Türkler İslama geçmeden önce hangi dine inanıyordu

'Genel Türk Tarihi' forumunda Ezlem tarafından 28 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Türklerde şamanizm
    Türk inanışları Tengri,Tengri nedir
    Türkler Müslüman Olmadan Önce Neye İnanıyordu?
    Türk toplulukları islamdan önce hangi dinlere inanıyorlar
    Türklerin islamiyete geçişi
    Türklerin müslüman oluşu


    Tenğri inanışı: Gök(-tanrısı). Eski Türkçe kaynaklarda Tanrı anlamına geliyor. Aynı sözcük, bugünkü anlamı ile Tanrı diye kullanılıyor.
    Orta Asya'nın uçsuz bucaksız bozkırlarında yaşayan atalarımızın dini, Gök Tanrı = Kök Tengri inancıdır. Eski Türkçe'de Tanrı sözcüğü Tengri biçiminde söylenirdi (ayrıca Tengri kelimesi, gök anlamına da gelirdi). Eskiden Kök olarak söylenen gök sözcüğünün ise Eski Türkçe'de üç anlamı vardı: Biri bugünkü kullandığımız anlamı ile gök, gökyüzü; biri, yine bugünkü kullandığımız anlamı ile mavi renk; biri de, bugün kullanmadığımız anlamı ile ulu, yüce, kutsal.

    Şamanizm ya da Kamcılık:varlığı tüm insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği.

    Günümüzde bazı batılıların ilgi duyup tekrar uygulamaya başladıkları şekline ise Neo-Şamanizm denir.

    Ötüken:Ötüken eski Türklerin (Göktürk vb.) geleneksel inancı Tengricilikte Toprak Ana'ya verilen isimlerden biridir. Moğollarda Etugen, Itügen ya da Odigan gibi şekillerine de rastlanır. Ötüken-Kültü, Tengri-Kültü ile birlikte özellikle Göktürk Kağanlığı sırasında büyük önem kazanmıştır.

    Umay:Umay Türk mitolojisinde doğum ve bereketin sembolü olan en önemli tanrıçanın adıdır.

    Ülgen, Türk mitolojisinde (Tengricilik döneminde) Türklerin iyilik tanrısıdır. Tek Tanrı inancında Göktanrı'nin oğlu ve Gök Aleminin Hükümdari olarak görülmüstür. Bai Ulgan, Ulgan gibi adlarla Sibirya kavimlerince de yaratıcı tanrı olarak anılır.

    Göğün onyedinci katında oturan Tengere Kayra Kan'dan 'dönüşüm' yoluyla yaratılan göksel üç tanrı sıralamasında ilk sırada yer alan ve göğün on yedinci katında oturduğuna inanılan, hava durumunu, verimliliği ve doğurganlığı yönettiği kabul edilen, sonraları işlevlenerek Göktanrı'nın yerini alan tanrı.

    Erlik:Erlik Han eski Türklerin ve Moğolların inancı Tengricilikte yeraltı aleminin efendisidir. (Yeraltı alemi=Yerlik/Erlik). Tengri'nin oğlu (günümüzde iblis olarak kullanılan bir tür cin) olmasına rağmen kötülüğü simgeleyen bir tanrı ruhudur.

    Şamanizm'den kalan adetler:

    Türkler'in İslamiyete geçişi yüzyıllar öncesine dayansa da günümüzde Şamanizm'den kalan birçok adet ve gelenekleri bulunuyor. İşte onlardan birkaçı:

    Su dökerek uğurlama:

    Gidenin arkasından su dökmek eski Türkler'deki su kültünün doğurduğu bir adettir.

    Mum,çaput bağlanması:

    Câmi avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir.

    Tahtaya Vurmak:

    Yine, istenmeyen bir olay duyulduğunda tahtaya el ile tokmak gibi üç kere vurulması da, kötülükten korunmak, kötü ruhların duymasını önlemek amacına yönelik eski bir Şaman inanışıdır.

    Kurşun Dökme:

    Kurşun Dökme de Şaman geleneklerinden kalan bir âdettir. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldi.

    Kırmızı kurdale:

    Loğusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdela Şaman döneminden günümüze kadar ulaşmış bir adettir. Bu kurdelanın anneyi ve yeni doğan çocuğu, albız denen şeytana karşı koruduğuna, özelikle Alevilik'de gözlemlenen mezarın başına bağlanan kırmızı kurdelanın da ölüye kötü ruhların musallat olmasını engellediğine inanılır