Türk Halk Hikayelerinin Genel Özellikleri Nelerdir?

'Sözel Dersler' forumunda YAREN tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Türk Halk Hikayelerinin Özellikleri Nelerdir,
    Türk Halk Hikayelerinin Genel Özellikleri


    HALK HİKAYELERİ
    Destanların zaman içinde değişime uğramış biçimleri sayabileceğimiz halk hikâyeleri gerçeğe daha yakın olmaları bakımından destandan ayrılırlar Anonimdirler

    Halk hikâyelerinde şiirle düzyazı iç içedir Halk hikâyeleri konuları yönünden iki grupta incelenebilir

    Tek olay çevresinde gelişen halk hikayeleri olduğu gibi, kişi ve olay sayısı çok halk hikayeleri de vardır Bu hikayeler âşıklar ve yaşlılar tarafından anlatılır
    Halk hikayeleri konularına göre dört çeşittir:

    Aşk Hikayeleri: Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Yusuf ile Züleyha, Ercişli Emrah ve Selvi, Tahir ile Zühre, Âşık Garip Hikayesi, Aşık Kerem
    Hikayesi, Elif ile Mahmut…

    Dini-Tarihi Halk Hikayeleri: Hayber Kalesi, Kan Kalesi, Battal Gazi, Danişmend Gazi, Hz Ali ile ilgili diğer hikayeler…

    Kahramanlık Hikayeleri: Köroğlu Hikayesi

    Destanî Halk Hikâyeleri: Dede Korkut Hikayeleri

    *Halk hikayeleri, destan ile roman arasındaki aşamanın ürünüdür
    *Destan geleneğinden Halk hikâyeciliğine geçişin ilk ürünü Dede Korkut Hikayeleri’dir Bu nedenle Dede Korkut Hikayeleri özel bir önem taşır
    Dede Korkut Hikayelerinin en önemli özellikleri şunlardır:
    Asıl adı “Kitab-ı Dede Korkut Alâ Lisan-ı Taife-i Oğuzan” şeklindedir
    12, 13 ve 14 yyda Doğu Anadolu’da ve Azerbeycan’da yaşayan müslüman Oğuz boylarının geleneklerini, göreneklerini, iç mücadelelerini, doğa üstü güçlerle, yaratıklarla savaşmalarını ele alır

    14 ve 15 yyda yazıya geçirilmiştir Bu konudaki yaygın kanaat hikayelerin 14yy’da yazıya geçirildiği şeklindedir Hikayelerin kimin tarafından yazıya geçirildiği bilinmemektedir

    Toplam on iki hikayeden oluşur
    Şiir ve düzyazı (nazım-nesir) karışık oluşturulmuştur
    Hikayelerde az da olsa masal ve destan unsurları görülür
    Çok temiz, güzel ve zengin bir kullanılmıştır
    Anlatım açık, yalın ve durudur Kesinlik ifade eder
    Hikayelerde en önemli meziyet kahramanlıktır
    Aileye, çoğalmaya, kadına, çocuğa ve çocuk terbiyesine büyük önem verilir Kadınların ailenin en önemli unsuru olduğu vurgulanır Önsözünde dört ayrı tadın tipi çizilir

    Bütün hikayelerde dini unsurlar (namaz kılma, dua etme, arı sudan abdest alma) görülür
    Kahramanlar dövüşlerini, Allah ve peygamber sevgisi için yapar
    Türk milletinin karakteristik özellikleri; doğruluk, adelet, güzellik yüceltilir
    Misafirperverlik ve cömertlik insanların ortak özelliğidir
    At, ağaç, su, yeşillik kısaca tabiat çok sevilir
    Kahramanların en büyük yardımcısı atlardır
    Kadınlar, eşlerine karşı aşırı saygılı ve itaatkârdır Eşler de kadınlarına önem verir, iyi davranır

    Hikâyelerde, birçok öğüt vardır Bu nedenle bu hikayeler didaktiktir
    Hikayelerde yaşanan olayların tarihi bilgilerle ilgisi vardır
    Hikayelerde geçen ve hikayeler adını veren Dede Korkut; yaşlı, herkesin saygı gösterdiği, hakanların bile akıl danıştığı, çocuklara isim koyan, eğlencelerde kopuz çalıp şiirler söyleyen, kırgınlıkları gidermede aracılık eden kişidir

    EFSANELER

    Eskiden beri söylenegelen, olağanüstü kişi ve olaylardan söz eden, konuşma diliyle oluşturulan, üslup kaygısından uzak, hayali öykülerdir
    Efsaneler kimi yönlerden destan ve masalı andırır Masallar iyi bir sonla bitmesine rağmen, efsanede böyle bir durum söz konusu değildir Efsaneler bir inanış konusudur Narlıgöl Efsanesi, Ağlayan Kaya Efsanesi…

    MASALLAR
    Olağanüstü olay ve kişilere yer veren, çoğu kez bir eğitim amacı güden hayali öykülere masal denir Masallarda yer ve zaman kavramı yoktur Bunlar toplumun beğenisini, düşünüş biçimini, geleneklerini kuşaktan kuşağa aktarırlar Toplumun beğenisini, düşünüş tarzını, geleneklerini, dünya görüşünü kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktaran ürünlerdir Çoğunluğu olağanüstü olaylarla doludur Kafdağı gibi olağanüstü coğrafi unsurlar; dev, yedi başlı canavar, ev büyüklüğünde kuş gibi olağanüstü yaratıklar vardır Masallarda yer ve zaman kavramı belli değildir Masalların anlatımında genellikle –miş’li geçmiş zaman kipi kullanılır Söyleyeni bilinmeyen bu ürünler, kulaktan kulağa günümüze kadar gelmiştir Masallarda iyilik, doğruluk, yardımlaşma öğütlenir Bu nedenle masalla, didaktik eserlerdir Masalların özellikle başında, bazen de ortasında ve sonunda tekerleme denilen kafiyeli sözle kullanılır Türk masallarının sonunda, genellikle iyiler ödüllendirilir Kırk gün, kırk gece düğün yapılır Kötüler ise ya kırk katır ya da kırk satır cezasına çarptırılır

    Sözlü gelenekte gelişen masallar, sonradan kitap haline getirilmiştir Türk Edebiyatı’nda masal derleme konusunda en ciddi çalışmayı yapan Eflatun Cem Güney’dir Masallardan etkilenerek günümüzde çocuk hikâyeleri doğmuştur

    ORTA OYUNU
    Halkın ortasında apaçık duran bir meydanda; metinsiz, suflörsüz, ezbersiz oynanan bir tiyatrodur

    Başka bir ifadeyle seyircilerle çevrilmiş bir alanda, yazılı bir metne bağlı kalmadan ve doğaçlama (tuluat) yoluyla oynanan bir oyundur Pişekar ve Kavuklu oyunun temel kişileridir

    Pişekâr cinasçılık, Kavuklu ise tekerlemecilik yapar
    Çelebi, Zenne, Denyo, Arnavut, Acem, Arap, Yahudi gibi tipler kendilerini simgeleyen bir müzikle sahneye çıkar

    Balama nedir?
    Türk gölge oyunu’nda, Matiz, Külhanbey tarafından yabancı ülke tipleri; ortaoyunu’nda ise Rum için kullanılan Çingeneceden bozma sözcük
    Orta oyunu halkın ortak malıdır Oyunların güldürme unsurları; karşılıklı konuşmalardaki söz oyunları, hazır cevaplılık, yanlış anlamalar ve yöresel konuşmaların taklitleridir
    Oyunda Karagöz ile Kavuklu’nun; Pişekâr ile Hacivat’ın bütün özellikleri aynıdır Karagöz ile Ortaoyunun farkı ise, Karagöz’ün perdede, Orta Oyun’un meydanda oynanmasıdır Yani Orta Oyunu canlı kişilerle oynanırken Karagöz’de tasvirlerin gölgesi oynatılır

    MEDDAH
    Bir sözlü tiyatro ürünüolan meddahlık, kısaca, “tek adamlı tiyatro”dur
    • Meddah, tiyatronun bütün karakterlerini kendi kişiliğinde birleştiren bir aktördür
    • Bir hikâyeyi başından sonuna kadar, yüksekçe bir yerde, karakterleri şivelerine göre konuşturarak anlatır
    • Perdesi, sahnesi, dekoru, kostümü bulunmayan bu tiyatroda her şey, meddah denen kişinin zekâsına, bilgisine, söz söylemedeki hünerine bağlıdır

    KARAGÖZ

    Taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur,
    • Başkarakterler Karagöz ve Hacivat’tır
    • Karagöz, okumamış bir insandır Hacivat’ın kullandığı yabancı sözcükleri anlamaz ya da anlamaz görünüp onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı sözcükler kullanan Hacivat ile alay eder
    • Hacivat, kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder
    • Zenne, Çelebi, Tuzsuz Kara Bekir, Beberuhi, Tiryakı, Acem Laz Matiz, Zeybek gibi diğer tipler oyuna ayrı bir renk katar