Türkiyede bulunun ova ve platolar

'Sözel Dersler' forumunda YAREN tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Türkiyedeki ovalar,
    Türkiyede bulunun platolar,
    Türkiye ovaları ve platoları


    Türkiye’de Ovalar

    Türkiye’deki ovalar oluşum özelliklerine ve bulundukları yerlere göre başlıca iki gruba ayrılır;

    Kıyı ovaları

    Türkiye’deki kıyı ovalarının başlıcaları, akarsuların denize döküldükleri yerlerde, taşınan alüvyonların (kum kil, mil, çakıl gibi malzemeler) akarsu ağzında birikmesiyle oluşmuş delta ovalarıdır Bu ovaların ortalama yükseltileri 0 – 200 metre arasındadır Başlıca delta ovalarımız; Çukurova, Silifke, Bafra ve Çarşamba ovalarıdır Ayrıca Ege Bölümü’ndeki Gediz, Bakırçay, Küçük Menderes ve Büyük Menderes grabenlerinir ağızlarıda da delta ovaları vardır.

    İç ovalar

    Türkiye’nin iç kesimlerindeki ovaların çoğu yer kabuğu hareketleri sırasında çöken sahaların akarsular tarafından doldurulmasıyla oluşmuş ovalardır Bu tir ovalara tektonik ovalar denir.

    Bu ovalar çoğunlukla ana fay kuşaklarındaki graben alanlarında oluşmuştur Bu ovalardan Kuzey Anadolu fay kuşağında oluşanların başlıcalan; Adapazarı, Bolu, Tosya, Erbaa, Niksar, Tokat ve Erzincan ovalarıdır Ege Bölümü’ndeki grabenlerde oluşmuş, Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovaları da tektonik ovalardandır Bu ovaların yanı sıra epirojenik hareketlere bağlı olarak çöken geniş çanaklarda oluşmuş tektonik ovalarımız da vardır İç Anadolu Bölgesi’ndeki Konya, Kayseri ve Eskişehir ovaları bu tür ovalarımızdır.

    Orojenik hareketler sonucu oluşmuş kıvrım dağları arasındaki çukurların dolmasıyla oluşmuş, deniz seviyesinden oldukça yüksek ovalarımız da vardır Elazığ, Malatya, Muş ve Bingöl ovaları bunların başlıcalarıdır.

    Bazı ovalarımız ise bir akarsuyun çıktığı ve kollarıyla beraber sularını akıttığı havza durumundadır Diyarbakır ve Ergene ovaları bu tür ovalardandır.

    Karstik arazilerdeki tektonik çukurların karstik olaylara bağlı olarak genişletilmesiyle ve akarsuların getirdiği alüvyonlarla doldurulmasıyla polye adı verilen karstik ovalarımıza en fazla Akdeniz Bölgesi‘nde rastlanır Bunların başlıcalan; Korkuteli, Elmalı, Kestel, Tefenni, Gölhisar, Acıpayam, Akseki ve Gembos ovalandır.



    Türkiye’de Platolar

    Akarsular tarafından derince parçalanmış, hafif engebeli geniş düzlüklerdir Türkiye’deki platolarının büyük bir bölümü deniz seviyesindeki düzlüklerin, epirojenik hareketlere bağlı olarak toptan yükselmesiyle oluşmuştur İç Anadolu Bölgesi’ndeki Obruk, Cihanbeyli, Bozok, Uzunyayla ve Haymana platoları bu şekilde oluşmuş yatay tabakalara sahip platolardır Türkiye’nin en geniş platoları bu platolardır Platoların bir bölümü lâv ve tüf örtüleriyle kaplanmıştır Erzurum – Kars ve Ardahan platoları volkanizma sonucu oluşan düzlüklerin aşındırılması ile oluşmuştur Bu platolar aynı zamanda Türkiye’nin en yüksek platolarıdır

    Akdeniz Bölgesi’ndeki Taşeli ve Teke platoları ise kireç taşlarıyla kaplı arazilerde oluşmuş karstik platolardır Marmara Bölgesi’nde İstanbul boğazının her iki yakasında uzanan Çatalca – Kocaeli platosunun ise yüksekliği fazla değildir Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise Gazi Antep ve Şanlı Urfa platoları yer alır Geniş alan kaplayan bu platolarda önemli tarım alanları bulunur

    Türkiye’de yayla ile plato terimleri genelde aynı anlamda kullanılır Ancak bu iki terim farklı anlamlar ifade eder Yayla, yazın hayvanların otlatıldığı, sütlerin işlendiği yüksek ve serin yerlerdeki geçici yerleşmelerdir Bu sahalar plato alanı olabildiği gibi plato alanı olmayabilir Plato ise bir yer şekli terimidir

    Ülkemizdeki platolardan tarım, hayvancılık, yaylacılık ve turizm gibi birçok alanda faydalanılmaktadır İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu platolarında tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılık yaygınken; Kuzeydoğu Anadolu platolarında yazların serin ve yağışlı geçmesi nedeniyle büyükbaş hayvancılık yaygındır.