cuma'ya kadar mutlaka zengin olacağını zikretmişlerdir.

    Bütün bunlar tasdîk itikad (inanmak) ihlas ( için yapmak) ve iyi niyete bağlıdır.
    Yazışmalı bir köle Hz. Ali (radıyallahu anh)'a gelerek ağası ile anlaşmış olduğu parayı ödemekten aciz kaldığını arz ettiğinde Hz Ali (radıyallahu anh) ona:
    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in bana öğrettiği bir takım kelimeleri sana öğreteyim mi? Üzerinde Uhud dağı kadar borç olsa da elbette bu kelimeler sayesinde u Teala onları sana ödettirir" buyurmuş ve sonra bu duayı ona öğretmiştir. (Tırmizi Deavat:111:İthaf:3/271)

    habervakti.com​