Tütrkiye'de Her 100 Kişiden 3'ünde Huzursuz Bacak Sendromu Görülüyor

'Sağlık bilgisi' forumunda YAREN tarafından 30 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Huzursuz Bacak Sendromu,Huzursuz Bacak Sendromu nedir,Huzursuz Bacak sendromu tedavisi


    Türkiye'de her 100 kişiden 3'ünde huzursuz bacak sendromu görüldüğü bildirildi.

    Türk Uyku Tıbbı Derneği Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Karadeniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, huzursuz bacak sendromunun bir hareket bozukluğu olduğunu söyledi.

    Bu hastaların geceleri dayanılmaz şekilde bacakları hareket ettirme isteği duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Karadeniz, ''Hastaların çoğu bacaklarındaki rahatsız edici hisleri tarif etmekte güçlük çeker. Sıklıkla uyuşma veya karıncalanma şeklinde tarif edilir. Bacaklardaki bu huzursuzluk hissi en sık baldırlarda görülmektedir'' dedi.
    Hastaların araba veya uçak yolculuğunda zorlandığını belirten Karadeniz, uzun süreli oturmaları gereken sinema, tiyatro ve iş toplantılarında güçlük çektiklerini bildirdi.
    Hastalığın nedeninin kesin olarak bulunmadığını belirten Karadeniz, demir eksikliğine bağlı kansızlık, bacaklarda kan dolaşımı bozukluğu, fıtık veya bacak sinirlerinde bozukluk, böbrek hastalıkları, kas hastalıkları, alkolizm, bazı vitamin ve minerallerin eksikliğinden kaynaklanabildiğini söyledi.
    Hastalık tanısını nöroloji uzmanları veya uyku hastalıklarıyla uğraşan uzmanların koyabileceğini ifade eden Karadeniz, ''Henüz huzursuz bacak sendromu tanısını koyduracak kan testi veya film bulunmamaktadır. Tanı hekimin ayrıntılı bir hastalık öyküsü alması ve fizik muayene yapmasıyla konulmaktadır'' diye konuştu.

    DEPRESYONA YOL AÇIYOR

    Karadeniz, huzursuz bacak sendromunun kalitesiz uykuya neden olması ve uyku bölümlenmelerine yol açması dolayısıyla depresyona yol açabildiğini belirtti.
    Hastaların çoğunda uykuda periyodik bacak hareketleri bozukluğu da bulunduğunu söyleyen Karadeniz, şöyle konuştu:
    ''Hastalar uyurken sıklıkla ayak başparmaklarında geriye doğru bükülme olur. Buna ayak bileği, diz ve kalçanın gerilme şeklinde eklem hareketi de eşlik edebilir. Bazen bu hareketler eşler tarafından bacakta atma veya tekme atma şeklinde tarif edilebilir. Hastalar bu durumun farkında olmaz.''

    KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

    Sendromun kadınlarda daha sık görüldüğünü ifade eden Karadeniz, şunları kaydetti:
    ''Hastaların çoğunda başkaca önemli bir hastalık bulunmaz. Türkiye'de her 100 kişiden 3'ünde huzursuz bacak sendromu görülmektedir. Batı ülkelerinde daha da yüksek oranlar bildirilmektedir. Yaşlılarda da gençlere göre daha sık görüldüğünü bildiren çalışmalar olsa da ülkemizde şimdiye dek yapılan tüm toplum temelli çalışmalarda genç erişkinlerle yaşlılar arasında fark bulunamamıştır.
    Huzursuz bacak sendromu, ailesinde bu rahatsızlık olan çocuklarda görülebilmektedir. Bazen bu çocuklara yanlışlıkla dikkat eksikliği-hiperaktive sendromu tanısı konulmaktadır. Oysaki bu çocuklar hiperaktif oldukları için değil huzursuz bacak sendromu nedeniyle bacaklarını hareket ettirme gereksinimi duyduklarından yerinde duramamaktadırlar. Sendrom gebelikte ortaya çıkabilir veya şiddetlenebilir.''
    Prof. Dr. Karadeniz, hastalığın tedavisiyle ilgili şu bilgileri verdi:
    ''İlk aşamada huzursuz bacak sendromunun ortaya çıkmasını kolaylaştıran veya neden olan başka bir hastalık bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Bu hastalıklar arasında demir eksikliği anemisi, diyabet ve artrit (eklem romatizması) yer alır. Bu hastalıkların tedavisi veya ilaçların kesilmesi bazen yakınmaların azalmasını, nadiren kaybolmasını sağlayabilir. Ancak çoğu zaman kolaylaştırıcı hastalıklar en uygun şekilde tedavi edilse de sendromla ilgili yakınmalar devam eder.
    Huzursuz bacak sendromunun hafif formlarında çoğunlukla hastanın kendisinin keşfettiği sıcak banyo, bacak masajı, sıcak havlu, buz uygulaması, ağrı kesiciler, düzenli egzersiz ve kafeinli içeceklerden kaçınma gibi tedbirler yararlı olabilir. Akşamları yoğun zihinsel aktivite gerektiren bulmaca çözmek gibi işler yapan hastaların bazılarda yakınmalar gerileyebilir. Ancak orta ve ağır derecedeki hastalarda bu tedbirler yetersiz kalır, ilaç kullanmaları gerekir.''
    (AA)​