Umre İle İlgili Ayetler

'Ayetler ve Hadisler' forumunda anniccha tarafından 26 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Umreyle İlgili Ayetler
    Umre İle İlgili Kuran Ayetleri
    Umre İle İlgili Ayetlerin Arapçası ve Meali

    189 - َ وَقَاتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُوا اِنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ

    189 - Sana hilâllerden soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için de, hac için de vakit ölçüleridir. Bununla beraber iyilik, evlere arkalarından gelmeniz değildir. Fakat iyiliğe eren, kötülükten korunan kimsedir. Evlere kapılarından gelin, Allah`tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz.

    196 - اَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِن َ الْهَدْيِ وَلاَ تَحْلِقُوا رُءُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا اَوْ بِهِۤ ا َذًى مِنْ رَ ا ْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍ فَاِذ ۤا ا َمِن ْ تُمْ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِل َ ى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِن َ الْهَدْيِ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاَثَةِ ا َيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ ا َهْلُهُ حَاضِرِ ى الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُۤوا اَنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

    196 - Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah`tan korkun ve bilin ki Allah`ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.

    197 - ا َ لْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌ فَمَنْ فَرَضَ فِيهِنَّ الْحَجَّ فَلاَ رَفَثَ وَلاَ فُسُوقَ وَلاَ جِدَالَ فِي الْحَجِّ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللَّهُ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ

    197 - Hac, bilinen aylardadır. Her kim o aylarda hacca başlayıp kendisine farz ederse; artık hacda kadına yaklaşmak, günah işlemek ve kavga etmek yoktur. Siz hayırdan ne işlerseniz, Allah onu bilir. Kendinize azık edinin.Şüphesiz ki azıkların en hayırlısı Allah korkusudur. Ey akıl sahipleri! Benden korkun!

    “Ey İbrahim! İnsanları hac yapmaya çağır, dünyanın her tarafından ister yaya olarak ister nakil vasıtalarıyla gelip Rablerinin onlar için tahsis ettiği dünya ve ahiret nimetlerine kavuşsunlar, belirli günlerde ( hac günleri) Allah’a ibadet edip onlara nimet olarak verilen hayvanları kurban ederken Allah’ın adını ansınlar ve hem kendileri yesinler, hem de fakirleri doyursunlar. Böylece maddi ve manevi kirlerini gidersinler. Hac vecibelerini ve verdikleri sözleri yerine getirsinler ve Kabe’yi tavaf etsinler.” – Hac / 27,28,29 -

    لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْ لاً مِنْ رَبِّكُمْ فَاِذَا ا َفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللَّهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدَاكُمْ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِهِ لَمِن َ الضّۤالِّينَ

    198 - Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat`tan indiğiniz zaman Meş`ar-i Haram yanında (Müzdelife`de) Allah`ı zikredin. O`nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.

    ثُمَّ ا َفِيضُوا مِنْ حَيْثُ ا َفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ اِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

    199 - Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah`tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللَّهَ كَذِكْرِكُمْ اٰ بَاءَكُمْ اَوْ ا َشَدَّ ذِكْرًا فَمِن َ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَاۤ اٰ تِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي ا ْلاٰ خِرَةِ مِنْ خَلاَقٍ

    200 -Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah`ı anın. İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur.

    “ Ey Resulüm! Yüzünü semaya doğru çevirip durarak bir arayış,bekleyiş içinde olduğunu görüyoruz. Seni gönlüne hoş gelecek, arzu edegeldiğin kıbleye döndürüyoruz.Yüzünü artık Mescid-i Haram’a çevir, Beytullah’ı kıble edin!Siz nerede olursanız olun yüzlerinizi ona çevirin.Şüphesiz ehl-i kitab onun Rablerinden gelen bir hak olduğunu çok iyi bilirler. Allah,elbette ki onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.”
    ( Bakara /144 )

    “Bütün insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, âlemlere hidayet, rahmet ve sevap kaynağı olan Mekke’deki Kâ-be’dir.”
    (Âl-i İmran 96)

    “Orada (Mekke’de) Allah’ın (c.c.) var-lığını ve kudretini bildiren Beytul-lah’ın İbrahim tarafından bina edil-diğini gösteren İbrahim’in makamı gibi deliller vardır. Kim oraya girerse güvenliğe ve huzura kavuşur. Ona bir yol bulabilenlerin (imkânı olanla-rın) Beytullah’ı Hac ve ziyaret etme-leri, Allah tarafından üzerlerine farz kılınmıştır. Kim Haccı inkâr ederek küfre girerse, şüphesiz ki Allah â-lemlerden ganidir.”
    (Âl-i İmran 97)

    “Haccı da Umreyi de vecibelerini tamamıyla yerine getirerek Allah için yapınız...”
    (Bakara 196)

    “Şüphesiz ki Safa ile Merve, Al-lah’ın kullarına ibadet yeri olarak bildirdiği mekânlardandır. Hac veya Umre maksadıyla Kâbe’ye gelenle-rin, bu iki mekân arasında ibadet maksadıyla sa’y yapmalarında bolca sevap vardır. Çünkü Allah, yalnızca kendisi için ve takva ile yapılan a-mellerin karşılığını veren ve her şeyi bilendir.”
    (Bakara 158)