Türkiye'de bulunan tarihi eserlerin efsaneleri nelerdir

'Bunları biliyormusunuz' forumunda HazaN tarafından 1 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. Ağlayan Kaya-Niobe
    Manisa'daki Ağlayan Kaya'nın Kral Tantalos'un kızı Niobe olduğuna inanılır... Efsaneye göre Niobe'nin çocuklarının çokluğu tanrıça Leto'yu kıskandırır. Leto, çocukları Apollon ve Artemis'ten Niobe'nin cezalandırılmasını ister. Onlar da Niobe'nin çocuklarını öldürür. 12 çocuğunu kaybeden Niobe büyük bir acıya kapılır. Baştanrı Zeus bu durumuna son vermek için onu taş haline getirir. Niobe'nin acısı dinmez ve o gün bugündür kayadan gözyaşları süzülür.

    Keşişin Bahçesi

    Kerem ile Aslı'nın hikâyesini bilmeyen yok gibidir. İsfahan Padişahı'nın oğlu Kerem, keşişin kızı Aslı'yavurulur. Ancak iki genç din farkı yüzünden bir türlü kavuşamazlar... Dilden dile anlatılan bu efsanenin geçtiği yer Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesindedir... "Keşişin Bahçesi" vaha görünümünde büyük bir konaklama yeridir. Ayrıca hemen üzerinde bulunan tarihi İshak Paşa Sarayı yurtiçi ve yurtdışından ziyaretçileri ağırlar.

    Cennet Ve Cehennem

    "Cennet ve cehennem bu dünyadadır" diyenler mutlaka Silifke'ye gitmeliler... Cennet obruğunun girişinde 5. yüzyılda yapılan bir kilise vardır. Cehennem çukurunun ürkütücü görüntüsünü ise ilginç bir efsane tamamlar: Zeus, alevler kusan yüz başlıejderha Typhon'u yendikten sonra, onu Etna Yanardağı'nın altına sonsuza kadar kapatmadan önce 120 metrelik korkunç Cehennem çukurunda hapseder...

    Amazonların Adası

    Kıyıya 2.5 kilometre uzaklıkta bulunan 40 bin metrekarelik Giresun Adası, Karadeniz'in tek adası olmanın yanı sıra Amazonlar'ın yaşadığı ada olarak da bilinir. Her yıl 20 Mayıs'ta yapılan şenliklerde tekne turları düzenlenen ada ilginç bir ritüele de ev sahipliği yapar: Ana tanrıça Kybele'yi temsil eden üç ayaklı "Hamza Taşı"nın altından geçen Giresunlular soylarının devam edeceğine inanır.
     



  2. Cevap: Türkiye'de bulunan tarihi eserlerin efsaneleri nelerdir

    Heraklia efsanesi

    ÇOBAN VE TANRIÇA

    Hem Shakespeare'e hem İngiliz şair Keats'e ilham kaynağı olmuş Çoban Endymion efsanesi de, Heraklia'nın sırtını dayadığı Beşparmak dağlarında geçmişti. Ay Tanrıçası Selene, bu dağlarda sürülerini otlatan yakışıklı çoban Endymion'a aşık olmuştu. İki sevgili mağarada gizli gizli sevişmeye başladı. Zeus bu durumu öğrenince, çobanı bir daha asla uyanamayacağı ama sonsuza kadar genç kalacağı büyülü bir uykuya yatırdı. Endymion, Hıristiyanlık dönemlerinde yerel bir aziz olarak karşımıza çıkmaya başladı.

    Akşama kadar Beşparmak dağlarının eteklerinde koşturup durduk. Bitez Yalısı'na döndüğümüzde gün akşam olmuştu. O gün ayın ondördüydü ve koy, simli bir örtüyle örtülmüş gibi pırıl pırıl parlıyordu. Halikarnas Balıkçısı bu parıltıya "deniz sütü" diyordu. Ona göre milyonlarca mikroskopik deniz canlısı bu parlaklığa neden oluyordu. Balıkçı bu parıltıyı şöyle anlatmıştı: "Deniz sütü elektrikli bir aklıkla yanarak Akdeniz'i tam aylı gecelerdeki karlar gibi ılık bir kar denizine çevirir... Doğu-güney Akdeniz'in bu aydınlanışı hayatın sabahıdır. İşte bu nedenle Akdeniz'e, Bahri-Sefid, denizin akı, Akdeniz denir..."
     



  3. Cevap: Türkiye'de bulunan tarihi eserlerin efsaneleri nelerdir

    Ağlar Kaya Efsanesi

    Yöre: Çankırı/Orta-Bağlıkışla bölgesi

    Çankırı'nın Orta ilçesine 17 km. uzaklıkta olan Bağkışla bölgesinde, arasından su akan gri renkte kayalar bulunmaktadır. Bunların oluşumuyla ilgili yöre halkı, iki yüz yıllık bir efsane anlatmaktadır:
    Efsane, “Paşa” denilen baba ile “Sultan” denilen bir kız üzerine oluşmuştur. Osmanlılar zamanında “Kışla” denilen bu bölgeye Tatarlar saldırır ve yakıp yıkmadıkları yer kalmaz. Pek çok insanı da öldüren Tatarlar, kayaların arasına kaçmayı başaran Sultan'ı öldüremezler ve köyde tek sağ kalan kişi o olur. Kayaların arasına girdiğinde Allah'tan kendisini taş etmesini dileyen Sultan, iki kayanın birleşmesiyle taş kesilir. Kayaların arasından akan su ise Sultan'ın gözyaşları olarak kabul edilir ve küçük bir dere olup akar. Bu su sayesinde Ağlar Kaya'nın tam karşısında yer alan dağda Sultan'ın ağabeyi kabul edilen çam ağacı bile beslenmektedir. Sultan'ın babası olan Paşa içinse dağın tepesine bir türbe inşa ettirilmiştir. Türbenin yanında yer alan su kuyusunun da Sultan'ın gözyaşları ile dolduğuna inanılmaktadır.
    Günümüzde Sultan'ın ağabeyi kabul edilen çam ağacının kutsal olduğuna inanıldığından kimse dal bile kesmemektedir. Efsaneyle ilgili bir başka durum ise son derece ilginçtir: Ne zaman buraya bir Tatar gelse, on iki ay sürekli akan ve şifalı olduğuna inanılan su, akmamaya başlamaktadır.