ulukisla devam

'Genel Türk Tarihi' forumunda polima tarafından 11 Haziran 2008 tarihinde açılan konu


  1. Köyümüze, 1865’te başlatılan “iskân” ve “yatıştırma harekâtı” sonucu gelenler de olmuştur.
    Kasabanın antik çağlarda da bir yerleşim yeri ve Aksaray – Anduğu – Tyana arasında bir geçit olduğu anlaşılmaktadır. Avören ve Ören’in üstündeki tepede bulunan taştan oyma mezarlar, Ören’deki eski okulun temel yerinden çıkarılan büyük küpler, Karakilise mahallesinin üstünde bulunan hayvan resmi, Kayaburnu’nda bulunan ve dans eden insanları gösteren resim ve kayaya kazınmış merdiven basamakları; buraların frigler; belki de Etiler zamanından kalma yerleşim ve geçit yeri olduğunun kanıtlarıdır. Yine Avören’de bulunan ve kemik damı anlamına gelen “Kadit Damı” kimlerden kaldı? Asma’dan Avören’e künklerle kimler su getirdi? Oradaki su sarnıçlarını kimler yaptı? Tepede çok miktarda bulunan “deve gözü” diye adlandırdığımız (obsidiyen) taşlaşmış siyah camlar ilk çağlarda okun ucuna takılıyor ve ayna yapımında kullanılıyordu. Belki de burada o zaman insanlarını çok zengin eden bir ok ve ayna üretim yeri vardı. Hasan Dağı yöresinden Kıbrıs’a bile satılan bu siyah camlar da Hasan Dağı’nın yöreye bir armağanıydı.
    Bu çalışmayı neden yaptım?
    Büyük ozan Nazım Hikmet:
    “Ne ah edin dostlar
    Ne de ağlayın
    Dünü bugüne
    Bugünü yarına bağlayın.”
    demektedir.
    Ben de dünümüzü bugüne bağlamak istedim. Başarabildimse, kendimi mutlu sayıyorum.
    Ali KILINÇSOY ― KARŞIYAKA / İZMİR
     



  2. ben diğer bölümüde okumuştum güzel bir anlatım olmuş emeğine sağlık polima teşekkürler:f40: