Trafik Kazalarının Çözümleri

'Sosyal Konular' forumunda Aysell tarafından 24 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Trafik Kazaları ve çözümü
    Trafik sorunu ve çözümü
    Trafik Kazalarının Çözümleri


    Trafik Kazaları için çözüm önerileri:

    1- Trafik Canavarı kampanyasına son verilmelidir !

    İyi niyetle başlatılan Trafik Canavarı kampanyası ürkütücü ve caydırıcı olmadığı gibi, kişilerin meydana gelen kazaları kendi dikkatsizlik ve düşüncesizliklerine atfedecekleri yerde, kendileri dışındaki ve var olmayan bir üçüncü kaynağa atfetmelerine ve dolayısıyla sorumluluktan sıyrılmalarına neden olmaktadır.

    Bu kampanya yerine, örneğin “Direksiyonda Düşün!” Ve “Trafikte Birbirimizin Polisiyiz” gibi üretilebilecek nice kampanya başlığıyla sorumluluğu uzaklaştıran değil, yüklenen ve paylaşan kampanyalar başlatılmalıdır.

    2- Trafik Cezalarını arttırmada kalıcı çözümler getirilmelidir !

    Trafikte uygulanan para cezaları caydırıcı nitelik taşıyacak şekilde ağırlaştırılmalı ve ceza miktarları puan sistemine bağlanmalıdır. Para cezaları her hafta veya her ay enflasyona bağlı olarak değiştirilecek birim ceza puanıyla hesaplanabilir. Örneğin, hatalı sollama 20 puan ise ve bu hafta 1 puanın karşılığı da 40 YTL ise, bu hafta bu suçu işleyen bir sürücü hem 800 YTL gibi yabana atılamayacak bir rakamı ödeyecektir, hem de aynı hataya bir daha düşmeden iyice düşünecektir. Böylelikle, Puan Sistemi ile bugün yüksek görünen bir ceza, enflasyon sonucu bir süre sonra etkisini ve caydırıcılığını kaybederek, gülünç hale gelmeyecektir.

    Cezaların arttırılmasında yurtdışından örneklerden yararlanılabilir. Örneğin, bir çok ABD eyaletinde arabadan dışarı çöp atmanın cezası 200 Dolardan başlayıp 1000 Dolara ulaşan rakamlara varmaktadır. Hele bir köprü üzerinden, aşağıdan geçmekte olan bir yola çöp atılmasında bu rakamlar katlanmaktadır. Bu noktada, Istanbul Sultanbeyli’de üst geçitten atılan taşların öldürdüğü insanlar düşünülürse, bu gibi önlemlerin önemi çok daha belirginleşir.

    Trafik cezalarında çok uzağa gitmeden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden dahi örnek alınabilir. KKTC’de cezalar, sürücüleri dikkate davet edecek şekilde, ağırdır.

    Hukukta "Ceza, suçu önlemez." prensibi vardır. İdam cezasının varlığı, eşine tecavüz edilmiş birini, suçlu gördüğü üç kişiyi öldürmekten veya inandığı bir politik görüşü ülkeye hakim kılmak için kanunun yasak saydığı yollara sapan birini caydıramaz; çünkü, bu insanlar temelde aynı ruh yapısına sahiptirler. Gözleri dönmüştür. Oysa, trafikte kuralları hiçe sayanların ortak yanı ise kendilerini karşılarındaki insanlardan daha akıllı sanmaları ve onların hukukuna saygı duymamalarıdır. Bu "akıllı, fakat saygısız" insanlara verilecek katı ve gerçekten caydırıcı cezalar, eminiz ki, yerini bulacaktır. ABD’nin Minnesota eyaletinde arabadan çöp atmanın cezası 1.000 dolar ve bir gece hapistir.

    3- Trafik Cezaları arttırılırken, rüşveti de müeyyidesi çok ağır bir suç konumuna getirmek gerekir !

    Trafik Polisi ile ilgili zaman zaman şikayetler duyulur. Bunlardan birisi de maalesef "rüşvet" suçlamasıdır. Ne yazıktır ki, zaten yıllardır var olan bu söylentiler ayyuka çıkmış, ve bir ölçüde de olağan karşılanır olmuştur. Bugün, artık bu konuyla ilgili bir anısı olmayan sürücü, maalesef, yok gibidir.

    Bu nedenle, gümrük, ceza ve vergi gibi vatandaşın para ödemesi ile ilgili kararların alındığı mercilerdeki görevlilerin ve belli dereceye kadar yakınlarının hem periyodik mal beyanında bulunmaları istenmeli, hem de mali denetimde tutulmaları gerekmektedir.

    Belli gümrük kapılarına atamaların, belli trafik noktalarına atamaların hatır gönül ve hatta menfaat sunularak elde edildiği şeklindeki dedikoduların varlığı dahi rahatsız edicidir.

    Mali denetimler sonucu, kanunda suç sayılan rüşvet ve irtikap cinsinden suçların müeyyidesinin arttırılması da gereklidir.

    Yapılacak bu şekilde denetimler, vatanına şerefle hizmet veren ve hiçbir menfaat için başını dahi çevirmeyecek olan ve kesinlikle ezici çoğunlukta olan polis ve diğer görevlilerimizi de töhmet altında bulunmaktan kurtaracak ve rahatlatacaktır. Böylelikle, halk arasında şerefli polisimize “çorbacı” yakıştırmasının yapılmasının önüne geçilmesi mümkün olacaktır. Kızılay’ın bile göbeğinde köşedeki ayakkabı boyacısı aracılığıyla taksilerden rüşvet toplayan polisi bilmeyen taksi müşterisi yok gibidir.

    Binaenaleyh, polisimizin onurunu zedeleyici her türlü konuyu gidermek kanun yapıcının asli görevi olmalıdır.

    4- Trafik Polisi periyodik eğitimlerden geçirilmeli ve görev ve yetkilerini tam uygulaması sağlanmalıdır !

    Yapılacak ilk işlerden biri trafik polisini ülke genelinde eğitime tabi tutmak ve denetlemektir. Maalesef, trafik polislerinin verilen talimatlar doğrultusunda ve genellikle duruş halinde denetlemeler yaptığı bilinmektedir. Sürücüler artık şehirlerarası yollarda hangi noktalarda denetleme olduğunu ezbere bilmektedir.

    Birçok kez şahit olduğumuz husus, trafik polisi hız kontrolü yaparken gabari haddini aşmış veya kemer bağlamamış sürücüye ceza kesmemektedir.

    Birçok polis görev ve yetkilerinin ne olduğu konusunda tereddüt içinde görünmektedir. Bu nedenle, polis teşkilatı bünyesinde kapsamlı bir re-organizasyon ve eğitim uygulaması gereklidir.

    5- Otobüs şirketlerine, araçlarının taraf olduğu trafik kazaları sayı ve oranına göre Güvenilirlik Puanı verilmelidir !

    otobüs şirketlerine yaptıkları kaza sayısı, kazalarda ölüm ve yaralı sayısı, firmanın sahip olduğu otobüs sayısı, bir yılda firmanın katettiği km vb. gibi faktörlerin harmanlanacağı ve sonunda yolculuk için otobüs firması seçecek kişilere her yıl ilân edilecek bu puantaj, otobüs firmalarının direkt olarak kazancını etkileyeceğinden yaptırım gücü olacaktır.

    6- Otobüs şöförü ehliyeti alabilmek için eğitim seviyesi ortaokul mezuniyeti düzeyine çekilmelidir !

    Kazalar çoğu kez, düşünmeyi bir alışkanlık haline getirmemiş kişiler ve genellikle daha düşük eğitim düzeyine sahip kişiler arasından çıkmaktadır. Ülkemizde artık 12 Yıllık eğitimin tartışıldığı ortamda, 50 canı 4 tekerlek üzerinde taşıyan kişilerin eğitim düzeyi de gerektiği şekilde yukarı çekilmelidir. Bir uçakta 70 kişiyi taşıyan pilot yılların yoğun eğitimi ve kılı kırk yaran incelemesine tabi iken, 50 kişi taşıyan otobüs şöföründen beklenen tek şeyin ilkokul diploması olması artık kabul edilebilir olmaktan çıkmıştır.

    7- Otobüs ve kamyon şoförlerine 2 yılda bir, en az iki gün sürecek eğitim seminerleri verilmelidir !

    Otobüs firmalarının örneğin 2 yılda bir otobüs şoförlerini trafik bilgileri ve psikolojik açıdan değerlendirilecekleri ve eğitim alacakları bir merkezde eğitim görmek üzere göndermeleri sağlanmalıdır. Böyle bir merkez, Türkiye çapında birkaç ilde İl Trafik Komisyonu, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Sağlık Müdürlüğünce böyle bir merkez kurulabilir ve yılda birkaç kez böyle bir eğitim verilebilir.

    Böyle bir yaklaşım, otobüs şoförlüğünü, bir meslek haline sokacak ve gelişigüzel insanların yapacakları başka bir iş bulamadıkları zaman yaptıkları bir iş olmaktan çıkaracaktır.

    8- Hareket halinde işlenen trafik suçları sigorta ile ilişkilendirilmelidir !

    Trafik suçları, özellikle sigortacılık açısından bir risk teşkil etmektedir. O nedenle, trafik suçları merkezi bir bilgisayar sistemi ile sigorta şirketlerine bağlanmalıdır. ABD’de hareket halindeki bir araçla üç defa suç işleyen (aşırı hız, DUR işaretinde durmamak, hatalı sollama vs.) kişinin sigortası otomatik olarak iptal edilir ve kendisi riskli sürücü ilan edilir. Bu durumda, bu şahıs tekrar ve Riskli Sürücü sigortası almak zorunda kalır. Bu tip bir sigortanın primleri ise diğerine oranla birkaç misli daha pahalıdır. Örneğin, Washington eyaletinde 200 USD yerine 2000 USD gibi.

    9- Yol işaretleri ve sinyalizasyon sistemi gözden geçirilmelidir !

    Türkiye’nin kronik sorunlarından biri de, yol işaret ve sinyalizas-yonunun yetersizliğidir. Karayolları ve Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanları ve üniversite görevlilerinden oluşturulacak kurulların Türkiye’nin genel işaretleme ve sinyalizasyon hedeflerini çizmesi gerekmektedir. Yol işaretlerinin yanısıra yol yapım standartları da gözden geçirilmelidir.

    Alıntı