Ülkemizde En Çok Görülen Trafik Kazaları

Konusu 'Sosyal Konular' forumundadır ve Wish tarafından 29 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye



    Türkiyedeki trafik kazalarının nedenleri


    Türkiye'de meydana gelen trafik kazalarına bakıldığında; kazaya neden olan kusurlu
    sürücülerin eğitim durumunun %49'unun ilkokul, %12'sinin ortaokul, %1'inin ilköğretim,
    %19'unun lise ve %9'unun yüksekokul düzeyinde olduğu görülmektedir. Bu durum
    trafik kazalarında kusurlu bulunan sürücülerin eğitim düzeyinin daha düşük olduğunu ve tüm yol kullanıcılarının eğitimine ağırlık verilmesi gerektiğini göstermektedir (12). Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan son düzenlemelerle (2000 yılında) Al, A2, B,C, D ve E sınıfı sürücü belgesi alacak olanlara en az ortaokul ya da sekiz yıllık temel eğitimi bitirmiş olmaları şartı getirilmiştir

    Taşıma Ortamı: Türkiye'de şehir içi ve şehirler arası yolcu ve eşya taşımasında en sık
    karayolları kullanılmakta ayrıca motorlu araç sayısı her geçen gün artmaktadır.
    Bu da karayollarını işletme, bakım, trafik yönetimi, denetim ve uygulama açısından
    yetersiz duruma getirmekte, yol güvenliğinin azalması sonucu trafik kazalarının artmasına neden olmaktadır

    Karayolu Yapısı: Trafiği etkileyen başlıca elemanlar; yol, köprü, menfez, kavşak, alt
    geçit, üst geçit, banket, yaya kaldırımı, park yerleri gibi karayolu elemanları ile aydınlatma ve benzeri güvenlik tesisleri, trafik yönetim sistemidir. Bu elemanların yolun fiziki ve geometrik standartlarıyla yol boyu çevre koşullarının trafik güvenliği üzerinde farklı oranlarda etkisi bulunmaktadır. Türkiye'deki karayolu ağına genel olarak bakıldığında, karayolu düzenlemesine yönelik planların tam uygulanmadığı görülmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM)'nün kuruluşundan sonraki 20 yıl içinde 20.000 Km.lik bölünmüş karayolu çekirdek ağına sahip olunması öngörülmüş, ancak aradan geçen zamana karşın bölünmüş yol uzunluğu 2.500 Km. civarında kalmıştır. Devlet ve il yollarının tümü kaplamalı duruma getirilememiştir. Trafiğin yoğun olduğu, yol ağının büyük kısmını oluşturan pek çok devlet ve il yolunda kaza noktalarını oluşturan eş-düzey kavşaklar, kısa görüş mesafeleri, dar ve düşük banketler, tırmanma şeritsiz dik rampalar bulunmaktadır

    Trafik yönetimi, denetimi ve uygulaması: Trafik yönetimindeki başarının sırrı,
    programların tam uygulanabilmesine bağlıdır. Uygulamanın tam olabilmesi, uygulatma ve
    denetimin yeterli ve etkin olması ile olanaklıdır. Uygulama ve denetimden sorumlu kuruluş ve personelinin asıl görevi, kurallara ve yönetim tertibatına tam ve kesin uyulmasını sağlamaktır. Taşıtların güvenliği, aşırı yüklenmemeleri, tehlikeli madde taşınması,çalışma ve sürme süreleri, sürücü sigorta,tescil, trafik belgeleri gibi konular diğer önemli noktalardır. Uygulatma ve denetimler sürekli, objektif ve etkili olarak yapılmalıdır. Kazalarda tutulan tutanakların tam olarak ve doğru tutulması ve belgelenmesi sağlanmalıdır.
    Uygulatma ve denetim, polisin asli görevi olup, bilgili ve yeterli personelle tarafsız ve
    objektif olarak karayolunu kullananlara saygı ve güveni sağlayacak biçimde yapılması
    gerekir. Trafik polisinin sayıca yeterli olmaması, bu konudaki eğitimin uygun düzeyde
    olmaması, uygulatma ve denetimin etkinliğini azaltmaktadır

    Taşıt ve trafik koşulları: Taşıt türü, taşıma kapasitesi, taşınan eşyaya uygunluk derecesi, yükleme şekli, rengi gibi fiziksel nitelikleri ve fren, ışık sistemleri, direksiyon, ön-düzen,tekerler vb. teknik nitelikleri kazaların oluşmasında önemli etkenlerdendir Yine
    trafik güvenliğinin sağlanmasında, trafik koşulları da son derece önemlidir. Özellikle
    trafikte kamyon, otobüs gibi ağır taşıtların ve ticari araç sayısının artması (büyük firma sayısı az, küçük ve denetimsiz işletme sayısı fazladır),yüksek hızda motorize trafikle bisiklet ve yayalar gibi güvensiz yol kullanıcılarının bir arada olması; hem trafik kaza sayısının, hem de bunlara bağlı yaralanma ve ölümlerin artmasına neden olmaktadır.

    Çevre koşulları: Trafik kazalarına neden olan etmenlerden birisi de trafiği etkileyen
    çevre koşullarıdır. Yol kenarındaki alanlar,genellikle çok güvensizdir. Taş ya da beton
    kaplı kanallar, kayalıklar ve yola yakın tehlikeli nesneler (örneğin; aydınlatma direkleri ve
    ağaçlar) bulunmaktadır. Bazı gerekli bölümlerde otokorkuluklar bulunmamaktadır.
    Birçok orta refüjde tehlikeli direkler bulunmaktadır ve otokorkuluk yerleştirilmemiştir. Birçok yerde yolun kenarlarında örneğin akaryakıt istasyonları ve öteki yol kenarı tesisleri gibi geniş denetimsiz alanlar bulunmaktadır

    Yolu kullananların davranışları: EGM'nün istatistik raporlarına göre, Türkiye'de meydana
    gelen trafik kazalarında, ciddi kaza ve yaralanmalara neden olan ilk üç neden; hızlı
    araç kullanma, düşük emniyet kemeri kullanımı ve yayalardır. Türkiye'de genellikle yolu
    kullananların davranışları olumsuzdur. Özellikle sürücülerin sık sık hız sınırlarını aştığı, trafik işaret ve levhalarına, şerit işaretleri, şerit değiştirme kurallarına uymadıkları, araç
    sürücüleri arasında emniyet kemeri,motorsiklet ve bisiklet sürücüleri arasında kask
    kullanımının çok düşük düzeyde olduğu gözlenmektedir. Yine yolcular için emniyet
    kemeri ve çocuklar için araç içi sabitleme sistemleri kullanım oranı çok düşüktür. Yayalar, geniş ana arterlerde bile her noktadan geçmekte ve geceleri yansıtıcı araçlar
    kullanmamaktadır

    Alkol: Yapılan araştırmalarda kazaya neden olan etmenler içinde alkollü araç kullanımının
    çok önemli olduğu görülmektedir. Türkiye'de sürücüler için konulmuş yasal alkol sınırı 0.5
    promildir. Kaza riski açısından bakıldığında; - Kanında 0.5 promil alkol bulunan yani 1
    duble rakı içen sürücü, hiç alkol almamış sürücüye göre 2 kat daha fazla kaza riski ile
    karşı karşıyadır.

    - Alkol oranı 1 promil olursa, yani 2 duble rakı içildiği varsayılırsa sürücünün aldığı risk 10
    katına çıkmaktadır.
    - Alkol oranı 1.5 promil olursa, sürücünün aldığı risk 25 katına çıkmaktadır .2000 yılında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan son yasal düzenlemelerle alkollü araç kullananlarla ilgili önemli değişiklikler getirilmiştir. "Alkollü araç kullanmak suçunu birinci ve ikinci defasında işlemek, bir yıl içinde hız sınırını 5 defa ihlal etmek", "100 ceza puanını doldurmak"suçlarından birinin tespiti halinde, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasında trafik görevlilerine yetki verilerek bu suçla ilgili cezalar artırılmıştır

    Emniyet Kemeri ile Önlenen Riskler: Yapılan araştırmalar, emniyet kemeri kullanılmaması durumunda 30 km/saat hızda olan çarpışmalarda vücutta oluşan hasarı bir birim olarak tanımlarken, 50 km/saat hızda olan çarpışmalarda bu hasar dokuz katına çıkmaktadır. Emniyet kemeri kullanıldığında ise böyle bir hasar oluþumu söz konusu olmamakta ya da büyük oranda engellenebilmektedir .Emniyet kemeri kullanımı, kaza sonrası özel
    araçlar içinde oluşan ölümleri %45, ağır yaralanmaları ise %50 azaltmaktadır. Emniyet
    kemeri kullanımı hafif kamyon sürücülerinde araç içi ölümlerini %60, ağır yaralanmaları ise %65 azaltmaktadır. Ölümle sonuçlanan kazalarda oluşan yaralanmalar incelendiğinde
    en sık görülen yaralanma, %48 ile baş-boyun yaralanmaları, %37 ile göğüs-karın-kalça
    yaralanmaları ve %8 ile omurga ve göğüs duvarı yaralanmalarıdır.
     

Sayfayı Paylaş