Uygurların Siyasi Ve Kültürel Tarihi

'Ders notları' forumunda SümbüL tarafından 21 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. Uygurların Siyasi Tarihi

    Ogurların tarihi çok daha geri gitmektedir. Bunların, M.Ö. 3. yüzyıl sonlarına doğru Tanrı Dağlan eteklerinde oturan U-sun(Wu-sun)'larla ilgili olmaları muhtemeldir. Ancak bu ilgi, daha çok Usunların oturdukları sahaya (belki daha önceki yurtları) taalluk ediyor görünmektedir. Çünkü aynı tarihte Ogurların daha kuzeyde Kobdo, Tarbagatay bölgesinde yaşamakta olduklanna dair deliller vardır. Burada, Çin kaynakları "Ho-chieh" veya "Wu-chieh" adlı bir kavimden söz ederler. F. Hirth adın Çince şeklinin, asıl söylenişi "Ugır" (Uygur değil) olan bir kelimeden gelebileceğini söylemiştir ki, bu ad onu doğrulayan Gy. Nemeth'e göre Türkçe "Ogur"dan başka birşey değildir. M.Ö. 3. yüzyıl başlannda Orta Asya'da Ogurların en mühim kollarından biri, Çin kaynağında Orta ve Güney İrtiş taraflarında oturdukları ve Çin'e sansar, beyaz ve gök tilki ("Kun-tsun" = Kırsa ~ Karsak-bozkır tilkisi), bilhassa sincap derileri getirdikleri bildirilen Tingling'lerdir. Bu meşhur sincap kürkü tacirlerinin adı da Türkçe'dir: Ting-li= Teyin'li= Sincap'lı. Bütün Ogurlar esasen kürk ticareti ile tanınmışlardı. Kıymetli kürkler arasında sincap derisi başta geliyordu..

    Ogur Türklerini, daha ziyade hayvan yetiştirici kardeşlerinden ayıran bu kesif avcılık ve kürk ticareti yanında, onların başka bir hususiyetleri de, batıda bulunduklan coğrafî bölgenin şartları gereği, iyi çiftçi olmaları idi. Her çeşit ziraati ve meyveciliği zamanına göre en yüksek seviyede yapıyorlardı. O tarihlerde Macar diline giren Ogur Türkçesi kelimeleri bunun delilleridir. Batı Sibirya'daki yurtlarında iken, Orta Asya'da Çi-çi Tanhu devletinin çöküşünden (M.Ö. 36) sonra aynı bölgeye çekilen Hun kalıntıları ile komşu oldukları anlaşılan Ogurların, daha sonra batıda sür'atle bir dünya imparatorluğu durumuna giren Avrupa Hunlarına bağlandıkları, bilhassa Saragurların Attila zamanındaki rollerinden bellidir. Hun imparatorluğu parçalanıp merkezî otoritenin kaybolması (460-470 yılları) üzerine, bu defa Hun kütlesiyle beraber, batıdan geldiği bilinen İrnek etrafında toplanarak, Bulgar devletini kurdukları görülüyor. Ogurlar İrnek'in halefi Mundo (Muncuk?) ve ondan sonra gelen 4 hükümdar zamanında, 550'lere kadar, aralarındaki birliği sürdürmüşlerdi. Bu tarihlerde şöyle yayıldıkları tesbit edilebiliyor: Kafkaslar'ın kuzeyinde (Azak'ın doğusunda) On-ogurlar, Don-Volga dirsekleri bölgesinde Otuz-ogurlar, Dnyeper'e doğru bozkırlarda Dokuz-ogurlar. Bunlardan doğudakiler sırasiyle Sabarların ve -Gök-Türk hakimiyeti Azak Denizi'ne ulaştığı zaman (576'lar)- Gök-Türklerin idaresine girmişlerdir. Menandros'a göre, Otuz-ogur Hükümdarı Anagaios (Türkçe a-lı: Ana-aga?) tarafından tayin edilmiş olan Ak-kagan adlı kadın başbuğ, Gök-Türklere bağlananlardandı.
    Batıdaki Dokuz-ogur (Kara-Bulgar?)'lar ise, yıllık vergi aldıkları Bizans ile bazan dost, bazan hasım olarak münasebetlerini devam ettirdiler. İslav kütlelerini ileri sürerek Bizans'a yaptıkları sürekli baskı, İmparator Anastasios (491-518)'u, başkent Istanbul'un korunması için, "uzun sur"u yaptırmaya zorlamıştı. 530'larda ise Bizans generali Belizarios kumandasında İtalya savaşlarına katılmışlar, 549'da Longobardlarla çarpışan Gepidlere 10 bin süvari ile yardım etmişlerdi. Fakat Bizans -tıpkı Çin gibi.- Türklere karşı oynayageldiği oyunu Ogur'lara da tatbik etti. Dokuz-ogur ve Otuz-ogur kardeşlerin arasını açtı, birbirleri üzerine saldırttı. Mağlüp olan Dokuz-ogurlardan bir kısmını (2 bin aile) Trakya'ya yerleştirdi. Otuz-ogurlann Balkanlar'a anî bir yürüyüşle İstanbul yakınlarında görünmelerinin (550'de) artık bir faydası yoktu. Karadeniz kuzeyindeki Ogur hakimiyetinin zayıflaması Avarların, yollarında rastladıkları Ogur-Bulgar Türklerinden bazı kütleleri beraberlerine alarak batıya doğru sür'atle ilerlemelerini (558'i takip eden yıllarda) kolaylaştırdı. Bayan Hakan'ın emrinde Dalmaçya'da savaşan Bulgarlar, 626 İstanbul kuşatmasında Avarlara yardımcı kuvvetler teşkil etmişlerdi. Bunlar Balkanlar'a, Kuzey İtalya'ya, Macaristan'a yayıldılar. Avarlardan memnun olmayan 9 bin kadar Bulgar ailesi önce Bavyera'ya, sonra İtalya'ya taşındı (7. asrın 2. yarısı).