Thales Felsefesi Nedir

'Ders notları' forumunda Masal tarafından 9 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Thales Felsefesi Hakkında Bilgi


    Thalesin Felsefesi


    Batı Felsefesinin ilk filozofu.

    M.Ö. 6. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Thales'te, felsefe bakımından önem taşiyan husus, onun 'Neyin var olduğu', 'Neyin gerçek olduğu' ya da 'Neyin gerçekten var olduğu' sorusu üzerinde düşünmüş olmasından kaynaklanır.

    O doğada var olan şeylerin tüketici bir listesini yapmayı amaçlamamış, fakat şeylerin varlığa gelmeleri ve daha sonra da yok olup gitmeleri olgusundan etkilenmiştir. 'Neyin var olduğu' sorusunu yanıtlamanın en önemli yolu, onun gözünde birlik ile çokluk ya da görünüş ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi doyurucu bir biçimde ifade edebilmekten geçmiştir. O, buna göre, gözle görünen bireysel varlıkların ve değişmelerin oluşturduğu kaosun, çoklugun gerisinde akılla anlaşilabilir, kalıcı ve sürekli bir gerçekliğin var olduğuna inanmıştır.

    ''Tüm şeylerin ilkesi sudur.''

    Thales'in bu ilkesi Aristoteles tarafından aktarılır.

    Bu ilke tekil durumların gözleminden türetilecek bir genelleme ya da tümevarım değildir. Aslında genellemenin tekil durumların bir gözleminden türetildiği görüşü bir yanılgıdır çünkü tekil durumlar yalnızca tekil durumlardır ve böyle alındıklarında üzerlerine ne denli düşünülürse düşünülsün, içlerine girip ne denli araştırılırsa araştırılsın, tüm parçaları çözümlense ve her köşesi didik didik edilse bile hiçbir zaman evrenseli göstermezler çünkü duyusal tekiller olarak böyle soyut bir kavramı, bir düşünceyi kapsamazlar. Hiç olmazsa evrenselin duyulur, gözlenebilir, ele gelir birşey olmadığı kabul edilmelidir. Gerçekte, evrenseli çıkarsamak usun kendine özgü etkinliğinin bir işlevidir, tıpkı onun tekil durumların gözleminden türetildiği görüşünün kendisinin usun bir çıkarsaması olması gibi. Us doğal işleyişinde hiçbir zaman kendi özsel doğasını, kendi asıl işleyişinin biçimini bilmez. Genelleme ya da tümevarım tekil gözlemlerin bir sonucu değil, tersine kendisi usun tekil gözlemleri kucaklayıp kapsayan evrenselinin işlevidir.

    Öte yandan tekil olan gerçekten de evrenseli baştan sona kapsar, saltık olarak ondan ayrılmazdır çünkü tekil olması ancak ve ancak evrensel olmaması yoluyla belirlenir ve bu olumsuzlama ise sözcüğün tam anlamıyla kapsamadır çünkü mantıksal olarak saltık olarak zorunlu bağıntıdır. Tekil kendinde Evrenseldir.