Türklerin Bilime Katkıları hakkında bilgi

'Zaman Tüneli' forumunda Blizzard tarafından 28 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. Türklerin Bilime Katkıları Nelerdir


    Türklerin Bilime Katkıları hakkında kısa bilgi

    Oğuzların Karaçuk (Farab) şehrinde doğan Farabi (870-950) matematik fizik astronomi vb. konularda 160 kadar kitap yazmıştır. Ancak onu asıl önemli kılan Helen felsefesinin akılcı mantığa dayalı yönüyle İslâm düşüncesini kaynaştırdığı felsefe alanındaki çalışmaları olmuştur. İhsâ'ül-Ulûm isimli eseriyle bilimleri ilk kez sınıflandıran Farabi aynı zamanda Öklit geometrisini de açıklamıştır.

    Farabî'nin düşüncelerinden etkilenen İbni Sînâ (980-1037) çeşitli konularda 220 civarında eser vermiş diğer ünlü bir Türk bilginidir. Avrupa'da "Avicenna" adıyla bilinmektedir. Felsefe ve müspet bilimlerle uğraşan İbni Sina asıl ününü tıp alanında kazanmıştır. "El-Kanun fi't-Tıb" adlı eseri Latinceye çevrilmiş ve yüzlerce yıl ders kitabı olarak okutulmuştur.

    Birûnî (973 -1051) Harzemşahların sarayında yetişti ve Gazneli Mahmud'un himayesine girdi. Matematik geometri tıp ve coğrafya gibi alanlarda 113'ten fazla eser veren Birûnî'nin asıl başarısı astronomi dalındadır. Yıldızların yüksekliğini açılarını ölçen hassas aletler geliştirdi. Dünya çekirdeğinin çapını sadece 15 kilometrelik yanılmayla 6338.8 km olarak tespit etmiştir. Yazdığı astronomi kitabı dünyanın ilk astronomi ansiklopedisi olarak kabul edilmektedir.

    Farabî ve İbni Sina'nın açtığı yoldan birçok Türk âlim ilerlemiştir. Felsefe dalında; El-Harezmî Şehristânî ve tasavvufun öncülerinden Gazali İbni Rüşd Fahreddin Razi geometride Abdurrezzak Türkî trigonometrinin kurucularından Abdullah el-Baranî ilk akla gelenlerdir. Selçuklu Sultanı Melikşah İsfehan ve Bağdat'ta birer rasathane kurdurdu. Dönemin Bilim adamları Melikşah adına güneş yılına dayanan Celâlî veya Takvim-i Melikşâh adlarıyla anılan bir takvim hazırladılar. Sanat ve mimarlık alanlarında da Türk-İslâm Medeniyeti zamanında büyük gelişmeler görülmektedir. Türk-İslâm kültürü ve sosyal hayatına uygun olarak gelişen mimarlığın en önemli örnekleri cami medrese kervansaray imaret darüşşifa (hastane) vb.dir. İlk Türk-İslâm mimarî örneği Tolunoğlu Ahmed tarafından Kahire'de yaptırılan Tuluniye Camisi'dir ve bugün dahi varlığını korumaktadır.

    Türkler tarafından geliştirilen kubbe kemer ve sütun biçimleri Orta Asya yaşantısı ve çadır kültürünün İslâm mimarîsine yansıtıldığı yeni bir mimarî üslûbu getirmiştir. Özellikle tekke kümbet cami ve medrese gibi yapılarda Türk mimarî üslûbunun eşsiz örnekleri görülür. Yazı, cilt, çini, minyatür sanatları ile seramik dokumacılık taş ve maden işçiliği vb. alanlarda Türkler eşsiz örnekler vermişlerdir. Türkler heykel ve kabartma sanatlarında da başarılı örnekler vermişlerdir. Örneğin birçok yapıda hayvan figürleri kullanılmış Sultan Tuğrul bastırdığı madalyona kabartma resmini koydurmuştur. Müzik alanında da Türkler yenilikler getirmişlerdir. Farabî müzik üzerine iki eser yazmış ve bunlar dünya müzik tarihine geçmiştir.

    Eserinde ses ve müziğin fizik temellerini inceleyerek ses perdesinin özelliklerini ilk defa ortaya koymuştur. Saraylardaki nevbet (bando) Osmanlı askerî mehterine örnek olmuştur. Ayrıca bazı tarikatlerin yaptıkları dinî müzik ve rakslar Türk tasavvuf musikisinin ve semahların özünü oluşturmuştur.