Unutma...

'Kısa Bilgiler' forumunda Nevra tarafından 12 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. Nereden Geldiğini Sakın Unutma*
    ------------------------------
    *Bir zamanlar Ayaz adlı bir köle varmış. Takdir bu ya, köle bir gün
    Sultan
    Mahmud'un kölesi olmuş. Sultan, köleyi taşıdığı asil karakteri
    sebebiyle çok
    sevmiş. Derken Sultan'ın öylesine itimadını kazanmış ki, bütün
    sultanlığın
    haznedârı tayin edilmiş ve en kıymetli ve zarif mücevherler, taşlar
    ona
    emanet edilir olmuş. Bu gelişmeyi gören saraylılar ise durumdan pek
    rahatsız
    olmuşlar. Hasetleri ve kibirleri yüzünden, sözüm ona basit bir köleye
    böyle
    bir mevki verilmesini ve kendi rütbelerine çıkarılmasını bir türlü
    hazmedememişler. Bu duygular içinde, özellikle Sultan yakınlardaysa
    ondan
    gün geçtikçe daha çok şikayet etmeye başlamışlar ve asil ruhlu kölenin
    itibarını zedelemek için ellerinden geleni yapmışlar. Bir gün
    Sultan'ın
    huzurunda bir saraylının diğerine şöyle dediği duyulmuş: "Köle Ayaz'ın
    sık
    sık hazineye gittiğini biliyor musun? Onun mücevherlerimizi
    çaldığından adım
    gibi eminim." Sultan kulaklarına inanamamış. "İşin aslını kendi
    gözlerimle
    görmeliyim" demiş. Duvara küçük bir delik yaptırıp, içeride olanları
    seyretmeye hazırlanmış. Kölenin sessizce içeri girdiğini, kapıyı
    kapattığını
    ve sandığa gittiğini görmüş. Orada sakladığı küçük bir bohçaymış bu.
    Bohçayı
    öpmüş alnına koymuş ve sonra da açmış. İçinden çıkan köleyken giydiği
    yırtık
    pırtık bir elbise! Aynanın karşısına geçmiş. Kendi kendine, "Daha
    önceleri
    bu elbiseyi giydiğin zamanlar kim olduğunu hatırlıyor musun? " diye
    sormuş.
    "Bir Hiçtin sen... Hepsi hepsi satılacak bir köleydin ve Allah,
    Sultan'ın
    eliyle sana rahmetinden belki de hiç hak etmediğin nimetler lutfetti.
    Asla
    nereden geldiğini unutma! Çünkü mal mülk insanın hafızasını uçurur,
    unutuluşlara sürükler. Şimdi sen de, nimetçe senden aşağı olanlara
    kibirle
    bakma ve daima hatırla Ayaz, hatırla! " Sandığı kapatmış, kilitlemiş
    ve
    sessizce kapıya doğru yürümüş. Hazine dairesinden çıkarken birden
    Sultan'la
    yüz yüze gelmiş. Sultan gözlerini Ayaz'ın yüzüne dikmiş dururken,
    yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyormuş ve boğazı öyle düğümlenmiş ki,
    konuşmakta güçlük çekmiş. "Bugüne kadar mücevherlerimin
    hazinedârıydın, ama
    şimdi... kalbimin hazinedârısın. Bana benim de önünde bir hiç olduğum
    kendi
    Sultanımın huzurunda nasıl davranmam gerektiği dersini verdin."
     


  2. Eco

    Eco


    Asla
    nereden geldiğini unutma! Çünkü mal mülk insanın hafızasını uçurur,
    unutuluşlara sürükler. Şimdi sen de, nimetçe senden aşağı olanlara
    kibirle
    bakma ve daima hatırla


    çok hoş anlamlı paylaşımdı
    teşekkürler nevra:f118:
     



  3. asla kim olduğunu unutma... teşekkürler nevra çok güzeldi