Türkiye'de İklim Elemanları

'Sözel Dersler' forumunda anniccha tarafından 26 Ocak 2011 tarihinde açılan konu



  1. Türkiye'de İklim Elemanları Konu Anlatım

    1. SICAKLIK

    a) Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı: Türkiye'de yıllık ortalama sıcaklıklarının dağılışı şöyledir:

    Gerçek Sıcaklık Ortalamalarına Göre:

    Kıyı bölgeler, iç bölgelere göre daha sıcaktır. Bu durum, yüksekliklerinin ve denizellik - karasallık özelliklerinin farklı olmasındandır.
    En yüksek ortalamalar 20°, 21°C'lerle Güneydoğu Anadolu'dadır. Nedeni; enlemi, deniz etkilerine kapalı olması (karasallık) ve güneyden gelen sıcak hava kütlelerinin etkili olmasıdır.
    Kıyılarda en yüksek ortalamalar Akdeniz kıyılarında görülür. Kıyılarda sıcaklık kuzeye gidildikçe enlem etkisiyle azalır.

    Antalya'da 18.5°C, İzmir'de 17.6°C, Çanakkale'de 14.8°C, Samsun'da 14°C yıllık ortalama sıcaklıklar görülür. Güneye doğru, sıcaklık ortalamalarının artmasının nedeni enlem faktörüdür.

    İç kesimlerdeki sıcakhk,batıdan doğuya doğru hızla azalır. Nedeni doğuya doğru yaklaşıldıkça yüksekliğin ve karasallığın şiddetinin artmasıdır.

    Not: Yıllık sıcaklık ortalamaları, Balıkesir'de (147 m), 14.5°C, Ankara'da (891 m) 11.7°C, Sivas'ta (1285 m), 8.6°C, Erzurum'da (1758 m) 5.9°C, Kars'ta (1775 m) 4.2°C dir. Batıdan doğuya doğru sıcaklıktaki bu azalma enlem etkisine uymaz. Bu durumun nedeni yüksekliğin doğuya doğru artmasıdır.

    İndirgenmiş Sıcaklık Ortalamalarına Göre:

    Yükseklik etkisinin ortadan kaldırılarak, deniz seviyesine indirgenmiş yıllık sıcaklık ortalamalarına göre, Türkiye'de sıcaklığın dağılışı şöyledir:

    En düşük ortalamalar 13°C, 14°C lerle Kuzeybatı ve Kuzeydoğu Anadolu'dadır. Nedeni; enlem ile karasallık ve denizellik özellikleridir.
    Sıcaklık ortalamalarının güneyden kuzeye doğru nisbeten düzenli olarak azaldığı görülür. Nedeni, enlem faktörüdür.
    En düşük ve en yüksek ortalamalar arasında 8°C yi aşan fark görülür. Nedeni enlem faktörüdür.

    b) Ocak Ayında Ortalama Sıcaklık Dağılışı

    Bu mevsimde, kıyı bölgeler, denizin ılıtıcı etkisinde kalırken, İç bölgeler: Sibirya kökenli, soğuk havanm etkisindedir. Kıyılara paralel uzanan yüksek sıradağlar ise kıyıdaki ılık havanın iç bölgelere, iç bölgelerdeki soğuk havanın da kıyı bölgelere ulaşmasını engellemektedir.

    Gerçek Sıcaklık Ortalamalarına Göre:

    En yüksek sıcaklıkların Akdeniz kıyılarında olduğu görülür. Nedeni; tropikal hava kütlelerinin etkisinde kalması ve enlem faktörüdür.
    Kıyılarda sıcaklıklar güneyden, kuzeye çıkıldıkça enlem faktörüyle azalır.

    Ocak ayı sıcaklık ortalamaları Anamur'da 11.4°C, Adana'da 9.9°C, Antalya'da 10.5°C, İzmir'de 8.6°C, Ç.Kale'de 5.3°C, İstanbul'da 5.6°C, Samsun 'da 6,9°C Trabzon 'da 7.3 °C dir.

    İç bölgelerde sıcaklık değerleri oldukça düşüktür. Doğuya doğru iyice azalır. Nedeni yükseklik ve karasallığın artmasıdır.

    Not:Ocak ayı ortalama sıcaklıkları;Balıkesir'de (147 m) 4.9°C, Ankara'da (891 m) -0,1 °C, Erzurum'da (1758 m) -8.7°C, Kars'ta (1775 m) ise -11.5°Cdir.

    2. TÜRKİYE'DE BASINÇ VE RÜZGÂRLAR

    Türkiye'deki iklim özelliklerinin oluşmasında, basınç ve rüzgârların da önemli katkısı bulunur. Rüzgârlar, kendilerini oluşturan hava kütlelerinin özelliklerine göre, sıcak, soğuk, nemli veya kurutucu etkiler yaparlar. Rüzgârların karadan veya denizlerden esmesi de farklı etkiler yapar. Rüzgârların etkileri mevsime göre farklılaşır,

    Kış Mevsiminde:

    Bu mevsimde, Anadolu karasallığına etkisiyle, Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisine girer. Bu soğuk hava Anadolu'dan çevredeki denizlerde bulunan alçak basınç merkezlerine doğru yayılır. Bu nedenle kış mevsiminde; Karadeniz kıyılarına güney yönlü, Akdeniz kıyılarına ise kuzey yönlü rüzgârlar eser. Kış mevsiminde Doğu Karadeniz ve Akdeniz kıyılarına doğru esen bu soğuk rüzgârlar, yüksek dağlardan aşağıya doğru inerken, her 100 m'de 1°C ısınarak fon rüzgârlarının oluşmasına yol açar. Föhn karakterli rüzgarların esmesi, Rize ve çevresinin mikroklima özellik kazanmasını sağlar. Bu nedenle yörede tumuçgil tarımı yapılabilmektedir.

    Yaz Mevsiminde:

    Bu mevsimde, Türkiye Asor yüksek basıncı ile Basra alçak basıncının etkisindedir. Basınç dağılışı ve rüzgârların yönü, kış mevsimine göre daha düzenlidir.

    Türkiye genelinde kuzeybatı yönlü rüzgârlar (Batı rüzgârları) egemendir. Doğu Akdeniz kıyılarında ise güney yönlü rüzgârlar eser.

    Kuzeybatı yönlü rüzgârlar, Karadeniz bölgesinde, denize dönük dağ yamaçlarına bol miktarda yağış bırakırlar.

    Türkiyede Etkili Olan Yerel Rüzgârlar

    Lodos: Kış mevsimi ve bahar aylarında, batı ve güney kıyılarımıza, güneybatıdan esen ılık ve nemli rüzgârlardır. Bu kıyılara yağış bırakırlar. Anadolu içlerine sıcak ve kuru olarak eserler.

    Samyeli:Güneydoğu Anadolu'da yaz aylarında, güneydeki çöllerden esen sıcak ve kuru rüzgârlardır.

    Karayel ve Yıldız: Kış mevsiminde esen, kuzey yönlü rüzgârlardır. Karadeniz ve Marmara Bölgelerinde şiddetli eser. Yağmur ve kar yağışları getirir. Deniz ulaşımını güçleştirir. Bu rüzgârlar Balkanlar üzerinden Türkiye'ye ulaşır.

    Poyraz: Kuzeydoğu yönlü eser. Kış mevsiminde soğuk ve kuru rüzgârlardır. Ayaz oluşturur. Yaz aylarında ise denizden geçerek geldiklerinden, Karadeniz kıyılarına yağış bırakır. Anadolu içlerinde ise serin ve kuru olarak eser.

    Etezyen: Yaz mevsiminde, Ege kıyılarına doğru esen kuzeybatı yönlü serin rüzgarlardır.

    İmbat: Ege kıyılarında, gündüz denizden karaya doğru esen, serin deniz meltemlerine verilen addır.

    3. TÜRKİYE'DE NEMLİLİK VE YAĞIŞ


    Atmosferdeki subuharı (nem) miktarı, sıcaklığa bağlı olarak değiştiğinden, Türkiye'de yaz aylarında subuharı miktarı artar. Kış mevsiminde ise azalır.

    Denizlerden buharlaşma ile havaya subuhan karıştığından, yıl boyunca kıyı bölgelerdeki nem miktarı, iç bölgelerimizden daha fazladır. Havadaki nemin, doyma miktarına olan oranım belirleyen bağıl (nisbi) nem oranı ise; yaz aylarında iç bölgelerde havanın sıcak olup, doyma miktarının artmasına bağlı olarak çok düşüktür. Buna bağlı olarak kış aylarında, Türkiye genelinde hava sıcaklığı düşük olup, havanın doyma miktarı da azaldığı için, bağıl nem oranı yüksektir. Bu nedenle kış aylarında bulutluluk oranı yüksek olup, yağışlarda artar.

    Türkiye'de;

    Bulutluluk oranları, bağıl nem oranına bağlı olarak kış mevsiminde artar, yaz mevsiminde azalır.
    Bulutluluk oranları kıyı bölgelerde fazla, iç bölgelerde ise azdır.
    Bulutluluk oranının en fazla olduğu yerler Doğu Karadeniz kıyıları, en az olduğu yerler ise Güneydoğu Anadolu bölgesindedir.

    Türkiye'de Sisler:

    Ilık - nemli hava kütlelerinin, soğuk zeminlerde, alttan soğuması ile oluşan sisler, ulaşım faaliyetlerinde ve tarımsal faaliyetlerde etkilidir.

    Sis oluşumlarının en fazla olduğu yerler 20 - 30 günle Trakya'nın iç kesimleri, İç ve Doğu Anadolu bölgeleridir.
    Sis oluşumlarının en az görüldüğü bölgeler ise, 5 günden az olarak, Ege ve Akdeniz kıyılarıdır.
    Kış mevsiminde sis oluşumları fazladır. Nedeni ılık denizlerden gelen hava kütlelerinin, Anadolu'nun iç kesimlerinde soğumasıdır.
    Yaz mevsiminde sis oluşumları çok azdır. (1 günden az). Nedeni iç bölgelerde zeminin sıcak olmasıdır.

    Türkiye'de Yağışların Dağılışı

    Türkiye'de yağışın yıllık dağılışını gösteren harita incelendiğinde şu sonuçlara ulaşılır;

    En fazla yağışların, kuzey ve güneydeki dağ sıralarının, denize bakan yamaçlarında olduğu görülür. Nedeni, ılık denizlerden buharlaşmayla yükselen nemli havanm, bu dağlara çarparak yükselmesi ve yamaçlara yağış bırakmasıdır.
    En az yağışların, iç bölgelere düştüğü görülür. Nedeni, nemin kaynağı olan denizlere uzaklığı ve deniz etkilerinin buralara ulaşamamasıdır.
    İç bölgelerde yağışların az olmasında, kış mevsiminde etkili olan yüksek basınç koşullarının yağış oluşumunu engellemesi, yaz aylarında ise, havanın; çok sıcak olmasıyla, havadaki nemin yoğunlaşmasının güçleşmesi de etkili olur.
    Bakı etkisiyle Doğu ve Batı Karadeniz Dağları ile Batı Toroslar veAmanos Dağlarının denize dönük yamaçları bol yağış alır.
    Ege dağları, denize dik uzandığından, nemli hava yükselmeden iç kesimlere ulaşır, bu durum Ege kıyılarında yağışları azaltır.
    Yüksekliğin azalması Marmara Bölgesi, Orta Karadeniz ve Çukurova'da yağışları azaltır.
    Doğu Anadolu'da yüksekliğin artması ise yağışları artırır.
    Çevresi yüksek dağlarla kuşatılmış, Tuz Gölü çevresi, Malatya ve İğdır Ovası gibi çukurluklarda yağışlar azalır.

    Türkiye 'de yağışın dağılışında dağların uzanış doğrultusu, cephesel depresyonların geçiş yollarına göre dağların konumu (bakı koşulu) ve mevsime göre değişen basınç koşulları rol oynar.

    Türkiye'de Kuraklık:

    İnsanlar ve bitkiler için su eksikliğine kuraklık denir. Yer altı sularının, topraktaki nemin, akarsuların ve göllerdeki suların ana kaynağı yağışlardır. Yağışların yeterli olmaması kuraklığı oluşturur.

    Ancak kuraklık oluşmasında buharlaşma da çok önemlidir. Yağış miktarına göre, buharlaşma miktarının daha çok olması, kuraklığı artırır. Bu nedenle soğuk ve nemli bölgelerde, kuraklık fazla hissedilmez.

    Türkiye'de kuraklığın dağılışı şöyledir:

    Kuraklığın en çok hissedildiği yerler Tuz gölü çevresi, Güneydoğu Anadolu ve Iğdır yöresidir. Bu durum yağış azlığı ve buharlaşmanın şiddetli olmasının bir sonucudur.
    Yurdumuzun büyük bir kesiminde (Karadeniz Bölgesi ve Kars - Ardahan yöresi dışında) iklimin genel karakteri olarak,yaz yağışları azdır. Bu durum yaz kuraklığı oluşturur.
    Kuraklığın hissedilmediği veya çok az hissedildiği yerler Karadeniz kıyıları ve Marmara Bölgesi'dir. Nedeni yaz aylarında da yeterli yağış almasıdır.

    Türkiye'de kuraklığa bağlı olarak;

    Tarımsal verimde azalmalar olur.
    Hidroelektrik üretimi azalır.
    İçme ve sulama suyunda yetersizlik oluşur.
    Doğal bitki örtüleri kurur.
    Tarım toprakları nadasa bırakılır.