Usulünce cevap verebilmek bir meziyettir..

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Belinay tarafından 22 Aralık 2008 tarihinde açılan konu


  1. USULÜNCE CEVAP VEREBİLMEK BİR MEZİYETTİR..

    80'li yılların sonları, bir Beşiktaş-Bolu Spor maçı sırasında, Hakem,
    Beşiktaş'ın net 2 golünü vermez, Bolu Spor'a havadan bir penaltı verir.
    Maç çığırından çıkmıştır. Beşiktaş'lılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler.
    Bolu Spor 2. golü de atar. Metin TEKİN santrayı yapmaz bekler.
    Hakem düdüğü bir daha çalar, ama Metin hala topa dokunmaz.

    Hakem : 'Metin neden başlamıyorsun? Bak kart çıkartırım!' der.

    Metin cevap verir :
    'Hocam sahanıza geçin de başlayalım.'

    USULÜNCE CEVAP VEREBİLMEK BİR MEZİYETTİR..

    Hülya AVŞAR: 'Hiç aynaya baktın mı? Sen de popstar hali var mı?'

    Ajdar: 'Aynaya değil ama size bakınca kendimi star gibi hissediyorum'


    USULÜNCE CEVAP VEREBİLMEK BİR MEZİYETTİR..

    Rahmetli Baris MANCO, Fransa'da bir televizyon programına katılır. Herşey gayet güzel giderken, sunucu klasik Avrupalı edası ile:
    'Siz Türkler barbarsınız' muhabbetine girer.
    Bunun üzerine Barış Manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar.
    Sunucu, cebinden bir kaç banknot çıkartıp Barış Manço'ya uzatır:

    B.M.: Simdi bu paranın üzerindeki kim?
    Sunucu : General bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır, vs.

    B.M : Peki bu?
    Sunucu : Teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.

    Bunun üzerine Barış Manco cebinden bir kaç banknot çıkarır ve üzerindekileri teker teker anlatır:

    B.M.: Bu Mevlana Celaleddini Rumı; ünlu bir Türk düşünürüdür.
    Bu Halit Refik KARAY; ünlü bir Türk Edebiyatçısıdır.
    Bu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusudur.

    Sessizliğin üzerine sunucuya bakarak söyle der.
    - Şimdi siz söyleyin, kim barbar?


    USULÜNCE CEVAP VEREBİLMEK BİR MEZİYETTİR..

    Cumhuriyet'in ilanından sonra, İstanbul'da bir resepsiyon verilir.
    Tüm Dünya Ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
    Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Atatürk'ün gözünden kaçmaz.
    Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
    Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.

    Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:
    Paşam; kendisine size karşı neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.

    Bunun üzerine Atatürk şöyle der.
    GİT SOR BAKALIM BABASININ ÇANAKKALE'DE NE İŞİ VARMIŞ?
     



  2. Cevap: Usulünce cevap verebilmek bir meziyettir..

    Çok doğru usulünce cevap verebilmek bir meziyettir :f63:
     



  3. Cevap: Usulünce cevap verebilmek bir meziyettir..

    Winston Churchill Avam kamarasinda ikinci dunya savasi sirasinda sert tartismalara girmistir. Kadin uyelerden biri kendisinden o kadar yilmistir ki ona eger karisi olsaydi kendisine zehirli kahve vererek oldurecegini soylemis. Churchill de kadina bakarak

    "Eger siz benim karim olsaydiniz, o kahveyi seve seve icerim" demistir.
     



  4. Cevap: Usulünce cevap verebilmek bir meziyettir..

    çok güzel paylaşım
     



  5. Cevap: Usulünce cevap verebilmek bir meziyettir..

    Harika bi sekilde laf oturtulmus.En güzelini de Atamiz oturtmus...Ruhu Şad olsun .Barış Mançonun cevabıda mükemmel. :f40:

    En matragida ajdar'ın lafi olmus ....Derler ya o lafin altinda kalacağına kamyonun altinda kal daha iyi :f106:

    Ve şu söze şimdi gerçekten daha da çok hak veriyorum.
    ''Her istediğini söyleyen hiç istemediğini işitir.''