Türk Hikayeleri Kaç Gruba Ayrılır

'Sözel Dersler' forumunda Ezlem tarafından 4 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Türk Hikayeleri nedir
    Türk Hikayeleri Hakkında
    Türk Hikayeleri nedir

    Türk hikâyeleri, şu dört ana grupta değerlendirilir:

    1) "Serim, düğüm, çözüm" bölümlerinin düzenli olduğu hikâyeler Ömer Seyfettin, Samet AĞAOĞLU, Haldun TANER, Oktay AKBAL, Mustafa KUTLU' nun hikâyeleri bu grup içindedir (Maupassant Biçimi)

    2) İstanbul'da yaşayan insanların özel hayat ve özelliklerini veren hikâyeler Hüseyin Rahmi GÜRPINAR, Ahmet Rasim, Osman Cemal KAYGILI, Sermet Muhtar ALUS'un hikâyeleri bu grup içindedir (Maupassant Biçimi)

    3) "Serim, düğüm, çözüm" bölümlerine önem vermeyen, olayın herhangi bir yerinden başlayan hikâyeler Memduh Şevket ESENDAL, Sait Faik ABASIYANIK, Tarık BUĞRA, Sevinç ÇOKUM gibi yazarlarımız bu gruptandır (Kısmen, Çehov Biçimi)

    4) Varoluş çizgisinde oluşturulmuş, aydın bunalımı ve çaresizliği anlatan soyut hikâyeler Bu tür hikâyeler, ülkemizde 1955'ten sonra görüldü Hikâyelerde, hiç bir toplum kaygısı görülmez Aydın bunalımının nedenleri yansıtılır Sanat adı altında çoğu zaman "müstehcen"e kaçan konulara yer verilir Hikâyecilik, sanattan ayrılmış ve ideolojiye kaydırılmıştır

    Bu grupta hikâye yazan yazarlarımızın başında ise; Yusuf ATILGAN, Demirtaş CEYHUN, Ferit EDGÜ ve Erdal ÖZ gelmektedir

    Açıklama

    İlk Çağ Anadolu'sunda masal, ve tarihi olayları anlatan eserlerle oluşmuştur Orta Çağda özellikle Hindistan'da "Binbir Gece Masalları" sağlam bir hikaye geleneğinin varlığını bildirmektedir Bu gelenek, Arapça'dan yapılan çevirilerle Avrupa'ya masal, efsane, rivayetler şekliyle yayılmıştır

    Hikâyeye bugünkü anlamda ilk edebi kimlik kazandıran İtalyan yazar Boccacio'dur XVI Yüzyılda yazdığı "Decameron" adlı eseriyle ilk öykü örneğini vermiştir Rönesans'ın etkisiyle de XIX Yüzyıl edebiyatının en yaygın türü olmuştur

    Bizde, destanlar, halk hikâyeleri , ve masallarla eski bir temeli olan bu tür, XIV Ve XV Yüzyılda "Dede Korkut Hikâyeleri" ile çağdaş hikâye tekniğine yaklaşmıştır

    XIX yüzyılda Tanzimat'la gelen yeniliklerle birlikte batılı anlamda ilk örneğini Ahmet Mithat Efendi "Letaif-i Rivayet ( söylene gelen güzel şeyler ) adlı eserini yazarak vermiş; "Kıssadan Hisse" ile bu türü geliştirmiş, Sami Paşazade Sezai : "Küçük Şeyler" adlı eseriyle modern hikâyeyi oluşturmuştur Bağımsız bir tür olma özelliğini ise Milli Edebiyat döneminde Ömer Seyfettin'le kazanmıştır

    Tanımı : Yaşanmış ya da yaşanabilecek şekilde tasarlanmış olayları kişilere bağlı olarak belli bir yer ve zaman içinde anlatan türe hikâye diyoruz