Ünlü Türk Tasarımcılar

'Bunları biliyormusunuz' forumunda Violet tarafından 8 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ünlü Türk Tasarımcılar,


    Türkiye'nin bir tasarım ülkesi olduğunu göstermek amacıyla 36 Türk tasarımcısı, ilk kez Avrupa'ya yönelik bir etkinliğe imza atıyor. Türk tasarımcıları 18-23 Nisan'da Milano'da düzenlenecek 'Salone del Mobile' mobilya fuarına çıkarma yapacak. Ofis mobilyaları markası Nurus'un sponsorluğunda Zona Tortona'da dünya çapındaki yenilikçi ve yaratıcı Türk tasarımcılarını bir araya getiren "ilk in Milano" sergisi düzenlenecek.

    Alev Ebuzziya, Aziz Sarıyer, İnci Mutlu, Defne Koz, Mirzat Koç gibi dünya çapında pek çok işe imza atan Türk tasarımcılarından grubun ilk kez bir araya geleceği projede, Türk tasarımının Japonya, İspanya, İtalya gibi markalaşması hedefleniyor. Türkiye'de olduğu gibi uluslararası pazarların da yeni fikirlere ihtiyacı olduğu düşüncesinden yola çıkarak farklılık yaratmayı hedefleyen tasarımcılar, Türk kültüründen esinlenerek tasarladıkları mobilyaları Milano'da sergileyecek.

    "Dünyanın Türkiye'den fikirlere ihtiyacı var"
    Nurus Genel Müdürü Güran Gökyay, uluslararası platformda tanınmış Türk tasarımcılarının bulunduğunu ancak Türkiye'nin ülke olarak tasarımda İtalya, İspanya, Portekiz gibi markalaşamadığını belirterek, "Uluslararası pazarda tasarım denince akla dünyaca ünlü Türk tasarımcıları geliyor ancak Türkiye gelmiyor. Aslında tasarımın etnikleşmesi gerekmiyor. Biz sonuçta bu ülkede yaşayan ve bu ülkeden, bu ülkenin kültüründen beslenen insanlarız. Bu ürünlerin farklılaşarak uluslararası platforma çıkması önemli" dedi. "Türkiye pazarında da uluslararası pazarlarda da farklılık için yeni fikirler gerekiyor" diye konuşan Gökyay, pazarların yeni fikirlere ihtiyacı olduğunu, Türkiye'nin bu noktada yeni bir kan, yeni bir soluk olacağını söyledi. Gökyay, son dönemde Türkiye'nin özellikle de İstanbul'un markalaşma yolunda ciddi bir yükselişe geçtiğini de dile getirdi.

    "Katma değer yaratmak için markalaşmak şart"
    Projenin biri dışa biri de içe olmak üzere iki ana mesajı olduğunu kaydeden Gökyay, bunları şöyle açıkladı: "Projenin dışa dönük hedefi, Türkiye olarak bizim de tasarım alanında söz sahibi olabildiğimizi sergilemek. Binlerce senelik bir kültürden geldiğimizi ve bunun sonucunda ortaya birşeyler çıkardığımızı göstermek. Kısacası, öncelikle, uluslararası pazarda Türk tasarımcılarına dikkat çekmek istiyoruz. Projenin içeriye dönük de bir mesajı var. Türkiye'den çıkardığımız uluslararası markamız maalesef çok fazla değil. Oysa ürünlerimizin katma değerinı artırmak doğru markalar çıkarmakla mümkün. Bunun çok iyi kavranması lazım. Biz yaklaşık 13-14 senedir bunun savaşını veriyoruz. Onun için de, bugün mobilyada söz sahibi bir ülke olan İtalya'ya büyük miktarlarda ürün satabiliyoruz. Türkiye'den dünya çapında markalarlar çıkartırsak, ancak o zaman katma değeri yüksek ihracat yapabiliriz"

    "Nurus, dünyada ilk akla gelen 15 markadan biri"
    Nurus'un uluslararası pazarda temasta olduğu firmaları da Milano'ya davet edip Türk tasarımcılarıyla buluşturmayı hedeflediklerini bildiren Gökyay, aynı zamanda İTÜ'den mezun bir grup öğrencinin gerçekleştirdiği "5 Duyu: İstanbul" projesinin de sponsorluğunu üstlendiklerini ifade etti.

    Yaklaşık 10 yıl önce Türkiye'ye tüm ofis mobilyalarının yurtdışından geldiğini anlatan Gökyay, Türkiye'deki bankacılık ve medya gibi sektörlerin yabancı ofis mobilyaları kullandığını bugün ise ithalat oranının çok aza indiğini vurguladı.

    Nurus'un uluslararası arenada Dubai, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'te oldukça etkin olduğunu söyleyen Gökyay, "Bu pazarlardaki en iyi dört markadan biri Nurus. Şu anda Suudi Telekom'un bütün mobilyaları Nurus'tan gidiyor. Kuveyt Telecom Company, ürünlerini bizden alıyor. Sadece telekom da değil, İtalya'nın kendi nasyonal gazetesi olan Corriera Dela Sera'nın Milano'daki yeni kültür merkezinin mobilyaları Nurus'tan. Nurus artık uluslararası pazarda akla gelen ilk 15 firmadan biri" şeklinde konuştu.

    Alev Ebuzziya: Türk tasarımı dünyaya açılmalı
    Ünlü tasarımcı Alev Ebuzziyya, Türk tasarımcılarının Milano'da yapacağı grup çalışmasını çok önemsediğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Hepimizin atölyeleri var, kendi iş yerlerimiz var ama grup halinde davranmanın hepimize bir güç getireceğini inanıyorum. Bu organizasyon Türk tasarımcılarının grup halinde dışarıya ilk önemli açılışları. Birlikte hareket etmek çok doğru olacağı için alacağımız yanıtların da bununla orantılı olacağını düşünüyoruz. İlk olduğu için başarılarımız kadar hatalarımız da olacaktır. Bunların hepsini tartışacağız. Bu açılım için belki geç kalmış bir açılım denilebilir. Ancak Türkler mobilyayı keşfedeli çok uzun zaman olmadı. Onun için tasarıma da sıra yeni geldi. Şimdi dünya tasarımcıları içinde, dünya piyasası içinde yerimizi bulmamız çok önemli. Öğreneceğimiz daha çok şey var ama artık tek tek kendimizi göstermeye başladığımız bu zamanda 36 Türk tasarımcısının Milano çıkarması zamanlama açısından da bence çok uygun. Sadece Türkiye'de beğenilmekle yetinemeyiz. Türk tasarımının dünyaca kabul görmesini sağlamamız gerekiyor."

    Aziz Sayer: Tasarımcı potansiyelimiz yüksek
    Dünyanın en iyi üç tasarımcısından biri olarak kabul edilen Aziz Sarıyer, Türk Tasarımcılar Birliği'nin Milano'da yerini almasının geciktiğini belirterek, "Esasında Türkiye'nin yaklaşık 10 yıldır kendi tavrını, kendi tasarımını, kendi stilini, kendi tasarım anlayışını bir bütünlük halinde sunabilecek imkanları vardı. Ama birtakım şeyleri yeni yeni oturtmaya başladık. Çok iyi bir tasarımcı potansiyelimiz var aslında. Bu yıla nasip oldu" dedi. Organizasyonun doğaçlama olarak geliştiğini, planlı olarak başlanmadığını dile getiren Sarıyer, şunları söyledi:

    "Dört beş arkadaşımız geçen yıl Milano Tasarım Haftası sırasında neden Türk tasarımcıları olarak kendi şahsi sergimizi açmayalım demişler ve Milano'daki fuar dışında yapılan tasarım etkinliklerine katılmayı arzulamışlar. Bana da lütfettiler katılırım dedim. Daha sonra şu isim de olsa, bu da olsa diye aramızda derken, iş geniş bir çerçeveye oturmaya başladı. Şu anda 36 tasarımcı projede yer alıyor. Proje tasarım birliği gibi bir etkinlik değil. Asla Türkiye'yi temsil etmek gibi ciddi bir misyonu olmayan kişisel bir sergidir bu. Açıkçası sponsorumuz olan Nurus'un dışında herhangi bir kurumdan destek alınmadı. Ayrıca kamudan da destek almadık."