Tozlu Yollar Kitap Özeti

'Kitap özetleri' forumunda Aderito tarafından 22 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. Tozlu Yollar Kitabının Özeti


    Yoldayken "Yanımdaki teyze dürter; Evladım, yi bakem, elma soydum. Talebe misin sen? /Hıı, evet. /Ne olcen? /Makinist, tiren sürcem. /Eyi eyi, yaveş sür emme!"

    Kitabın son cümleleriydi bunlar. Roman dışındaki bütün kitaplara, dergilere ve gazetelere sondan başlayanlara böyle olur. Vurgunu önce yer, sonra ağız tadıyla okur.

    Yazarımız , şöyle bir deniz kenarında oturur. Veyahut bir tepeye bakmaktadır içinden derin bir of çekerek. Belki sevmiyordur işini. Hep yazmaktır aslında düşüncesi. "Her şeyi merak eden suskun bir çocuktur ve anlar ki aslında hikaye yazmaktan çok hikaye olmak, hikayeye karışmak istiyordur."

    Otobüs yol alır, gözler hız kazanır, öyküden öyküye atlarken şehirler geçilir, inenler olur, sonra binenler. Yanımdaki teyze dürtmez olur. Yaşlıdır ne de olsa. Uyur. "Öküzün kuyruğu olacağına, tavuğun başı ol," der ve balıklama dalar öykünün içine yolcu. Orada yazarı görür, orada okuru görür, öykü yol olur bir kere, gittikçe içine alır, bırakmaz olur.

    Foto Nuri´nin resimli hatıratı anlatır durur: "Rahmetli dedem, bir adamın duruşuna değil bakışlarına inan," derdi. (...) "Gece siperden kim kaçacak akşam içtimasında anlardım. Onca yorgunluğa, bitmişliğe rağmen adamın içinde uçup duran kelebeğin pırıltısı gelir oturur gözlerine. Gece bu çukurdan uçacaktır."

    Öykünün içinde bir Hacı peydah olur. Gülüşü hayra yorulur. "Aman Hacı bir daha gülme! Çarşının lagar kapağı açıldı sanki. Yarısı aşınmış koyu dişlerine sarı, yeşil çaputlar bağlamışlar. İhtiyarın ağzı türbe önü gibi. Pas kesmiş dilini yatır saymışlar."

    Yolun sonu; İzmir. Şimdilik. Yepyeni otobüsten her şeyimiz açık iniyoruz. Bu şehir, bu gavurun dölü, bırakmayacak yakamı, diyorum içimden. Bir Amazon´un kopardığı sağ memesinin yerine koysam kendimi, bu şehir esirger mi kederini benden?