Ümmü Hakim Binti Haris (ra) kimdir hayatı

'İslami Bilgiler' forumunda Wish tarafından 8 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Ümmü Hakim Binti Haris (ra)ın hayatı, Ümmü Hakim Binti Haris (ra) kimdir, Ümmü Hakim Binti Haris (ra) hakkında bilgi,kadın sahabeler Ümmü Hakim Binti Haris (ra)

    Ümmü Hakim binti Haris azılı bir din ve peygamber düşmanı Haris bin Hişam’ın kızıydı.
    Ve dine düşmanlıkta babasının yolunu takip ediyordu. En güçlü din düşmanlarından Ebu Cehil’in de geliniydi.
    Uhud Savaşı’nda Hint’le beraber orduya katılmış, askerlere tef çalıp savaş şarkıları söyleyerek güç vermişti.
    Güçlü düşmanlarla çevriliydi. Ve kendisi de kılıçla teslim alınamayacak kadar güçlüydü.
    İnandığına tam inanıyordu ve batıl inancı için mücadeleden
    geri durmuyordu.Mekke’nin fethine kadar da bu inancında büyük bir kararlılıkla devam etti.
    ALLAH Rasulü (s.a.v) ve arkadaşları Mekke’yi işgal etmediler.Fethettiler.Yakıp yıkmadılar.Bırak kadınları, çocuk ve yaşlıları genç erkeklere dahi dokunmadılar Ağaçlara dokunmadılar Ev kutsaldı, yuvaydı; yuvalara dokunmadılar.
    “Kim ki evinde durur, evine sığınır; güvendedir” dedi Peygamber (s.a.v) Güven duydu herkes Bıraktı silahlarını evine girdi Zira bilirlerdi ki o söylüyorsa doğrudur.Güvendiler.Birileri ateşle temizliyor,insanı değil insandan temizliyor da geçtikleri her yerden ateşler yükseliyor.O’nun öğrettiği temizlik suyla ve topraklaydı.Yok eden ateşle değil
    hayat veren su ve toprakla O yüzden Mekke’den ateşler yükselmez şimdi Mekke’ye hayat gelmiştir.Ümmü Hakim de (r.a) hayatı hissetti, zira belki de ilk defa nefes aldı.O geceye kadar Kabe’de bu kadar ibadet edildiğini görmemişlerdi.
    Etkilendiler.Affediyordu Davet ediyordu Nasıl olurdu Duygulandılar. Pek çok Mekkeli hanımla diz çöküp biat ettiler.
    “Peygambere itaat edeceğiz Yalan söylemeyeceğiz Çocuklarımızı öldürmeyeceğiz Hırsızlık yapmayacağız…Söz, ey ALLAH’ın Rasulü söz!!!”

    DİNE İLK HİZMET, İLK DAMLA

    Artık Müslüman’dı Ümmü Hakim (r.a)
    Ve neye inanırsa tam inanıyordu. Şimdi de imanında tam teslim, tam bir kararlılıktaydı.
    Eşi Ebu Cehil’in oğlu İkrime, Peygamber’in (s.a.v) kendisinden intikam alacağından korkarak Yemen’e kaçmıştı.
    Kim bilir belki de utanmış yaptıklarından da kaçmıştı
    Nasıl bakacaktı o gözlere?
    Ümmü Hakim’in (r.a) İslam’a ilk hizmeti başlayacaktı. Ve o hizmet yuvasına, eşine de bir hizmetti
    ALLAH Rasulü’ne (s.a.v) büyük bir güven içindeydi
    Duyduğu bu güvenle gelip sıkıntısını anlattı:
    “Ya Muhammed! Eşim İkrime sizin kendisini cezalandıracağınızdan korkarak kaçtı. Şimdi Yemen’de olmalı. Ona eman verseniz de gelse.”
    ALLAH Rasulü (s.a.v) buyurdu:
    “Ona eman verilmiştir!”
    Müjdeyi alan Ümmü Hakim (r.a) yardımcısıyla Yemen’e doğru yola çıktı. Günler geçen yolculuktan sonra Yemen’e geldi. Sahile koştu hemen ve eşini tahmin ettiği gibi sahilde buldu. İkrime bir gemiye binmeye hazırlanıyordu.
    Ve müjdeyi verdi eşine. İkrime eşindeki huzuru fark etmişti.
    Öyle bir huzurdu ki ona
    şöyle dedirtiyordu:
    “İnsanların en vefalısının, en hayırlısının, en merhametlisinin yanından geliyorum. O bizleri affetti ve sana da eman verdi.”
    Eşinin yüzünde huzur ve güveni gören İkrime Mekke’ye dönmek konusunda ikna oldu.
    ALLAH Rasulü’nün (s.a.v) verdiği söze inanmıştı, güvenmişti.

    İşte şimdi eşiyle geliyorlardı. Hz.. Peygamber (s.a.v) arkadaşlarıyla oturuyordu. Onlara şöyle dedi:
    - Ebu Cehil’in oğlu İkrime mümin ve muhacir olarak size geliyor. Babası hakkında fena konuşmayın. Çünkü ölüye sövmek ölüye erişmez ama hayatta bulunanı incitir.
    Hz.. Peygamber (s.a.v) İkrime’yi ayakta karşıladı. İkrime sordu:
    - Neye davet ediyorsun ya Muhammed?
    - Seni, ALLAH’tan başka ilah olmadığına, benim ALLAH’ın peygamberi olduğuma inanmaya çağırıyorum.
    - VALLAHi sen çok hoş bir şeye çağırdın. Yemin ederim ki sen bu daveti yapmadan önce de içimizde en doğru sözlü, en çok iyilikseverimizdin, diyerek şehadet getirdi İkrime.

    KALPLERİ TEMİZLEMEK

    Ümmü Hakim (r.a) ve eşi İkrime nasıl ki dün İslam’a en azılı, en güçlü düşmanlardandı. Bugün de batılın karşısında en güçlü şekilde duruyor, batıla karşı tüm güçleriyle savaşıyorlardı.
    Bir gün İkrime (r.a) bir yere gitmek için eşinden müsaade istedi. Ümmü Hakim (r.a) nereye gideceğini sordu. İkrime (r.a) puta tapan birini duyduğunu ve gidip o putları kıracağını söyledi. Ümmü Hakim (r.a) şöyle dedi:
    “Ey İkrime! Önce kalplerdeki ve kafalardaki putları kır! Çamurdan putları arkanı dönünce yine yaparlar...”
    İçindeki putların nasıl kırıldığını, nasıl bir bir düştüğünü görmüştü Ümmü Hakim (r.a) Öyle olmasa görünürde inanmaya zorlanmamıştı ki…
    Kılıç zoruyla Müslüman olmamıştı ki…
    Kabe’de putlar devrilir ve Kabe temizlenirken onun içinde de putlar düşmüştü bir bir.


    Ümmü Hakim (r.a) cesur ve cihat arzusunu hep taşıyan, şehadeti özleyen bir hanımdı. Hz.. Ebu Bekir (r.a) zamanında Bizanslılarla yapılan Yermük Savaşı’na katıldı.
    Bu savaşta eşi İkrime (r.a) ve oğlu şehit düştü.
    O artık bir şehit hanımı ve şehit annesiydi.
    Daha sonraları yapılan Ecnadeyn Savaşı’na da katılmıştı. Bu savaşta bir çadır direğiyle yedi düşman askerini öldürmüştür.