Ünlü Türk Düşünürleri Kimlerdir İsimleri

'Ders notları' forumunda Wish tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ünlü Türk Düşünürleri kimlerdir,Ünlü Türk Filozoflarının isimleri,Türk Düşünürler

    FARABi (870-950) Türk-islam düşünürü İslam disiplini içinde yetişmiş Türk düşünürlerinin en büyüğüdür

    Aristoteles mantığına dayanan usçu bir metafizik oluşturmuştur Amacı, Aristoteles'i, biraz da Plotinos'un yardımıyla, İslam diniyle uzlaştırmaktı Bununla da yetinmemiş, İslam dinini de bilimle uzlaştırmaya çalışmıştır
    Önceleri Türkistan'da kadılık yaptı, sonra kendini büsbütün felsefeye verdi Anadili olan Türkçe kadar Arapça, Farsça, Süryanice ve Yunanca biliyordu Aynı zamanda hekim ve müzikçiydi Yüzden çok kitap yazmış; Aristoteles, Platon, Zenon, Plotinos gibi Yunan düşünürlerini yorumlamış, bunların görüşlerine kendi görüşlerini katmıştır
    İbni Sina ve İbni Rüşd, onun manevi öğrencileridir, ama Farabi'nin ünü onlar kadar yayılamamıştır (Orhan Hançerlioğlu)

    Farabi'nin felsefesi özetle şudur: İslam felsefesine zihinciliği getirmekle kalmamış, bu felsefenin ilk kez kapılarını açan da kendisi olmuştur O, metafiziğe mantık yoluyle ulaşmış, İslam diniyle felsefe arasında sıkı bir ilişki kurmuştur


    İbrahim Ethem Dirvana

    İbrahim Ethem Dirvana ya da İbrahim Ethem Mesut Bey (d 1864- ö 29 Nisan 1959) filozof, yazar ve Osmanlı Devleti'nin son yıllarında yüksek kademelerde görev yapmış bir devlet adamıdır

    İbrahim Ethem Bey 1864 yılında İstanbul'da doğdu Gülhane askeri Rüşdiyesi ve Mekteb-i Mülkiye'yi bitirdikten sonra Paris'e gitti ve Sorbonne Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu

    Paris'te bulunduğu sırada Fransız filozofu René Descartes'ın Discourse de la Méthode (Metod Üzerine Konuşma) adında eserini Hüsn- i İdare- i Akl ve Taharr- i Hakikate Dair Usul Hakkında Nutuk adları altında 1895 yılında Türkçeye çevirdi Bu kitap 2005 yılında tekrar latin alfabesiyle yayınlanmıştır

    İbrahim Edhem Bey Dec 1908 - May 1910 tarihleri arasında Beyrut Valiliği yaptı[5] Ayrıca mütareke yıllarında (1918 yılındaki Mondros Ateşkes Antlaşması'yla 1923 yılındaki Cumhuriyet'in İlanı arasındaki dönem) 1,5 ay kadar bir süreyle Şura-yı Devlet (günümüzdeki Danıştay) başkanlığı yaptı (15 Haziran 1920-31 Temmuz 1920)

    İbrahim Edhem Dirvana 29 Nisan 1959 tarihinde İstanbul'da vefat etti ve Küçüksu Mezarlığı'nda defnedildi

    Hüseyin Nihal Atsız


    Hüseyin Nihal Atsız (d 12 Ocak 1905, Kasımpaşa - ö 11 Aralık 1975, İstanbul, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur Nejdet Sançar'ın ağabeyidirYağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır Rıza Nur'un mânevî oğludur Kendini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar

    Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır

    Çiftçioğulları ailesinin tesbit edilen ceddi 19 asrın başlarında yaşadığı tahmin edilen Ahmed Ağa'dır Ahmet Ağa'nın İsmail, Süleyman, Hüseyin ve Şakir adlı dört oğlu olmuştur İsmail Ağa'nın çocukları Midi'den, Yozgat'ın Akdağ Madeni kazasının Dayılı köyüne göçmüşlerdir Şakir Ağa'nın evladı olup olmadığı bilinmemektedir

    Ahmet Ağa'nın üçüncü çocuğu olan Hüseyin Ağa (1832 - 1894) ise 1850-1852 şıralarında Deniz eri olarak Istanbul'a gelmiş, okumayı ve yazmayı asker ocağında öğrenmiş, askerliğinin nihayetinde de teskere bırakarak Donanma-yı Hümayun' da kalmış ve makina önyüzbaşlığına Çarkçı Kolağalığı'na terfi etmiştir

    Hüseyin Ağa'nın eşi Emine Hayriye Hanım'dır İki çocukları olmuştur Nevber Hanım ile Mehmet Nail Bey (1877- 1944) Mehmet Nail Bey de Osmanlı Donanması'na girmiş ve Deniz Kuvvetlerinde Deniz Güverte Binbaşılığı'ndan emekli olmuştur

    Mehmet Nail Bey'in ilk eşi 1903 yılında Yüzbaşı iken evlendiği Fatma Zehra Hanım (1884 - 1930)'dır Fatma Zehra Hanım, Deniz Yarbayı (Bahriye Kaymakamı) Osman Fevzi Bey ile Tevfika Hanım'ın kızıdır Osman Fevzi Bey, Trabzon'lu olup ailesi Kadıoğulları namı ile maruftur

    Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi

    1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır


    Beyaz Arif Akbaş

    Beyaz Arif Akbaş, (d1979 İstanbul) Türk eleştirmen şair/yazar 2005 yılında Ahmet Yesevi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi İlk şiirini 1995 yılında yayımladı 1998-2000 yılları arasında arkadaşlarıyla birlikte Şahdamar dergisini çıkardı Çeşitli gazetelerde (Radikal, Birgün, Yenişafak, Star) kitap eleştirileri yapmaktadır1995 ile 2010 arasında yedi kitabı yayımlandı:

    Kayıp Ülke Hakasya (Alaş Orda Yayınları, 1995)
    Sevgilim Sibirya (Calameo Yayıncılık, 1997)
    Trakya (Art Kitaplar, 2008)
    A Special Album of Davetname (Sanat Yazıları, 2002)
    Bir Ayşekadın Masalı Kadı Bedrettin (Edirne, 2008)
    Sagalassos: City of Fairies (Edirne, 2010)
    Aşk Defterleri (Yalnızgöz Yayınları, 2010)
    Şiir kitabı için bkz: Amerika Portland Devlet Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü (Portland State Center for Turkish Studies)

    Ayrıca “Virgül”dergisinde de bir süre yazmıştır

    Celal Yalınız

    Celal Yalınız (ölüm 6 Haziran 1962) düşünür ve filozoftur Sakallı Celal olarak bilinir; yazılı bir eser bırakmamış ama her biri birer eser olan insanlar bırakmıştır arkasında Yakın arkadaşları arasında Yusuf Ziya Ortaç, Ahmet Haşim, "öğrencim" de dediği Nazım Hikmet, Ordinaryüs Matematik Profesörü Ali Yar, Haldun Taner ve Ali Sami Yen; çevresindekiler arasında Nurullah Ataç, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Kazım Taşkent gibi çeşitli isimler ile Melih Cevdet Anday, Orhan Veli gibi pek çok şair ve yazar yer alır

    Bugün dilimizde yer etmiş, kaynağını bilmeden kullandığımız pek çok deyiş de onundur Birkaç Sakallı Celal deyişi örneği:

    "Bir kızın tıraşlı bir erkeği güzel zannetmesi hazindir"
    "Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur"
    "Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer de ilgisizdir"
    "Türkiye'de aydın geçinenler Doğu'ya doğru seyreden bir geminin güvertesinde Batı yönünde koşturarak Batılılaştıklarını sanırlar"
    "Evinde yapılan arama esnasında polis duvarda duran Karl Marx portresini sorunca "Rahmetli Babam" diye cevaplamıştır"'
    "Meşrutiyeti getirdik olmadı, cumhuriyeti kurduk olmadı Biraz ciddiyete ne dersiniz?"
    Sakallı Celal'den günümüze kalan ne kadar bilgi, belge ve tanıklık varsa, a'dan z'ye bulunabilecek " tek kaynak " ; gazeteci - yazar Orhan Karaveli tarafından yazılmış olan " Sakallı Celal - Bir 'Bilinmeyen Ünlü'nün Yaşam Öyküsü " adlı belgesel - ve harika fotoğraflarla bezeli - 230 sayfalık, değerli kitaptır( Pergamon, 1baskı Mayıs 2004, 4baskı Haziran 2004 )
    Galatasarayı Sultanisi'nden öğrencisi ve hayranı olduğu Tevfik Fikret'in, " Hak bellediğin bir yola yalnız ( yalınız ? ) gideceksin " dizesinde ifade edilen prensibe ne pahasına olursa olsun, hayatı boyunca sadık kalmıştır


    Nermi Uygur

    Prof Dr Nermi Uygur, (d 15 Ocak 1925, İstanbul - ö 21 Şubat 2005, İstanbul), felsefe profesörü, yazar

    Galatasaray Lisesi'nin Latince Bölümü'nü bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin Felsefe Bölümü'nden ve Köln Üniversitesi'nden mezun olan Profesör Nermi Uygur, 1950 yılının Ocak ayında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak göreve başladı 1952'de Kültür Bilimlerinin Varlık Yapısı teziyle doktor oldu Almanya, Fransa, Belçika'ya görevli olarak gönderilerek bisikletle dolaştığı bu ülkelerde fenomenoloji üzerine araştırmalar yaptı Türkiye'ye dönüşte ‘Husserl'de Başkasının Ben'i' teziyle doçent oldu

    ‘Filozof denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır' düşüncesiyle edebiyata yöneldi 1962'de ‘Dilin Gücü'yle başlayıp dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini denemeler şeklinde kitaplaşırdı 1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı 1966'da bursla Almanya, 1970'te Fransa ve İngiltere üniversitelerinde çalıştı 1979 - 1981 arasında Almanya'da, Wuppertal Üniversitesi'ne konuk profesörlük yaptı Almanya'nın Wuppertal Üniversitesi'nde Mantık, Dil, Sanat, Kültür Felsefesi ağırlıklı dersler verdi

    1992 yılındaki emekliliğinin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Felsefe tarihi dersleri vermeye başladı 2002 yılında YÖK tarafından yeniden üniversiteyle ilişiği kesildi

    PEN (Dünya Yazarlar Birliği), Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Derneği'nin üyeliklerinde de bulunmuş olan Nermi Uygur, Dağcılık Kulübünün ilk üyelerinden olup, felsefede denemeci anlayışın öncüsü sayılmaktaydı

    Nermi Uygur'un, Türkçe dışında Almanca, İngilizce ve Fransızca yapıtları da bulunmaktadır