Trafik İle İlgili Tiyatrolar

'Medya Bölümü' forumunda Aysell tarafından 22 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Trafik İle İlgili skeç
    Trafik skeçleri
    Trafik üzerine tiyatro oyunu


    Kişiler;

    Sunucu
    Ekrem Kulaksızoğlu
    Feridun Yanıkyüz
    Hidayet Dörtparmak
    Üzeyir Sarıkaş

    Dekor: Arka planda trafik işaret levhaları. Sahne ortasında beş koltuk, üç sehpa vs..
    Perde açıldığında; sunucu ortada olmak üzere tüm kişiler oturmaktadırlar, Kişiler meslekierine uygun giyinmişlerdir.

    Trafik Haftasıyla İlgili Tiyatro

    SUNUCU - İyi akşamlar, sevgili seyirciler... Ülkemiz ne yazık ki, trafik kazalarında dünyada liste başı... Trafik canavarı, nam-ı diğer trafik azraili günde ortalama 10-15, yılda 7-8 bin kişinin canını almakta... Ayrıca bu ejderha, arkasında binlerce sakat gözü yaşlı, bağrı yanık, öksüz ve milyarlarca maddi zarar bırakmaktadır... Bu trafik canavarına artık kırmızı ışık yakmalıyız... Bu trafik canavarını kıtır kıtır kesmeliyiz... Suçlu kim? Bu yaranın ilacı ne? Bu trajediyi kimler sahneliyor? Yanlış nerede? Bu canavar suyu nereden içiyor? İşte bu sorulara cevap bulabilmek amacıyla bir tartışma programı hazırladık... Konuklarımızla burada bu sorunu enine boyuna tartışacağız... Bu program sayesinde bir trafik kazasını bile önlesek kendimizi mutlu sayacağız... Evet, şimdi sayın tartışmacıları tanıtayım sizlere: Şehirlerarası otobüs sürücüsü sayın Ekrem Kulaksızoğlu... Trafik görevlisi sayın Feridun Yanıkyüz... Minibüs sürücüsü sayın Hidayet Dörtparmak... Yaya sayın Üzeyir Sarıkaş... Evet, sayın tartışmacılar, açık sözlü olalım, acımasızca eleştirelim birbirimizi... Kibar olmanın sırası değil. Kimse kimsenin gözünün yaşına bakmasın. Unutmayın herkes mensup olduğu kesim adına konuşacak...
    DöRTPARMAK- Sayın Sunucu, şimdi ben traktör, bisiklet, tren, gemi, uçak sürücüleri adına da mı konuşacağım?
    SARIKAŞ - Tabii... Onlar da sizin meslekten... Hatta at sürücüleri adına da konuşacaksınız.
    DöRTPARMAK - Yok eşek!.. Eşek sürücüleri adına da mı konuşacağım yani?
    SUNUCU - Evet, sayın Dörtparmak, tüm sürücüler dedik ya!.. Hatta el arabası sürenler adına da konuşacaksınız.
    DöRTPARMAK-Yok deve!..
    SUNUCU - Deve sürücüleri adına da konuşacaksınız.
    YANIKYÜZ - Sayın Sunucu, siz kendinizi tanıtmayı unuttunuz...
    SUNUCU - Unutmadım efendim, gerek görmedim. Beni tanımayan var mı?
    KULAKSIZOĞLU – Var. Kusura bakmayın, ben sizin adınızı bilmiyorum.
    SUNUCU - Nasıl otur? Siz televizyon izlemez misiniz?
    KULAKSIZOĞLU - Haayır. Ben gece gündüz yollardayım. Yemek molalarında bazen izliyorum. Ama sizi hiç görmedim.
    YANIKYÜZ - Ooo, çok uzattınız ama!.. Sayın Sunucu, yemin mi ettiniz adınızı söylememeye? Söyleyin gitsin efendim.
    SUNUCU - Bu bir gurur meselesi, nasıl tanımazlar beni?
    KULAKSIZOĞLU-Tanımıyorum efendim, zorla mı?
    DöRTPARMAK - Trafik tıkandı... Sayın Kulaksızoğlu, sayın Sunucu'nun adı Tacettin, soyadı da Dişiaçık... Şimdi rahat ettin mi?
    KULAKSIZOĞLU - Dişiaçık mı? Ne ilginç bir soyadı...
    SUNUCU - Beğenemediniz mi? Sizin soyadınız mı iyi. Kulaksızoğlu... Babanızın mı, dedenizin mi kulağı yoktu?
    KULAKSIZOĞLU - Dedemin yokmuş, ne olacak?
    DöRTPARMAK- Beyler, sakin olun. Trafik kazalarını tartışırken, elinizden bir kaza çıkmasın... Ona bakarsanız, hepimizin soyadları cins... Yok Dörtparmak, yok Yanıkyüz, yok Sarıkaş...
    YANIKYÜZ - Lâubalilik istemem! Dedem bu soyadını nerden almış biliyor musunuz?..
    SARIKAŞ - Biliyorum, nüfus memurluğundan...
    YANIKYÜZ - Rahmetli çok yiğitmiş! Kavgadan hiç çekinmezmiş. Kalleşlik İştef Uyurken arkadaşı yüzüne kızgın demir basmış. Adı yanık yüze çıkmış... Tabii o arkadaşının suyunu ısıtmış rahmetli!..
    SARIKAŞ - Hamamcı mıymış dedeniz?
    YANIKYÜZ - Laubalilik istemem! Yeilovv kaş.
    SARIKAŞ - Ne demek istedi şimdi bu?
    SUNUCU - ingilizce yeilovv sarı demek, sayın Sarıkaş.
    SARIKAŞ - İngilizce yüz ne demek?
    SUNUCU - Bilmiyorum, daha oraya gelmedik.
    DöRTPARMAK - Sayın Sunucu, siz bu tartışmayı yönetmekle görevlisiniz. Niye gereksiz tartışmaları önlemiyorsunuz?
    SUNUCU - Sayın Dörtparmak, siz hiç zorunlu olarak şerit değiştirdiniz mi? Ben de zorunlu olarak girdim bu tartışmaya.
    YANIKYÜZ - Sayın Dörtparmak şerit değiştiremez, basarım cezayı! Daktilo şeridi mi değiştiriyor öyle?
    DöRTPARMAK - Biz sürücüleri siz sinir yapıyorsunuz. Biz sinir olunca da kaza oluyor.
    YANIKYÜZ - Sinirli insanlar sürücü olmamalı!
    SUNUCU - Nihayet tartışma başladı...
    YANIKYÜZ - Trafik kazalarının çoğu sürücü hatasından kaynaklanıyor.
    KULAKSIZOĞLU - Bu sözleriniz gerçeği yansıtmıyor, sayın Yanıkyüz.
    YANIKYÜZ - Bana yalancı mı diyorsunuz yani?
    SUNUCU - Bu kadar da kibar olmayın demedik beyler. Sayın Yanıkyüz, trafik kazalarının tek suçlusu sürücüler değil.
    SARIKAŞ - Yüzde doksan onlar suçludur!
    DöRTPARMAK - Sizin matematiğiniz de zayıf, sayın yellovv, pardon Sarıkaş.
    SARIKAŞ - Ben yüzde hesaplarını yüzde yüz bilirim!
    KULAKSIZOĞLU - Kazaların asıl nedeni siz yayalarsınız. Sayın Sunucu, sayın Sarıkaş yolcular adına da tartışacak mı?
    SUNUCU - Evet. Tüm yayalar, tüm yolcular, yani sürücü ve trafik görevlilerinin dışında kalan tüm İnsanlar adına tartışacak. Yani... Bu kadar.
    SARIKAŞ - Balıkçı kayıklarını... Ben ne diyecektim? Neyse ben kazazedelerin adına da tartışacağım.
    DöRTPARMAK - Benim için fark etmez, ister kazazedeler adına, isterse ilçezedeler adına tartışın.
    SARIKAŞ - Sayın Sunucu, müdahale etmeyecek misiniz? Bakın alaylı konuşuyor!
    SUNUCU - Becerebiliyorsanız siz de konuşun. Gerçekleri su yüzüne çıkarın da, nasıl çıkarırsanız çıkarın.
    SARIKAŞ - Gerçek, zeytinyağı gibi suyun üstünde... Trafik kazalarının nedeni sürücülerdir. Her minibüse
    binişimde, her önüme minibüs çıkışında yüreğim ağzıma geliyor...
    DöRTPARMAK - Madem öyle, çiğneyin yüreğinizi tekrar yutun. Biz Azrail mi olduk ki, o kadar korkuyorsunuz?
    YANIKYÜZ - Siz sürücüler Azrail'in mesai arkadaşısınız.
    SUNUCU - Sayın tartışmacılar, birbirinizi kuru kuruya suçlamayın. Suçlamalarınıza kanıtlar gösterin, Sayın Yanıkyüz, neye dayanarak sürücüleri Azrail'e benzetiyorsunuz?
    YANIKYÜZ - Neye olacak, can almalarına dayanarak söylüyorum.
    DöRTPARMAK - Biz can almıyoruz, can kurtarıyoruz. Cankurtaran sürücüleri her gün can kurtarıyorlar; İşte haber?
    SARIKAŞ - Ne yani sürücülerin hiç mi hatası yoktur?
    DöRTPARMAK - (Makamla) "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni." Asıl suçlu siz yayalarsınız. Daha yürümesini bilmiyorsunuz. Caddede Leylâ gibi yürüyorsunuz.
    YANIKYÜZ - Tabii sizler de Mecnun gibi sürüyorsunuz arabayı Leylâ'nın üstüne...
    DöRTPARMAK - övünmek gibi olmasın, bizler Mecnun gibi de severiz.
    SARIKAŞ-Sevsinler! :
    YANIKYÜZ - Siz sürücüler içmeyi de seversiniz. Alkol sizi çarpar, siz de arabayı...
    KULAKSIZOĞLU - Çarpıtıyorsunuz sayın Yanıkyüz. Bazı arkadaşlarımız bazen İki tek atıyor diye, hepimizi alkolik sayamazsınız. Yayalar ve siz içmiyor musunuz sanki? Yayalar içiyor, zilzurna olup, lodosa yakalanmış sandal gibi ışık, levha dinlemeden caddede sallanıyorlar. Trafik de altüst oluyor. Hem kendi canlarını, hem de sürücülerin başlarını yakıyorlar. Sayın Yanıkyüz, yayalara neden alkol muayenesi yapmıyorsunuz?
    YANIKYÜZ - Hangi birine yapalım? Hem yayaların alkol almaları, trafik açısından o kadar tehlike arz etmiyor.
    DöRTPARMAK - Şarz mı ediyor yani?
    SUNUCU - Sayın sürücüler, ama sizler can taşıyorsunuz...
    DöRTPARMAK - Patlıcan taşıyan kamyon sürücüsü arkadaşlarımız da var...
    SUNUCU - Yok mu dedik yani?
    DöRTPARMAK - Bir damla neye yarar? Basın sayın ağzı pardon Dişiaçık, biz sürücüler de alkol alıyoruz, ama ne zaman? Akşam evde, düğünlerde, eğlencelerde...
    YANIKYÜZ - Siz onu benim külahıma anlatın.
    DöRTPARMAK - Hani külahınız yanınızda yok?..
    YANIKYÜZ - Şimdi sizinle külahları değişeceğiz. Sizi nazik olmaya davet ediyorum.
    DöRTPARMAK - Düğüne davet edecek değilsiniz ya! '134'
    YANIKYÜZ - Siz sürücülerin bir hatanız da böyle çok, dik ve argo konuşmalarınızdır.
    DöRTPARMAK - Kargo kullanan bir arkadaş var, o çok argo konuşur. Bu işin raconu bu.
    SARIKAŞ - Sizin minibüsleriniz de meyhane gibi... Teybi sonuna kadar açıyorsunuz. Kendinizi müziğe kaptırınca da kuralları çiğniyorsunuz.
    DöRTPARMAK - Biz kural değil, sakız çiğneriz... Ne yani siz müzik dinlemiyor musunuz?
    SARIKAŞ - Ben müzik dinlerim. öyle arabesk dinlemem.
    DöRTPARMAK- Kenarbesk mi dinlersiniz?
    KULAKSIZOĞLU - Bizler yolcuları mutlu edebilmek için müzik çalıyoruz. Ayrıca müzik sürücüyü rahatlatır. Müzik kazalara yol açmaz, kazalara yol kapatır.
    YANIKYÜZ - Siz otobüs sürücüleri, müziği kendi ruhunuz İçin değil, bayan yolcuların ruhlarını etkilemek için çalıyorsunuz. Şarkıcı "yallah şoför" dedikçe, siz de aynadan bayanları dikizliyorsunuz. Oysa gözlerinizin önünüzde olması, gerekiyor. Havanız o biçim! Apoletli gömlek, Mercedes markalı kravat, düşük kemer pantolon, ikide bir yağlanıp taranan saçlar, gözlük, ağızda Marlboro sigarası... Habire hava basıyorsunuz.
    KULAKSIZOĞLU - Hava basmazsak araba arıza yapar... Bayanlar konusunda da günahımızı alıyorsunuz. Onlar bizim kardeşlerimizdir. Biz onlara yan gözle bakmayız.
    YANIKYÜZ - Bu sözlere benim karnım tok...
    KULAKSIZOĞLU - Buraya gelmeden önce bu sözleri mi yediniz?
    YANIKYÜZ - Lâubalilik istemem!
    SARIKAŞ - Niye kabul etmiyorsunuz, trafik anarşisini yaratan siz sürücülersiniz.
    DöRTPARMAK - Siz neden trafik canavarının pençeleri olduğunu kabul etmiyorsunuz? Hiçbir trafik kuralını bilmiyorsunuz. Ansızın önümüze çıkıyorsunuz. Bizleri yanıltan hep sizlersiniz. Aslında sizlere de yaya ehliyeti vermeleri gerekir. Yürümesini bilmeyene ehliyet verilmemeli.
    YANIKYÜZ - Ne yazık ki, bu konuda size hak vermek zorundayım sayın Dörtparmak. Maalesef yayalar da çok ihlâl ediyorlar trafik kurallarını. Ehliyeti olmayan yaya trafiğe çıkmamalı.
    SARIKAŞ - Ehliyeti olmayan işe gidemeyecek mi yani?
    YANIKYÜZ - İşine gelirse!.. Ne kırmızı, ne cadde, ne yaya geçidi, ne levha, ne polis, ne korna, ne durak dinliyorsunuz! Dağda yürür gibi şehir içinde yürüyorsunuz.
    DöRTPARMAK- (Alkışlar.) Yaşşa, bravo, sayın Yanıkyüz!
    YANIKYÜZ - Gösteri istemez!.. Nedir siz yayalardan çektiğimiz? Yaya geçidi varken, akrobat olup demir parmaklıklardan atlıyorsunuz! Maradona topa nasıl çalım yapıyorsa, siz de arabalara öyle çalım yapıyorsunuz!
    KULAKSIZOĞLU - Ağzınıza sağlık, sayın Yanıkyüz!
    YANIKYÜZ-Yağ istemez!..
    SARIKAŞ - Ya siz, ya siz!.. Ağzınızda düdük, belinizde tabanca... Kendinizi kovboy sanıyorsunuz. Biniyorsunuz bedava arabaya, bol bol geziyorsunuz... Çıkıyorsunuz sürücü avına. Zevk İçin durduruyorsunuz arabaları, basıyorsunuz cezayı!..
    DöRTPARMAK - (Alkışlar.) Yaşşa, bravo, sayın Sarıkaş!
    SARIKAŞ - Eğer siz trafik görevlileri görevinizi iyi yapsanız kazalar bu kadar çok olmaz!
    YANIKYÜZ - Size kırmızı ışık yakıyorum, durun!
    SARIKAŞ - Sizler de sürücülerin yarısı kadar suçlusunuz!
    DöRTPARMAK- Hayır, siz yayaların yarısı kadar...
    SARIKAŞ - Bu trafik canavarının başı siz sürücülersiniz,
    YANIKYÜZ - Çok doğru. Ayaklan da siz yayalarsınız.
    SARIKAŞ - Gövdesi de siz görevlilersiniz.
    SUNUCU - Evet, tartışma bir sonuca ulaştı demektir. Ortada bir canavar var. Bu canavarı sürücüler, yayalar ve görevliler oluşturuyor.
    KULAKSIZOĞLU -Ya hava koşulları, ya hayvanlar, ya yolların durumu, ya araçlar, ya elde olmayan nedenler?
    SUNUCU - Onlar da canavarın kuyruğu, boynu, midesi falan oluyor.
    YANIKYÜZ - Bizler bu canavarın bir parçası değil, düşmanıyız!
    KULAKSIZOĞLU - Suçlu siz trafik görevlileri ve yayalardır!
    SARIKAŞ - Suçlu siz sürücüler ve görevlilerdir!
    YANIKYÜZ - Suçlu sürücüler ve yayalardır! DöRTPARMAK - Suçlu sizlersiniz! (Yanıkyüz'ün yakasından tutar.)
    SARIKAŞ - Suçlu sizlersiniz! (Kulaksızoğlu'nun yakasına yapışır.)
    YANIKYÜZ - Suçlu sizlersiniz! (Dörtparmak'ın yakasına yapışır.)
    KULAKSIZOĞLU - Suçlu sizlersiniz! (Sankaş'ın yakasına yapışır.)
    SUNUCU - (Düdük çalar.) Durun beyler, durun!.. Bu canavar neyle besleniyor, onu hiç düşündünüz mü? Bu canavar eğitimsizlikle besleniyor. El ele verip eğitimsizliği ortadan kaldırırsak, bu canavar da acından ölür!.. Sayın seyirciler, sizleri de bu canavarı öldürmeye çağırıyorum. Bizlere katlandığınız için teşekkürler. Kazasız belasız günler hoşçakalın.

    Alıntı