Türklerin Batıl İnançları

'Güncel Bilgiler' forumunda EyLüL tarafından 25 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. Türk Batıl İnançları


    En Acayip Türk Batıl İnançları

    Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.

    Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.

    Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.

    İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.

    İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.

    İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.

    Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.

    Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.

    Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

    Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
    Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.

    Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.

    Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.

    Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.

    Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.

    Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.

    Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.

    İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.

    Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.

    Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.

    Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.

    Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.

    Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.

    Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.

    Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.

    Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.

    El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.

    Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.

    Gece ıslık çalmak günahtır.

    Gece evden eve tuz verilmez.

    Akşam kapının önü süpürülmez.

    Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.

    Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.

    Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.

    Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.

    Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.

    Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

    Evin temeline karataş koymak iyi değildir.

    Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.

    Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.

    Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.

    Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.

    Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.

    Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.

    Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.

    Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.

    Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.