Uyumsuz Çocuklar

'Bebek Bakımı' forumunda bynness tarafından 29 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. Uyum

    “Ülkenin birinde bilge bir kral varmış. Ülkesinde herkesin mutlu yaşadığı bu bilge
    krala, bir gün kötü bir haber iletmişler. Krala düşman olan bir büyücü, ülkenin bütün su
    kaynaklarına ve kuyularına büyülü su katmış. Sudan içen herkes bir bir delirmiş Kısa sürede kral ve yöneticilerden başka ülkede dengeli tek bir kişi kalmamış. Çok
    geçmeden deliren halk kralın iyi yönetimine baş kaldırmış. Bunu gören kral o büyülü sudan
    getirtmiş. Hem kendi içmiş hem de yöneticilere içirtmiş. Böylece o ülkede yönetenlerle
    yönetilenler arasındaki denge yeniden kurulmuş” (Halil Cibran’ın bir öyküsünden)
    Kuşkusuz hepimiz doğduğumuz günden itibaren çevremizle uyumlu ilişkiler kurmaya
    çalışırız. Bu uyum sürecinde ne kadar başarılıysak kendimizi o kadar rahat ve mutlu
    hissederiz. Çünkü insan sosyal bir varlıktır.
    Uyum, bireyin sahip olduğu özelliklerle kendi benliği ve içinde bulunduğu çevresi
    arasında dengeli bir ilişki kurmasına denir. Yani insanın kendisi ve çevresiyle barışık olması,
    sağlıklı ilişkiler kurup devam ettirebilmesidir. Çocuğun topluma uyumu sosyalleşme süreci
    içerisinde gerçekleşir.

    Uyumsuzluk

    Uyumsuzluk ise; bireyin kendisi ve çevresiyle sağlıklı ve dengeli ilişkiler kurma ve
    devam ettirmede zorluk çekmesi şeklinde açıklanabilir.
    Çevremizde uyumsuz davranışlar gösteren çocuklar genellikle yaramaz, huysuz,
    sinirli, geçimsiz olarak adlandırılırlar. Oysa çocuğun gösterdiği olumsuz her davranış
    uyumsuzluk göstergesi değildir. Hızlı büyüme ve gelişme içinde olan çocukta, her yeni
    gelişmeyle birlikte değişik şartlar ve güçlükler yeni bir uyum çabası gerektirir. Bu dönemde
    de geçici uyum bozuklukları görülebilir.Çocukta uyumsuzluğun olduğunu düşünmeden önce bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Örneğin, çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi: Belirli dönemlerde gelişimsel özellik olarak yaşanan olumsuz davranışlar uyumsuzluk olarak algılanmamalıdır. Örneğin, 2-4 yaş arası inatçılık genel olarak çocuklarda görülen gelişimsel bir özelliktir. Yine 3-6 yaş arasındaki cinsel kimlik ve özdeşimle ilgili sorunları geçici olabilir ve tek başına uyum problemi olarak düşünülmemelidir.Okul öncesi dönemde, zaman zaman çocuklar hayali yalanlar söylerler, bu normal bir davranıştır. Fakat ileriki yaşlarda çocukların sürekli olarak yalan söylemesi, uyumsuz birdavranıştır. Bunun gibi çocuğun tuvalet alışkanlığını kazandıktan sonra, sık sık altını ıslatması, saldırgan davranışlarının süreklilik göstermesi uyumsuz davranış örnekleridir.Yine örneğin 5-6 yaşlarında bir çocuğun yeni bir kardeşi olduğunda ilk günlerde kıskançlık, huysuzluk gibi davranışlar göstermesi normal sayılabilir. Fakat bu davranışların sürekli olması uyumsuzluk olarak nitelenebilir.