Uyuyan Güzel Masalı

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Wish tarafından 18 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Uyuyan Güzel Çocuk Hikayesi
    Uyuyan Güzel hikayesi
    Uyuyan Güzel resmi

    [​IMG]

    Bundan yıllar önce uzak ülkelerin birinde bir kralla güzeller güzeli bir kraliçe yaşıyorduKocaman görkemli bir şatoda oturan kral ve kraliçeyi ülkenin halkı çok seviyordu Özellikle güzel olduğu kadar iyi kalpli olan kraliçeye herkes hayrandı Bu iyi yürekli kraliçenin hayattaki en büyük dileği bir çocuk sahibi olmaktı Sonunda bu dileği gerçekleşti ve güzel bir ilkbahar sabahı harika bir kız çocuğu dünyaya getirdi Genç kralla Kraliçenin mutluluğuna diyecek yoktu Küçük prensesle doğumunu kutlamak için o güne kadar görülmemiş bir şenlik düzenlendi Bu şenliğe o ülkedeki bütün insanlar ve periler davet edilmişti

    Şenlikler şatonun büyük salonlarında kutlanıyordu Her taraf o günün şerefine süslenmişti Bütün davetlerin dikkati, yatağında uslu uslu yatan
    minik prensesin üzerindeydi Melek yüzlü iyilik perileri beşiğin çevresinde toplanmıştı Her biri sırayla bebeğe iyi dileklerde bulundular
    Kimi ona güzellik, kimi akıl, kimi de cömertlik armağan etti Fakat büyük bir talihsizlik olmuş ve yaşlı bir periyi şenliğe davet etmeyi unutmuşlardı Bütün konuklar neşe içinde eğlenirken yaşlı peri birden ortaya çıkıverdi Şenliğe davet edilmediği için çok kızmıştı Öfkeyle
    küçük prensesin beşiğine yaklaşarak “Onaltı yaşına geldiğinde parmağına bir iğ batacak ve öleceksin” dedi Oradaki herkes şaşkınlıktan donakalmıştı İşte tam bu sırada henüz dilekte bulunmayan perilerin en genci ileri atıldı ” Üzülmeyin, dedi yavrunuz ölmeyecek Küçük prenses yüz yıl sürecek derin bir uykuya dalacak ve bir prens gelip onu öptüğünde bu uzun uykudan uyanacak”

    Kral ve Kraliçe genç periye teşekkür ettiAma kral yinede bu kehanetin gerçekleşmesinden büyük kaygı duyuyordu Hemen bütün muhafızlarına, ülkedeki iğlerin kaldırılmasını emretti Bu emre uymayanların cezası ölüm olacaktı Böylece aradan uzun yıllar geçti

    Mutlu bir hayat süren prenses hergün biraz daha büyüyüp güzelleşiyordu
    Onaltı yaşına geldiğinde bir gün şatoyu gezmeye karar verdi Şato okadar büyüktü ki, bilmediği pek çok yeri vardı O zamana kadar görmediği küçük bir odada yaşlı bir kadına rastladı Kadın elindeki iğ ile iplik eğiriyordu Bu iğ nasıl olduysa muhafızların gözünden kaçmıştı Çok meraklanan prenses tanımadığı bu garip alete dokunmak istedi ve iği eline alır almaz eline battı Kötü kehanet sonunda gerçekleşmişti

    Hemen uykuya dalan güzel prenses ipek örtüler içinde altından yapılmış bir yatağa yatırıldı Prensesle birlikte bütün şato yüz yıl sürecek derin bir uykuya daldı Kral Kraliçe muhafızlar, hizmetkarlar ve saray çalgıcıları da uyumuştu Sadece onlarda değil… Sahibiyle birlikte avludaki köpek, ahırdaki koşulmuş at, hatta dallardaki kuşlar bile uyudu

    Her tarafa derin bir sessizlik çökmüş onları uyandırmamak için rüzgar bile susmuştu Ağaçların yaprakları da kımıldamaz olmuştu Bu arada uyuyan şatonun çevresinde sık bir orman göğe doğru yükselip onu bütün gözlerden gizledi Bu arada aradan tam yüz yıl geçmişti

    Yine ilkbahar gelmiş bütün doğa uyanmıştı günlerden bir gün genç ve cesur bir prensin ormana yolu düştü Uyuyan güzel efsanesini duymuş ve onu bulmaya karar vermişti Günlerce aradıktan sonra, önüne geçemediği bir duygu onu bu ormana çekmişti Sonunda şatoyu buldu ve prensesin uyuduğu odaya girdi Daha onu görür görmez yüreğini tarifsiz bir sevgi kapladı

    Prenses’e daha o anda aşık olmuştu Genç kıza doğru eğildi ve onu hafifçe öptü Güzel bir prenses sihirli bir değnekle dokunulmuş gibi hemen gözlerini açtı Onunla birlikte şatodakilerde gözlerini açtı Kötü kalpli perinin büyüsü artık bozulmuştu İki genç kısa süre sonra görkemli bir düğünle evlendiler ve uzun yıllar birlikte mutlu bir hayat sürdüler