Ülkemizin Yönetim Şekli

Konusu 'Sosyal Konular' forumundadır ve Sezen tarafından 14 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Sezen Üye


    Ülkemizin Yönetim Şekli,

    Ülke adı: Resmi adı: Türkiye Cumhuriyeti
    kısa adı: Türkiye
    Yönetim biçimi: Cumhuriyet
    Başkent: Ankara
    İdari bölümler: 81 il; Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Corum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İçel, İğdir, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Şirnak, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak, Düzce
    Bağımsızlık günü: 29 Ekim 1923
    Milli bayram: Bağımsızlık günü, 29 Ekim (1923)
    Anayasa: 7 Kasım 1982
    Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AsDB, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CERN (gözlemci), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECO (Ekonomik İşbirliği Örgütü), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), EU (aday), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (gözlemci), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NATO (Kuzey Atlantik Asemblesi), NEA (Nükleer Enerji Kurulu), NSG, OAS (gözlemci), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OIC, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNOMIG (BM Gürcistan Gözlem Misyonu), UNRWA (BM Filistin Mültecileri Yardım Komisyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)
    Türkiye Avrupa Birliği İlişkileriTürkiye-Avrupa Birliği İlişkileri. Türkiye, Avrupa ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini daha da geliştirebilmek amacıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu (AET) kuran Roma Antlaşması'ndan (1957) bir yıl sonra, topluluğa "ortak üyelik" başvurusunda bulunmuştur. 1963 yılında Türkiye ile AET arasında imzalanan Ankara Antlaşması, nihai hedef olarak Türkiye'nin tam üyeliğini öngörmüştür. 1973 yılında ortaklığın geçiş dönemindeki koşulları ve gümrük birliğinin çerçevesini oluşturan Katma Protokol imzalanmıştır.

    1970'li yıllarda Türkiye'nin Toplulukla ilişkilerinde ekonomik ve siyasi nedenlerden dolayı bir duraklama olmuştur. Ancak 1983 yılından sonra, süreç yeniden işlemeye başlamış ve 14 Nisan 1987'de Türkiye'nin tam üyelik başvurusuyla canlılık kazanmıştır.


    Avrupa Komisyonu 1989 yılında, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik için ehil bir ülke olduğu, ancak o aşamada tam üyelik müzakerelerine başlanması için vaktin erken olduğunu beyan etmiştir. Komisyonun bu görüşü, 1990 yılında Avrupa Topluluğu Konseyi tarafından da onaylanmıştır. 6 Mart 1995'te Türkiye-AB Ortaklık Konseyi, Türkiye ile AB arasında 1 Ocak 1996'dan itibaren geçerli olacak Gümrük Birliği'ni sonuçlandırmıştır. Avrupa Birliği Parlamentosu tarafından da onaylanan Gümrük Birliği, planlanan şekilde yürürlüğe girmiştir. Türkiye, AB ülkelerine yönelik olarak, Gümrük Birliği'ne konu olan ürünlerde gümrük vergilerini kaldırmış ve üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamaya başlamıştır.

    Avrupa Konseyi, 12-13 Aralık 1997'de yapılan Lüksemburg zirvesinde, AB Komisyonu’nun genişleme stratejisine ilişkin “Agenda 2000” adlı raporuna dayanarak, 10 Orta ve Doğu Avrupa ülkesi ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için tam üyelik sürecini başlatmış ve Türkiye'yi bu sürecin dışında bırakmıştır. Böylece, AB'nin Türkiye'ye diğer adaylarla aynı kıstasları uygulayacağı taahhüdüne rağmen, Türkiye tam üyelik açısından haksızlığa uğratılmıştır.


    Bu gelişmelerin ardından, Haziran ve Aralık 1998'deki Kardif ve Viyana zirveleri ile 1999 yılının Haziran ayında toplanan Köln zirvesinde, hem sınırlı bir gelişme hem de daha olumlu bir anlayışın ortaya çıktığı görülmüştür. Nitekim, Marmara depreminden büyük zarar gören Türkiye'ye destek vermek amacıyla 6 Eylül 1999 tarihinde Brüksel'de bir araya gelen AB Dışişleri Bakanları, mali yardım paketi konusunda görüş birliğine varmışlardır.


    10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki'de yapılan AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde ise Türkiye, AB'ye aday ülke olarak kabul edilmiş, diğer aday ülkeler ile eşit konumda olacağı açık ve kesin bir dille ifade edilmiştir. Zirve Sonuç Bildirisi ayrıca Türkiye'nin diğer aday ülkeler gibi katılım öncesi stratejisinden yararlanmasını ve Türkiye için de bir Katılım Ortaklığı Belgesi’nin hazırlanmasını öngörmüştür. Bu çerçevede 3 yıl aradan sonra, 11 Nisan 2000 tarihinde Lüksemburg’da toplanan Ortaklık Konseyi, başta Katılım Ortaklığı Belgesi ve 2000 Yılı İlerleme Raporu’nun hazırlanması olmak üzere; Gümrük Birliği'nden bu yana üzerinde çalışılan hizmetler alanındaki müzakerelerin başlatılması, Topluluk müktesebatını tarama sürecini gerçekleştirmek üzere 8 alt komitenin kurulması ve mali işbirliği gibi konularda önemli kararlar almıştır. Söz konusu 8 alt komite arasında "Tek Pazar ve Rekabet", "Ulaştırma, Çevre ve Enerji" ile "Tarım ve Balıkçılık" konulu alt-komiteler, faaliyetlerine Haziran-Temmuz 2000 döneminde başlamışlardır.


    Komisyon diğer adaylara olduğu gibi Türkiye için de Katılım Ortaklığı Belgesi’ni 8 Mart 2001’de yayınlamış, Türk Hükümeti'nin AB Müktesebatı’nın üstlenilmesine ilişkin Ulusal Programı 19 Mart 2001'de kabul etmiştir. Türkiye AB’nin geleceğine ilişkin olarak Dışişleri Bakanları düzeyindegerçekleşen toplantılara davet edilmiş, ayrıca diğer adaylarla birlikte 16 Haziran 2001’de Göteborg Zirvesi’ne katılmıştır. Ortaklık Konseyi (26 Haziran 2001) artık olağan bir şekilde toplanmaya başlamıştır.
     

  2. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Ülkemizin Yönetim Şekli

    Çok uzun bu ödevim için daha kısa bir yazı yok mu?
     

Sayfayı Paylaş