Tülümencikler masalı,Tülümencikler Çocuk Masalı

'Masallar ve Hikayeler' forumunda HazaN tarafından 25 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Tülümencikler masalı oku
    Tülümencikler oku


    Bir varmış, bir yokmuş Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir tülümencikle, üç yavrusu varmış Bu tülümencik her gün, ot yiyip etlenmeye, su içip sütlenmeye gidermiş Eve gelip: Açın yavrularım kapıyı, ben geldim dermiş Evden çıkarken de, yavrularını sıkı sıkı tembihlermiş:

    — Aman yavrularım! Ben gelmeden, sakın kapıyı kimselere açmayın Yavruları sorarmış:

    — İyi ama anne, biz senin geldiğini nasıl anlayacağız?

    — Kuzucuklarım! Ben kapıya geldiğim zaman: Ot yedim etlendim, su içtim sütlendim Açın kapıyı yavrularım ben geldim diye seslenirim

    Yine tülümencik her günkü gibi ot yiyip etlenmeye, su içip sütlenmeye gitmiş Gitmiş gitmesine ama oralarda da bir boz ayı yaşarmış Bu boz ayı, tülümencikle yavrularının konuşmalarını gizli gizli dinlemiş Kendi kendine: Aç ayı oynamaz derler Benim yürümeye bile dermanım yok İyisi mi, tülümenciğin evine gideyim de, onun yavrularını afiyetle yiyeyim demiş Evin kapısına varmış:

    — Ot yedim etlendim, su içtim sütlendim Açın kapıyı yavrularım ben geldim diye seslenmiş Yavrular:

    — Annemizin kadife gibi sesi vardı Senin sesinse, boru gibi çıkıyor Sen, bizim annemiz değilsin diye bağırmışlar kapının ardından Boz ayı evden biraz uzaklaşarak zamanın geçmesini beklemiş Gel zaman git zaman, tam da tülümenciğin evine dönmesine yakın bir saatte, yeniden kapıya gelmiş ama bu sefer sesini tülümenciğin sesine benzeterek:

    — Ot yedim etlendim, su içtim sütlendim Açın kapıyı yavrularım ben geldim diye seslenmiş Yavrular annelerinin geldiğinden emin olmak için:

    — Sesin, annemizin sesine benziyor ama biz senin, annemiz olduğundan emin olamadık Bizim annemizin elleri, ayakları kınalıydı Kapının arasından, bize kınalı ellerini gösterirsen, senin annemiz olduğunu anlarız Boz ayı ne yapsın? Bu sefer hemen kulağını keserek, akan kanla ellerini kollarını boyamış Kapıya gelerek, elini içeriye uzatmış Zavallı yavrular, boz ayının bu hilesini anlayamadıklarından, annemiz geldi diyerek kapıyı açmışlar Kapı açılır açılmaz, boz ayı yavruları birer birer yemiş Kemiklerini de evin ortasına açtığı çukura gömerek çekip gitmiş

    Gel zaman git zaman akşam olmuş ve tülümencik yuvasına dönmüş:

    — Ot yedim etlendim, su içtim sütlendim Açın kapıyı yavrularım ben geldim diye seslenmiş Seslenmiş seslenmesine ama içerden yanıt veren olmamış Tülümencik kuşkuyla kapıyı aralayarak içeri girmiş Bir de ne görsün? Yavrularının kemikleri, orta yerde durup durmakta (Evlat acısı, en büyük acıdır derler) Tülümencik, yavrularının kemikleri başında and içmiş:

    — Yavrularımı yiyeni bulup, ona cezasını vermezsem eğer, bu yaşam bana zindan olsun!

    Tülümencik, başlamış yavrularını kimin yiyebileceğini düşünmeye: Benim yavrularımı kim yediyse, mutlaka dişlerinin arasında, et parçaları kalmıştır

    Gide gide kurda rastlamış Zavallı kurt, açlıktan bir deri bir kemik kalmış

    Tülümencik:

    — Kurt kardeş demiş, seni zayıflamış gördüm; hayırdır?

    — Açlıktan ölüyorum tülümencik kardeş Bak, dişlerimin kovukları bile bomboş

    Tülümencik bir de baksa ki, sahiden de, kurdun dişlerinin arasında, bir kıymık et yok: Benim yavrularımı yiyen kurt olamaz demiş ve kurda alasmarladık diyerek yoluna devam etmiş

    Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş Yolu, boz ayının ininin yakınına varmış Bir de şu ayının inine bakayım Belki de yavrularımı yiyen ayıdır demiş Gele gele bir de gelse: Ayı ininin önüne oturmuş; yalanıp durmakta Bir yandan da yediği yemeklerin doygunluğuyla, boz ayıyı uyku bastırmış Ha bire esneyip durmaktaymış O böyle esnerken, tülümencik, boz ayının dişlerinin arasında, yavrularından kalan et parçalarını görmüş Anlamış yavrularını yiyenin boz ayı olduğunu Hemen bir plan yaparak ayıya seslenmiş:

    — Ayı kardeş, ben zavallı bir tülümencik koyunum Ne olursun seninle dost olalım Bu ormanda, senin gibi dostu olmayan bir hayvanın sağ kalması imkânsız Eğer benimle dost olmayı kabul edersen, bu akşam senin onuruna ziyafet vereceğim Ziyafet sofrasında, kuş sütünden gayrı her şey olacak Anlaştık mı? Boz ayı, ziyafet lafını duyunca yelkenleri suya indirmiş:

    — Eh, madem benim gibi güçlü bir ayının dostu olmak istiyorsun Bu teklifini kabul ediyorum Ancak dostluğumuzun sürmesi için, haftada en az bir kere bana ziyafet vermen gerekir Bu şartımı kabul edersen, senin dostun olmayı kabul ederim ( Kendini dev aynasında görmek, karşısındakinin gücünü hesap etmemek ve açgözlü olmak, çoğu zaman insanın başına türlü dertler açar; bilesin) Tülümencik hemen: Başım gözüm üstüne ayı kardeş demiş; yeter ki istediğin bu olsun

    Neyse, akşam tülümenciğin evinde buluşmak üzere sözleşmişler Tülümencik hemen kafasında bir plan yaparak evine koşmuş Boz ayının, yavrularının kemiklerini koymak için açtığı çukuru iyice derinleştirmiş ve içine odun közleri doldurmuş Üzerini de halıyla kapatarak, intikamını almak için beklemeye başlamış

    Zaman denen şey yerinde durur mu? Akşam oluvermiş Boz ayı oflaya puflaya, tülümenciğin kapısına dayanmış:

    — Huu! Tülümencik, ben geldim demiş Tülümencik içerden seslenmiş:

    — Ayı kardeş, mutfakta, kaz ciğeri pişiriyorum senin için Sen rahatına bak

    Boz ayı içeri girip, odanın ortasına yürümüş Tam halının üstüne basmış ki: Yallah çukurun içine Başlamış boz ayı haykırmaya:

    — Tülümencik kardeş yetiş! Postum tutuştu Bacacıklarım yanmaya başladı Ne olur yardım et bana

    Tülümencik közle dolu çukura yaklaşmış ve ayının gözlerinin içine bakarak:

    — Oh olsun sana demiş Sen benim yavrularımı yerken, hiç onlara acıdın mı? Bak, kendi kazdığın kuyuya, kendin düştün Debelen dur bakalım Boz ayı, ayakları yandıkça, çukurdan çıkmak için çırpınıp dururmuş ama boşuna Yanmış gitmiş boz ayı

    Geçen gün, evde süt bitmişti Annem:

    — Oğlum, git şu tülümencikten bir bakraç süt iste dedi Vardım gittim kapıya Seslendim:

    — Tülümencik, huu! Kapı açılmadı ama içerden, incecik sesiyle bir kuzu meledi:

    — Annem ot yiyip etlenmeye, su içip sütlenmeye gitti dedi Kapıyı da kendisinden başkasına açmamamızı tembihledi

    — Aferin size dedim; anne sözü dinleyenin başı ağrımaz Anneniz geldiğinde, şu bakracı sütle doldurursa sevinirim

    Bakracı bırakıp eve döndüm Anneme, tülümenciğin yeniden yavruladığını ve ot yiyip etlenmeye, su içip sütlenmeye gittiğini söyledim Şimdi pencere kenarına oturdum; tülümenciğin evine dönmesini bekliyorum Geldiğinde, gidip sütümüzü alacağım Size de getireyim mi? Biliyorsun, yatmadan önce bir bardak süt içersen boyun uzar Güçlü kuvvetli olursun