Türkiye'de tarım, Türkiyede yapılan tarım

'Sözel Dersler' forumunda HazaN tarafından 22 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Türkiyede yapılan tarım türleri, Türkiyede tarım, Tarımın ekonomideki yeri,

    Türkiye, özellikle Anadolu tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir
    coğrafyadır. Bu uygarlıklarda tarımsal faaliyetler, bölgenin iklim çeşitliliği nedeniyle
    çok çeşitli alanlarda yoğun bir şekilde yapılmıştır. Bu uygarlıkların en önemlileri,
    Asurlar, Hititler, Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar olmuştur.
    Eski bir coğrafya olan Anadolu’da, eski dünyanın ticaret merkezi olmasının da verdiği
    canlılıkla, çok çeşitli tarımsal faaliyetler eski devirlerden beri sürdürülegelmiştir.
    Selçuklular ve osmanlılar döneminde toprakların mülkiyeti devletin olmuş ve
    kullanma hakkı kişilere verilmiştir. Özellikle Osmanlılardaki toprak düzeni, tarımsal
    faaliyetlere önemli ölçüde yön vermiştir. Bu dönemde tarım politikaları, askeri varlığın
    oluşturulması, vergilerin toplanması ve büyük şehirlerin gıda ihtiyacının karşılanması
    amaçlarına hizmet etmiştir.

    Tarım Sektörünün Ekonomideki Önemi
    Tarımın Türkiye ekonomisindeki önemi nisbi olarak azalmış olmakla birlikte, yurtiçi
    gıda gereksiniminin karşılanması, sanayi sektörüne girdi temini, ihracat ve yarattığı
    istihdam olanakları açısından halâ büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyetin kurulduğu
    yıl tarım sektörünün GSMH içindeki payı %42.8 iken, 1970’li yıllarda %36.0, 1980
    yılında %25, 1990 yılında %16, 2000 yılında %13.5, 2003 yılında ise %12.6
    düzeyine düşmüştür. Türkiye’de tarım sektörünün GSMH’daki payının giderek
    azalması, sanayileşme ve hizmetler sektörlerinde gelişmeye daha çok önem
    verilmesinin bir sonucudur.

    Tarım sektörü, yapısı gereği işgücüne büyük ölçüde ihtiyaç duymaktadır. Gerçekten
    de tarımsal faaliyet bir yaşam biçimidir. Bu bağlamda, tarımın istihdamdaki payı
    1980’de %50.6 iken, 2003’te %34.3’e gerilemiştir. Tarımda sermaye birikiminin ve
    teknoloji kullanımının artırışıyla, bu oran daha da aşağılara çekilebilecektir.
    Sektörün ülkenin genel ekonomik ve sosyal koşullarına karşı duyarlılığı, sektörel
    büyüme hızında yıllar itibariyle dalgalanmalara neden olmuştur. Tarım sektörü
    1988’de %7.8, 1990’da %6.8, 1998’de %8.4, 2000’de %12.2 ve 2002’de %7.1 pozitif
    büyüme göstermiştir. 1988-2002 dönemindeki ortalama büyüme ise, %1.1’dir.

    Türkiye genel olarak dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Türkiye’de arazilerin %55.9’u
    1000 m’nin üstünde yükseltiye ve %62.5’i %15.0’ten daha fazla eğime sahiptir.
    Türkiye Karadeniz üzerinden ve kuzeyden gelen hakim rüzgârların ve bunların
    getirdiği deniz etkisinin altındadır. Ancak deniz etkisi, kuzeydeki ve güneydeki sıra
    dağların denize bakan yamaçlarında kalmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin iklim
    özellikleri ile yeryüzü şekli özellikleri arasında sıkı bir bağ vardır. Türkiye’nin arazi
    yapısı ile buna bağlı olarak değişen iklim özellikleri farklı coğrafi bölgelerin, bunların
    içinde de mikro klimaların oluşumunu mümkün kılmıştır. Türkiye’de arazi kullanımı ile
    coğrafi bölgelerin arazi yapısı ve iklim özellikleri arasında uyumlu bir ilişki söz
    konusudur. Böylece Türkiye’nin nemli bölgelerinde ormancılık, yüksek dağlık ve
    kurak bölgelerinde hayvancılık ve her bölgesinde bitkisel üretim yapılabilmektedir. Bu
    özellik Türkiye’ye farklı ekolojik bölgelerde, o bölgelere özel tarımsal ürünleri üretme
    imkânı vermektedir.
    Türkiye'de sıcaklık, kıyılarda enlem farkına, iç kesimlerde ise denizden uzaklık,
    yükselti, yer şekilleri gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Günlük ve yıllık sıcaklık
    farkları kıyı bölgelerimizde az, iç bölgelerde fazladır. En az yıllık fark Doğu Karadeniz
    kıyılarında görülür (15 - 16°C). En çok yıllık fark ise, Kuzeydoğu Anadolu'dadır
    (Erzurum'da 27°C, Kars'ta 29°C, Ağrı'da 31 °C). Türkiye, genel olarak, Akdeniz
    ikliminin etkisi altındadır. Bu bağlamda, Türkiye genelinde yazlar kurak, kışlar yağışlı
    geçer. Bununla beraber, birbirlerinden belirgin farklarla ayrılabilen üç ana iklim tipi
    görülür. Bunlar, Karadeniz ve Akdeniz iklimleri ile karasal iklimdir.
    Türkiye'de, yıllık ortalama yağış bakımından, bölgeler arasında büyük farklılıklar
    vardır. Bazı bölgelerde ortalama yağış 2500 mm'yi bulurken, bazı bölgelerde 250
    mm'nin altına inmektedir.