torba yasa 2011 tam metni

'Güncel Bilgiler' forumunda HazaN tarafından 18 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

Konu Durumu:
Yanıtlara kapalı.

  1. 2011 torba yasası tam metin
    torba yasasında hangi maddeler var
    torba yasa tasarısı tam metni

    Kapsam ve tanımlar
    MADDE 1- (1) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında yer
    alan hükümleri;

    a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

    1) 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde
    bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,

    2) 2010 yılına ilişkin olarak 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce tahakkuk eden
    vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,

    3) 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi
    aslına bağlı olmayan vergi cezaları,

    b) 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce, 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları,

    c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
    21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
    kapsamında takip edilen ve vadesi 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı, mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı, mülga 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu, 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payı ile adli ve idari para cezaları hariç olmak üzere, asli ve fer’i amme alacakları,

    ç) 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük
    Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Gümrük
    Müsteşarlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen
    gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, zamlar ve gecikme zammı alacakları,

    d) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun
    kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarihe veya bu Kanunun ilgili
    hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan;

    1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
    Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki
    sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2010/Haziran ve önceki aylara ilişkin; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

    2) 2010/Haziran ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk
    sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

    3) Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı
    Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü
    kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre ödenmesi gereken 2010/Haziran ve önceki aylara ilişkin sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
    4) 30/6/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile
    ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

    5) 31/7/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları
    uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

    6) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2010/Haziran ve önceki aylara ilişkin; damga
    vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,

    e) İl özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/7/2010
    tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan, idari para cezaları ve 3213 sayılı Kanuna istinaden alınan özel idare payı hariç, asli ve fer’i amme alacakları,

    f) Belediyelerin;

    1) 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önceki
    dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan, idari para cezaları ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 97 nci maddesinin (b) fıkrası gereğince belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç, asli ve fer’i amme alacakları,

    2) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ve vadesi 31/7/2010
    tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
    ödenmemiş bulunan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları,

    3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su
    abonelerinden olan ve vadesi 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su bedeli alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları,

    g) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin vadesi 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakları,

    ğ) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallar ve kasa mevcudu ile işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kıymetli maden, kıymetli taşlar ve bunlardan mamûl ziynet eşyası beyanı,

    h) Bu Kanunun ilgili bölümlerinde geçen diğer alacaklar, hakkında uygulanır.
     



  2. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    (2) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında geçen;
    a) Vergi tabiri, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve fon payı ile
    eğitime katkı payını,
    b) Gümrük vergileri tabiri, ilgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan
    ve Gümrük Müsteşarlığına bağlı gümrük idarelerince takip ve tahsil edilen gümrük vergisi, diğer
    vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
    c) TEFE/ÜFE aylık değişim oranları tabiri, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için
    belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim
    oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim
    oranlarını,
    ç) Beyanname tabiri, vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,
    ifade eder.
    (3) Bu Kanunun Beşinci Kısmı bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik
    yapılması ve yeni hükümleri ihdasına ilişkin hükümleri kapsar.
    İKİNCİ KISIM
    Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Bağlı
    Tahsil Dairelerince Takip Edilen Amme Alacakları ile Belediyelerin ve Büyükşehir
    Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Bazı Alacaklarına İlişkin Hükümler
    BİRİNCİ BÖLÜM Tahsilatın
    Hızlandırılmasına İlişkin Hükümler
    Kesinleşmiş alacaklar
    MADDE 2- (1) Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il özel idarelerine ve
    belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından bu Kanunun
    yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil);
    a) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan
    vergilerin/gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme
    faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe
    kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş
    alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık
    değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
    tamamen ödenmesi şartıyla vergilere/gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme
    zammı gibi fer’i amme alacakları ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları
    ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
    b) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan
    ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları ile iştirak, teşvik ve yardım
    fiilleri nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar
    kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergisi asıllarına bağlı olmaksızın
    kesilmiş olan idari para cezalarının; % 50’si ve bunlara bağlı gecikme zammı yerine, bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması halinde
    gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
    bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan % 50’sinin
    ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
    c) Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan
    ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para
    cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme
    alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
    esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması
    halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
    tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezanın kalan %
    50’si ile bunlara bağlı fer’ilerin tamamının,
    ç) Ödenmemiş olan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan (28/3/2002 tarihli ve 4749
    sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında
    olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan amme alacakları dahil) asli amme
    alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme
    faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
    TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın
    sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde fer’i alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim
    oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
    ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme
    alacaklarının tamamının,
    d) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili
    Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun
    yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde kapsamında ödenmesi halinde
    5736 sayılı Kanun gereğince hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının tamamının,
    tahsilinden vazgeçilir.
    (2) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler
    hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır.
    (3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak 2010 yılında tahakkuk eden ve bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan geçici vergilere bağlı gecikme faizi ve
    gecikme zamları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim
    oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle bu madde hükmünden
    yararlanılır. Bu takdirde, 2010 yılına ilişkin yıllık gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu
    müteakip ödenecek taksitlerde, vergi aslının ödenmesi şartı aranmaz.
    (4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı
    gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE
    aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun
    hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna
    kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin
    (d) fıkrası hükmü uygulanmaz.
    (5) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su
    bedellerinden vadesi 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun
    yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler hakkında bu maddenin
    birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü uygulanır.
    (6) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin
    vadesi 31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
    itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz,
    gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dahil)
    hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar
    sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi halinde bu alacaklara
    bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her
    türlü ceza ve zamlar dahil) tahsilinden vazgeçilir.
    (7) Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların
    yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
    başvurmamaları şarttır.
    (8) 31/7/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) dahilde işleme rejimi kapsamında gümrük
    yükümlüğü doğan ancak bu Kanunda öngörülen başvuru süresi sonuna kadar ihracat taahhüt
    hesabı müeyyideli kapatılan dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamına giren
    takibe konu kamu alacaklarına bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır.
     



  3. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları MADDE 3- (1) Bu
    Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da
    dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi
    tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %
    50’si ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı
    tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
    belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin % 50’si
    ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi
    cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden
    vazgeçilir. Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük
    yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş
    bulunan tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
    (2) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla bölge idare mahkemeleri veya Danıştay
    nezdinde ilgisine göre itiraz veya temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz veya temyiz yoluna
    başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna
    başvurulmuş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük
    vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, bu
    Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar
    esas alınır. Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiş en son kararın;
    a) Terkine ilişkin karar olması halinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esas alınan
    vergilerin/gümrük vergilerinin % 20’si ile bu tutara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme
    zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
    alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
    şartıyla, verginin/gümrük vergilerinin kalan % 80’inin, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve
    asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
    zamlarının tamamının,
    b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması halinde, tasdik edilen
    vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı ile bu tutara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme
    zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
    alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
    şartıyla, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari
    para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
    tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en son kararın bozma kararı olması halinde
    birinci fıkra hükmü, kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde ise onanan kısım için
    bu fıkranın (b) bendi, bozulan kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.
    (3) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla sadece vergi cezalarına/gümrük
    yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin dava açılmış olması halinde;
    a) Asla bağlı cezaların, verginin/gümrük vergilerinin bu Kanunun yayımlandığı
    tarihten önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve
    şekilde ödenmesi şartıyla, tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,
    b) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili
    idari para cezalarından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %
    25’inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın % 10’unun, (b)
    bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının % 25’inin, bu Kanunda
    belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,
    tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın (b) bendi hükmü tarh edilen vergi ile birlikte dava
    konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezaları için de uygulanır.
    (4) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla üçüncü fıkra kapsamı dışında kalan ve bu
    Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına
    ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması
    halinde; kesilen idari para cezalarından ilk derece yargı merciinde ihtilaflı olanlarda cezanın
    % 50’si, ilk derece yargı merciinin cezayı kaldırdığı ancak itiraz veya temyiz merciinde
    yargılamanın devam ettiği safhada olanlarda cezanın % 20’si, ilk derece yargı merciinin
    kısmen veya tamamen onayladığı cezalarda onaylanan kısmın % 50’si ile bunlara bağlı faiz,
    gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımlandığı
    tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
    belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezalar ile bu cezalara bağlı fer’i
    alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    (5) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten
    önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile
    kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
    dava açma süresi geçmemiş olan vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
    (6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak, teşvik ve yardım fiilleri
    nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu madde hükmünden üçüncü
    fıkranın (b) bendinde açıklandığı şekilde yararlanır.
    (7) Bu maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde esas alınacak olan en son karar,
    tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce taraflardan
    birine tebliğ edilmiş olan karardır.
    (8) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak
    üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da
    uzlaşma sağlanamamış ancak, dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden
    yararlanır. (9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme
    alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurum (stopaj)
    vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci madde hükmünden
    yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile
    ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir
    vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde belirtilen
    madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını
    kaybederler.
    (10) Bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara
    karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması
    şarttır.
    (11) Bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda
    belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen
    alacaklar başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce verilmiş olan en son kararın tarhiyatın/tahakkukun tasdikine ilişkin
    karar olması halinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir.
     



  4. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    İKİNCİ BÖLÜM İnceleme ve Tarhiyat Safhasında
    Bulunan İşlemler
    İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan vergiler
    MADDE 4- (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde, bu tarihe kadar tamamlanamamış olan vergi
    incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına
    ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra
    tarh edilen vergilerin % 50’si ile bunlara bağlı gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı
    tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten
    sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar
    hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın
    % 25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda
    bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık
    dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının % 50’sinin, vergi aslına bağlı
    olmayan cezalarda cezanın % 75’inin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
    uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    (2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi
    ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın % 25’ini birinci fıkrada belirtilen süre ve
    şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan % 75’inin tahsilinden vazgeçilir.
    (3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten
    önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile
    kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
    tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar ki,
    asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin
    bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine
    göre ödenmesi şarttır.
    (4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten
    önce tamamlandığı halde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal
    eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ
    işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen
    şekilde belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
    bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
    (5) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için dava açılmaması şarttır. (6) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi
    uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya
    da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ
    edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü uygulanır.
    (7) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213
    sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden
    yararlanamazlar.
    (8) Bu madde uygulamasında incelemeye başlama; bu Kanunun yayımlandığı tarihten
    önce mükellefler nezdinde; vergi incelemesine başlanıldığı hususunun bir tutanağa
    bağlanması, vergi incelemesi yapılmak üzere mükellefin yazı ile davet edilmesi, kanuni defter
    ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edilmiş olması, matrah tesisine yönelik tutanak
    düzenlenmesi ya da kanuni defter ve belgelerin incelenmek üzere vergi incelemesine yetkili
    olanlara ibraz edilmiş olması hallerini kapsar.
    Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar
    MADDE 5- (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar;
    a) 213 sayılı Kanunun;
    1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen
    vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
    kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
    belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının
    tamamının,
    2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler
    üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine
    bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
    gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamının,
    b) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği
    halde yükümlü tarafından beyan edilmeyen aykırılıkların, ilgili gümrük idaresine bildirilmesi
    yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
    tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari
    para cezalarının tamamının,
    c) 2010 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak emlak vergisi
    bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu halde vergisi eksik tahakkuk eden
    mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının
    korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, bu
    alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının,
    tahsilinden vazgeçilir.
    (2) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan
    diğer ücret mükelleflerinin, 2011 yılı Şubat ayı sonuna kadar vergi dairelerine başvurarak 2011
    takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki
    dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce
    mükellefiyet kaydını yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak bu Kanuna göre yaptıkları
    müracaat tarihi esas alınır.
     



  5. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Matrah ve Vergi Artırımı
    Gelir ve kurumlar vergisinde matrah artırımı
    MADDE 6- (1) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık
    beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci
    ayın sonuna kadar, 2006 takvim yılı için % 30, 2007 takvim yılı için % 25, 2008 takvim yılı için
    % 20, 2009 takvim yılı için % 15 oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, kendileri
    hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara
    ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
    (2) Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş
    oldukları gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
    nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş
    veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında
    bırakanlar dahil) olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah ile birinci fıkraya göre
    artırdıkları matrahlar, 2006 takvim yılı için 10.000 liradan, 2007 takvim yılı için 12.000 liradan,
    2008 takvim yılı için 15.000 liradan, 2009 takvim yılı için 20.000 liradan az olamaz. Ancak,
    beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için
    vergilendirmeye esas alınacak matrah, ilgili yıllar için belirlenmiş tutarın 1/5’i, basit usulde
    vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için 1/10’u olarak dikkate alınır. Bu fıkranın
    uygulamasında ilgili yıllar itibarıyla gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen istisna tutarları
    dikkate alınmaz.
    (3) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak
    vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
    nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş
    veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında
    bırakanlar dahil) olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile birinci fıkraya göre
    artırdıkları matrahlar, 2006 takvim yılı için 30.000 liradan, 2007 takvim yılı için 36.000 liradan,
    2008 takvim yılı için 45.000 liradan, 2009 takvim yılı için 60.000 liradan az olamaz.
    (4) Bu madde hükmüne göre artırılan matrahlar, % 20 oranında vergilendirilir ve üzerinden
    ayrıca herhangi bir vergi ve fon alınmaz. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin,
    artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu
    beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu
    Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla, bu madde
    hükmüne göre artırılan matrahları % 15 oranında vergilendirilir. İstisna, indirim ve mahsuplar
    nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması halinde de bu
    hüküm uygulanır.
    (5) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi,
    geçici 67 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar
    Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş
    olan kazanç ve iratlarının da bulunması halinde, birinci fıkrada belirtilen vergi incelemesine
    ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar üzerinden tevkif edilen vergilerin,
    ait olduğu yıla ilişkin olarak birinci fıkrada belirtilen şekilde artırılması şarttır.
    (6) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi,
    geçici 67 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü
    fıkrasında yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar beyanname ile beyan
    etmemiş olmaları halinde, bu yıllara ilişkin olarak birinci fıkrada belirtilen vergi incelemesine
    ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını, bu
    Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar, üçüncü fıkrada belirtilen asgari
    matrahın % 50’sinden az olmamak kaydıyla beyan etmeleri şarttır. Bu fıkra hükmüne göre
    artırılan matrahlar üzerinden % 15 oranında vergi hesaplanır.
    (7) Gelir vergisi mükellefleri, verdikleri yıllık beyannamede gelirden indirilen ve 193
    sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş olan gelirlerinin
    bulunması halinde, beşinci fıkrada belirtilen şekilde artırımda bulunmaları şartıyla, artırımda
    bulundukları yıllar için vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap tutulmazlar.
    (8) Gelir vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesinde yer
    alan vergi tevkifatına tabi gelirlerini muhtasar beyanname ile beyan etmemiş olmaları halinde,
    bu yıllara ilişkin olarak birinci fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap
    olmamaları için bu gelirlere ait tevkifat matrahlarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
    ikinci ayın sonuna kadar, ikinci fıkrada belirtilen asgari matrahın % 50’sinden az olmamak
    kaydıyla beyan etmeleri şarttır. Bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlar üzerinden % 15
    oranında vergi hesaplanır. (9) Bu maddenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarında yer alan
    hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda bulunan mükelleflerin, bu yıllara ilişkin
    olarak birinci fıkrada belirtilen vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için ilgili
    yıllarda vergiye esas alınan gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını da ikinci ve üçüncü
    fıkralarda belirtilen tutarlardan az olmamak üzere birinci fıkrada belirtilen şekilde artırmaları
    şarttır.
    (10) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu madde hükmünden yararlanarak
    beyan ettikleri matrahları artırmaları halinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları
    vergiler, artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilmez.
    (11) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara
    ait zararların % 50’si, 2010 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez. (12) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek yıllarda matrahtan indirim konusu
    yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl zararları bu madde hükmüne göre artırılan matrahlardan
    indirilemez.
    (13) Matrah artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine
    mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine
    ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
    (14) İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş
    mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay
    sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
    (15) Bu maddenin birinci fıkrası kapsamında matrah artırımında bulunulan
    vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp
    kesinleşen tarhiyatlar ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
    Katma değer vergisinde artırım
    MADDE 7- (1) Katma değer vergisi mükelleflerinin, her bir vergilendirme dönemine
    ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) beyannamelerindeki hesaplanan
    katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2006 yılı için % 3, 2007 yılı için % 2,5, 2008
    yılı için % 2 ve 2009 yılı için % 1,5 oranına göre belirlenecek katma değer vergisini, vergi
    artırımı olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan
    etmeleri halinde, bu mükellefler nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara
    ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı
    yapılmaz. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci
    maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin
    uygulamasından faydalanan mükelleflerde artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen
    vergiler hesaplanan vergiden düşülür.
    (2) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince,
    artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak,
    a) Verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait
    beyannamenin verilmiş olması halinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan
    beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ
    edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu
    tutar üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanır.
    b) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş
    olması halinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş
    olması şartıyla, artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında
    bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi
    komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah
    artırımında bulunmaları şarttır.
    c) İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve
    hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile
    tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması halinde, ilgili yıl için gelir veya
    kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %
    18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanılır. Şu
    kadar ki, ilgili takvim yılı içinde yukarıdaki işlemlerin yanı sıra vergiye tabi işlemlerin de
    mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu madde hükmüne göre
    ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak % 18
    oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir
    veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları halinde bu madde hükmünden
    yararlanamaz. (3) Vergilendirme dönemi üç aylık olan katma değer vergisi mükelleflerinin, yıllık
    asgari artırım tutarı, hiç beyanname vermemiş olmaları halinde ikinci fıkranın (b) bendinde
    belirtilen esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları halinde ise
    aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenir.
    (4) Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme
    dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin
    artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde,
    faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde
    artırımda bulunulur.
    (5) Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme
    dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen
    tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
     



  6. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    (6) Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi
    incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere
    devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç
    kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile
    ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi
    yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat
    önerilemez.
    (7) Bu madde hükmüne göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi
    matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken
    katma değer vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.
    Gelir (stopaj) vergisinde artırım
    MADDE 8- (1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı
    bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların,
    her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil)
    muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık
    toplamı üzerinden 2006 yılı için % 5, 2007 yılı için % 4, 2008 yılı için % 3 ve 2009 yılı için
    % 2 oranında hesaplanacak gelir vergisini, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
    sonuna kadar idareye başvurarak artırımda bulunmayı kabul etmeleri halinde, bu mükellefler
    nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile
    ilgili olarak ücret yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz.
    (2) Gelir (stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme
    dönemlerine ilişkin olarak;
    a) Verilmesi gereken muhtasar beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname
    verilmiş olması halinde, beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar bir yıla iblağ
    edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı
    bulunur ve bu tutar üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlarda gelir vergisi hesaplanır.
    b) Hiç beyanname verilmemiş olması halinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir
    (stopaj) vergisine esas olmak üzere en az, 1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve
    hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi,
    2) İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde, bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar verilmiş olmak şartıyla, izleyen vergilendirme
    dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
    3) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç
    verilmemiş olması halinde en az iki işçi,
    çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde onaltı yaşından
    büyük işçiler için geçerli olan asgari ücret tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi
    matrahı üzerinden birinci fıkrada belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek suretiyle bu
    maddeden yararlanılır.
    (3) Gelir (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları
    ya da işi bırakmaları halinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay kesirleri
    tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda
    bulunulur.
    (4) Gelir (stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme
    dönemlerine ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen
    tarhiyatlar ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
    (5) Bu madde hükmüne göre artırıma esas ücret tutarı ve ödenen gelir vergisi, gelir
    veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate
    alınmaz.
    (6) Gelir (stopaj) vergisi artırımından yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine
    herhangi bir istisna ve indirim uygulanmaz.
    Matrah ve vergi artırımına ilişkin ortak hükümler
    MADDE 9- (1) Bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci maddelerine göre,
    a) Hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin bu Kanunda
    belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde
    ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat
    fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunur.
    b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi
    matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve
    iade konusu yapılmaz.
    c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.
    ç) Matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter ve belgelerin
    muhafaza ve ibrazına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
    (2) Daha önce nezdinde vergi incelemesi yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi
    yapılan yıllar için de artırımda bulunabilirler.
    (3) İdarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi
    yapma hakkı saklıdır.
    (4) Bu Kanuna göre matrah veya vergi artırımında bulunulması, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel
    teşkil etmez. Ancak, artırımda bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve
    takdir işlemlerinin, bu Kanunun 6 ncı maddesinin onüçüncü fıkrası ve 7 nci maddesinin
    altıncı fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın
    başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde, bu işlemlere devam edilmez.
    Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri
    dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit
    edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına
    intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla, inceleme ve takdir sonucu
    bulunan fark, bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci madde hükümleri ile birlikte değerlendirilir.
    İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir
    komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
    (5) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve
    katma değer vergisi beyannameleri ve diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.
    (6) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve
    belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya
    hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte
    olarak düzenleyenler”, bu Kanunun 6 ncı, 7 nci ve 8 inci madde hükümlerinden
    yararlanamazlar.
    (7) Mükelleflerin bu Kanuna göre matrah veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere
    ilişkin olarak kanuni süresinde vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı
    Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.
    (8) Bu Kanun hükümlerine göre doğru beyan edilmeyen matrah veya vergi artırımı ile
    ilgili olarak eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiş
    sayılır ve bu Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Stok Beyanları
    İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve
    demirbaşlar
    MADDE 10- (1) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit
    şirketler dahil), işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine,
    teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek
    listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dahil
    edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
    (2) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, birinci fıkra hükümleri uyarınca
    aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere
    özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin
    tasfiye edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve
    demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme
    hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına
    satın alınan mal olarak kaydederler.
    (3) Birinci fıkra uyarınca beyan edilen genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve
    emtiaların bedeli üzerinden % 10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş
    ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi
    hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme
    süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi hesaplanan
    katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre
    indirilir. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu
    maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.
    (4) Kıymetli maden ve ziynet eşyası imalatı ve ticareti faaliyetinde bulunan gelir ve
    kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil) işletmelerinde
    mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan kıymetli maden (altın, platin ve gümüş) ve
    kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci gibi) ile bunlardan
    mamûl ziynet eşyasını bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde bildirmeleri
    halinde, bu kıymetlerin bildirilen değeri üzerinden % 2,5 oranında vergi öderler. Bu suretle
    tahakkuk ettirilen vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir. Ödenen bu vergiler, gelir ve
    kurumlar vergisinden mahsup edilemez, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider
    olarak kabul edilmez.
    (5) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, dördüncü fıkra uyarınca aktiflerine
    kaydettikleri kıymetler için özel karşılık hesabı açarlar. Bu hesapta izlenen karşılık, ortaklara
    dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi halinde sermayenin unsuru sayılır ve
    vergilendirilmez. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu
    kıymetleri defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.
    (6) Bu madde kapsamında bildirilen kıymetlerin satılması halinde satış bedeli,
    bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamaz.
    Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallar ve kasa mevcudu MADDE 11-
    (1) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallar hakkında aşağıdaki hükümler
    uygulanır.
    a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler
    dahil), kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan mallarını, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev'iden mallara ilişkin cari yıl
    kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her
    türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal
    ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde,
    mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır.
    b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve
    gecikme faizi uygulanmaz.
    (2) Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu hakkında
    aşağıdaki hükümler uygulanır.
    a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2009 tarihi
    itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutlarını, bu
     



  7. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek
    suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.
    b) (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden % 10 oranında hesaplanan
    vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.
    c) Bu fıkra kapsamında beyan edilen tutarlar, kurumlar vergisi matrahının tespitinde
    gider olarak dikkate alınmaz.
    (3) Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yılı içerisinde
    ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun
    hükümlerine göre bildirimde bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer
    usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    ÜÇÜNCÜ KISIM
    Sosyal Güvenlik Kurumuna Bağlı Tahsil Dairelerince Takip Edilen
    Alacaklara İlişkin Hükümler
    BİRİNCİ BÖLÜM Tahsilatın
    Hızlandırılmasına İlişkin Hükümler
    Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları
    MADDE 12- (1) 2010/Haziran ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı
    tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;
    a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri
    kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum
    karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
    b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkanı
    ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
    c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga
    vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,
    borç asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun
    yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara
    uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden
    vazgeçilir.
    (2) Yaşlılık, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun
    4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında sigortalı
    sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre sosyal güvenlik destek
    primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
    tescili yapılmış olanların, 2010/Haziran ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı
    tarih itibarıyla ödenmemiş olan sosyal güvenlik destek primi asılları ile bu alacaklara ödeme
    sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE
    aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
    ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i
    alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    (3) 30/6/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale
    konusu işlere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce Kurumca re’sen tahakkuk
    ettirilerek işverene tebliğ edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;
    özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya
    tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu
    alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
    14
    alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu
    alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının
    tahsilinden vazgeçilir.
    (4) 31/7/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce dava açma süresi sona erdiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
    itibarıyla ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının % 50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği
    tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim
    oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde
    idari para cezası asıllarının kalan % 50’si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve
    gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    (5) Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının bu Kanunun yayımlandığı
    tarihten önce ödenmiş olmasına rağmen, fer’ilerinin bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
    ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer’i alacağın % 40’ının bu Kanunda belirtilen
    süre ve şekilde ödenmesi halinde bu fer’i alacakların kalan % 60’ının tahsilinden vazgeçilir.
    Dava safhasında bulunan veya dava açma süresi sona ermemiş idari para
    cezaları
    MADDE 13- (1) 31/7/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup
    bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar tahakkuk ettiği halde dava
    açılmış veya dava açma süresi sona ermemiş olan idari para cezası asıllarının % 25’i ile bu
    tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
    için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda
    belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, idari para cezası asıllarının kalan % 75’i ile idari
    para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının
    tahsilinden vazgeçilir.
    (2) Bu madde kapsamına giren alacakların tahakkuk ettiği tarih itibarıyla bu madde
    için öngörülen başvuru süresinin onbeş günden az kaldığı hallerde, bu alacaklar için bu
    maddeye göre yapılacak başvuru süresi tahakkuk tarihinden itibaren onbeş gün olarak
    uygulanır.
    Ön değerlendirme, araştırma veya tespit aşamasında olan eksik işçilik prim
    tutarları
    MADDE 14- (1) 30/6/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) bitirilmiş olup bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce asgari işçilik tutarının tespitine ilişkin olarak Kuruma başvuruda
    bulunulmasına rağmen, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce Kurumca re’sen tahakkuk
    ettirilerek işverene tebliğ edilememiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
    ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı
    üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı
    hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
    için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ve hesaplanan bu
    tutarlara bu Kanunun yayımlandığı tarihten asgari işçilik tutarının işverene tebliğ tarihine
    kadar geçen süre için 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre
    hesaplanacak gecikme zammının tamamının, işverene tebliğ tarihinden başlanarak bir ay
    içerisinde bu fıkra kapsamında Kuruma yazılı olarak başvurularak, ilk taksit tebligatın
    yapıldığı ayı izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde oniki eşit taksitte
    ödenmesi şartıyla, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i
    alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
    izleyen ikinci ayın sonuna kadar re’sen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen eksik işçilik
    tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü
    fıkrasında belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve şekilde ödenir.
    (2) Bu madde ile 12 nci ve 13 üncü madde hükümlerinden yararlanmak isteyen
    borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
    vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
    (3) Bu madde ile 12 nci ve 13 üncü madde hükümlerinden yararlanmak üzere
    başvuruda bulunan borçluların taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok
    zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde,
    belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme
    haklarını kaybederler.
    Sosyal güvenlik prim yapılandırması bozulanlara ilişkin hükümler MADDE 15- (1)
    Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici 25
    inci maddeleri uyarınca yeniden yapılandırıldığı halde, taksit ödeme yükümlülüklerini yerine
    getirmemiş olmaları nedeniyle yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olanlardan,
    yapılandırmaları oniki taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı dörtten fazla
    olmayanların; yapılandırmaları yirmidört taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit
    sayısı sekizden fazla olmayanların; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
    kadar yazılı olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları
    ilgili kanun hükümleri uyarınca yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate
    alınarak ihya edilir.
    (2) Bu Kanun uyarınca yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilen borçluların,
    yeniden yapılandırma anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra ilgili yapılandırma kanunu
    kapsamına giren borçları için bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapmış oldukları
    ödemeler, ilgili yapılandırma kanunu hükümlerine göre mahsup edilir.
    (3) İhya veya mahsup işlemleri sonucunda süresi içinde ödenmediği veya eksik
    ödendiği anlaşılan taksit tutarlarının tamamının, ödeme süresinin sona erdiği tarihten
    ödemenin yapılacağı tarihe kadar her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki
    aya ait Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık
    ortalama faiz oranına bir puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda
    uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte bu maddeye göre yapılan başvuru
    tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar ödenmesi halinde ilgili kanunda öngörülen yeniden
    yapılandırma hükümlerinden yararlanılır. Bu fıkrada belirtilen ödeme yükümlülüklerinin söz
    konusu üç aylık süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde yeniden yapılandırma
    hakkı kaybedilir ve yapılandırma işlemleri iptal edilir.
    (4) Bu madde kapsamına giren alacakların üçüncü fıkrada belirtilen şekilde tamamen
    ödenmemesi halinde, ihya öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları sosyal güvenlik
    mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.
    (5) 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici 25 inci maddeleri kapsamına giren
    borçları yeniden yapılandırılanlardan, yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olup
    kapsama giren borçlarının tamamını sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre
    ödemiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Borçlarını kısmen ödemiş olup bu
    maddeden yararlanmak için başvuranlara, daha önce ödemiş oldukları tutarlar iade edilmez,
    bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları saklı kalmak kaydıyla mahsup işlemi yapılmaz.
    Sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim borçları
    MADDE 16- (1) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına
    ve hesabına bağımsız çalışanlardan mülga 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar
    ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/10/1983 tarihli
    ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre
    tescilleri yapıldığı halde prim borçları nedeniyle ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri
    durdurulmuş ve bu sigortalılık süreleri bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihya
    edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla
    5510 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu Kanunun
    yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapacakları yazılı müracaatlarında,
    durdurulan bu sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri
    durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre
    hesaplanmasını talep edebilirler. Bu şekilde hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu
     



  8. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendiği takdirde, bu süreler
    sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu fıkrada belirtilen süre içinde hesaplanan borç
    tutarının tamamının ödenmemesi halinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında
    ödenmiş olan tutarlar ilgilinin bu fıkra kapsamı haricinde başkaca prim borcunun
    bulunmaması kaydıyla iade edilir.
    DÖRDÜNCÜ KISIM
    Çeşitli ve Ortak Hükümler
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Çeşitli Hükümler
    Diğer alacaklar ve çeşitli hükümler
    MADDE 17- (1) 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının
    Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 30/3/2005
    tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesine göre verilen idari para
    cezaları hariç olmak üzere, 31/7/2010 tarihinden önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu
    Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel bütçeye gelir
    kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 liranın (bu tutar dahil) altında kalan idari para
    cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı fer’i alacakların tahsilinden
    vazgeçilir. Şu kadar ki, bu fıkra kapsamına giren ve mülga 5539 sayılı Kanun ile 6001 sayılı
    Kanun gereğince verilen idari para cezası ile birlikte ilgilisine tebliği gereken ve tutarı 12 lira
    ve altında kalan geçiş ücretleri için de bu fıkra hükmü uygulanır.
    (2) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi
    31/12/2004 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
    itibarıyla ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi,
    asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 lirayı aşmayan asli alacakların ve tutarına
    bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 50 lirayı
    aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
    (3) Gümrük Müsteşarlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi
    31/7/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
    ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi gereken her bir
    alacağın; türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 lirayı aşmayan
    asli alacakların, idari para cezalarında 60 lirayı aşmayanların ve tutarına bakılmaksızın bu
    alacaklara bağlı fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklarda toplamı 50 lirayı aşmayanların
    tahsilinden vazgeçilir.
    (4) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış ödemelere ilişkin olmak üzere,
    1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
    Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında almakta oldukları aylıkları %
    50 fazlası ile geri alınması gerekenlerden, % 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların
    tahsilinden vazgeçilir.
    (5) 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup işyerine ait borcun
    tamamının ödeme süresi 31/7/2010 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş
    sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları
    toplamı 50 lirayı aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme
    cezası ve gecikme zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 50 lirayı
    aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
    (6) 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca
    primleri yılı merkezi yönetim bütçesinden karşılanmak üzere ilgili kamu idarelerince
    ödenmesi gereken aynı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan
    genel sağlık sigortalılarına ilişkin genel sağlık sigortası primleri ile 25/8/1999 tarihli ve 4447
    sayılı Kanunun 50 nci, geçici 7 nci ve geçici 9 uncu maddeleri uyarınca İşsizlik Sigortası
    Fonundan karşılanması gerekip de Türkiye İş Kurumu tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna
    ödenmemiş sigorta primlerinin, bu Kanunun yayımlandığı ayın sonuna kadar olan gecikme
    cezası ve gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilir.
    (7) a) 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
    Kanununun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunarak
    Kuruma olan borçlarını ödeme taahhüdünde bulunan borçlulardan, bu Kanunun yayımlandığı
    tarih itibarıyla taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle anılan madde hükmünden
    yararlanma hakkını kaybedenlerin; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
    kadar Kuruma başvuruda bulunmaları ve ödeme süresi geçmiş borçlarının tamamını, anılan
    madde kapsamında belirlenen ilgili ödeme süresinin bitim tarihinden bu Kanunun
    yayımlandığı tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
    maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak fazla ile birlikte, bu fıkrada
    belirlenen başvuru süresinde, diğer taksitlerini ise 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü
    maddesine göre belirlenen sürede ödemeleri halinde 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü
    maddesi hükmünden yararlanılır.
    b) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemelerini süresinde yapmış olan
    ve ödemeleri devam eden borçlular ile (a) bendinden yararlanan borçluların, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten sonra ödeyecekleri taksitlerin bir takvim yılında iki veya daha az
    taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen
    taksit tutarlarının son taksit ödeme süresi sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183
    sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak
    fazlası ile birlikte ödenmesi şartıyla 351 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmünden
    yararlanılır. Bu fıkra kapsamındaki alacakların taksit ödeme süresinin son gününün resmi
    tatile rastlaması halinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter. Bu fıkranın
    uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Yüksek Öğrenim
    Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından belirlenir.
    (8) a) 4/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri
    Kanunu uyarınca 31/7/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) Türkiye Radyo-Televizyon
    Kurumuna bildirilmesi gereken yükümlülüklere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihe
    kadar (bu tarih dahil) vadesi geldiği halde ödenmemiş veya ödeme süresi geçmemiş olan
    elektrik enerjisi satış bedeli payı ve bandrol ücretlerinin aslı ile bu alacaklara bağlı gecikme
    faizi ve faiz yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları
    esas alınarak hesaplanacak tutarın, 31/7/2010 tarihinden önce yapılan tespitlere ilişkin olup bu
    Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan idari para
    cezalarının % 50’sinin; dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi şartıyla, bu
    Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde, bu alacaklara bağlı gecikme
    faizi ve faizin tamamı ile idari para cezasının kalan % 50’sinin tahsilinden vazgeçilir. Bu
    hükümden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçluların bu fıkra hükmünden
    yararlanabilmesi için ilk taksit ödeme süresi içerisinde Kurum tarafından hesaplanan takip
    masraflarını da ödemeleri şarttır.
    b) Bu fıkranın kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten
    önce başlanıldığı halde, bu tarihe kadar tamamlanamamış olan bandrol ücretleri ve elektrik
    enerjisi satış bedeli payına ilişkin incelemelere devam edilir. Bu incelemelerin
    tamamlanmasından sonra hesaplanan bandrol ücretleri ve elektrik enerjisi satış bedeli payının
    tamamı ve kesilen idari para cezalarının % 25’i ile bu tutarlara gecikme faizi ve faiz yerine bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ilgiliye yapılacak bildirim tarihine kadar geçen süre
    için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranda hesaplanan faizin
    tamamının, bildirim tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk
    taksit başvuru süresinde başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte
    ödenmesi şartıyla, bandrol ücretine bağlı idari para cezalarının kalan % 75’i ile gecikme faizi
    ve faizin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    (9) a) 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve
    Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun kapsamında, Küçük ve Orta
    Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından
    31/7/2010 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
    uygunsuzluğu tespit edilmiş olan veya 31/7/2010 tarihi itibarıyla geri ödemeleri ihlal edilmiş
    desteklerden kaynaklanan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla;
    1) Yargı kararı ile kesinleştiği halde ödenmemiş bulunan taahhütlü kredi faiz
    desteklerinin, geri ödemeli desteklerden ödenmemiş destek tutarının ve geri ödemesiz
    desteklerden ise uygunsuzluğu tespit edilmiş ve haklarında hukuki işlem başlatılmış olan
    destek tutarının aslı ile bu alacaklara bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanan faiz
    yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
    2) Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan taahhütlü kredi faiz destekleri
    asıllarının, hakkında hukuki işlem başlatılmamış olan geri ödemesiz desteklerin asıllarının,
    bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı faizlerin
    tahsilinden vazgeçilir.
    b) Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla KOSGEB tarafından taksitlendirilmiş
    destek alacakları ile ilgili olarak da bu fıkra hükmünden yararlanılabilir. Bu takdirde ödenmiş
    tutarlar için taksitlendirme işlemleri geçerli sayılır ve kalan borç tutarı üzerinden bu fıkra
    hükmünden yararlandırılır. Bu hüküm taksitlendirilmiş geri ödemeli desteklerde ödenmemiş
    destek tutarları için de uygulanır.
    c) Bu fıkra hükümlerinden yararlanabilmek için belirtilen diğer şartların yanı sıra fıkra
    kapsamında ödenecek destek unsurlarıyla ilgili olarak açılmış davalardan vazgeçilir ve
    yargılama giderleri ile vekâlet ücretleri ilk taksit ödeme süresi içinde ödenir.
    ç) Haklarında; hukuki işlem devam eden işletmelerin bu fıkra hükmünden yararlanarak
    borçlarını ödemek istemeleri halinde bu iradelerini başvuru dilekçelerinde belirtmeleri ve
    idarenin talep ettiği alacak tutarını kabul etmeleri, hukuki işleme ilişkin mahkeme/icra
    masraflarını ve vekalet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu takdirde,
    idarece açılmış davalar sonlandırılır ve bu sebeple idareden herhangi bir masraf ve vekalet
    ücreti talep edilemez ve bu alacakla ilgili herhangi bir dava açılamaz.
    d) Bu fıkra hükmünden yararlanarak borçlarını ödeyen işletmeler KOSGEB tarafından
    sağlanan yeni desteklerden faydalandırılır.
    (10) a) Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) veya bu Şirketin
    hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan
    alacaklarından ve 4/12/1984 tarihli ve 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki
    Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında
    Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım
    şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans almadan önceki faaliyet
    dönemlerine ilişkin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31/7/2010 tarihi
    itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanların
    asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe
    kadar söz konusu alacakların asıllarına TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
    abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk
    taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere bu Kanunda
    öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    b) Tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden kaynaklanan alacakların bu
    Kanunda belirtilen taksit süreleri yerine, alacakların bulunduğu bölgeler, iller, ürünlerin hasat
    dönemleri dikkate alınarak borçlu tarafından seçilen taksit sayısının tekabül ettiği süreyi
    geçmemek üzere taksit süresinin her bir yılında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme zamanını
     



  9. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    değiştirmeye, birden fazla taksiti birleştirerek yeni ödeme zamanı tespit etmeye alacaklı şirket
    yönetim kurulları yetkilidir.
    c) Bu fıkra hükmü, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce çeşitli kanun hükümlerine
    veya TEDAŞ veya hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin yönetim kurullarının yetkisi
    ile taksitlendirilmiş ve taksit ödemeleri devam etmekte olan alacaklar için, bu Kanunun
    yayımlandığı tarih itibarıyla bakiye tutar içindeki alacak aslı, taksitlendirme şartları ihlal
    edilmiş olan alacaklar için ise ödenmemiş toplam tutar içindeki alacak aslı dikkate alınarak
    uygulanır.
    ç) TEDAŞ’a ait olup tahsilatı özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerince sürdürülen ve
    bu fıkra kapsamına giren alacaklar da bu fıkra hükmünden yararlanır.
    d) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi
    başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
    bulunması halinde, asıl borçlular ve kefiller hakkında sürdürülen dava, icra ve takip
    işlemlerinden vazgeçilir. Bu takdirde, borçluların mahkeme masraflarını, icra masraflarını ve
    vekalet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.
    e) Özel sektör elektrik dağıtım şirketleri, alacaklarını bu fıkrada öngörülen şekilde
    yapılandırabilirler. (11) 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve
    Borsalar Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara, oda ve borsaların da Türkiye
    Odalar ve Borsalar Birliğine; bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödemeleri gerektiği halde
    ödenmemiş olan aidat borçları asıllarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen aydan
    başlamak üzere altı ay içinde ödemeleri halinde bu borçlara uygulanan gecikme zamlarının,
    aidat borçları asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen
    ödenmiş olması halinde ödenmiş aidat borçları asıllarına isabet eden gecikme zamlarının
    tahsilinden vazgeçilir.
    (12) 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümlerine
    göre kurulan Organize Sanayi Bölgelerinin sınırları içerisinde faaliyet gösteren
    katılımcılardan olan ve 31/10/2010 tarihi itibarıyla ödeme süresi geçtiği halde bu Kanunun
    yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan elektrik, su ve doğalgaz bedeli alacakları ile
    yönetim aidatları alacakları asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı,
    gecikme faizi, faiz gibi fer’i alacaklar yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
    TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun
    yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami
    oniki taksitte tamamen ödenmesi halinde bu borçlara hesaplanan gecikme zammı, gecikme
    faizi, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
    (13) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
    bulunan sigortalılar, bu Kanun kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları halinde,
    yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının
    bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu
    borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme
    yükümlülüklerini de yerine getiriyor olmaları ve bu Kanuna göre yapılandırılan borçlarının ilk
    taksitini ödemeleri kaydıyla, hak sahipleri de dahil genel sağlık sigortasından yararlanmaya
    başlatılır.
    (14) T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün yol bakım ve onarım
    giderleri karşılığı olarak 31/10/2010 tarihi itibarıyla Ulaştırma Bakanlığından olan ve bu
    Bakanlıkça tespit edilen alacaklarına karşılık, bu Genel Müdürlüğün ve bağlı ortaklıklarının
    31/10/2010 tarihine (bu tarih dahil) kadar vadesi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
    itibarıyla ödenmemiş ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen her türlü
    vergi, fon ve paylar ile vergi cezaları, bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizlerinden
    oluşan borçlarının (4749 sayılı Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş
    olan borçları dahil); gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle terkin
    edilmesine, Ulaştırma Bakanının teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir. Bu kapsamda
    mahsuba konu olacak borçlara bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra fer’i alacak
    hesaplanmaz. Bu fıkra kapsamına giren alacaklara yönelik olarak bu Kanunun 2 nci maddesi
    hükümlerinden yararlanılamaz.
    (15) Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgelerine istinaden,
    inşa edilerek satılan gemi ve yatlara ilişkin harcamalar üzerinden yatırım indirimi
    istisnasından yararlanan mükellefler hakkında, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önceki
    dönemler de dahil olmak üzere, bu kapsamda tarhiyat yapılmaz, daha önce yapılmış olan
    tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden
    tutarlar terkin edilir, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz. 3065 sayılı Kanunun 13 üncü
    maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde bu Kanunla yapılan değişiklik ile istisna kapsamına
    alınan teslim ve hizmetlerle ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önceki
    vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak katma değer vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce
    yapılmış olan tarhiyatlardan, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir,
    tahakkuk eden tutarlar terkin edilir, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz.
    (16) Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Anonim Şirketi ve/veya bağlı
    şirketi Sigara Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi ile toptan satıcılar arasında bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce düzenlenen tekel ürünleri toptan satıcılık sözleşmeleri ile ilgili
    olarak damga vergisi tarhiyatı yapılmaz, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan, varsa açılmış
    davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir. Tahsil
    edilmiş tutarlar red ve iade olunmaz.
    (17) a) Mülga 27/11/1984 tarihli ve 84/8800 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan
    Geliştirme ve Destekleme Fonu kaynaklı (afet kredileri hariç) olan ve 31/10/2010 tarihi
    itibarıyla ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
    bulunan (taksitlendirilen ancak taksit ödeme süresi henüz gelmemiş olanlar dahil) alacak
    asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer’i
    alacaklar yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ilgili mevzuatı gereği uygulanması
    gereken aylık faiz ile TEFE/ÜFE aylık değişim oranından düşük olanı alınarak basit usulde
    yürütülecek faiz esas alınmak ve yapılan tahsilatlar, tahsilat tarihi itibarıyla dikkate alınmak
    suretiyle hesaplanacak borç tutarının, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
    ödenmesi şartıyla fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Ödenmemiş alacağın
    sadece fer’i alacaktan ibaret olması ve bu alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
    alınarak hesaplanacak tutarın bu tutardan düşük olması halinde TEFE/ÜFE aylık değişim
    oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
    ödenmesi şartıyla fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    b) Geliştirme ve Destekleme Fonundan kullandırılan ve/veya ertelenen afet kredileri
    ile Türkiye Halk Bankası A.Ş., T. Emlak Bankası A.Ş. (Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası
    A.Ş.), T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve T. Tarım Kredi Kooperatiflerinin kendi kaynaklarından
    kullandırılan ve 18/4/2001 tarihli ve 2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listelerde
    yer alan tabii afet kararnamelerine istinaden Hazine kaynağına dönüşen krediler ile Hazine
    kaynağına dönüşen 10/4/2000 tarihli ve 2000/659 sayılı ve 9/6/2000 tarihli ve 2000/853 sayılı
    Kararlar kapsamındaki kredilere ilişkin olarak, bankaların ve/veya Tarım Kredi
    Kooperatiflerinin Tasfiye Olunacak Alacaklar/Takip Hesaplarına aktarıldığı tarihteki kayıtlı
    tutara, bu Hesaba alındığı tarihten bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar, bu tarihler arasında
    ilgili mevzuatı gereği uygulanması gereken aylık cari faiz ile TEFE/ÜFE aylık değişim
    oranından düşük olanı alınarak basit usulde yürütülecek faiz esas alınmak ve yapılan
    tahsilatlar, tahsilat tarihi itibarıyla dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak borç tutarının bu
    Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla borç tasfiye edilir. Bu kredilere ilgili
    mevzuatı gereği uygulanması gereken faizler ile diğer fer’ilerin tamamının tahsilinden
    vazgeçilir.
    (18) a) Orman köylerinde oturan köylüler ile bu köylülerce kendi aralarında
    24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulmuş veya durumları bu
    Kanun hükümlerine intibak ettirilmiş çok amaçlı tarımsal kalkınma kooperatiflerine Çevre ve
    Orman Bakanlığınca kullandırılan kredilerden ödeme süresi geldiği halde bu Kanunun
    yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kredi alacaklarının asıllarının tamamı ile bu
    alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
    değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
    ikinci ayın sonuna kadar il çevre ve orman müdürlüklerine yazılı başvuruda bulunulması ve
    ödenmesi gereken tutarın, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan
    başlamak üzere altışar aylık dönemler halinde toplam altı taksitte ödenmesi şartıyla fer’ilerin
    tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    b) Bu fıkra uyarınca taksitlendirilen alacaklara ilişkin olarak açılmış davalardan
    vazgeçilir. Yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep
    edilmez.
    (19) a) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan sulama
    kooperatiflerinden yeraltı suyu kaynaklarını kullanan sulama kooperatifleri için Devlet Su
    İşleri Genel Müdürlüğünce inşa edilen yeraltı suyu sulama tesisleri ve/veya şebekelerine
    yapılan yatırım bedellerinin, geri ödemeleri ve süreleri sözleşmeye bağlanmış olanlarından,
    31/7/2010 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
    ödenmemiş olan alacak asıllarının, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın
    sonuna kadar anılan Genel Müdürlüğe başvuruda bulunularak ilk taksit başvuru süresini
    izleyen aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde azami oniki eşit taksitte ödenmek
    şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerinin tamamının tahsilinden
    vazgeçilir. Yatırım bedelinden kalan alacaklar ek sözleşme yapılmak suretiyle revize edilir.
    Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar red ve iade edilmez.
    b) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi
    başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
    bulunması halinde dava ve icra takiplerinden vazgeçilir. Bu takdirde borçluların mahkeme ve
    icra masrafları ile vekalet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.
    c) Önsözleşme yapıldığı halde yatırım bedelinin geri ödemesine ilişkin henüz
    sözleşme imzalamayan kooperatiflerden bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren iki ay
    içerisinde sözleşme imzalamak için müracaat edenlerin önsözleşme yapıldığı tarihten bu
    Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen sürede izinsiz olarak yaptıkları kullanıma bağlı
    olarak bu sürede ödemeleri gerektiği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit
    edilen tutarların, borçlu tarafından kabulü ve bu fıkra kapsamında ödenmesi halinde bu
    alacaklar için hesaplanması gereken fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir ve bu kooperatifler
    ile sözleşme yapılması halinde yatırım bedelinin bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki
    sürelere isabet eden kısmı için geri ödemelerine ilişkin süre ve diğer şartlar sözleşmede
    belirtilir.
    (20) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu
    kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 31/7/2010 tarihinden önce korunması gerekli
    kültür varlıklarının korunması, bakım ve onarımı amacıyla kullandırılan kredilerden ödeme
    süresi geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kredi
    alacaklarının asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
    tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması halinde bu alacak yerine
    TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuruda
    bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
    dördüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit taksitte
    ödenmek şartıyla fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir.
     



  10. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    (21) Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca, tarımsal amaçlı kooperatiflere veya bu
    kooperatiflerin ortaklarına 31/7/2010 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun
    yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kredi alacaklarının asıllarının tamamı ile bu
    alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık
    değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, ödenmemiş alacağın sadece fer’i
    alacaktan ibaret olması halinde bu alacak yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas
    alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
    kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il müdürlüklerine başvuruda bulunularak ilk taksit bu
    Kanunun yayımını izleyen dördüncü aydan başlamak ve ikişer aylık dönemler halinde onsekiz
    eşit taksitte ödenmek şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerinin
    tamamının tahsilinden vazgeçilir.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Ortak Hükümler
    Başvuru ve ödeme süresi ile şekli
    MADDE 18- (1) Bu Kanunun ilgili bölümlerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin
    hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
    a) Bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye
    başvuruda bulunmaları,
    b) Maliye Bakanlığına, Gümrük Müsteşarlığına, il özel idarelerine, belediyelere,
    büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine ve Türkiye
    Radyo-Televizyon Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme
    İdaresi Başkanlığına, Hazine Müsteşarlığına ve/veya Geliştirme Destekleme Fonu Gelir
    Hesabına aktarılmak üzere Türkiye Halk Bankası A.Ş., T. Emlak Bankası A.Ş. (Tasfiye
    Halinde T. Emlak Bankası A.Ş.), T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve tarım kredi kooperatiflerine,
    Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) veya bu Şirketin hissedarı olduğu
    elektrik dağıtım şirketleri ile 3096 sayılı Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca
    faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerine ödenecek tutarları defaten veya ilk taksiti bu
    Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil
    dairelerine ödenecek tutarları ise defaten veya ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi
    izleyen dördüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami onsekiz eşit
    taksitte ödemeleri,
    şarttır.
    (2) Bu Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile
    rastlaması halinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter.
    (3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarın; a) İlk taksit ödeme süresi içerisinde defaten ödenmesi halinde, bu tutara bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz.
    b) Taksitle ödenmek istenmesi halinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı
    kalmak şartıyla, borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte
    ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun
    bir sürede ödeme yapılamaz.
    c) Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar; 1) Altı eşit taksit için (1,05),
    2) Dokuz eşit taksit için (1,07),
    3) Oniki eşit taksit için (1,10),
    4) Onsekiz eşit taksit için (1,15), katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına
    bölünmek suretiyle ikişer aylık
    dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
    üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir.
    Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması halinde ödenecek tutar ilgili
    katsayıya göre düzeltilir.
    (4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun
    kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi
    kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan
    bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler halinde
    yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler
    için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve borçluya tahsilatın
    yapıldığını gösterir makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca
    Hazine/Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41
    inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü takip eden günden itibaren
    hesaplanır. Taksitlerin kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre
    katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez.
    (5) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına
    uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve
    ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben
    ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit
    süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz
    etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih
    itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır, mahsup talebine konu
    tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması halinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil
    edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay
    içerisinde ödenmesi istenilir. Bu süre içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği
    tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
    maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile
    birlikte ödenmesi halinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
    Süresinde ödenmeyen taksitler
    MADDE 19- (1) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında
    iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen
    veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksidi izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve
    kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında
    hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden
    yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de
    ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik
    ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun
    hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler
    açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
    (2) Taksit tutarının % 10’unu aşmamak şartıyla 5 liraya (bu tutar dahil) kadar yapılmış
    eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
    (3) Bu Kanunun 15 inci ve 16 ncı maddeleri ile 17 nci maddesinin yedinci fıkrası hariç
    olmak üzere bu Kanun kapsamına giren alacakların birinci fıkrada belirtilen şekilde tamamen
    ödenmemiş olması halinde, bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü
    maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla borçlular ödedikleri tutarlar kadar
    bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.
    Diğer hükümler
    MADDE 20- (1) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının
    Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
    hükümleri hariç olmak üzere, bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil
    şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep
    etmeleri halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun
    olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit
    tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunun öngördüğü
    faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar
    hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
    (2) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan
    hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz,
    gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmaz.
    (3) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan
    ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir.
    (4) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi ile 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı
    Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar
    hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
    (5) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili
    maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların,
    bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru
    sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
    b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil
    dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı
    merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği halde
    tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine
    açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye
    Bakanlığı yetkilidir.
    c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları
    davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten
    sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile idare aleyhine
    hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması halinde bunlar talep edilemez.
    (6) İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel
    kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü
    maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanmaz.
    (7) Bu Kanunun ilgili maddelerinde faiz, gecikme faizi, gecikme zammı, gecikme
    cezası, cezai faiz gibi fer’i alacaklar yerine TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
    hesaplanması öngörülen tutarın tespitinde, TEFE/ÜFE aylık değişim oranlarının
    belirlenmediği dönemler için alacağa ilgili dönemde uygulanan fer’i alacağın hesaplanmasına
    esas alınan oranın yarısı dikkate alınır.
    İade edilmeyecek alacaklar
    MADDE 21- (1) Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun
    yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanunun 16 ncı maddesi hükmü
    hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu Kanunun 20 nci
    maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya
    diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi
    yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin olarak dava konusu
    olan tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme yapılmış olması
    halinde, ödenen bu tutarlar vergi mahkemesinde devam eden davalar için bu maddeden
    yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile vergi mahkemesince verilmiş terkin kararları
    üzerine red ve iade edilebilir.
     



  11. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    BEŞİNCİ KISIM Bazı Kanunlarda Değişiklik
    Yapılmasına İlişkin Hükümler ve Son Hükümler
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Değişiklik Hükümleri
    MADDE 22- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20 nci
    maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Ancak 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı
    Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar
    Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
    Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus
    Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri
    Hakkında Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden
    takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde
    idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.”
    MADDE 23- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
    Sigortası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan
    “Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) ve (2) numaralı alt
    bentlerinin dışında kalan genel sağlık sigortalısının,” ibaresi “5 inci maddenin birinci
    fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı
    alt bentleri ile yedinci fıkrasının dışında kalan genel sağlık sigortalısının,” olarak
    değiştirilmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer
    alan “veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık
    ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim” ibaresi madde metninden çıkarılmış, (c) alt
    bendinde yer alan “sigortalı” ibaresi “genel sağlık sigortalısı” olarak ve (13) numaralı
    bendinde yer alan “16” ibaresi “18” olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 24- 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e)
    bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (g) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “b) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak,
    çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı
    ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında
    staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi
    olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci maddeye
    göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar
    hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır. Bu bentte sayılanlar, 4 üncü
    maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında ayrıca
    genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.”
    “e) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve
    değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
    kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile
    genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.”
    “Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerindeki çalışmaları devam eden sigortalıların, bu
    sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
    kapsamında sigortalılık sayılır.”
    MADDE 25- 5510 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer
    alan “Kamu idareleri” ibaresi “Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında
    sayılanlar” şeklinde ve “belgeleyenler,” ibaresi “belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan
    talepte bulunanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 26- 5510 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer
    alan “zorunlu” ibaresi madde metninden çıkartılmış, (b) bendine “bildirimin Kuruma yapıldığı
    tarihten;” ibaresinden sonra gelmek üzere “ancak, 4 üncü maddenin diğer sigortalılık
    statülerine tabi olarak çalışmaya başlaması nedeniyle sigortalılıkları sona erenlerden Kurumca
    diğer statülere tabi çalışmasının bittiği tarih itibariyle tarımsal faaliyetlerinin devam ettiği
    tespit edilenlerin diğer statülere tabi sigortalı çalışmalarının sona erdiği tarihi takip eden
    günden;” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 27- 5510 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “4
    üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar hariç
    olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişiler için 7 nci maddenin birinci
    fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından;” ibaresi “4 üncü maddenin
    birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt
    bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişilerden köy ve mahalle muhtarları için seçildiklerine
    ilişkin mazbatalarını ilgili seçim kurulundan aldıkları tarihten, sigortalılıkları vergi
    mükellefiyetlerinin başladığı tarihten başlayan sigortalılar için vergi mükellefiyeti işleminin
    tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince vergi mükellefinin işe
    başlama işlemlerinin tekemmül ettirildiği tarihten ve diğerleri için 7 nci maddenin birinci
    fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından;” şeklinde, “esnaf sicil
    memurluğu” ibaresi “Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkraya
    aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabi sigortalılardan,
    4 üncü maddedeki diğer sigortalılık statülerine tabi olarak çalışmaya başlaması nedeniyle
    sigortalılıkları sona erenlerin diğer statülere tabi çalışmasının bittiği tarih itibarıyla tarımsal
    faaliyetlerinin devam ettiğinin tespit edilmesi kaydıyla diğer sigortalılık statülerine tabi
    çalışmalarının sona erdiği tarihi takip eden gün itibarıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
    (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılığı Kurumca başlatılır.”
    MADDE 28- 5510 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin
    (5) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (7), (8), (9) ve (10) numaralı alt
    bentlerinde yer alan “tarihten” ibarelerinden sonra gelmek üzere “bir gün öncesinden”
    ibareleri, (10) numaralı alt bentten sonra aşağıdaki alt bent ve üçüncü fıkrasının sonuna
    aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “5) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin
    sona erdiği veya 4 üncü maddedeki diğer sigortalılık statülerine tabi olarak çalışmaya
    başladığı ya da 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına
    girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,”
    “11) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörler için, lisansları yenilenmeyenlerin
    lisanslı oldukları yılın sonundan,”
    “Vergi dairelerince sigortalılığın sona erdiğine ilişkin yapılacak bildirimlerde bu süre vergi
    mükellefiyeti terk işleminin tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere vergi
    mükellefinin işi bırakma işlemlerinin vergi dairelerince tekemmül ettirildiği tarihten başlar.”
    MADDE 29- 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent
    ile aynı fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiş ve dördüncü fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiştir.
    “i) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857
    sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları
    aylara ait eksik süreleri,”
    “(i) bendi kapsamında borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmiş
    olması halinde, genel sağlık sigortası primi ödenmiş bu sürelere ilişkin borçlanma tutarı % 20
    oranı üzerinden hesaplanır.”
     



  12. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    “b) Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci
    fıkrasının (c) bendine, (i) bendine göre borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
    bendine göre,”
    MADDE 30- 5510 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki
    cümle eklenmiştir.
    “Bu durumdaki sigortalıların aylıksız izinli oldukları süreler için prime esas kazanç alt
    sınırının altında olmamak kaydıyla aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki prime esas kazançları
    üzerinden % 12 genel sağlık sigortası primi işverenlerince ödenir. Ancak askerlik hizmeti
    nedeniyle aylıksız izne ayrılanların genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde, bir yıllık süre
    sınırı uygulanmaz.”
    MADDE 31- 5510 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “(b)
    bendi” ibaresi “(a) bendi”, beşinci fıkrasında yer alan “bu süreler” ibaresi “söz konusu süreler,
    bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 32- 5510 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının son
    cümlesinde yer alan “genel sağlık sigortası primi” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 4857
    sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanların istekleri halinde işsizlik sigortası
    primlerinin sigortalı ve işveren hissesi oranındaki işsizlik sigortası primi” ibaresi ve aynı
    fıkraya “İsteğe bağlı sigortalılardan işsizlik sigortası primini ödeyenlerin, işsizlik sigortası
    primini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödememeleri halinde, o aya ait işsizlik
    sigortası primi ödeme hakkı düşer.” cümlesi eklenmiştir.
    MADDE 33- 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan
    sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak
    şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
    kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun
    kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
    sayılır.”
    MADDE 34- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Kamu idareleri, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına faaliyet
    gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından tam burs sağlanan ve
    Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan kontenjanlar dahilinde yükseköğrenim gören
    yabancı uyruklu öğrenciler hariç 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa
    göre üniversitelerde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler, yükseköğrenimlerinin
    devam ettiği sürelerle sınırlı olarak birinci fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci
    fıkrasının ikinci cümlesindeki şartlar aranmaksızın, 82 nci maddeye göre belirlenen prime
    esas günlük kazanç alt sınırının 30 günlük tutarı üzerinden kendilerince genel sağlık sigortası
    primi ödenmek suretiyle genel sağlık sigortalısı olurlar. Kamu idareleri, kanunla kurulan
    kurum ve kuruluşlar, kamu yararına faaliyet gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan
    vakıflar tarafından tam burs sağlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan
    kontenjanlar dahilinde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin sağlık giderleri ise
    2547 sayılı Kanunun 46 ncı ve 47 nci maddeleri çerçevesinde üniversitelerin bütçelerine
    konulacak ödenekten karşılanır.”
    MADDE 35- 5510 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi
    aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye beşinci fıkradan sonra gelmek üzere
    aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “f) (g) bendinde sayılanlar; diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları
    veya diğer bentlere göre genel sağlık sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten
    itibaren bu bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve Kurumca resen tescil
    edilirler.”
    “60 ıncı maddenin yedinci fıkrası kapsamında sayılanlar yükseköğrenimlerinin
    başladığı tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve yükseköğrenimlerinin devam
    ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki öğrenciler yüksek
    öğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren bir ay içerisinde ilgili üniversitelerce genel sağlık
    sigortası giriş bildirgesiyle Kuruma bildirilir.”
    MADDE 36- 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “acil
    haller” ibaresinden önce gelmek üzere “trafik kazası halleri,” ibaresi eklenmiş; dördüncü
    fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık
    sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresi madde
    metninden çıkarılmış ve aynı maddeye dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
    eklenmiştir.
    “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların 4857 sayılı
    İş Kanununun 56 ncı ve 74 üncü maddeleri ile diğer iş kanunlarında ücretsiz izin sayılan
    süreler haricinde ayrıca bir takvim yılı içerisinde toplam bir ayı aşmayan ve işverenlerince
    belgelendirilen ücretsiz izin sürelerinde genel sağlık sigortalılıkları devam eder.”
    MADDE 37- 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinden
    sonra gelmek üzere aşağıdaki (k) bendi eklenmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “(d) ve (g)
    bentlerinde” ibaresi “(d) bendinde” şeklinde, aynı fıkrada yer alan “Ancak, 60 ıncı maddenin
    birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı
    sayılmak için müracaat etmekle birlikte,” ibaresi “60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g)
    bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar için” şeklinde değiştirilmiş ve aynı
    fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “k) Meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi
    tutulan öğrenciler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı
    çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 82 nci maddeye göre belirlenen
    günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar ile kursiyerlerin prime
    esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt sınırı dikkate alınır.
    Aday çırak, çırak ve meslekî eğitim gören öğrencilerin prime esas kazançları ilgili
    kanunlarında belirtilen şekilde belirlenir.”
    “Şu kadar ki 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı
    sayılanlar için gelir testleri Kurumca sonuçlandırılıncaya kadar 82 nci maddeye göre
    belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı prime esas asgari kazanç
    tutarı olarak esas alınır. Ancak gelir testi sonucu; aile içindeki gelirleri asgari ücretin altında
    kalan genel sağlık sigortalılarının bu sürelerde gelir testi sonucuna göre ödemeleri gereken
    tutarların üzerinde yaptıkları ödemeler herhangi bir faiz uygulanmaksızın iade veya mahsup
    edilir.”
    MADDE 38- 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi
    aşağıdaki şekilde, (ı) bendinde yer alan “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu
    Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar
    hakkında uygulanmaz.” cümlesi “Bu bent hükümleri; 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet
    İhale Kanunu ile 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki alım ve
    yapım işleri ve 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işleri ile uluslararası anlaşma
    hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ve bu Kanuna göre
    sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ile yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında
    uygulanmaz.” şeklinde, aynı bentte yer alan “Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer
    ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer
    olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate
    alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.”
    cümleleri “Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem
    için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.
    “d) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için prim oranı, prime
    esas kazançlarının % 6’sıdır. Bu prim oranının % 1’i kısa vadeli sigorta kolları, % 5’i genel
    sağlık sigortası primidir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kursiyerler
    için prim oranı, prime esas kazançlarının % 13,5’idir. Bu prim oranının % 1’i kısa vadeli
    sigorta kolları, % 12,5’i genel sağlık sigortası primidir.”
    MADDE 39- 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiştir.
    “Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan
    günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı
    ise 18 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5 katıdır.”
    MADDE 40- 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci
    cümlesi “Kurumca belirlenen işyerlerinde bu şart aranmaz.” şeklinde değiştirilmiş ve altıncı
    fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
    MADDE 41- 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (e) bendinde yer alan “zorunlu”
    ibareleri madde metninden çıkartılmıştır.
    MADDE 42- 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki
    cümle eklenmiş ve altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “takip eden ayda” ibaresi “en
    geç” olarak değiştirilmiştir.
    “Kamu idaresine ait işyerinde çalıştırılan sigortalıların iş sözleşmesinin askıda olduğu sürede
    4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi çalışmaları ya da isteğe bağlı
    sigortalı olmaları halinde bu sigortalılar için belirtilen şekilde çalıştıkları veya isteğe bağlı
    sigortalı olarak prim ödedikleri sürelerle sınırlı olarak ilgili kamu idaresinden genel sağlık
    sigortası primi alınmaz.”
    MADDE 43- 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrasının birinci
    cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Devlet yardımı, teşvik ve desteklerden; işverenlerin muaccel prim ve idari para cezası
    borçları kesilip Kuruma aktarıldıktan sonra, varsa kalan kısmı üzerinden yararlanılabilir.”
    MADDE 44- 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
    yer alan “üç ay” ibaresi “peşin veya taksitler halinde yirmidört ay” ve “üç aylık” ibaresi
    “yirmidört aylık” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 45- 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde
    yer alan “ve 86 ncı maddesinin altıncı fıkrasında” ibaresi madde metninden çıkarılmış, (i)
    bendinin sonuna aşağıdaki cümle ve (k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (l) bendi
    eklenmiştir.
    “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik
    ödeneği ödemelerinde 100 üncü maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen
    bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde sigortalı
    başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç yapılmaması halinde ise asgari ücretin yarısı
    tutarında idari para cezası uygulanır.”
    “l) Ek 6 ncı maddesine göre yapılması gereken bildirim veya kontrol yükümlüğünün
    yerine getirilmemesi halinde, her bir fiil için asgari ücret tutarında idari para cezası
    uygulanır.”
    MADDE 46- 5510 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı
    bendinde yer alan “ve 33 üncü” ibaresi “, 33 üncü ve 35 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 47- 5510 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasına
    aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 1/10/2008
    tarihinden önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül
    ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre
    belirlenen prime esas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.”
     



  13. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    MADDE 48- 5510 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
    “üç yıl içinde” ve beşinci fıkrasında yer alan “en geç iki yıl içinde” ibareleri “1/1/2012
    tarihine kadar” şeklinde, beşinci fıkrasında yer alan “iki yıllık süreye” ibaresi “bu süreye”
    şeklinde, onuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
    eklenmiştir.
    “2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalılar ile bunların bu
    Kanuna göre bakmakla yükümlü oldukları kimseler, genel sağlık sigortası hükümlerine göre
    sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanma hakkına sahiptir.”
    “4857 sayılı İş Kanununun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya
    çağrı üzerine çalışanlar ile bu Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az
    çalışan sigortalıların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlama
    yükümlülüğü 1/1/2012 tarihinde başlar.”
    MADDE 49- 5510 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer
    alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce,” ibaresi ile “bu maddenin yürürlük
    tarihinden sonra aynı şartlarla bu işleri yaptıkları,” ibaresi madde metninden çıkartılmış ve
    “yapmakta olanların” ibaresi “yaptıkları” şeklinde ve geçici 19 uncu maddesi aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 19- 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre aylık almakta olanlarla 4
    üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaları nedeniyle geçici 2 nci
    maddeye göre aylık bağlanacaklara aylık bağlamaya esas tüm hizmetleri süresince on yıl
    süreyle hastalık sigortası veya sağlık sigortası veya genel sağlık sigortası primi ödememiş
    olanlardan, hastalık sigortası, sağlık sigortası ve genel sağlık sigortası primi kesilmiş olan
    süreler düşülmek kaydıyla, aylıklarının % 10’u oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle
    genel sağlık sigortası primi kesilir. Ancak, bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan
    kesintiler iade edilmez.”
    MADDE 50- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.
    “Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığı
    EK MADDE 5- 4 üncü madde ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı
    Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi sigortalılıklarından
    dolayı bu kanunlara göre gelir veya aylık almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlardan; tarım
    veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, örneği Kurumca hazırlanan ve
    ilgili muhtarlık, birlik, kuruluş, il veya ilçe tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun
    olarak düzenlenip onaylanmış belgeleri ile talepte bulundukları tarihten itibaren sigortalı
    sayılırlar.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılık; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin
    (4) numaralı alt bendi dâhil olmak üzere 4 üncü maddeye istinaden sigortalı olarak çalışmaya
    başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten, sigortalılıklarını sona erdirme talebinde
    bulunanların talep tarihinden, prim borcu bulunanlardan talepte bulunanların primi ödenmiş
    son günden, gelir ya da aylık talebinde bulunanların aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep
    tarihinden ve ölen sigortalının ölüm tarihinden itibaren sona erer.
    4 üncü madde kapsamında çalışmaları nedeniyle sigortalılıkları sona erenlerin
    sigortalılıkları, bu madde kapsamındaki çalışmalarının devam etmesi kaydıyla, çalışmanın
    sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren kendiliğinden başlar.
    Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, 4 üncü
    maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunlar hakkında bu
    Kanunun kısa vadeli sigorta kolları bakımından yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı
    sigortası, uzun vadeli sigorta kolları yönünden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel
    sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
    Bu madde hükümlerine tabi sigortalıların iş kazası ve meslek hastalığı sigorta
    kollarından sağlanan yardımlardan yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az
    bir ay önce tescil edilmiş olmaları ve sigortalılıklarının sona ermemiş olması, bu Kanuna göre
    iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi veya
    sürekli iş göremezlik geliri ya da malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık
    bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartı aranır. İş
    kazası ve meslek hastalığı halinde durum, kendilerince veya işverenlerince kolluk
    kuvvetlerine derhal, Kuruma da en geç üç iş günü içinde bildirilir.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılar, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
    kazancın alt ve üst sınırı arasında olmak kaydıyla sigortalı tarafından belirlenen günlük
    kazancın otuz katının % 34,5’i oranında prim öderler. Bunun % 20’si malûllük, yaşlılık ve
    ölüm sigortaları, % 12,5’i genel sağlık sigortası, % 2’si iş kazası ve meslek hastalıkları
    sigortası primidir.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, genel
    sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabilmesi için 67 nci maddede sayılan diğer şartların
    yanı sıra sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci
    maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60
    günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması şarttır.
    Bu madde kapsamındaki sigortalıların primlerinin yılda bir veya birden fazla dönem
    halinde ödenmesini ve ödeme tarihlerini belirlemeye Kurum yetkilidir.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak bu maddede aksine hüküm
    bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
    Kamu idarelerinin tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak
    çalıştırılanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan
    yönetmelikle düzenlenir.
    Bazı kısmi süreli çalışanların sigortalılıkları
    EK MADDE 6 - Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma aracı
    işyerleri ile 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm
    Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi
    tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre
    hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde
    kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanır.
    Bu madde kapsamında sigorta hak ve yükümlülükleri; kendilerince veya kendilerini
    çalıştıranlar tarafından ya da bunların bağlı oldukları meslek odası, birlik veya benzeri
    kuruluşlarca bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, birinci fıkrada belirtilen
    şekildeki çalışma durumlarının son bulmasından itibaren sona erer.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılar hakkında; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
    ile genel sağlık sigortası ve istekleri halinde işsizlik sigortası hükümleri uygulanır.
    Bu sigortalılar, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı
    arasında olmak üzere kendileri tarafından belirlenecek günlük kazancın otuz katının % 32,5’i
    oranında prim öderler. Bu prim oranının % 20’si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, %
    12,5’i genel sağlık sigortası primidir. İşsizlik sigortasına tabi olmayı isteyenlerin, sigortalı ve
    işveren hissesi oranındaki işsizlik sigortası primini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna
    kadar ödememeleri halinde, o aya ait işsizlik sigortası primini ödeme hakları düşer.
    Bu madde kapsamında ödenen primler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
    (a) bendi kapsamında sigortalılık olarak değerlendirilir.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, genel
    sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabilmesi için 67 nci maddede sayılan diğer şartların
    yanı sıra sağlık hizmeti sunucusuna başvurdukları tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci
    maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60
    günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması şarttır.
    Bu Kanun kapsamında tam süreli çalışma ile uzun vadeli sigorta kollarına tabi olan
    sigortalılar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sigortalılar ve kendi
    sigortalılıklarından dolayı gelir veya aylık almakta olanlar, birinci fıkrada belirtilen çalışma
    durumları nedeniyle ayrıca sigortalı olmazlar.
    Kurum, bu madde kapsamındaki sigortalıların bu Kanunun diğer hükümlerine göre
    uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma durumlarını dikkate alarak prim ödeme gün sayılarını
    ve prim ödeme sürelerini belirlemeye, bu sigortalıları çalıştıranlara ve çalıştıranların bağlı
    olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara Kurumca belirlenecek süre içinde bu
    sigortalıların işe başlama ve işten ayrılışlarını bildirmeleri, bu madde veya bu Kanunun uzun
    vadeli sigorta kollarını ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında sigortalılık kontrolünden
    sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları süre içerisinde sigortalılıklarının devam edip etmediği ve
    Kurumca verilecek sigortalılık belgelerinin periyodik kontrolünü sağlama hususunda
    zorunluluk getirmeye yetkilidir.
    Bu madde kapsamında bulunan sigortalıları çalıştıranlar ile bunların bağlı olduğu
    meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara bu madde uyarınca getirilecek bildirim ve
    kontrol yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde 102 nci madde uyarınca idari para
    cezası uygulanır.
    Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak, bu maddede aksine hüküm
    bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
    yönetmelikle düzenlenir.”
    MADDE 51- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 28- Geçici 11 inci maddenin altıncı fıkrasında öngörülen
    yükümlülükler ile 2008 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olmak üzere 4 üncü
    maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin asıl veya ek nitelikteki
    aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin yükümlülüklerin yasal süresi içinde yerine
    getirilmemiş olması halinde, bu maddede sayılan yükümlülüklerle sınırlı olarak 102 nci
    madde hükümleri uygulanmaz. Yasal süresi içerisinde yerine getirilmeyen bu
    yükümlülüklerden işyeri bildirgesi ile belgenin asıl veya ek olma durumuna göre belgede
    kayıtlı sigortalı başına uygulanabilecek oran da dikkate alınarak her bir aya ait aylık prim ve
    hizmet belgesi için ayrı ayrı olmak üzere asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
    Bu madde kapsamına giren fiiller için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
    uygulanmış idari para cezalarına ilişkin tahsil edilen tutarlar iade ve mahsup edilmez.
    GEÇİCİ MADDE 29- Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren ek 5 inci ve ek 6 ncı
    maddeleri kapsamındaki sigortalılardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için 82 nci
    maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının on yedi katı üzerinden
    başlanılarak, takip eden her yıl için bir puan artırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere
    prim alınır.
    1/5/2008 ila 30/9/2008 tarihleri arasında 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalı olanlar
    hakkında da bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren birinci fıkra ile ek 5 inci madde
    hükümleri uygulanır.
    GEÇİCİ MADDE 30- 1/10/2008 ila bu maddenin yayımı tarihine kadarki sürede
    geçici 12 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 18 yaşını doldurmamış çocuklarından dolayı
    tescil süreci başlatılanların kendilerinin ve 18 yaşını doldurmamış çocukları hariç bakmakla
    yükümlü oldukları kişilerin tescil tarihine kadarki genel sağlık giderlerine ilişkin fatura
    tutarları Kurumca ödenir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için
    ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez.
    1/10/2008 ila 31/12/2011 tarihleri arasında, geçici 12 nci maddenin beşinci fıkrası
    uyarınca tescili yapılanların sağlık hizmet sunucusuna başvuru tarihinden Kurumca tescil
    edildikleri tarihe kadarki sürede 18 yaşını doldurmamış çocukları adına düzenlenen genel
    sağlık giderlerine ilişkin fatura tutarları Hazineden karşılanmak üzere Kurumca ödenir.
    GEÇİCİ MADDE 31- Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve
    yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve
     



  14. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    usta öğretici olarak çalıştırılanlar, bu durumlarını milli eğitim il veya ilçe müdürlüklerince
    belgelendirmeleri kaydıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki bu çalışmalarından
    dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerini 41 inci madde esaslarına göre kendileri veya
    hak sahipleri tarafından borçlanabilirler. Borçlanılan bu süreler 4 üncü maddenin birinci
    fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi sayılır.
    GEÇİCİ MADDE 32- Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca genel
    sağlık sigortalısı sayılan yabancı uyruklu öğrencilerden yükseköğrenimleri anılan fıkranın
    yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış olanların genel sağlık sigortalılıkları anılan fıkranın
    yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar ve ilgili üniversitelerce bu tarihten itibaren bir ay
    içerisinde genel sağlık sigortası giriş bildirgesiyle Kuruma bildirilir.
    GEÇİCİ MADDE 33- Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu Kanunla
    yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz.
    GEÇİCİ MADDE 34- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri
    kapsamındaki sigortalı ve hak sahiplerine;
    a) 2011 yılı başından önce bağlanmış gelir ve aylık tutarları, dosya bazında ödenmesi
    gereken miktar esas alınmak kaydıyla;
    1) 2011 yılı Ocak ödeme döneminden geçerli olmak üzere 60 TL tutarında artırılır.
    Ancak bu artış tutarının, gelir ve aylıkların % 4 oranında artırılması halinde gerçekleşecek
    artış tutarından az olması halinde % 4 oranında artırılarak ödenir.
    2) 2011 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere, % 4 oranında artırılarak
    ödenir. b) 2011 yılında bağlanacak malullük, yaşlılık veya ölüm aylıklarının 27 nci, 29 uncu,
    33 üncü ve geçici 2 nci maddelere göre 2011 yılı Ocak ayı itibarıyla hesaplanan aylık
    tutarları, (a) bendinde belirtilen şekilde artırılarak ödenir.
    c) İş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan gelirlere esas günlük
    kazanç hesabına giren; 1) Son takvim ayı 2011 yılının birinci yarısına ait olanlara bağlanacak gelirler birinci
    fıkranın (a) bendinin (l) numaralı alt bendine göre,
    2) Son takvim ayı 2011 yılının ikinci yarısına ait olanlara bağlanacak gelirler sadece
    birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendine göre,
    artırılarak ödenir.
    d) Birinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendine göre yapılacak artış tutarı;
    1) İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almakta
    olanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında,
    2) Ölüm dosyalarında hak sahiplerinin hisseleri oranında,
    3) Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir veya
    aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına tabi olarak geçen prim ödeme gün sayılarının, sosyal
    güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısına olan oranına göre,
    uygulanır.
    e) Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen şekilde artırılan gelir ve aylıklar,
    2011 yılında bu maddede belirtilen artışlar dışında 55 inci maddeye göre ayrıca artırılmaz.”
    GEÇİCİ MADDE 35- Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 9 uncu
    maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için aynı maddenin üçüncü fıkrasında
    belirtilen yükümlülüklerden bu maddenin yürürlük tarihine kadar yerine getirilmiş olanları,
    yasal süresinde yerine getirilmiş sayılır ve idari para cezası uygulanmaz. Bu yükümlükler için
    daha önce uygulanan idari para cezaları, kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın kaldırılır,
    ancak tahsil edilmiş tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez.”
    MADDE 52- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 8 inci
    maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son üç paragrafı ile 91 inci maddesinin dördüncü
    fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddenin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiştir.
    “Yabancı plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça
    belirlenecek usul ve esaslara göre Türkiye’de geçerli sigortaları yoksa, bunlar için zorunlu
    mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılır.”
    MADDE 53- 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi
    MADDE 98- Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün
    resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin
    sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
    karşılanır.
    Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince
    yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak
    üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri
    çerçevesinde maktu veya nisbi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007
    tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için
    Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili
    sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta
    şirketlerinin bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı
    bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı % 50’sine kadar
    artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.
    Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek
    meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu
    maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
    Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak
    meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların
    tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal
    Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası
    sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri
    bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye
    ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca
    belirlenir.”
    MADDE 54- 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununun;
    a) 3 üncü maddesinin (j) bendine “orta öğretim kurumları” ibaresinden sonra gelmek
    üzere “ve meslek yüksek okulları” ibaresi eklenmiştir.
    b) 18 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Yirmi” ibaresi “Beş” şeklinde
    değiştirilmiştir.
    c) 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “asgari ücretin % 30’undan” ibaresi
    “asgari ücretin net tutarının % 30’undan” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 55- 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların
    Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunun
    3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “d) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz
    Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylık bağlanmış olanlar hariç
    olmak üzere yeşil kart verilen kişilerden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
    fıkrasının (a) bendi veya (b) bendinin (2) ve (4) numaralı alt bentlerine tabi sigortalı olarak
    çalışan ve bu çalışmalarından dolayı genel sağlık sigortası kapsamında olanlar ile bunların
    bakmakla yükümlü oldukları kişilerin, 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası
    kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanma tarihinden sağlık
    hizmetlerinden yararlanma şartlarının sona erdiği tarihe kadar bu çalışmalardan dolayı elde
    edecekleri gelirlerine bakılmaksızın yeşil kartları askıya alınır. Bu kişilerin yeşil kartları 5510
    sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının sona
    erdiği tarihi takip eden gün itibariyle başvuru veya başka bir işleme gerek olmaksızın aktif
    hale getirilir. Aynı hanede bulunmakla birlikte bakmakla yükümlü olunan kişiler dışında
    kalanların yeşil kart hak sahipliği devam eder ve bu hak sahipliğinin sürdürülmesinde bu bent
    kapsamındaki çalışmalardan elde edilecek gelirler dikkate alınmaz. Yeşil kartları askıya
    alınanlardan 5510 sayılı Kanuna göre bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatını yitirenlerin ise
    bu bent kapsamındaki çalışmalardan elde edilecek gelirler dikkate alınmaksızın yeşil kartları
    aktif hale getirilir. Ayrıca, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi
    kapsamında sayılanlar ile kamu kaynaklı meslek edindirme kurslarına katılanların kurs
    sürelerince yeşil kartları devam eder.”
    MADDE 56- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve
    Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer
    alan “ödenen aylıklar % 50 fazlasıyla geri alındığı gibi,” ibaresi “ödenen aylıklar ödeme
    tarihinden tahsil tarihine kadar 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
    Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte geri
    alınır ve” olarak değiştirilmiş ve aynı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
    “EK MADDE 3- Sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, Sosyal Güvenlik
    Kurumundan ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa
    olsun herhangi bir gelir veya aylık elde etmeyen ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte
    kazanma gücünü en az % 40 kaybettiğine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca karar
    verilen kişilere, bu fıkrada belirtilen şartları sağlamaları halinde bu Kanunun 1 inci
    maddesinde yer alan diğer şartlar aranmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanır.
    Aylık miktarı, meslekte kazanma gücünü % 40 ila % 59 arasında kaybedenlere 1 inci
    maddeye göre belirlenecek aylık tutarında; meslekte kazanma gücünü % 60 ila % 79 arasında
    kaybedenlere 1 inci maddeye göre belirlenecek aylık tutarının % 200’ü ve meslekte kazanma
    gücünü % 80 ve üzerinde kaybedenlere de % 300’ü esas alınarak hesaplanır.
    Bu kişilere aylık bağlanmış olması 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre meslek
    hastalığı tespiti ve meslek hastalığına bağlı sürekli iş göremezlik geliri talebinde
    bulunmalarına engel teşkil etmez. 5510 sayılı Kanuna göre sürekli iş göremezlik gelirine de
    hak kazanılması halinde bu Kanuna göre bağlanan aylık kesilir.”
    MADDE 57- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun;
    a) 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “dayalı olarak çalışan sigortalıları”
    ibaresinden sonra gelmek üzere “, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile
    çalışanlardan 5510 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik
    sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ile aynı Kanunun ek 6 ncı maddesi
    kapsamındaki sigortalıları” ibaresi eklenmiştir.
    b) 48 inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Ayrıca Fonun bir önceki yıl prim gelirlerinin % 30’u; istihdamı artırmaya yönelik
    politika ve tedbirleri uygulamak, işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmak, çalışanların
    vasıflarını yükselterek işsizlik riskini azaltmak ve teknolojik gelişmeler nedeniyle işsiz
    kalması beklenenlerin başka alanlara yönlendirilmesini sağlamak, istihdamı koruyucu
    tedbirler almak, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri temin etmek, işgücü piyasası
    araştırma ve planlama çalışmaları yapmak amacıyla kullanılabilir. Bu oranı % 50’ye kadar
    çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ancak, işsizlik ödeneğinden yararlanmakta olanlara
    yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate alınmaz. Bu fıkraya ilişkin usul ve esaslar
    yönetmelikle belirlenir.”
    c) 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, hizmet akitlerinin sona ermesinden
    önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş
     



  15. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış” ibaresi “ve bu
    Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 58- 4447 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “EK MADDE 2- Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle
    işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde
    faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı
    aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.
    Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren,
    kısa çalışma talebini, derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş
    sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin
    usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik
    Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. İşçinin
    kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası
    hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir.
    Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları
    dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan
    kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre 18 yaşından
    büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez. Kısa
    çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin
    sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür.
    Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği
    süresinden düşülür.
    Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri
    4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı
    maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.
    Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve
    işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
    İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile
    birlikte işverenden tahsil edilir.”
    MADDE 59- 4447 sayılı Kanunun;
    a) Geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve aynı maddenin beşinci
    fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
    b) Geçici 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve aynı maddenin beşinci
    fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
    c) Geçici 9 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 10- 31/12/2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için
    geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe
    alınan ve fiilen çalıştırılanların; işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin Sosyal Güvenlik
    Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı
    döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı
    sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak
    kaydıyla, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca
    belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine
    ait tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.
    Bu maddede belirtilen destek unsuru;
    a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük
    kadınlardan;
    1) Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için kırksekiz ay süreyle,
    2) Mesleki ve teknik eğitim veren orta öğretim ile meslek yüksek okulu veya Türkiye
    İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için otuzaltı ay süreyle,
    3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve niteliklere sahip olmayanlar için
    yirmidört ay süreyle,
    b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde
    sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için yirmidört ay süreyle,
    c) (a) ve (b) bentleri kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler
    arasından işe alınmaları halinde ilave olarak altı ay süreyle,
    ç) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
    çalışmakta iken, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar
    veya mesleki ve teknik eğitim veren orta öğretim ile meslek yüksek okulunu bitirenler için
    oniki ay süreyle,
    d) 18 yaşından büyüklerden bu fıkranın (a), (b) ve (ç) bentlerine girmeyenlerin
    Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde altı ay süreyle,
    uygulanır.
    Bu maddede sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek unsurundan yararlanabilmek
    için sigortalıların sahip oldukları mesleki yeterlik, mesleki ve teknik eğitim veren orta öğretim
    kurumları ile meslek yüksek okulu veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme
    kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da alanlarda işe alınmaları ve/veya çalışıyor
    olmaları gerekir.
    Bu maddeyle sağlanan destek unsurundan aynı sigortalı için bir kez yararlanılabilir.
    Sigortalı, destek süresini tamamlamadan işsiz kalması halinde, kalan süreden yeniden
    yararlanamaz. Ancak ikinci fıkranın (a) bendi kapsamına girenlerin, aynı bent kapsamında
    yeniden işe alınmaları ve (1) veya (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve nitelikleri bu
    dönemde temin etmeleri halinde destekten yeniden yararlanabilirler. Bu durumda ilk
    yararlanma süresi, ikincisinden düşülür ve toplam yararlanma süresi en son yararlanılan
    destek için maddede öngörülen süreyi aşamaz.
    İşveren hissesine ait primlerin Fondan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları
    sigortalılarla ilgili olarak; 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal
    süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi, sigortalıların tamamına ait sigorta
    primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarını yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama
    giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para
    cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
    Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme
    cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve
    taksitlendirilmiş veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış
    ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği
    sürece işverenlerin bu fıkra hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.
    Bu madde hükümleri; 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4/1/2002
    tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki alım ve yapım işleri ve 4734 sayılı
    Kanundan istisna olan alım ve yapım işleri ile uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden
    yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri ve bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek
    primine tabi çalışanlar ile yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
    5510 sayılı Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri
    sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan
    destek unsurlarından yararlanamaz.
    Bu maddeyle sağlanan destek unsuru, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci
    fıkrasının (ı) bendi uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı
    üzerinden, bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanır.
    Fondan karşılanan prim tutarları, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya
    maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
    Bakanlar Kurulu, bu maddenin uygulanma süresini 2015 yılından itibaren beş yıla
    kadar uzatmaya yetkilidir.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.”
    MADDE 60- 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında
    Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 20- Bu Kanun kapsamına giren yabancıların ve işverenlerin bu Kanundan
    doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri Bakanlık iş müfettişleri ve Sosyal
    Güvenlik Kurumu müfettişleri tarafından denetlenir. Bu Kanun gereğince yapılacak teftiş,
    denetim ve soruşturmalar 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununda yer alan teftiş,
    denetim ve soruşturma hükümlerine göre yapılır ve bu hükümlere göre ilgili yaptırımlar
    uygulanır.
    Genel ve özel bütçeli idarelerin teftiş ve denetim elemanları ile kolluk kuvvetlerinin
    kendi mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü denetim, inceleme ve kontrol
    sırasında yabancı çalıştıran işverenler ile yabancıların bu Kanundan doğan yükümlülükleri
    yerine getirmediklerini tespit etmeleri halinde, durum Bakanlığa bildirilir.
    Birinci fıkraya göre yapılan denetimler ve ikinci fıkraya göre yapılan bildirimler
    üzerine Bakanlık bölge müdürünce, gönderilen tutanaklara ve denetim raporlarına göre bu
    Kanunda yer alan idari yaptırımlar uygulanır.”
    MADDE 61- 4857 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Çağrı üzerine çalışma, evden çalışma ve uzaktan çalışma
    MADDE 14- Çağrı üzerine çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
    a) Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç
    duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı
    üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.
    b) Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını
    taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat olarak kararlaştırılmış
    sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın
    ücrete hak kazanır.
    c) İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan
    işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce
    yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle
    yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda
    işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.
    Evden çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
    a) İşçinin, ücret karşılığı işverenin belirlediği bir malı veya hizmeti üretmek amacıyla
    bir veya birden fazla işverene bağlı olarak ancak işverenin denetimi dışında ve genellikle
    işçinin kendi evinde iş görme edimini sunduğu yazılı sözleşmeye dayalı iş ilişkisidir.
    b) Evden çalışma sözleşmesi ile çalıştırılan işçinin ücreti, parça başına veya götürü
    olarak ürettiği işe orantılı ödenir.
    c) Sözleşmede işin tanımına ve konusuna, yapılma şekline, parça başına işlerde istenen
    üretim adedine ve belirli ise işin ne kadar sürede yapılacağına yer verilir. İşçilerin çalıştıkları
    gün ve saatlerin işveren tarafından onaylanan günlük puantaj cetvelleriyle takip edilmediği
    durumlarda, sözleşmeye emsal işin emsal işçi tarafından yapılabileceği süreye ilişkin bir
    hesaplamanın eklenmesi zorunludur.
    Uzaktan çalışmanın usul ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
    a) İşçinin bir hizmet ya da mal üretmek amacıyla işletme merkezi dışında genellikle
    evde ya da işyeri dışında bir büroda iş edimini yerine getirdiği, haberleşme ve bilgisayar ağı
    ile işletmeyle bağlantı kurulan, işyerine bağımlılığın az olduğu yazılı sözleşmeye dayalı iş
    ilişkisidir.
    b) Uzaktan çalışma sözleşmesinde, asgari olarak işin yapılacağı yer ve tanımı, genel ve
    özel çalışma koşulları, işveren tarafından temin edilen ekipman, ekipmanın korunmasına
    ilişkin yükümlülükler, işverenin çalışanla iletişim kuracağı saatlere ilişkin hükümler yer alır.
     



  16. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    c) İşveren uzaktan çalışanlar tarafından kullanılan verilerin korunmasını sağlamakla
    yükümlüdür. İşveren, uzaktan çalışanı veri korunmasına ilişkin şirket kuralları ve ilgili
    mevzuat hakkında bilgilendirir. Verilerin korunması amacıyla özel yaşama müdahale dışında
    işveren tarafından belirlenen hükümlere uzaktan çalışanın uyması zorunludur.
    Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılan işçi, ayrımı haklı
    kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı
    işleme tabi tutulamaz.
    İşveren, çağrı üzerine, evden ve uzaktan çalışan işçileri yazılı olarak çalışma koşulları
    ile ilgili olarak bilgilendirmekle yükümlüdür.
    Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılan işçinin iş sağlığı
    ve güvenliğinden işveren sorumludur.
    Çağrı üzerine, evden veya uzaktan çalışma sözleşmesiyle çalıştırılanlarla ilgili iş
    sözleşmesinin tarafları, bölünemeyen haklar, yıllık ücretli izin, ihbar ve kıdem tazminatına
    hak kazanmada esas süre, hafta tatili ve ücretine hak kazanma ve benzeri konulara ilişkin
    hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
    MADDE 62- 4857 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiştir.
    “Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda; bunun süresi en çok iki,
    yirmibeş yaş altındaki işçiler için en çok dört ay olabilir.”
    MADDE 63- 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının sonuna
    aşağıdaki cümle ve ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, dördüncü
    fıkrası ile yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlerin, bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu
    işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre hesaplanır.”
    “İşin niteliği veya teminde güçlük nedeniyle işyerlerinde özürlü çalıştırma konusunda
    güçlük yaşayan işverenler; başka işverene ait işletmelerde, kurulan ortak işletmelerde veya
    özürlü çalıştırmak amacıyla kurulan işletmelerde ilk defa işe alınan özürlülerin ücretlerini
    karşılayarak özürlü çalıştırma zorunluluğunu yerine getirebilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik
    Bakanlığı, işverenin başvurusu üzerine işin niteliği veya teminde güçlük nedeniyle işyerinde
    özürlü çalıştırma konusunda güçlük yaşanıp yaşanmayacağını karara bağlar.”
    “Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz.”
    “Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar,
    özürlülerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak
    destek teknolojileri, özürlünün işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu
    gibi projelerde kullanılır. Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş
    Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel
    Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Adalet
    Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni temsil eden üst
    kuruluşların ve en çok özürlüyü temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan
    komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal
    Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”
    MADDE 64- 4857 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi
    aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Denkleştirme süresi turizm işletme belgeli işyerleri için
    dört aya kadar uzatılabilir.”
    MADDE 65- 4857 sayılı Kanunun;
    a) 91 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra
    eklenmiştir.
    “30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 10 uncu maddesine
    istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden
    doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge
    müdürlüklerince incelenir.”
    b) 92 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen
    başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen
    bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek,
    gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci fıkrada
    yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki emir ve
    isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
    Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini
    incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi
    kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişi tarafından düzenlen raporların ve tutulan
    tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca onbeş gün içerisinde yetkili iş
    mahkemesine itiraz edilebilir. Süresinde itiraz edilmemesi veya iş mahkemesince itirazın
    reddine karar verilmesi halinde raporda veya tutanakta belirtilen alacak kesinleşir.”
    c) 108 inci maddesinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş
    Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak
    idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il
    müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir.”
    MADDE 66- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13
    üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “çıkan hizmetler,” ibaresi “çıkan
    hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası
    olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler,” şeklinde
    değiştirilmiştir.
    MADDE 67- 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci ve geçici 23 üncü maddelerinde ve
    31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 68 inci maddesinde yer alan
    “31.12.2010” ibareleri “31/12/2015” olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 68- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun;
    a) Ekinde yer alan (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listeler; ekli (1), (2), (3) ve (4) sayılı
    cetvellerde gösterildiği şekilde değiştirilmiştir.
    b) 7/A maddesinde yer alan “2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.18, 2710.19.45.00.11,
    2710.19.45.00.12 ve 2710.19.49.00.11 G.T.İ.P. numaralı” ibaresi, “2710.19.41.00.11,
    2710.19.41.00.13 ve 2710.19.45.00.12 G.T.İ.P. numaralı” olarak değiştirilmiştir.
    c) Geçici 5 inci maddesinde yer alan “2710.19.61.00.11, 2710.19.61.00.19,
    2710.19.63.00.11, 2710.19.63.00.19, 2710.19.65.00.11, 2710.19.65.00.19, 2710.19.69.00.11
    ve 2710.19.69.00.99 G.T.İ.P. numaralı” ibaresi “2710.19.61.00.11, 2710.19.63.00.11,
    2710.19.65.00.11 ve 2710.19.69.00.11 G.T.İ.P. numaralı” olarak; aynı maddedeki
    “2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.18, 2710.19.45.00.11, 2710.19.45.00.12 ve
    2710.19.49.00.11 G.T.İ.P. numaralı” ibaresi ise “2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.13 ve
    2710.19.45.00.12 G.T.İ.P. numaralı” olarak değiştirilmiştir.
    MADDE 69- 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı
    tablonun “V-Kurumlarla ilgili kağıtlar” başlıklı kısmının sonuna aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “25. Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile döner sermaye
    işletmelerinin kadrolarında ve sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen sözleşmeli
    personel ile yapılan hizmet sözleşmeleri.”
    MADDE 70- 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında
    Kanun Hükmünde Kararnamenin;
    a) 35 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “5. Kamu iktisadi teşebbüslerine bu madde uyarınca verilen görevler neticesinde
    doğan ve teşebbüs kayıtlarına göre gerçekleşen görev zararları, ilgili teşebbüsçe yapılacak
    ödeme talebine istinaden, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama
    tertiplerinden gider kaydedilerek ödenir. Bu ödemeler, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
    Kontrol Kanununun 35 inci maddesi hükümlerine tabi değildir.
    6. 12/12/2001 tarihli ve 2001/3372 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile önceki yıllar
    kararları kapsamında üretilen şekerin Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin özelleştirme
    programına alındığı tarih itibarıyla sözleşmesi ve bağlantısı yapılmış olan dahilde işleme
    rejimi kapsamındaki satışlarıyla ihracatından doğan görev zararları Türkiye Şeker Fabrikaları
    A.Ş. tarafından yapılacak ödeme talebine istinaden, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin
    kayıtları esas alınarak, Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama tertiplerinden
    gider kaydedilerek ödenir. Bu ödemeler, 5018 sayılı Kanunun 35 inci maddesi hükümlerine
    tabi değildir.
    7. Hazine Müsteşarlığınca görev zararı kapsamında yapılan ödemeler, bu maddede
    öngörülen usule uygun olarak incelenir. İnceleme sonucunda hesaplanan tutar ile Hazine
    Müsteşarlığı bütçesinden yapılmış bulunan ödemeler arasında fark bulunduğunun tespit
    edilmesi halinde taraflar yükümlülüklerini faizsiz olarak yerine getirir. Ancak, ilgili teşebbüs
    veya kuruluş tarafından yapılan talebin gerçek olmayan belge ve işlemlere ilişkin tutarları da
    içerdiğinin tespiti halinde, gerçek olmayan belge ve işlemlere ilişkin olup Hazine tarafından
    teşebbüs veya kuruluşa ödenmiş bulunan tutar Hazine Müsteşarlığı tarafından, söz konusu
    ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
    Kanun çerçevesinde gecikme zammı oranında faiz uygulanarak tahsil edilir.”
    b) 36 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “9. 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan ikincil
    mevzuat uyarınca Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden izlenmesi gereken Hazine
    Müsteşarlığına ait hisseler ile ilgili işlemler; Merkezi Kayıt Kuruluşunca ve/veya aracı
    kuruluşlarca tahsil edilen her türlü ücret, komisyon, vergi, resim ve harçtan istisnadır.”
    c) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “3. Kamu iktisadi teşebbüslerine ait işletmelerin atıl durumda bulunan varlıklarının
    kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz veya rayiç bedelin altında devri, teşebbüs yönetim
    kurulunun teklifi üzerine; devre konu varlıkların rayiç bedelinin 10.000.000 TL’nin altında
    olması durumunda ilgili bakanın onayı, bu tutarın üzerinde olması durumunda ise ilgili
    bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca alınacak karar ile gerçekleştirilir. 10.000.000
    TL’lik tutar her yıl yeniden değerleme oranına göre arttırılır.”
    MADDE 71- 11/1/1954 tarihli ve 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim
    Ortaklığı Kanununun;
    a) 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 3- Bankanın merkezi Ana Sözleşmesinde yazılı olan yerdir. Banka Genel
    Kurulu Bankanın merkezinin yurt içinde başka bir ile nakline karar verebilir. Banka yurt içi
    ve yurt dışında lüzum gördüğü yerlerde, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre
    şube açabilir. Her türlü bankacılık işlemlerinin yapıldığı bu şubeler, kamu bankası şubeleri
    niteliğinde olup, kamu kuruluşlarına ait paralar da yatırılabilir.”
    b) 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 18- 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4/1/2002 tarihli ve
    4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri
    Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi
    Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde
    Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde
    Kararname, 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun ve
    12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme
    İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun Banka ve ortaklıkları hakkında uygulanmaz.”
    c) 8 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
     



  17. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    ç) Geçici 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 3- 6219 sayılı Kanunun değişik 18 inci maddesi, 1/1/2000
    tarihinden itibaren geçerli olup, Banka ve ortaklıkları hakkında yargı mercilerine açılmış
    davalar ve icra takipleri hakkında da uygulanır.”
    MADDE 72- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü
    maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Kademe ve kademe ilerlemesi:
    MADDE 64- Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan,
    memurun aylığındaki ilerlemedir.
    Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl
    çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları
    aranır.
    72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere, mecburî olarak sürekli
    görevle atanan memurlardan kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara, bu
    yörelerde fiilen çalışmak suretiyle geçirilen her iki yıl için bir kademe ilerlemesi daha verilir.
    Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz.
    Son on yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin
    yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.
    Bu maddede belirtilen şartları haiz her sınıf ve derecedeki memurlar, hak kazandıkları
    tarihten geçerli olmak üzere ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bir ileri kademeye
    ilerlemiş sayılırlar.
    Kademe ilerlemesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Onay mercileri
    kademe ilerlemeleri ile ilgili yetkilerini devredebilirler.
    Kademe ilerlemesine hak kazanamayan memurlar, kurumlarınca her ay alınacak toplu
    onaylarla belirlenir. Kademe ilerlemesi yapmış sayılanlardan ilerlemeye müstahak olmadıkları
    sonradan tespit edilenlerin kademe ilerlemeleri, ilerlemiş sayıldıkları tarihten geçerli olmak
    üzere iptal edilir.”
    MADDE 73- 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (A) bendinin (d) alt bendi
    yürürlükten kaldırılmış, (B) bendinin ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,
    maddenin sonuna aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
    a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az
    12 yıl,
    b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10
    yıl,
    c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
    hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli
    yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984
    tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil
    kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında,
    belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul
    devresi dâhil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile
    yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin;
    Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları
    ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı,
    diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır.”
    “C) Derece yükselmesi ile ilgili onay mercii atamaya yetkili amirdir. Müşterek kararla
    atanmış olanların derece yükselmeleri, ilgili bakanın veya yetkili kıldığı makamın onayı ile
    yapılır. Üst derece kadroya atanmış olup da kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık
    dereceleri daha aşağıda bulunanların (45 inci maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan atamalar
    hariç), kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilmeleri için,
    bu hâlin devamı süresince yukarıda belirtilen onay aranmaz.”
    MADDE 74- 657 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiştir.
    “Yabancı memleketlerin resmî kurumları veya uluslararası kuruluşlarda kurumlarının
    muvafakati ile görev alacak memurlara, ilgili Bakanın onayı ile (her üç yılda bir Bakan onayı
    yenilenmek kaydıyla) memuriyeti süresince yabancı memleketlerin resmî kurumlarında on
    yıla, uluslararası kuruluşlarda yirmibir yıla kadar aylıksız izin verilebilir.”
    MADDE 75- 657 sayılı Kanunun 91 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 91- Kadrosu kaldırılan memurlar, en geç altı ay içinde kendi kurumlarında
    niteliklerine uygun bir kadroya atanırlar. Bu memurlar, kurumlarında atama imkânı
    bulunmaması hâlinde aynı süre içinde başka bir kurumdaki kadrolara atanmak üzere Devlet
    Personel Başkanlığına bildirilir. Bunlar, atama işlemi yapılıncaya kadar kurumlarında
    niteliklerine uygun işlerde çalıştırılır ve yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına ait
    malî haklardan ve sosyal yardımlardan yararlanmaya devam ederler.
    Söz konusu memurların eski kadrolarına ait en son ayda aldığı malî haklar kapsamında
    fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının net tutarının, atandıkları yeni kadrolarına
    ait malî haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının net tutarından
    fazla olması hâlinde, aradaki fark, farklılık giderilinceye kadar, atandıkları kadrolarda veya bu
    kadrolardan istekleri dışında atandıkları başka kadrolarda kaldıkları sürece, herhangi bir vergi
    ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir. Aylık mutad olarak yapılmayıp belirli
    bir dönemi kapsayan ödemelerin ödendiği tarih itibarıyla net tutarları toplamının yılı içinde
    çalışılan aylara bölünmesi suretiyle bulunacak tutarı, en son ayda aldığı aylık tutarına ilave
    edilir. Fazla çalışma ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti ve nöbet ücreti
    gibi ilave bir çalışmanın karşılığında elde edilen ödemeler aylık tutarına ilave edilmez.
    Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına
    bildirilen memurların 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kamu
    kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarından Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen
    kadroya, anılan Başkanlık tarafından kırkbeş gün içinde ataması teklif edilir. Devlet Personel
    Başkanlığı tarafından gönderilen atama teklif yazısının atamayı yapacak kamu kurum ve
    kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içinde bu kurum ve kuruluş tarafından atama
    işlemlerinin yapılması zorunludur. Bunlardan unvanları müdür ve daha üst olanlar ile danışma
    ve denetim işlevlerine ilişkin kadrolarda çalışanlar Araştırmacı kadrolarına, diğerleri ise
    durumlarına uygun kadrolara atanırlar.”
    MADDE 76- 657 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar
    eklenmiştir.
    “Ancak özürlüler için; özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz
    önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme
    süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.
    Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen
    çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu
    hususa ilişkin usûl ve esaslar, Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar
    Kurulunca belirlenir.”
    MADDE 77- 657 sayılı Kanunun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 101- Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan
    memurların çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir.
    Ancak, kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi hâlinde hamileliğin
    yirmidördüncü haftasından önce ve her hâlde hamileliğin yirmidördüncü haftasından itibaren
    ve doğumdan sonraki bir yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez. Özürlü
    memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.”
    MADDE 78- 657 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 104- A) Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta
    olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum
    öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden
    sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla
    belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda
    çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum
    sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi
    sekiz haftalık analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine
    ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü
    hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.
    B) Memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni;
    kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana,
    baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir.
    C) (A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde atamaya yetkili amir, ilde
    vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin
    muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara
    on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç olmak üzere, aynı usûlle on gün daha
    mazeret izni verilebilir. Bu takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür.
    D) Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum tarihinden itibaren ilk altı ayda
    günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler
    arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.
    E) Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında malî haklar ile sosyal yardımlara
    dokunulmaz.”
    MADDE 79- 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Hastalık ve refakat izni:
    MADDE 105- Memura, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın, verilecek raporda
    gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye
    ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya
    kadar izin verilir.
    Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi
    süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.
    Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe
    başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre
    verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği
    resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler
    kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri
    uygulanır.
    Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit
    edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri
    hâlinde, niteliklerine uygun kadrolara öncelikle atanırlar.
    Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir
    meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
    Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından
    verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri
    Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel
    Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.
    Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı
    tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya
    tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla
     



  18. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın, üç aya kadar izin verilir.
    Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.”
    MADDE 80- 657 sayılı Kanunun 108 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 108- A) Memura, 105 inci maddenin son fıkrası uyarınca verilen iznin
    bitiminden itibaren, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine
    onsekiz aya kadar aylıksız izin verilebilir.
    B) Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni
    süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri
    üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir.
    C) Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen
    memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan
    eşlerine, çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin
    verme tarihinden itibaren, istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir. Evlat
    edinen her iki eşin memur olması durumunda bu süre, eşlerin talebi üzerine yirmidört aylık
    süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm hâlinde eşlere kullandırılabilir.
    D) Özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine aylıksız izin
    verilenler de dâhil olmak üzere burslu olarak ya da bütçe imkânlarıyla yetiştirilmek üzere
    yurtdışına gönderilen veya sürekli görevle yurtdışına atanan memurlar veya diğer personel
    kanunlarına tâbi olanlar ile yurtdışına kamu kurumlarınca gönderilmiş olan öğrencilerin
    memur olan eşleri ile 77 nci maddeye göre izin verilenlerin memur olan eşlerine, toplamı
    sekiz yılı geçmemek üzere görev veya öğrenim süresi içinde aylıksız izin verilebilir.
    E) Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış
    olması ve isteği hâlinde memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam
    bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir. Ancak, sıkıyönetim, olağanüstü hâl veya genel hayata
    müessir afet hâli ilan edilen bölgelere 72 nci madde gereğince belli bir süre görev yapmak
    üzere zorunlu olarak sürekli görevle atananlar hakkında bu bölgelerdeki görev süreleri içinde
    bu fıkra hükmü uygulanmaz.
    F) Aylıksız izin süresinin bitiminden önce mazereti gerektiren sebebin ortadan
    kalkması hâlinde, on gün içinde göreve dönülmesi zorunludur. Aylıksız izin süresinin
    bitiminde veya mazeret sebebinin kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyenler,
    memuriyetten çekilmiş sayılır.
    G) Muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı kalarak
    aylıksız izinli sayılır.”
    MADDE 81- 657 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası:
    MADDE 109- Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak
    kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük
    dosyası tutulur.
    Özlük dosyasına, memurun kişisel ve mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa
    inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi
    verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
    Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde,
    derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde,
    hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
    Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin
    usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
    MADDE 82- 657 sayılı Kanunun 122 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiştir.
    “Başarı, üstün başarı değerlendirmesi ve ödül:
    MADDE 122- Görevli oldukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları ile
    emsallerine göre başarılı görev yapmak suretiyle; yüksek miktarda kamu kaynağında tasarruf
    sağlanmasında, kamu zararının oluşmasının önlenmesinde, kamusal fayda ve gelirlerin
    beklenenin üzerinde artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin
    yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları tespit edilen
    memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler tarafından başarı belgesi
    verilebilir. Üç defa başarı belgesi alanlara üstün başarı belgesi verilir.
    Üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler
    tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %
    200’üne kadar ödül verilebilir.
    Bu maddeye göre bir malî yıl içinde ödüllendirileceklerin sayısı, kurumun yılbaşındaki
    dolu kadro mevcudunun binde onundan, Gümrük Müsteşarlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve
    Emniyet Genel Müdürlüğü kadroları için binde yirmisinden fazla olamaz. Yıl içinde
    ödüllendirilen personel sayısı kurumlarınca izleyen yılın Ocak ayı sonuna kadar Devlet
    Personel Başkanlığına bildirilir.
    Kamu kurum ve kuruluşları yürütmekte oldukları hizmetlerin özelliklerini göz önünde
    bulundurarak memurlarının başarı, verimlilik ve gayretlerini ölçmek üzere, Devlet Personel
    Başkanlığının uygun görüşü alınmak kaydıyla, değerlendirme ölçütleri belirleyebilir.”
    MADDE 83- 657 sayılı Kanunun 124 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirleri; yürütülen hizmetin özellikleri ve
    çalışma şartları dikkate alınarak genel yönetmelikte belirtilen esas ve usûller çerçevesinde,
    kurumlarınca tayin ve tespit edilen amirlerdir. Valiler il, kaymakamlar ilçe sınırları
    dâhilindeki kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatında görev yapan her düzey personelin
    üst disiplin amiridir.”
    MADDE 84- 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin, (C) bendinin (g), (h) ve (j) alt
    bentleri yürürlükten kaldırılmış; (E) bendinin (a) alt bendinde yer alan “engelleme” ibaresi
    “kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme” olarak, (f) alt bendi aşağıdaki şekilde
    değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan “sicilden” ibaresi “özlük dosyasından” ve üçüncü
    fıkrasında yer alan “iyi veya çok iyi derecede sicil alan” ibaresi “ödül veya başarı belgesi
    alan” olarak değiştirilmiştir.
    “f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,”
    MADDE 85- 657 sayılı Kanunun 132 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan
    “sıralı sicil amirine” ibaresi “üst disiplin amirine” olarak değiştirilmiş, dördüncü fıkrası
    aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
    “Aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler,
    daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il
    teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve
    üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.”
    MADDE 86- 657 sayılı Kanunun 135 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 135- Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme
    cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek
    disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
    İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz
    edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
    İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren
    otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
    İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı
    hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.
    Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”
    MADDE 87- 657 sayılı Kanunun 214 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Memurların yetiştirilmesi:
    MADDE 214- Memurların yetiştirilmesi kapsamında;
    a) Kamu yönetiminin orta ve uzun vadeli insan gücü ihtiyacına göre planlanması
    amacıyla, yükseköğretim kurumları ile ortak çalışmalar yapılarak insan kaynakları ihtiyaç ve
    önceliklerinin tespit edilmesi,
    b) Kamu personelinin adaylıktan başlamak üzere hizmet içinde eğitilmesi ve
    yetiştirilmesi,
    c) Orta ve üst kademe yöneticilerinin yetiştirilmesine ilişkin her türlü çalışmanın
    yapılması, eğitim merkezlerinin kurulması, eğitim programlarının uygulanması,
    ile bu konulara ilişkin koordinasyon, takip ve denetim Devlet Personel Başkanlığınca
    yürütülür.
    Devlet Personel Başkanlığı bu eğitimleri doğrudan yapabileceği gibi, kamuya ait
    eğitim kurumlarından veya özel eğitim kurumlarından da eğitim hizmeti sağlayabilir. Kamu
    kurum ve kuruluşları, Devlet Personel Başkanlığının kamu personelinin eğitimi ve
    yetiştirilmesi için ihtiyaç duyduğu personeli, eğitim süresince Başkanlık emrine
    görevlendirebilir.”
    MADDE 88- 657 sayılı Kanunun 231 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Kamu personeli bilgi sistemi:
    MADDE 231- Devlet Personel Başkanlığı, kuruluş kanunlarına ve bütçe türlerine bağlı
    kalınmaksızın, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapılarına ve personeline ilişkin
    konularda, gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri kamu kurum ve kuruluşlarından talep eder.
    Kamu kurum ve kuruluşları bu bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.
    Kamu kurum ve kuruluşları; atama, yer değiştirme, görevde yükselme, unvan
    değişikliği ve Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek diğer personel hareketlerini
    bildirmek zorundadır. Bu bildirim şartına uyulmaksızın gerçekleştirilecek işlemlerden
    herhangi bir malî hak kaybı, malî sorumluluk veya kamu zararı doğması hâlinde ilgili
    kurumun en üst amirine rücu edilir.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile istisna tutulacak kamu kurum
    ve kuruluşları Bakanlar Kurulunca belirlenir.”
    MADDE 89- 657 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
    şekilde değiştirilmiştir.
    “Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme:
    EK MADDE 8- Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve
    çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla
    geçici süreli olarak görevlendirilebilir:
    a) Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun
    görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir
    kadronun bulunması şarttır.
    b) Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak görevlendirildikleri
    kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür. c) Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurtdışında görevlendirilen güvenlik
    görevlileri hariç olmak üzere, aylıkları ile diğer malî ve sosyal haklarını kurumlarından alır.
    Bu memurların kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve emeklilik hakları
    devam eder.
    d) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışına atanan
    güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi
    hâlinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir.
    e) Geçici süreli görevlendirmenin, memurların mesleği ile ilgili olması şarttır.
     



  19. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    f) Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır.
    Birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri
    sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun
    görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak
    görevlendirilebilir.”
    MADDE 90- 657 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Uzman istihdamı:
    EK MADDE 40- A) Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri, Millî Eğitim,
    Bayındırlık ve İskân, Sağlık, Tarım ve Köyişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıkları ile
    Devlet Su İşleri, Karayolları, Orman, Basın Yayın ve Enformasyon, Sosyal Hizmetler ve
    Çocuk Esirgeme Kurumu, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Gençlik ve Spor,
    Maden Tetkik ve Arama genel müdürlükleri, Yükseköğretim Kurulu, Öğrenci Seçme ve
    Yerleştirme Merkezi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve Özel Çevre Koruma
    Kurumu başkanlıkları merkez teşkilatında ana hizmet birimlerinde, uzman ve uzman
    yardımcısı istihdam edilir. İçişleri, Millî Eğitim, Bayındırlık ve İskân, Sağlık ile Tarım ve
    Köyişleri bakanlıklarının uzman ve uzman yardımcıları taşra teşkilatında görevlendirilebilir.
    B) Uzman yardımcılığına atanabilmek için; 48 inci maddede sayılan şartlara ek olarak,
    yapılacak yarışma sınavında başarılı olma ve sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde
    otuz yaşını doldurmamış olma ile;
    1. Adalet Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal
    bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden,
    2. Millî Savunma Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren
    hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden,
    3. İçişleri Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk,
    siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden,
    4. Dışişleri Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk,
    siyasal bilgiler, uluslararası ilişkiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden,
    5. Millî Eğitim Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk,
    siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler, eğitim ve fen-edebiyat
    fakültelerinden,
    6. Bayındırlık ve İskân Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren
    hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri ile fakültelerin
    inşaat mühendisliği, mimarlık, şehir ve bölge planlaması bölümlerinden,
    7. Sağlık Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal
    bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler, tıp, eczacılık ve diş hekimliği
    fakültelerinden,
    8. Tarım ve Köyişleri Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren
    hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler, veterinerlik ve ziraat
    fakültelerinden,
    9. Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi
    veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden, 10. Devlet Su İşleri Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren
    hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri ile fakültelerin
    inşaat mühendisliği, mimarlık, şehir ve bölge planlaması bölümlerinden,
    11. Karayolları Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk,
    siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri ile fakültelerin inşaat
    mühendisliği, mimarlık, şehir ve bölge planlaması bölümlerinden,
    12. Orman Genel Müdürlüğü Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi
    veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler, orman ve ziraat
    fakültelerinden,
    13. Basın Yayın ve Enformasyon Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans
    eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler ve iletişim
    fakültelerinden,
    14. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Uzman Yardımcılığı için, en az dört
    yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler
    fakülteleri ile fakültelerin sosyal hizmetler bölümünden,
    15. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Uzman Yardımcılığı için, en az dört
    yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler
    fakültelerinden,
    16. Gençlik ve Spor Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren
    hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden,
    17. Maden Tetkik ve Arama Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi
    veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri ile
    fakültelerin maden mühendisliği bölümünden,
    18. Yükseköğretim Kurulu Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi
    veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden,
    19. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık
    lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler
    fakültelerinden,
    20. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Uzman yardımcılığı için, en az dört
    yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler
    fakülteleri ile fakültelerin Türk dili ve edebiyatı ve tarih bölümlerinden,
    21. Özel Çevre Koruma Uzman Yardımcılığı için, en az dört yıllık lisans eğitimi veren
    hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakülteleri ile fakültelerin
    çevre mühendisliği, inşaat mühendisliği, mimarlık, şehir ve bölge planlaması bölümlerinden,
    veya bu bakanlıklar ve kurumlarca yürütülen kurumsal hizmet gerekleri çerçevesinde
    yönetmelikle belirlenen fakültelerden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu
    tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olma
    şartı aranır.
    Uzman yardımcıları mesleğe özel yarışma sınavı ile alınır. Uzman yardımcılığı giriş
    sınavı ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılan eleme sınavı sonuçlarına göre; yazılı ve sözlü
    sınav veya yalnızca sözlü sınavdan oluşur. Öğrenim dalları itibarıyla belirlenecek uzman
    yardımcılığı kadrolarına giriş sınavı için, eleme sınavı sonucunda aranacak puan türleri, taban
    puanları ve sınavda alınan başarı derecelerine göre çağrılacak aday sayısı tespit edilerek, giriş
    sınavı duyurusuyla ilan yapılır. Ancak, giriş sınavına çağrılacak aday sayısı, atama yapılacak
    kadro sayısının yirmi katından, yalnızca sözlü sınav yapılması hâlinde sözlü sınava çağrılacak
    aday sayısı giriş sınavı duyurusunda belirtilen kadronun dört katından fazla olamaz. Yazılı
    sınav; kurumun görev alanına göre yönetmelikle belirlenen konulardan yapılır. Yazılı sınav
    sonucunda yetmiş puandan az olmamak üzere, en yüksek puandan başlanarak giriş sınavı
    duyurusunda belirtilen kadronun dört katına kadar aday sözlü sınava çağrılır. Sözlü sınav
    adayların;
    a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,
    b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,
    c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,
    d) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
    e) Genel yetenek ve genel kültürü,
    f) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,
    yönlerinden değerlendirilerek, ayrı ayrı puan verilmek suretiyle gerçekleştirilir.
    Adaylar, komisyon tarafından (a) bendi için elli puan (b) ila (f) bentlerinde yazılı
    özelliklerin her biri için onar puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı
    tutanağa geçirilir. Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.
    Sınav komisyonu; kurum içinden veya dışından yönetmelikle belirlenen kişilerden oluşur.
    Sözlü sınavda başarılı sayılmak için, komisyon başkan ve üyelerinin yüz tam puan üzerinden
    verdikleri puanların aritmetik ortalamasının en az yetmiş olması şarttır. Başarı puanı en
    yüksek olan adaydan başlanmak suretiyle giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman
    yardımcısı kadro sayısı kadar asıl adayın isimleri ile yazılı ve/veya sözlü sınavda başarılı
    olmak şartıyla, giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadro sayısının yarısını
    geçmemek üzere komisyon tarafından belirlenen sayıda yedek adayın isimlerini kapsayan bir
    liste belirlenerek ilan edilir.
    C) Uzman yardımcılığına atananlar, en az üç yıl çalışmak ve istihdam edildikleri
    birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezinin, oluşturulacak tez jürisi
    tarafından kabul edilmesi kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Süresi
    içinde tezlerini sunmayan veya tezleri kabul edilmeyenlere tezlerini sunmaları veya yeni bir
    tez hazırlamaları için altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir.
    Yeterlik sınavında başarılı olanların uzman kadrolarına atanabilmeleri, Kamu
    Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından asgarî (C), Dışişleri Uzmanlığı için
    asgarî (B) düzeyinde veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen ve uluslararası
    geçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterlik sınavından itibaren en geç iki yıl içinde sahip
    olma şartına bağlıdır.
    Sınavda başarılı olamayanlar veya sınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli
    mazereti olmaksızın sınav hakkını kullanmayanlara, bir yıl içinde ikinci kez sınav hakkı
    verilir. Verilen ilave süre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de
    kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar
    ile süresi içinde yabancı dil yeterliliği şartını yerine getirmeyenler, uzman yardımcısı unvanını
    kaybederler ve kurumlarında durumlarına uygun kadrolara atanırlar.
    D) 152 nci maddenin “II- Tazminatlar” fıkrasının “(A) Özel Hizmet Tazminatı”
    bendinin (ğ) alt bendinde yer alan uzman ve uzman yardımcısı kadrolarından merkez
    teşkilatına ait olanlarda bulunan personel, kadroları karşılık gösterilmek kaydıyla bu Kanun
    ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı
    olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılabilir. Bunlara atandığı kadronun unvan ve derecesine
    göre ekli (V) sayılı cetvelde yer alan taban ve tavan arasında kalmak kaydıyla Bakanlar
    Kurulunca belirlenen tutarda aylık brüt sözleşme ücreti ödenir. Anılan cetvelde yer alan taban
    ve tavan ücretler Bakanlar Kurulu kararıyla artırılabilir. Ayrıca, anılan uzman ve uzman
    yardımcıları 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde yer alan fazla
    çalışma ücretinden aynı usûl ve esaslar çerçevesinde yararlanır. Bu kadrolarda fiilen çalışan
    personelden üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre daha başarılı çalışma
    yaptıkları tespit edilenlere, bağlı oldukları birim amirinin teklifi ve üst yöneticinin onayı ile
    Haziran ve Aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi
    ödenebilir. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi değildir. Ancak;
    a) Uyarma ve kınama cezası alanlar ile birim amirleri tarafından çalışmalarında
    başarısız olduğu veya verimsiz çalıştığı bildirilenlere altı aylık dönem için,
    b) Aylıktan kesme cezası alanlara bir yıllık dönem için,
    c) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara iki yıllık dönem için, teşvik
    ikramiyesi ödenmez.
    Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile birinci paragrafta belirtilen
    personele yapılacak diğer ödemeler Bakanlar Kurulunca tespit edilir.
    Bu fıkraya göre kadro karşılığı sözleşmeli olarak istihdam edilen uzman ve uzman
    yardımcılarına, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile 71 inci
    maddesinin son fıkrası, 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, 4/1/1961 tarihli
    ve 213 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesi, 5/3/1964 tarihli ve 439 sayılı Kanunun ek 1 inci
    maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Kanunun ek 17 nci maddesinin (C) fıkrası,
    21/12/1967 tarihli ve 969 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı
    Kanunun 19 uncu maddesi, 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi,
     



  20. Cevap: torba yasa 2011 tam metni

    9/4/1987 tarihli ve 3348 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi, 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı
    Kanunun 2/A maddesi, 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi,
    27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 221 inci ve 222 nci maddeleri, 2/5/2001 tarihli ve
    4668 sayılı Kanunun 17 nci maddesi, 16/4/2003 tarihli ve 4848 sayılı Kanunun 32 nci
    maddesi, 1/5/2003 tarihli ve 4856 sayılı Kanunun 35 inci maddesi, 25/6/2003 tarihli ve 4904
    sayılı Kanunun 15 inci maddesi, 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Kanunun 5 inci maddesi,
    25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi, 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı
    Kanunun 28 inci maddesi, 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Kanunun 25 inci maddesi,
    20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ve 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı
    Kanunun geçici 6 ncı maddesinde öngörülen ödemeler ile diğer mevzuat uyarınca görev
    yaptıkları kurum personelinin yararlandığı tazminat, ek ödeme, döner sermaye, ikramiye,
    fazla mesai ve benzeri başka bir ad altında herhangi bir ödeme yapılmaz.
    Bu fıkrada yer alan hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisi uzman ve uzman
    yardımcıları ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı
    cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların başuzman, uzman ve uzman
    yardımcıları hakkında da uygulanır. Başuzman istihdam edilen düzenleyici ve denetleyici
    kurumların başuzman, uzman ve uzman yardımcılarının brüt sözleşme ücretleri ekli (V) sayılı
    cetvelde yer alan taban ve tavan arasında kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulunca belirlenir.
    Düzenleyici ve denetleyici kurumların başuzman, uzman ve uzman yardımcılarına bu fıkra
    uyarınca yapılacak ödemeler dışında, malî ve sosyal haklar kapsamında aynî ve nakdî
    herhangi bir ödeme yapılmaz. Emeklilik bakımından; düzenleyici ve denetleyici kurumların
    başuzman ve uzmanları Başbakanlık uzmanı ile denk kabul edilir.
    E) Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma
    sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı, taşrada görevlendirilme esasları ile uzman ve uzman
    yardımcılarıyla ilgili diğer hususlar, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak
    kurumlarınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
    F) (B) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafları 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler”
    bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen kadroların yardımcıları ve
    stajyerleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi uzman yardımcıları ile 5018 sayılı Kamu Malî
    Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici
    kurumların uzman yardımcıları ile diğer meslek personelinin yardımcı ve stajyerleri hakkında
    da uygulanır.
    (C) ve (E) fıkralarında yer alan hükümler, 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler”
    bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen uzman yardımcıları ve uzmanlar,
    Türkiye Büyük Millet Meclisi uzman yardımcıları ve uzmanları ile 5018 sayılı Kamu Malî
    Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici
    kurumların uzman yardımcısı, uzman ve başuzmanları hakkında da uygulanır.”
    MADDE 91- 657 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Geçiş hükümleri:
    GEÇİCİ MADDE 36- A) Bu maddenin yayımı tarihinde, bu Kanunla Maliye ile
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik uzmanı ve uzman yardımcısı kadrolarına atanmış sayılanlar da
    dâhil olmak üzere, 152 nci maddenin “II- Tazminatlar” fıkrasının “(A) Özel Hizmet
    Tazminatı” bendinin (ğ) alt bendinde yer alan uzman ve uzman yardımcısı kadrolarından
    merkez teşkilatına ait olanlar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi uzman ve uzman yardımcısı
    kadrolarında ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı
    cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların başuzman, uzman ve uzman
    yardımcısı kadrolarında bulunanlara, bu maddenin yayımı tarihinde yürürlükte bulunan
    mevzuat hükümlerine göre, malî haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü
    ödemeler (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dâhil) toplamı net tutarının; ek 40 ıncı
    maddenin (D) fıkrasına göre uzman ve uzman yardımcıları için malî haklar kapsamında fiilen
    yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarından fazla olması hâlinde, bu
    maddenin yayımı tarihinde uzman yardımcısı kadrosunda bulunanlardan uzmanlığa geçenler
    de dâhil olmak üzere bunlar hakkında, bu maddenin yayımı tarihinden önce yürürlükte
    bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam edilir; bu maddenin yayımı tarihinden
    önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam edilirken söz konusu
    mevzuat hükümlerine göre malî haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü
    ödemeler toplamı net tutarının, herhangi bir nedenle ek 40 ıncı maddenin (D) fıkrasına göre
    malî haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarından
    daha düşük kaldığı tarihten itibaren, bunların malî hakları ek 40 ıncı maddenin (D) fıkrasına
    göre belirlenir.
    Bu maddenin yayımı tarihinde, bu Kanunla Maliye ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik
    uzmanı ve uzman yardımcısı kadrolarına atanmış sayılanlar da dâhil olmak üzere, 152 nci
    maddenin “II- Tazminatlar” fıkrasının “(A) Özel Hizmet Tazminatı” bendinin (ğ) alt bendinde
    belirtilen kadrolar ile bunların yardımcılıklarına ait kadrolarda bulunanlardan, bu maddenin
    yayımı tarihi itibarıyla, malî haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler
    (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dâhil) toplamı net tutarının, ek 40 ıncı maddenin (D)
    fıkrasına göre malî haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı
    net tutarından daha az olanların malî hakları, ek 40 ıncı maddenin (D) fıkrasına göre
    belirlenir. Ancak, bunlardan uzmanların malî haklarının hesabında bu Kanuna ekli (V) sayılı
    cetvelde yer alan taban ve tavan ücretlerin;
    a) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ile 14/7/2011 tarihleri arasında yüzde sekseni,
    b) 15/7/2011 ile 14/1/2012 tarihleri arasında yüzde doksanı, esas alınır. Anılan
    personele (a) ve (b) bentlerine göre belirlenmiş olan ücretlerin
    uygulanması sonucunda ödenmesi gereken toplam net tutarın, bu maddenin yayımı tarihinden
    önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre bunlara, malî haklar kapsamında fiilen
    yapılması öngörülen her türlü ödemeler (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dâhil) toplam
    net tutarından daha az olması hâlinde, (a) ve (b) bentlerine göre belirlenmiş olan ücretlerin
    uygulanması sonucunda ödenmesi gereken toplam net tutar ile bu maddenin yayımı tarihinden
    önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanması sonucunda ödenmesi gereken
    toplam net tutar arasındaki farklılık giderilinceye kadar, bunlar hakkında bu maddenin yayımı
    tarihinden önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
    B) Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri, Millî Eğitim, Bayındırlık ve İskân,
    Sağlık, Tarım ve Köyişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Enerji ve Tabii Kaynaklar
    bakanlıkları ve Devlet Su İşleri, Karayolları, Orman, Basın Yayın ve Enformasyon, Sosyal
    Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Gençlik
    ve Spor, Maden Tetkik ve Arama genel müdürlükleri, Yükseköğretim Kurulu, Öğrenci Seçme
    ve Yerleştirme Merkezi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve Özel Çevre Koruma
    Kurumu başkanlıklarında kullanılmak üzere, genel idare hizmetleri sınıfından üçüncü dereceli
    binyüzkırk adet uzman, dokuzuncu dereceli ikibinbeşyüzkırk adet uzman yardımcısı kadrosu
    ihdas edilmiştir. Bu kadroları derece değişikliği yapmak suretiyle anılan bakanlıklar ve
    kurumlara tahsis etmeye, Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine
    Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu fıkraya göre bakanlıklar ve kurumlara tahsis edilen kadrolar,
    152 nci maddenin “II- Tazminatlar” fıkrasının “(A) Özel Hizmet Tazminatı” bendinin (ğ) alt
    bendinde belirtilen anılan bakanlıklar ile kurumlara ait kadro unvanları ile 190 sayılı Kanun
    Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Anılan kadrolara
    yapılacak atamalar, iki yıl süreyle merkezî yönetim bütçe kanunlarında yer alan açıktan veya
    naklen atamaya ilişkin kadro sayısı kısıtlamalarına tâbi değildir.
    C) Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren beş yıl süreyle, bakanlıklar ve kurumlar
    tarafından yapılacak kadro değişikliklerinde, iptal edilen Genel Müdür Yardımcısı, Daire
    Başkanı ve Şube Müdürü kadroları için üçer adet, diğer kadrolardan iptal edilen her dört
    kadro için birer adet, anılan bakanlıklar ve kurumların 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler”
    bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen uzman veya uzman yardımcısı
     


Konu Durumu:
Yanıtlara kapalı.